Aziz Yildirim'dan Önemli Açiklamalar

27.09.2015

Aziz Yildirim'dan Önemli Açiklamalar

Kulübümüzün geleneksel bayramlaşma töreni, Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkanımız Aziz Yıldırım, öncelikle Fotomaç gazetesinde çıkan “Terraneo’dan yöneticilere tesis yasağı” başlıklı yalan habere tepki gösterdi,  ardından medya mensuplarının sorularını yanıtladı.
 

Fotomaç gazetesinde çıkan yalan habere tepki gösteren Başkanımız, “Giuliano’dan yöneticilere tesis yasağı. Beni güldürüyorsunuz... Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tüzüğü vardır. Bu tüzüğe göre Fenerbahçe Spor Kulübü’nü başkan ve yönetim idare eder. Başkan ve yönetiminin üstünde kimse yoktur. Başkan ve yönetim istediğini alır, istediğini gönderir. İstediği bütün işlemleri yapar.  Fenerbahçe yönetimi ve başkanının görev verdiği kişiler, yönetime yasak koyamaz. Bunu yazmak da, söylemek de aptallık olur. Sizin maaşını verdiğiniz,  görev verdiğiniz, görevinin sınırlarını çizdiğiniz kişi size ‘şuraya giremeyeceksin, buraya giremeyeceksin’ diyebilir mi? Benim olduğum yerde böyle bir şey olabilir mi? Yönetimin olduğu yerde böyle bir şey olabilir mi? İki de bir adamcağıza da gaz veriyorsunuz. Sonunda adamı da kendi dışında bir hale getireceksiniz. Haber alacağız diye bunları yapıyorsunuz.  Bunlar yanlış... Buranın bir statüsü vardır; başkan, yönetim ve kurullar. Öyle yasak, masak yok. Orada yönetimin odası vardır, istediği zaman gelirler. Kimse de buna karar veremez, karışamaz. Bu tip konularda hassasım... Haber almak için uyduruyorsunuz. Geldiği günlerde acemiydi, gazetelerde her gün haberler çıkıyordu, konuşuyordunuz oda iyi niyetiyle anlatıyordu. Şimdi kesti tabii. Bakın, Fenerbahçe Yönetimi ve başkanının izin vermediği hiçbir şeyi Terranao değil, hiç kimse yapamaz. Kararı biz veririz, çünkü sonunda sorumluluk bizimdir. Biz söyleriz, biz uygularız, biz yaptırırız. Böyle şeyler ayıp şeyler. Gazete de yazıp üç gün sonra başka noktalara gideceği içinde bunu  ikaz etme ihtiyacı duydum. Hepinizi ikaz ediyorum. Fenerbahçe yönetim kurulu ve başkanı karar verir. Samandıra'ya gidecek miyim? Gideriz. Benim atadığım adam buna karar verebilir mi? Ben ancak yönetim olarak kuralları çizerim. Böyle böyle yapacağımızı söyler, bu da kurumsallığın gereği deriz. Gelmeyim, gitmeyim yok öyle şey. Adamdan faydalanacağız diye böyle haberler yapmayın. Hem kurumsallığa yakışmaz, sizin şirketlerde patronlarınız odalarınıza gelemiyor mu? Böyle şey olmaz, patron kulağından tutar atar. Bu kadar basit” diye konuştu.
 

Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkanımız, bir gazetecinin hocadan memnun değil misiniz?  yönündeki sorusuna, “Sen uyduruyorsun. Benim ağzımdan herhangi bir şey duydun mu? Ya da hocanın ağzından duydun mu? Ben duymadım, ilk defa senden duydum. Basın olarak biraz medeni olun. Bu ülkenin doğru habere, doğruların tasdik edilmesine ihtiyacı var. Sadece spor basını ile ilgili de söylemiyorum. Doğruları yazmakla ilgili mükelleflikleriniz var. Siz kamuoyunu aydınlatan bir aracısınız.  Hocadan neden memnun olmayalım? Hoca ne yapmış? Neden ben hocadan ya da hoca bizden memnun olmasın? Parasını alıyor mu? Alıyor. Görevine kimse karışmıyor mu, karışmıyor. Hocayla sizin sıkıntınız var. Siz dürüstçe, ahlaklıca hocayla ilgili düşüncelerinizi yazamıyorsunuz, hep bizi aracı kullanıyorsunuz. Başkan böyle yaptı, etrafından duyulanlara göre, arkadaşlarına söylediğine göre. Aile meclisinde konuştuğuna göre. Böyle yalan haberler yapıyorsunuz, sonra kendiniz inanıyorsunuz ve ona göre yorum yapıyorsunuz. Biz hocadan mutluyuz, hocayla herhangi bir sorunumuz yok. Zaman lazım, o da kullanıyor. Sene sonunda görürüz, şampiyonsa başarılı, değilse başarısız. Bizde kriter bu. Fenerbahçe’nin kriteri bu. Bu kadar basit. Siz memnun değilseniz yazın, bundan dolayı memnun değiliz. Bizden dolayı yazmayın. Bir şey varsa ben söylerim. Kendim çıkar direkt söylerim, kimseye de söylemem. Kimseden de çekinmem. Böyle bir şey yok. Siz uyduruyorsunuz” diye konuştu
 

