Başkanimiz Aziz Yildirim: "bu Davanin Şikeyle Alakasi Yok"

30.03.2012

Başkanimiz Aziz Yildirim: "bu Davanin Şikeyle Alakasi Yok"

Başkanımız, yöneticilerimiz ve çalışanlarımızın da yargılandığı Tarihi Davada ek savunma yapan Başkanımız Aziz Yıldırım, geçtiğimiz sezon teşvik çalışmalarının asıl olarak Trabzonspor tarafından yapıldığını, kendilerinin de bunlara önlem almak için girişmelerde bulunduklarını dile getirdi.

"Bu iddianamenin Trabzon üzerine kurulması lazımdı bizi de buna ilave etmeleri gerekliydi" diyen Başkanımız Aziz Yıldırım, Savcı Berk’in bile iddianamede Fenerbahçe’nin şike ve teşviki önlemek için çalışmalar yaptığını ifade ettiğini söyledi.





Bu davanın Türk Sporuna yön verecek bir dava olduğunu söyleyen Başkan Yıldırım, "Sahanın dışında bir şey varsa sahanın içinde de vardır. Bunun lamı çimi yok" dedi.

Başkanımız Aziz Yıldırım ile yöneticilerimiz ve çalışanlarımızın da yargılandığı tarihi davanın 12. duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda sürüyor. Tutukluk ve tutuksuz sanıkların yer aldığı duruşmayı yöneticilerimiz ve sanık yakınları da izliyor. Bugünkü duruşmada, dünkü celsede zamlan darlığı nedeniyle ek savunmasını yapamayan Başkanımız Aziz Yıldırım ek savunmasını yaptı

Bu davanın şikeyle alakası yok

Sözlerine Avrupa Şampiyonu olan Fenerbahçe Universal Bayan Voleybol Takımımızın adliyeye gelmesi için kendilerine izin veren Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’ye teşekkür ederek başlayan Aziz "Bu bir şike dava değildir" diyerek başladığı ek savunmasını iddianamede adı geçen maçları tek tek anlatarak ve iddialara açıklık getirerek gerçekleştirdi. Başkan Yıldırım Gençlerbirliği maçıyla ilgili olarak "1.3 tarihinde Mehmet Şen beni arıyor. İstanbul’a gelmek istediğini belirtiyor. Ben de gel görüşürüz diyorum. Kendisi gelmiyor. Ben arıyorum gelmedin diyorum.  Ameliyat olduğunu gelemediğini söyledim. Ankara’da görüştük, tesislere gelin diyorum. Oraya gelin diyorum. Ankara’da bütün savcıları hakimlere yemek veriyoruz. Saat 21.50 maç ertesi saat 8’de. Bu konuşmaları yapıyoruz. İlhan Bey’in ilk defa haberi oluyor. Mehmet Şen’in  bizimle konuşmak istediğinden 21.50’de haberi oluyor.  ’Trabzon teşvik uygulaması yapıyor’ diyerek konuşmak istiyor. Biz de gerek yok dedik. Mehmet Şen 8.03’te İlhan Ekşioğlu’na mesaj yolluyor. Serdar hiç kimseyle görüşmediğini söylüyor. Mehmet Şen üzerinden şike yapmış olsaydık bu mesaj atılmazdı. Serdar Kulbilge ile hiçbir irtibatımız olmamıştır. Futbolcular 50 bin 100 bin TL ile şike yapılmaz. Süper Lig’de en az alan futbolcu 1 milyon TL alıyor, 5 bin 100 bine bir kişi ismini satar mı? Trabzonspor’u 2-0 yendik, Ankaragücü ile berabere kaldılar, puan farkı 4’e düştü bu operasyon başladı. Çünkü 9 puan varken rahattılar, ne zaman  puan farkı azaldı, operasyon başladı. İlhan Cavcav’a da sorun, İlhan Cavcav da gelecek, soracağız ona da. Biz hiçbir transferi maçtan önce yapmadık. Biz bunları söylediğimiz zaman Galatasaray’a ve Trabzonspor’a salladı diyorlar ama biz gerçekleri söylüyoruz. Emenike ve Sezer her iki transferi de sezon sonunda yaptık. Hiçbir şekilde kulübüyle anlaşmadan bir transfer yapmadık. Kulüpleriyle anlaşarak kulübün izinlerini alarak transferleri yaptık. Maç öncesi transfer yapıyorlar, ama yargılanmıyorlar, biz yargılanıyoruz.G.Birliği’nden Orhan Şam’ı 3.5 milyon Euro ödeyerek aldık. Şike yaptığınız futbolcuyu takımınıza alır mısınız? Bunlar ispatlı. Tarlayı da söyleyeceğim. 3 tarlayı da sürdük. Bu tarla maçla ilgili bir şey değil. Her hafta Eyüp Sultan’a giderek kurban kesiyorduk. İçerideyse beraber gidiyorduk burada değilsek Tamer gidiyordu. Tarla maçları sürmek dilek anlamında kullanıyoruz. Bursa-İBB maçı kaldı ama Beşiktaş-Trabzon, Manisa-Kayseri maçında tarla sürme işleri kayboldu. İBB maçı niye kaldı, diğerleri tapelere uymuyor.  Bu dava F.Bahçe ve Aziz Yıldırım, Aziz Yıldırım ve arkadaşları için. Bütün tapeleri okuyalım, hiçbirinde suç unsuru yok. G.Birliği maçında hiçbir şekilde şike yapmadık. 3 futbolcu açık açık maç sonrası biz Trabzon için oynadık diyor. Böyle bir durumda şike teklifi yapmış olsaydık ortaya çıkmaz mıydı. Savcı Berk İddianamede kendisi açıklıyor, F.Bahçe şikeyi ve teşviki önlemek için çalışmalar yapmıştır diye. Bizim bütün isyanımız buraya getirenlerdir. Bu organizedir, savcılıktır, başkalarıdır. Ama sizinle bir sorunumuz yok. Bizi buraya getirenler şikeyle getirdiler, ama bu davanın şikeyle alakası yok" diye konuştu.

