"bugüne Kadar Bilgi Kirliliği Yaşadik"

12.08.2011

"bugüne Kadar Bilgi Kirliliği Yaşadik"

Türk Futbolunun ve Fenerbahçemizin içinde olduğu kritik dönemde yaşanan hukuki süreç, FB TV’de mercek altına alındı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi, Ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen,  "Gündem Özel" programında Yasir Kaya’nın sorularını cevaplandırdı. Dr. Ersan Şen, "İnsanların suçlu gibi gösterildiği, bilgi kirliliği yaşanan bir süreç bugünlere kadar geldi. Yargı birliği yani  tek çatıda birliktelikle soruşturmanın hızlanması gerekiyor." dedi. Prof. Dr. Ersan Şen "Gündem Özel" programında şu açıklamaları yaptı:

" Gizlilik ve kısıtlılığın olduğu bir dosya adli süreçte özel savcılık tarafından Aralık 2010’da Giresunspor ile ilgili başladı ve Temmuz ayına kadar geldi. Bir çok kişi şüpheli sıfatıyla teleonları dinlendi. Esasında 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren yeni kanunla o tarihe kadar bir çok şey suç kapsamında değildi. Bir çok şeyin bir çok şekilde değerlendirildiği  soruşturmada operasyon adı altında basın yayın organlarında henüz yargılama süreci başlamamasına rağmen insanlar suçlu gibi gösterildi ve bir bilgi kirliliği ile bugünlere kadar gelindi. Demokratik hukuk kuralında herkes eşit şekilde kurallara uymak zorundadır. İstanbul Cumhuriyet Savcılığında bu soruşturma devam ederken Türkiye Futbol Federasyonu’nda da disiplin soruşturması devam etmektedir. Usul hukuk yönünden bakıldığında yargı birliğinin olmadığını görüyoruz. Tek çatıda birliktelik yok. Genel Mahkemeler ve Özel yetkili ağır ceza mahkemeleri görüyoruz. Bu mahkeme biçimine her zaman karşı olduğumuzu söylüyoruz. Hukukçular olarak somut soruşturmalarda savcıların görevli olup olmadıklarına bakıyoruz. Tek soruşturma çatısı altında toplanan kişilerin ve olayların birbirleriyle ilgisi var mı?  Giresunspor kulübünden başlayıp Fenerbahçe’yi, Tarabzonspor’u,  Beşiktaş’ı, Sivasspor’u içine alan bir takım iddialar var ki bunlar sadeice şike ve teşvik değil. Birbirleriyle kopuk ilgisini kuramadığımız olayların en azından tek dosyada birleştirilmesi gerektiğini söylüyoruz. Şike ve teşvik primi vermek bir müsabakada her iki tarafında anlaşmış olmasıyla yapılır. Bir meselenin genel yetkili savcılık ve mahkemeden alınıp özel mahkemeye alınabilmesi için cebir ve şiddetin işlenmesi gerek. Suç tanımlarının doğasında cebir ve tehdit olması gerekirken bu maçlarda her iki tarafın bu eylemi cebir ve şiddet kullanmadan gerçekleştirdiği görülmektedir.  Hiç kimse hukuk devletinde suç işlendiğinde suç kapatılsın demiyor. Delilleri topluyorsanız bu ülkenin savcıları görevlerini yapacaktır. Bunu yaparken hukuk kurallarının dışına çıkamazsınız. Doğası gereği görev ve yetkileri olan mahkemelerde bu davların görülmesi gerektiğini istedik. Kadiköy mahkemeleri gibi. Bu konuda savcılık makamına birden fazla dilekçe takdim ettik. İnceleniyor. Şüpheli sanıkları ifadeleri alınıyor. Tutuklama tedbiri 30’dan fazla kişi tarafından uygulandığından soruşturmanın hızlanmasını istilyoruz. Çünkü bu insanlar suçlananlar, suç işlemiş değiller. Suçlu gibi gösterildiler. İnternette, gazetelerde, televizyonlarda fotoğraflar özü itibariyle gizli ve soruşturmanın kısıtlılık kararına rağmen suçlu gibi takdim edildiler.

Soruşturma devam etmektedir. Geldiğimiz noktada adli soruşturmanın biran evvel tamamlanmasını istiyoruz. Ya bu şartla oluşmayan tutuklama tedbirini kaldırın, ya da kalkmayacaksa yani tümüyle kalkmayacaksa adli kontrol tedbirini uygulayın ya da davayı bir an önce açın veya görevsizlik kararı verin ki; insanları çoluğundan çocuğundan koparmayın işinden gücünden koparmayın. Tutuklu demek delil karatma ve kaçmasına karşı bunların uygulanmasına yönelik bir tedbirdir. Bu insanların kapalı bir yerde tutulmasıdır. Hatta mahkum cezasını çektikten sonra dışarıya çıkabilmektedir.Neticede geldiğimiz nokta da masumiyet karinesi vardır. Şu anda şüphelilerin hepsi masumdur.  Esas olan budur. Bununla ilgili devam eden iki soruşturma vardır. Biri federasyonun adli soruşturmadan elde ettiği belgelerle hareketle devam ettiği bir soruşturmadır ve ben iddia ediyorum, eğer bu soruşturma sürecine adli soruşturmadan aldığı raporların dışında müsabaka raporları, hakem gözlemci raporları, maç kasetlerini, suçlananları savunma haklarını layıkıyla inceleyecek bir imkan oluşturamazlarsa oradan çıkacak karar olumlu veya olumsuz eksik olacaktır. Bunu net olarak söylüyorum. Adli soruşturma bacağında ise görevsizlik ve yetkisizlik ile ilgili ciddi itirazlarımız var. Bu itirazlarımızın dikkate alınacağını düşünüyoruz ama eğer alınmayacaksa bizim göremediğimiz yarın iddianame düzenlendiğinde bir an için dava açıldığını düşündüğümüzde göreceğimiz bir takım hususlar varsa bunların mahkemede değerlendirebileceğinin sağlanması için tutukluların daha fazla mağdur edilmemesi adına bir an önce ceza yargılamasına başlamak üzere iddianamenin hazırlanarak kamu davasının açılmasını bekliyoruz.Sürecin devam ettiği sürede insanların suçlu olarak takdim edilmemesi lazım. Sürecin hızlanması lazım. Hukuka saygılıyız. Biz zaten anayasada yazılanları naklediyoruz"