Akşam oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe maçı ile de,  “İki takıma da başarılar diliyorum. İlk defa mı oluyor. Sene sonunda şampiyonsanız başarılı, şampiyon olmazsanız başarısızsınız. Arada her şey olabilir. Hayatta da inişler çıkışlar olacak, bazen tökezleneceksiniz ama önemli olan sonuç. Başarı şampiyonluk” değerlendirmesinde bulundu.
 

van Persie ile ilgili soruya Başkanımız, “Onu  hocaya sorun ben  ne biliyim. Ben de senin gibi seyrediyorum. Gelişimini hoca bilir. Hocaya sorarsınız, gelişimini anlatır size. Benim görevim yönetici arkadaşlarımla burayı idare etmek. Bu kulübün maddi kısmını ekonomik olayını çözmek, herkesin zamanında maaşını ödemek, yapılan anlaşmalara göre herkesin ödemelerini yapabilmek, kulübe tesisler kazandırmak, üyeler için sosyal anlamda gideceği yerler yaratmak. Benim görevim bu tip işler. Oyuncunun performansı benim sorunum değil.  van Persie bir laf etti. Dürüstçe ‘Ben yedek kalmaktan rahatsız oluyorum’ dedi, hoca da 'Burada kararları ben veriyorum'' dedi. Ne büyük olay ya... Türkiye’de sorun bitti, bir haftadır televizyonda bunları dinliyoruz. van Persie’yi oynatırsa şöyle olur, Fernandao’yu oynatsana.. Siz kimsiniz, size ne. Kimin adına konuşuyorsunuz. Siz kendi adınıza konuşuyorsunuz, vatandaşın, halkın,  Fenerbahçe’nin adına konuşuyor musunuz?  Hayır… Siz kendi adınıza konuşuyorsunuz, o zaman siz konuşamazsınız. Benim verdiğim değerler üzerine siz karalama veya kötüleme veya birbirine karşı getirme operasyonu yapamazsınız. Sizin böyle hakkınız da yetkiniz de yok. Siz ancak 'Bu arkadaş formda, hoca oynatması lazım' dersiniz, bitti. Akşam seyrediyorsun 20 yaşındaki çocuklar, 18 senedir başkanlık yapan bizler, 25 senedir bu kulübe hizmet eden bizler, yöneticiler bir şey bilmiyoruz. 20 yaşında editör olmuş çocuklar konuşuyor, her şeyi biliyorlar. Bu kadar tezat bir şey görmedim. Soyunma odasına hiç hayatınızda girdiniz mi? Hayatınızda idman seyrettiniz mi?  Devamlı. Belki içinizde birkaç kişi hariç. Televizyonlarda gece konuşanlar için söylüyorum. Hiçbir antrenmana gelmişler mi? Antrenmanda hoca ne çalıştırmış ve neye göre takım yapmış? Hiç bilen var mı? Televizyonda oturmuş konuşuyor, anlatıyor, anlatıyor. Kendisiyle çelişkiye düşüyor. Ben bazen 5-10 dakika dinliyorum kendisiyle çelişki içinde. Karar veremiyorlar.  Biraz saygı, emeğe saygı gösterin. Bu insanlar çalışıyor, zamanlarını Samandıra'da geçiriyor.  Hoca kendi bildiklerini öğretmeye çalışıyor. Sonunda bu oyuncuları sahaya sürmek hocanın görevi. Ona basın olarak niye karışıyorsunuz? Siz sahaya çıkan oyuncuların performansına göre değerlendirme yaparsınız.Hocanın bir hatası varsa onu söylersiniz. Dün akşam bakıyorum, bizim kadro belli. Siz yaptınız kadroyu. Adam orada çalışıyor, hiçbir şey yapamıyor. Siz kendiniz kadro yapıyorsunuz.O ağır, bu çabuk bilmem ne. Size ne kardeşim. O zaman transferleri size yaptıralım. Zaten yapıyorsunuz. Parayı da size verdireceğim siz yapacaksınız. Sakın böyle birşey yapmayın rica ediyorum. Bu kuruma zarar verir. Kurumu aşağılama olur. Öyle yöneticilere yasak falan, sakın ha kimse öyle bir yasak koyamaz. Burada kurallar var, yönetim karar verir. Disiplin kararları çerçevesinde Samandıra idare edilir. Orada yönetim kurulunun da başkanın da odası vardır. İstediği zaman giderler, gereğini yaparlar. Antrenmanda seyrederler, odalara da girerler, her şeyi yaparlar. Sakın böyle bir yanılgıya düşmeyin. O zaman kulübe de giremezler. Bir adam alırız, kulüp müdürü yaptık, kulübü yasakladı, yöneticiler giremeyecek.Böyle saçma şey olur mu? ''dedi.
 