Bu iddianame Organize’de yazıldı

Fenerbahçe Denetleme Kurulu Başkanı Doğan Yeşil ile konuştuğunu ama menajer, Doğan Ercan ile hiçbir şekilde konuşmadığını söyleyen Başkan Yıldırım Eskişehirspor maçıyla ilgili olarak da "Bülent Uygun’un stada gelmesiyle başlayan bir süreçten başlıyor. O maçı izlemek en doğal hakkı. Ama bu Fenerbahçe olunca farklı yerlere çekiliyor. 50 bin kişi içerisinde maçı seyretmek cesarettir. Şike yapan insan 50 bin kişinin, insanın içine gelerek kendini gösterir mi? 1.5 trilyon para var, bu para geldi, siz Eskişehir’e prim olarak verdiğiniz diyorlar. Fenerbahçe’ni bütçesi 225 milyon dolar, 400 trilyon liralık bütçesi var. Bugün futbolculara 12 milyon Euro başarı primi verdik. Maç satın aldı diyorlar, biz futbolculara 12 milyon Euro dağıttık. O verdiğimiz sözü yerine getirmek için bankalardan çeşitli yerlerden para aradık. TFF’den hiçbir şekilde avans almadık, bu seneye kadar herkes kullanıyordu biz de  bankadan alacağımıza TFF’den avans kullandık. Bu para bankaya aktarıldı, Denizbank’a, listedeki oyuncalara dağıtıldı. (Başkan listeyi hakime verdi) Kulübe para çekilmedi. Tamamen futbolcuların hesaplarına yatırıldı başka yere gitmedi. Bu paranın gelir de gideri de var. Nasıl verdi kim verdi hiçbir şey yok, kim aldı nereden aldı yok. Poşet çanta içinde para var niye tutmadınız biliyorlar ki para yok. Suç yüklemek için böyle yaptılar. Ali Kıratlı benim adamım değil. Abdullah Başak’ı ben maçlarda görürüm. Senede en fazla iki defa gelmiştir. Biz bunarla beraber operasyon yapıyoruz! Ali Kıratlı hiçbir döneminde benim evime gelmedi.
İlhan Ekşioğlu’na talimat verdiğim söyleniyor. Telefon görüşmelerinde hiçbir talimatım yok. Ortam dinlemesi, fiziki takip, telefon dinlemesi var bir tane delil yok. Örgüt lideriymişim hep yüz yüze konuşuyormuşum. Eskişehir’e giden kişi belli, savcılık iyi araştırma yapsaydı; amaç bizi karalama. Eskişehir’e giden şahsın kaç kere gittiğini, tesislere gidip gitmediğini bu dosyanın içine koyarlardı. Savcı Mehmet Berk, 5 maçın sonucunu bildiğini bana da söyledi. Hatta Buca maçı için benimle kavga etti sayın savcı Mehmet Berk. Ama bu maçı
iddianameye koymadı. Bu iddianameyi savcı Mehmet Berk yazmadı. Çağlayan’da yazıldı, emniyete götürüldü. Organizede arkada oturuyor, dün 6 kişiydiler. bizi dinliyorlar dışarı çıkan insanları takip ediyorlar, zorluk çıkarıyorlar. Şu anda bile baskı altındayız dışarıda bile baskı altındayız. Bizim iddiamız biz burada şike davası için yargılanmıyoruz. Fezlekede olan iddianameye girmeyen konuşmaların olduğunu görürüz. Biz Fenerbahçe’yi