25.08.2011

"kabul Edilemez Bir Durum"

Dernek Başkanımız ve Kulübümüz Asbaşkanlarından Ali Koç, 104 yıllık bir kulübün getirildiği noktanın son derece kabul edilemez bir durum olduğunu belirterek, "İnşallah en kısa zamanda bugünler geride kalır" dedi.

Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde teknik heyet ile futbolcuların gerçekleştirdiği toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Ali Koç, " Bugün burada hocamızın ve futbolcularımızın yaptığı bize göre son derece tarihi olan bir toplantıya istinaden geldik. Görüşlerimizi belirtmek için. İyi de oldu.  Bu vesile ile sizlerle bazı görüşlerimizi paylaşma ihtiyacı duyduk.  15 Ağustos’taki açıklamalarda Fenerbahçe’nin lige devam edeceği, gizlilik kararının kalkması yani iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesini ve ondan sonra federasyonun kurullarının süreçlerinin başlayacağı ifade edilmişti. Bu doğrultu da bizde hazırlıklarımız yaparken bu hafta başında 2 gün evvel bize saat 16.00’da UEFA’dan gelen bir yazı iletildi. Bu yazıya istinaden kendimizin gönüllü bir şekilde Şampiyonlar Ligi’nden feragat etmemiz, ayrılmamız istendi. Bu durum yarın biz hukuk süreç sonunda suçsuz olduğumuz tespit edildiği takdirde her türlü tazminat haklarımızdan feragat etmek manasına geliyordu. Böyle bir şey yapmamızda söz konusu değildi. Diğer taraftan takdir ederseniz saat  16.00 sularında verilen bir evrak ile ilgili ertesi gün saat 12.00’ye kadar kararınızı verin deniliyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar paradigma değişikliği yaratacak bir kararın alınmasınında ne kadar güç olduğunu herhalde sizlerde takdir ederseniz. Bu bağlamda federasyona olumsuz görüşümüzü, böyle bir karar veremeyeceğimizi, böyle bir karar vermenin de doğru olmadığını ilettik. Böyle bir tehdit vari bir yaklaşımın ve bu son alınan kararla sadece Fenerbahçe’ye değil tüm Türkiye’ye atılmış bir tokat olduğunu inancımızı bildirdik. Federasyonun burada boyun eğmemesi gerektiğini, ileride çok büyük sıkıntılara yol açabilecek bir sürece girildiğini söyledik.

Niye Türkiye’ye atılmış bir tokat olarak görüyoruz?  Sonuçta hepinizde biliyorsunuz ki UEFA’nın muhatapları ülke federasyonlarıdır. Federasyon özerktir. Dolayısıyla UEFA futbol federasyonu ile muhatap olmak zorundadır. Türkiye’deki sürece baktığımız zaman 3 Temmuz’da başlayan süreçte, emniyetimiz görevini yapmıştır, savcılık konuyu ciddiyetle ele almıştır,  o nedenle federasyon kendi süreçlerini başlatmıştır. Yani diğer bir deyişle Türkiye bu iddialar nezdinde kendi üstüne düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışırken dışarıdan bir müfettişin veya bir UEFA temsilcisinin gelip Türkiye’ye ahkam kesmesi Türkiye’ye hakarettir. 2006’da bildiğiniz gibi İtalya’da bir olay yaşanmıştı. Milan kendi federasyonu tarafından küme düşürülmüştür. Tahkim’e başvurdular. Tahkim küme düşmeyi kaldırdı. Ama yanılmıyorsam -8 puanla Milan’ın o sene lige başlama kararını verdi. Yani kendi federasyonları kendi takımlarını cezalandırılmasına rağmen UEFA Milan’ın Şampiyonlar Ligi’ne katılmasına izin verdi. Bununla beraber o sene Milan Şampiyonlar Ligi Şampiyonu oldu.  Buna rağmen Türkiye’de henüz daha doğru dürüst hiçbir süreç  yerine gelmeden böyle bir karar çıktı. Bu bağlamda Tahkim’e başvurumuzu yaptık ve öğrendikki Tahkim’de başvurumuzu reddetmiş. Dolayısıyla şuan itibaren Fenerbahçe Spor Kulübü kendi federasyonumuz tarafından Şampiyonlar  Ligi’ne gitmeye layık görülmemiştir.  Mevcut iddialar yüzünden.

Federasyon olarak bir takımın Avrupa’ya gitmesini uygun görmüyorsanız Süper Lig’e devam etmesine nasıl uygun görüyorsunuz? Bu işin içinden çıkmak söz konusu değildir. Bu kararı UEFA verdi diyerek işin içinden çıkmak mümkün değildir. Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne gideceğinin söylenmesi kara mizahtır. Trabzonspor da şüphelidir. Nerede sıfır  tolerans. Bizim çıkardığımız sonuç UEFA sadece Fenerbahçe’yi takip etmiştir. Diğer süreçleri takip etmemiştir. Müfettişin ziyaretinde savcı dik durmuş ve konunun gizlilik içerdiğini söylemiş ve bilgi vermemiştir. Federasyonla yemek yemiş ve bilgi almışlar. Ne olmuştur ki Fenerbahçe’nin katılmamasına hükmedilmiştir. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gitmesi mahsurlu ise Süper Lig’de de rekabet etmesini doğru bulmuyoruz. Birbirini inkar eden 2 karar olarak görüyoruz. Demek ki biz kendi federasyonumuz tarafından suçlu görülüyoruz. Biz suçsuz olduğumuzu ve adaletin er ya da geç ortaya çıkacağını söyledik. Ortamı germemek için susmayı tercih ettik. Yapıcı bir tutum sergiledik.  Susarak sakin davranarak bir yerlere varılamadığını tecrübe ettik.

Bundan sonraki aşama merak ediyorsunuzdur. Burada bugün tarihi toplantı yaptık.  Böyle sporculara ve teknik heyete sahip olduğumuz için mutluyuz. Futbolcularımız artık Fenerbahçe’nin Bank Asya 1. Lig’de devam etmesini ve bunun gerçekleşmesini bizden talep ettiler. Biz artık onurumuzla Bank Asya 1. Lig’de mücadele edip bu kabul etmediğimiz iddiaların geride kalmasını sonra da hukuk ne karar verecekse ilerlemenin Fenerbahçe, Türk futbolu ve taraftarı açısından daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Bunu sadece futbolcularımız değil Nihat bey de, taraftardan yağan mail ve fakslar da aynı şekilde istiyor.


Biz de yarın TFF ile bunu istişare etmek için gidiyoruz. Diyeceğiz ki Beşiktaş Kulübü’nün kupayı vermesinden bu kadar etkilendiniz, bizi de suçlu bulun. Bank Asya 1. Lig’e yollayın. Siz zaten bizi suçlamışsınız. UEFA istedi sözünü de kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir Türk olarak bir çok örnek olarak bu kararı kabul etmiyorum. Futbolcularımıza ve teknik heyetimize tekrar teşekkür ediyorum. Durum bundan ibaret. Fenerbahçe gibi 104 yıllık bir kulüp, Fenerbahçe’nin getirildiği nokta son derece kabul edilemez bir durum. İnşallah en kısa zamanda bu günler geride kalır. Sadece futbol konuşulur" ifadelerini kullandı.