Projelerin devam ettiğini belirten Başkanımız, “250 dönüme yakın bir arazi operasyonu yapıyoruz. Kulübün olacak, kiralamayacağız. Bayramdan sonra inşallah bitireceğiz. Ondan sonra Müjdat hoca ve Şenol hocaya görev verdik. Yanlarında mimarlar, Avrupa'ya çıkıyorlar. İspanya, Fransa ve İngiltere’de  kulüpleri gezecekler, randevular alında. Bunların akademisi, altyapıları izlenecek. Gelip projeler hazırlanacak. 5 yıllık bir proje halinde yapacağız. Belki uzayabilir, bilemem. Bunun içinde 15 çim saha, klinikler her şeyi olan tesisler yapılacak.  İleride A takım da buraya gelecek. Diğer bütün amatör şubeler, kürek ve yelkenin dışında hepsi taşınacak. Bunların içinde salonlar yapılacak. Fenerbahçe kompleksi yapılacak. Bütün tesisler buraya taşınacak ve buradan idare edilecek. Gerçek akademi kuracağız. Ve orada geleceğe dönük yalnız futbol değil, bütün branşlarda altyapılarda çocuklarımızı yetiştireceğiz” şeklinde konuştu. 
 

Kenan Evren Lisesi ile ilgili de Başkanımız, “Daha duruyor. Milli Eğitim bize yazı yazdı. Buranın verilmeyeceğine, edilmeyeceğine, yerleri ilgili bir şey yazdı.  Maliye Bakanlığı’da  tam tersini yazdı. ‘Bunlar yaptı, etti, siz şimdi bunları niye vermiyorsunuz’ diye.  Siyasi konjonktürden dolayı sesimizi çıkarmıyoruz. Seçimler bittikten sonra gereğini yapacağız” dedi.
 

Fenerbahçe Yandex ve Hedef 1 Milyon Üye ilgili çalışmaların gayet iyi gittiğini ifade eden Başkanımız, “Fenerbahçe Yandex’le yapılan arama sayısı 5 milyona çıktı. Arama sayısını 15 milyona çıkaracağız. Ekim ayının 8’inde bütün telefonlarda uygulama kullanılmaya başlayınca, 15 milyona çıkacak. Bayram, terör olaylarından dolayı biz de tam çalışamadık. Bayramdan sonra gerekeni yapacağız. Bütün Fenerbahçeliler sahip çıkıyorlar. Daha çok sahip çıkacaklarına inanıyorum “ ifadelerini kullandı.  
 

“Fenerbahçe Yandex reklamlarını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna Başkanımız, “Beni ilgilendirmiyor. Ben burayı idare etmekle meşgulum. O nasıl beğendi, o ne dedi. İnsanların beğenisi olabilir, olmayabilir. Bunları ben değerlendiremem. Sizler, kamuoyu değerlendirecek” yanıtını verdi. Robben’le ilgili de Başkanımız, “Parayı bulursak alacağız. Almayacağız diye bir şey söylemedik” dedi. 
 