siyaseti alet etmedik. Başbakanı tehdit ettiler onlar yargılanmıyor biz yargılanıyoruz. Savcı adalete güven duyacağımız şekilde bir iddianame hazırlasaydı biz burada konuşamazdık. Bu iddianamenin Trabzon üzerine kurulması lazımdı bizi de buna ilave etmesi gerekliydi. Kupanın kulpunu istiyoruz diyorlar, kupayla uğraşmayın bunlarla uğraşın bunların hesabının verin. Bursa şampiyonluğa oynarken bir bakan çıktı bu ligde şaibe var şeklinde açıklama yaptı. Ama Bursa şampiyon oldu şaibe bitti. Bir tane milletvekili var mı Fenerbahçe ile ilgili konuşan? Çünkü biz Fenerbahçe’yi  siyasetin içine sokmadık. Bir Fenerbahçe yöneticisinin,  taraftarının siyasetle ilgili bir açıklaması var mı? Haksız kazançtan yargılanıyorum hangi haksız kazanç? Devletten 5 milyon para aldım. Resmi yazılarla aldım, bu parayı kulübe harcadık. Trabzon’a 6 trilyon gönderiyorlar, çalıyorlar götürüyorlar kimse hesap sormuyor. Sahanın içinde yoksa sahanın dışında da yoktur. Sahanın içinde varsa sahanın dışında da vardır. İkisi de birbirinden ayrılmaz. Herkes namuslu oldu. Herkesi biliyorum ama konuşmuyorum susuyoruz. Denizli maçını kaybettiğimizde ben bununla ilgili rapor sundum, hiç önemsemediler.Herkes susuyor. Eskişehir’e ben götürmedim onlar götürmüşler, 1 milyon dolar. Fenerbahçe’den kimse para götürmüş mü? Var mı böyle bir şey? Ali Kıratlı konuşmalarında ben Aziz Yıldırım’ın yerinde olsam her maç için 5 milyon veririm diyor. Onlar parayı bilmiyor. 10 maç 50 milyon lira eder. Bu iddianame çöp tenekesine gidecek evraktan başka bir şey değil. Organizede yazıldı bu iddianame. Bu dava çok önemlidir. Bu Türk Sporuna yön verecek davadır, sizin için sıradan olabilir. Bucaspor maçında şike yaptıysam bu maç neden iddianamede yer almıyor. Bu bizi hapiste tutmak ve Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonu. Gerçek iddianame böyle hazırlanmaz. ’Siz bu kadroyla çıkarsanız yeneriz’ sözünü Eskişehir maçında değil Manisa maçında söyledim. Hikmet Karaman’a Manisa’da söyledim. Herkesin olduğu bir ortamda. Sizi, bu kadroyla çıkarsanız yeneriz diye şaka yaptık. Eskişehir için hiçbir girişimde bulunmadık. Trabzonspor’un teşvikle ilgili girişimlerini durdurmak için çalışmalar yapılmıştır. Bunun dışında başka hiçbir şey yapılmamıştır. Fenerbahçe en iyi futbolunu oynamıştır. 85’te golü yeseydik mağlup da bitirebildik. Volkan’a çarpsa gol olsaydı maçı çeviremezdik Maç içerisinde bir şey yok, hakem gözlemci raporları bunu söylüyor. Sahanın dışında bir şey varsa sahanın içinde de vardır. Bunun lamı çimi yok sayın Başkanım"
diye konuştu.

Kulüpten kanunsuz bir paranın çıktığını kanıtlayamadılar

Nevzat Şakar ile Faruk Özak arasında geçen konuşmayı örnek gösteren Bakanların bile bu ülkede telefondan konuşmaktan çekindiğini belirten Başkan Yıldırım "Mahmut Özgener ile konuşmamı dinleme sebebi olarak gösterdiler. Yalan, ben ne zaman dinlediklerini de biliyorum. Ona bağladılar çünkü bir şey bulamadılar. Manisa başkanına 400 bin TL verdim, 15 gün sonra 2 trilyon lira para gönderdim Albaraka’dan. Bu Mart’ta son taksitini ödediler.
Eylül’de istedi. Param kulüpteydi. Kulübe 1.5 milyon dolar vermiştim, alacağım vardı. Alacağım olduğu için kulüpten aldım. Eylül 9’unda verdik. Kulübe gelmişti, kendisi parayı götüremeyeceğini söyledi. Ertesi gün resmi bir şekilde bankadan gönderdik. Başka amaçlı olsa resmi gönderir misiniz?  Banka üzerinden gönderdik. Onlar çek verdi 3 ay sonra ödeyebilirim dedi. Ödeme günleri belirle ve o günlere çek al diyorum Tamer Bey’e. 4 tane çek yazıyorlar şahsıma. Mayıs’ta başlıyor Temmuz’da bitiyor şahsıma. Kulübe veriyorum o da Topuk Yaylası’nda işleri yapanlara veriyor. Kasımpaşa maçında sorguda Fırat Kocaoğlu’nu sordular ama Murat Şahin’i eklediler. Oynamayan insana para verilmez. Oyuncular ya oynamıyorlar ya 10 dakika oynuyorlar ya da hiç oynamıyorlar. Eskişehir’de 7-8 tane futbolcunun ismi geçiyor ama sonra bu oyuncularla ilgili takipsizlik kararı veriliyor. Savcı çağırsın 10 futbolcuyu ama öyle yapmıyor. Açıkta bırakıyor. Bizi suçlamak için bırakıyor. Çok önemli bir olay. Başbakan 8 tane kulüp düşerse futbol biter diyor, koyarsın sağlam delilleri futbol biter önemli değil. 11 tane futbolcuya, Eskişehirli; tek tek sorsaydı savcı bugün bunları konuşmazdık. Ortada bırakarak kamuoyunda suçlu ilan ediliyoruz. Hem suçlu, hem
hapis yatıyoruz. Savcı her yere yazı yazdı ama kulüpten kanunsuz bir paranın harcandığını delil olarak ortaya koyamadı. Fenerbahçe devlete en fazla vergi veren kulüptür. Vergi affı için genelde bizim için  değil diğer kulüpler için uğraştık vergi affı için. İBB-Bursa maçında anlaştığı iddia ettiğimiz futbolcuları sayıyor bir de  Antalyasporlu Necati’yi buraya ilave ediyor. Necati’nin burada ne işi car. Herkes serbest biz tutukluyuz biz kendi aramızda mı şike yaptık"
diye konuştu.

Allah’tan ıskalayan Trabzonlu

Oyuncularla, UEFA kuralları gereği temiz kağıdı almak için görüştüklerini belirten Başkanımız Yıldırım Ankaragücü maçıyla ilgili olarak da "Ankaragücü ile Trabzon arasında hadise var. Melih Gökçek bizim maç öncesi futbolcularının alacaklarını ödemediği halde oyunculara prim vaat ediyor. 2 milyon prim vaat ediyor. Alacaklarını ödeyeceğini söylüyor. Bu da toplam 5-6 milyon dolar para ediyor. Sırf bizim maçta bizi yenmek için. Trabzon da Garbiç’i bonservissiz vermeyi taahhüt ediyor. Bizim böyle bir konuşmamız yok" diye konuştu

Karabük maçı hakkında ise Aziz Yıldırım, "Karabük maçında bizim attığımız golde stoper ıskaladı, Trabzonlu olduğu için yanmadı. Eğer Trabzonlu olmasaydı o da buradaydı.
Kaptan Bülent Ataman’ın telefonda şifreli konuşması var. Gizli telefondan konuşalım diyor. ama onlar soruşturulmuyor. Trabzonlular ile konuşmalarında şifreli konuşmalar yapıyor; pantolonlu var, onun yanına giderseniz halleder diye. Ama onlar soruşturulmuyor. Sivas’ta balık varmış deniz olmamasına rağmen"
diye konuştu.

Bir Meclis’te yaşananlara bir de bizim kongreye bakın

"Böyle bir şike davası olmaz" diyen Başkanımız Aziz Yıldırım "Net delilerin ortaya konulması lazım. Varsayımla suçlamalarla 10 aydır yatıyoruz.  Sedat Peker ile bağlamaya çalışıyorlar beni ama Trabzonlu Zeki Mazlum’a bir şey yapmıyorlar. Siyaset her yerde baskı halinde. Karabük’e gidiyoruz siyaset her türlü baskıyı yapıyor. Fenerbahçe’den hiçbir şey yok. Hakeme baskı yaptı hakem ayarladı diyorlar benim için. Ama bir tane hakem ataması yok ama Sadri Bey’in var; şuraya bunu versinler diye. Buca-Trabzon maçında 2. golünde oyuncu yere düştü, o oyuncuyu araştırmak lazım ne oldu? Ahmet Bulut tehdit edildi, ama bizde tehdit yok. Divan Kurulu toplantısını iddianameye koydular. Mecliste yapmadıkları kalmadı bizim güzel toplantımızı cebir ve tehdide sokmak için iddianameye koydular. Herkes serbest, şikeyi tek başımıza yapmış oluyoruz" dedi.

Aziz Yıldırım ek savunmasını  "Eğer bu maçlarda şike, emir, talimatı gibi kesin delillere ulaşılmadıysa en ufak bir tereddüt varsa büyük Fenerbahçe ile Başkanının ayrılığına son verin. Size inanıyoruz. 10 aylık tutukluluğa devam kararı verirseniz de hangi maçta nasıl şike yapıldığının tek tek yazılması, önemle ve ısrarla talebimdir" sözleriyle tamamladı.