Basınla ilgili de ayrı bir parantez açan Başkanımız, Terraneo konusunda da şunları söyledi:
 

“Bakın medya, tabii sizin yapacağınız bir şey yok. Müdürleriniz falan. Biraz Türk sporunun ileri gitmesi için ne yapılması konusunda kafa yorun. Dedikodularla, bu yasakladı, böyle şey olmaz. Dün gazete yazıyor; Fenerbahçe’yle Anadolu kulübü arasındaki fark açılır diyor, böyle olursa. O zaman bunu tersine döndür.  Avrupa’daki kulüplerle Fenerbahçe arasındaki fark açılıyor, bu sefer. O zaman niye Avrupa’da bizden başarı bekliyorsunuz. O zaman beklemeyeceksiniz, yazacaksınız, diyeceksiniz ki; ‘bizim takımların kapasitesi bu kadar. İyi futbol iyi oyuncularla olur.’ Oradaki bir oyuncunun bonservis değeri 40 milyon, 50 milyon Euro. Biz veriyoruz bonservis bedeli, 6 milyon, 8 milyon. Siz bağırıyorsunuz 8 milyon çok para. İyi güzel. Beşiktaş’tan bir genç çocuğumuz 5 milyon Euro’ya gitti. Beşiktaş’ta kaç defa oynamıştı? O zaman o da çok. Hayır çok değil. Sporda değerler o günkü şartlara bağlı. Siz 5 milyon verirsiniz, iki gün sonra 10 milyon Euro verir, benim paramla dersin bunun değeri 2 milyon. Bu kavram sporda değişiktir. Arda 40 milyona gitti. Vay efendim 40 milyona nasıl gitti? Yas bağladılar. Gider ya. Helal olsun. Keşke 100 milyona gitse. Türk sporcularının önü açılsa ama hep kendi aralarında münakaşa. Ne faydası var? Hiç. Boş konuşuyorlar. Sizlere düşen kulüplerin ileri gitmesi için ne yapması lazım. Kulüplerin başarılı olabilmesi için ne yapması lazım? Avrupa’yı inceleyin. Avrupa yapmış bunu. Bunlarla ilgili yorumlar yapın. Bilgileri belgeleri kamuoyuna sunun. O zaman diyeceğim ki basın var. Basın dedikodu. Başka bir şey yok. Oturuyorlar, 3 tanesi yazıyor sonra haber oluyor. Olmuyor artık. Hele benim gibi 18 yılda her şeyi gören bir insan için azap oluyor.Şu haber bana azap. Böyle haber mi olur? Diyorsunuz ki Fenerbahçe kurumsallaşmaya başladı.  Kurumsallaşmanın olduğu yerde getirdiğim adam bana ceza kesiyor.  Böyle bir şey olabilir mi? Evet transfer yapıyor, ama bizim yetkimizle yapıyor. Bir şey olduğu zaman son kararı ben ve yönetim veriyoruz. Şahıs veremez.  Kulübün parasını harcıyoruz. Genel kurulda hesap veriyorsun. Diyorsun ki, ben bu kadar parayı harcadım. Şu oyuncuyu aldım. Sizde ya hırsızlıkla suçluyorsunuz insanları ya da eh işte idare etti. Souza transferinde 8 milyon euro. Bazıları konuşma yaptı, gereken cevapları o zaman verdim. Şunu söylüyor, ‘bu para nereye gitti? ‘ Hırsızlık mı yaptık yani? Onun için kurumsal yapıda yukarıdan aşağıya gider. Herkes sonunda yukarıya bağlıdır. Bu böyledir. Her şey yönetime bağlıdır. Yönetim parayı verir. Oyuncu transfer yaparken antrenör 4-5 tane isim yazar. Bunlardan en uygun şartlara ve gelmesine göre, o günkü şartlara göre birini seçer onun planlamasını yönetim yapar. Şahıslar kişiler almaz. Hiçbir zaman ben şahsım olarak şu adamı almadım. Yönetim kararıyla aldım. Ben aldım getirdim öyle şey yok. Karışmam demek, yönetimin dışlanması değil. Kim, kimi dışlayabilir. Burada kararı veren mercinin daima ip elindedir. Sorumluluk onundur, çünkü kongrede yapılanların hesabını verecek bu insanlardır. Ben ve bu arkadaşlardır.”
 

Proje çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkanımız, “2 tane daha maddi anlamda proje yapacağız. Herhalde Ekim ayı içerisinde anlaşma yapacağız. Anlaşma yaparsak, açıklarız. Herkes Fenerbahçe Yandex’e destek olsun” dedi.
 

“Kulüplerle federasyonun bir çatışması yok” diyen Başkanımız, “Bu yanlış algı. Federasyon iyi idare ediyor etmiyor diye bakarsak; bu bir devletin spora bakış açısıdır. Bir devlet eğer spordaki bakış açısını belirlerse ve buna göre de bir planlama ortaya koyarsa o zaman spor gelişir, spor ileriye gider ve spor kitlelere yayılır. Şimdi spora bakarken de hep futbol diye bakarsak ve futbolun üzerine yoğunlaşırsak hata ederiz. Türkiye’de artık 80 milyon kişiye doğru gidiyoruz. En azından yarısı genç insan. Genç insan figürüne baktığımız zaman yalnız futbolun peşinde koşuyoruz ve futbolla ilgili konuşmalar yapıyoruz. Basında da öyle, kamuoyunda da öyle. Halbuki bunun dışında çok branş var. Olimpiyatlarda öyle branşlar var ki, bizim ismini duymadığımız branşlar var. Bu çocukları oralara eğitmek, oralara doğru yönlendirmek gerekiyor. Bunu yapacak kimdir? Devlettir. Devlet bir politika ortaya koymuştur. Basit, şunu söyledim. Dedim ki; biz vergi veriyoruz devlete. Siz şunu yazıyorsunuz; kulüpler devletten vergi kaçırıyor. Hayır kaçırmıyor. Tam aksine, devlet kulüplerden sonuna kadar vergisini alıyor. Nasıl alıyor? Şimdi biz diyelim ki vergi ödemedik. Geliyor ceza kesiyor. Senin ödemen 10 Lirayken, 100 katı ceza kesiyor. 100 kattan oturuyorsun masaya pazarlığa senden 10 lirayı alıyor, bir tek faizi almamış oluyor. Zaten faizi kendisi şişirerek oraya getirdi. Ben 18 senedir buradayım, hep bunları yaşadım. Şimdi ödüyoruz. Devamlı ödüyoruz. Niye? Bu sisteme girmeyelim diye. Biz devletin şeyinde aynı yılı 4 defa, 5 defa, 2010’lar, 2011’ler, 2012’ler 4 defa, 5 defa inceleme geçirdik. Yine de inceleniyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkesinde iş adamları, yani kurumsal şirketler senede 1 defa incelenmez. 3-4 senede 1 defa incelenir. Bizim kulüpler, inanıyorum diğer kulüplerde vardır, büyük kulüpler her sene inceleniyor. Devlet her sene inceliyor. İş adamları öyle değil 3-4 senede 1 inceleniyor. Federasyonla kulüplerin arasında bir sorun yok. Sorun nedir? Hakem sorunu. Diğer kulüplerin yayınla ilgili hiçbir sorunu yok federasyonla. Herkes mutlu. Tek mutlu olmayan biziz. Biz hakkımızı almadığımızı söylüyoruz, onu ifade ediyoruz. Ama diğer kulüpler yayından da mutlular. O zaman federasyonla ilgili tek sorun var, o da hakem konusu. Hakemler hata yapıyor, bundan dolayı kulüplerle federasyon karşı karşıya geliyor, futbol için. Diğerleri için zaten bu da yok. Federasyona bakıyorsun, voleybolda yayın haklarından 1 lira kulübe para vermiyor. Bizim yazışmalarımızın sonunda 24 bin TL bize para verdiler. Basketbol aynı şekilde yayının bir kısmını veriyor bize. Çok alamıyoruz hakkımızı. Maçlarda, hasılattan, devletle ilgili tesisler olduğu için oradan biz para alamıyoruz kulüp olarak. Sıkıntılar var. Şunu söyledik; bizim ödediğimiz vergileri biz daha da doğru ödeyelim ama siz de bu vergileri alıp devlete kullanmayın. Biz amatör şubelere kullanalım. Biz amatör şubelerin tesisini yapalım, oradaki sporcuya paraları buradan verelim, ne gerekiyorsa olsun. Biz size bunları getirip gösterelim, siz bunlara tamam deyin, tamam dedikten sonra o vergimizi ödenmiş gibi kabul edin. 15 senedir söylüyorum, şimdi yapılacakmış, bakanın önünde duruyor diye bir söylenti var. Çıkarsa bütün kulüplere görev düşecek. Bunu da devlet verecek. Diyecek ki; Fenerbahçe sen yüzme, atletizm, boks. Trabzon sen boks, kayak, Galatasaray sen şu, Beşiktaş sen şu. Kaç kulüp var 150 kulüp var. Bütün kulüpler vergilerinin geri dönüşünü amatör şubelere harcayarak sağlayacak. O zaman biz istesek de istemesek de amatörde bir patlama olacak. Çünkü kulüpler vergi vereceğine amatör şube açacaklar ve oraya yatırım yapacaklar. Tesisleşme de olacak, sporcu da yetişecek. Birisi tenis yapacak. 3-5 kulüp tenisle ilgili yatırım yapacak. 10 tanesi yüzme vs. Bu şekilde ancak Türk sporu organize edilir. Aksi halde edilmez. Fenerbahçe’nin kaç tane antrenman sahası var? 2 tane. Altyapının kaç tane? 2 tane. Biz diyoruz ki altyapıdan oyuncu yetişsin. Her sene 5 trilyon para harcıyoruz altyapıya. Nasıl yetişecek? Eğitmen yok. Niye yok? Eğitmene 1.5, 2 bin TL, en fazla 3 bin TL maaş verebilirim. Daha fazla verebilir miyim? Veremem. 10 bin dolar maaş versem ayda basın ‘çok veriyor’ diye yazmaya başlar. Sistem bu yani. Önce sistemi çözmek lazım. Biz getirdik altyapının başına bir Hollandalı, 1 sene sonra bizim insanımıza döndü. Adamı bize döndürdük. Prensipleri, uygulamaları vardı, 1 sene sonra hepsinden vazgeçti. Baktık ki olmuyor burada, parası konuşuluyor, verdiği eğitim veya yaptığı iş konuşulmuyor o da boş verdi, kendisini Daum’un yerine aday gördü” dedi.
 

Başka bir soru üzerine Başkanımız, “Gizli kapılar ardında Kulüpler Yasası yapılıyor. Nedir, ne yazılıyor? Ben okudum Aziz Yıldırım’ın Başkanlık yapmama yasası gibiydi. Bunu dile getirince durdurdular. Şimdi bu yasanın ne faydası olacak? Kulüpler Yasası’nın kulüplere ne faydası olacak. Şimdi Fenerbahçe Spor Kulübü, maliye denetliyor mu? Şirket veya kulüp olduğu için denetliyor. Futbol tarafına baktığın zaman Futbol A.Ş. Şirket mi? Anonim Şirket. Kim denetliyor? Maliye denetliyor. Başka kim denetliyor? SPK denetliyor. Yanlış anlaşılmasın da, sizin anlayacağınız anlamda anlatıyorum. Koç, Sabancı. Onları kim denetliyor? Maliye denetliyor. Başka kim denetliyor? Halka açık şirketlerini SPK denetliyor. Başka kimse denetliyor mu? Hayır. O zaman ne farkı var bunların? 2 tarafta şirket. 2 tarafı da bunlar denetliyor. O zaman yeni bir denetleme mekanizması yapmanın anlamı yok. Bu yanlış. Yani kulüplerin üstüne durmadan yük getirip de, onlara, sorumluluklarını yerine getirmiyorsun, seni yakalayacağım pozisyonuna girmek yanlış O zaman şirketleri de aynı şeye getirmen lazım. Yani Kulüpler Yasası bu anlamda yanlış. Başka yön veriyorsa demin anlattığım şekilde buna yön veriyorsa, kulüplerin spora katkısı gibi o zaman saygı duyarım. Ama böyle parayı biz denetleyeceğiz, havuzu alacağız, havuzdan dağıtacağız, dünyanın neresinde var. Komünist ülke mi burası? Komünist idare mi burası? Liberal ekonomi diyorsun, öbür taraf ben her şeyi elime alacam ben dağıtım yapacağım. Böyle şey olmaz. O zaman kulüpler büyüyemezler. Nasıl diyorsan Anadolu kulüpleriyle diğer kulüplerin arasında mesafe açılıyor. Bizim kulüplerle, büyük kulüp dediğimiz kulüplerle Avrupa’daki en alttaki takımlar arasında uçurum büyüyor. Bunu iyi değerlendirmek lazım” dedi.
 

Planlamanın önemine değinen Başkanımız, “Manchester City 325 milyon Euro transfer yaptı. Siz de o paraları verebilecek misiniz? Maliyeti çıkaracağız koyacağız. 5 yıllık plan yapacağız. Ama bu 7 sene olur, 8 sene olur, ben bilemem. Ama 5 yıllık plan yapacağım koyacağım masanın üzerine. Yıl yıl yapılacak işler belli olacak. O işleri yapmaya çalışacağız. Parayı ne kadar aktarabiliriz onu zaman gösterecek. Bir şey söyleyemiyorum. Ama bunun yapılması gerekiyor, bu yapılmazsa hiçbir şey olmaz. Üstten aşağı gitmeyeceğiz. Aşağıdan sistemi yukarıya götüreceğiz. Yani yukarı takım 4-4-2 oynuyorsa aşağıdaki bütün takımlar 4-4-2 oynamayacak. Aşağısı 4-4-2 oynuyorsa, yukarısı oynayacak. Aşağıdaki oyuncu o sistemle gelecek yukarıya bugün Barcelona’da olduğu gibi. Biz yukarıda bir sistem yapıyoruz, aşağıya gidiyoruz, olmaz. Aşağıdan gelecek çünkü yukarıya gelen diyecek ki aşağıdan gelen oyuncular o sisteme alışmışlar, o sistemi uygulayacaklar. Bundan sonra kafa bu” şeklinde konuştu. 
 

Yalan haberlerle ilgili de Başkanımız, “Taraftar merak etmiyor. Taraftarı siz merak ettiriyorsunuz. Taraftara eğer doğru bilgi ve haber verirseniz, şimdi diyorsunuz ki o mu oynar, bu mu oynar, hangisi oynar? Atıyorsun işte ya. Yine bir transfer haberi, NTV Spor’da olmuştu. Aradım söyledim de o zaman. Diyor ki Fenerbahçe Van Persie ile imzaladı, kasada duruyor. Kardeşim daha adamla konuşmadık, imzalamadık. Sen kasada duruyor diyorsun. Bizi öyle bir hale getiriyor ki. Zor durumda bırakıyor. Yapmışız da, olmasa al başına belayı. Beceremediler şunu yaptılar, bunu yaptılar. Doğru haber ver lütfen. İstediğimiz bu. Gelin ben her şeyi size anlatayım, söyleyeyim ama doğru yazın, doğru yapın. Benden gelin ne istiyorsanız yaparım. Doğru olanı ama. Yönetim kararı alınıyorsa onu uygularız. Ama onun söylediği veya başkasının şahıs olarak değil yani. Müdürlerin şunların bunların değil. Ancak yönetim kararı önemli. Sizin de patronlarınız karar verir. U21’in sorunu nedir, U19’un sorunu nedir? Hiç yazıyor musunuz?, çiziyor musunuz? Biz maça gidiyoruz Antyalya’ya, U21 geliyor bizle, U19 Antalya buraya geliyor burada oynuyor. Bunları niye yazmıyorsunuz? Bunlar yanlış. Bunları düzeltin, hep beraber yardımcı olun. Bu geliştirilecek. Planlanacak, vaziyet planı haline getirilecek.  Ben size ne dedim UEFA çatırdayacak... Acele etmeyin. Daha neler çıkacak altından. Daha var... Önce bizim ülkemizde mahkemeler bir neticelensin. Ondan sonra. İnşallah devlet, adalet kararını verir. Saygılıyız” diye konuştu. 
 

“Futbol takımıyla ilgili isteklerinizi hocaya iletin” diyen Başkanımız sözlerini şu ifadelerle tamamladı: 
 

“Hocadan mutluyuz, onu da bilin.  Bırakın öyle kafanızdan uydurmayı, benim adıma konuşmak yasak. Ayıp. Adam geleli 3 ay oldu. bekleyin. Ferguson kaç yıl görev yaptı? Bekleyin yıl sonu olsun, sonunda karar verelim.  2 yıl mukavelesi var onu da bilin yani. Öyle devre arasında adam kızdı mızdı, ben öyle hiçbir hocayı göndermedim. Gönderecek, ilk defa olacak ne kadar müneccimsiniz. Teşekkürler, iyi bayramlar.”