16.03.2013

Kulübümüzün Açiklamasi

10 / 03 / 2013 tarihinde Fenerbahçe Futbol A.Ş. ile Bursaspor arasında oynanan Spor Toto Süper Lig müsabakasında, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle, Başkanımız, 21 gün hak mahrumiyeti ve 20 Bin TL para cezasına çarptırılmıştır.

Türkiye Futbol Federasyonu - Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK), yaptığımız itirazda, hakem raporlarının Sayın Aziz Yıldırım’ın beyan ve söylemleriyle birebir örtüşmediği, bu nedenle gerçek ile yaratılan algı arasında köklü farklılıklar olduğu, işbu itiraz ve çelişkilerin giderilmesi için İstanbul Valiliği’nden ses ve görüntü kayıtları istenilmeden atılı eylem hakkında hüküm verilmemesi gerekliliği tarafımızdan açıkça belirtilmiştir.

Talebimiz buna rağmen kabul görmemiş ve itiraza konan ‘ses ve görüntü’ kayıtları, izlenmeden karar tesisi cihetine gidilmiştir.

Kurul olarak amacımız, tarafımıza verilen cezaların en hafif şekilde geçiştirilmesi değil, ‘eyleme göre ceza ilkesinin’ spor disiplin yargılamasının temel prensiplerine derç edilmesinden ibarettir.

Başkanımız hakkında, gerçekdışı beyanlarla, yazılı ve görsel medyada yargılamayı etkilemeye kalkışan ve bu amaçla yalan beyanlarda bulunanlara karşı tüm yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla, bu konu için, Tahkim Kurulu’na başvurulacağı ve bu konunun takipçisi olacağımız hususu, mesleki ve popüler mevcudiyetini Aziz Yıldırım üzerinden sağlayan kişi ve kuruluşlara önemle duyurulur.

Bununla birlikte, Fenerbahçe Futbol A.Ş. oyuncularından Emre Belözoğlu ile ilgili, PFDK’nın 07 / 03 / 2013 tarih ve E.2012-2013 / 779, K.2012-2013 / 943 sayılı kararına karşı yaptığımız itirazın, Tahkim Kurulu tarafından reddi ile;

“PFDK tarafından, flaş röportaja katılmasına rağmen, röportajın gereğini yerine getirmemesinden dolayı”

Futbol Disiplin Talimatı’nın 47 /1 maddesi uyarınca, talimatlara aykırılıktan verilen ceza, Tahkim Kurulu tarafından, ‘oybirliği ile’ onanmıştır. (2012-2013 / 77K)

Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki, futbolcumuz aleyhine verilen ve futbolcumuzun sportif faaliyetlerini hiçbir şekilde engellemeyen ‘ihtar’ kararına karşı yaptığımız itirazın amacı, ‘hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığına’ yöneliktir.

Bilinmelidir ki, futbolcumuz, “Müsabaka öncesinde flaş röportaja katılmadığı" gerekçesiyle, Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş, savunması bu sevke göre yapılmış, PFDK da futbolcumuza “ihtar” cezası vermiştir.

Oysaki futbolcumuz, müsabaka öncesi flaş röportaja çağrılmamış; müsabaka sonrası flaş röportaja davet edilmiş ve bu röportaja da katılım göstermiştir. Üstelik bu durum Tahkim Kurulu tarafından da tespit edilmiştir.

Ancak Kurul, Yayın Talimatı’nın düzenlenmemiş, “Röportajın gereğini yerine getirmemek” şeklinde ihtas ettiği yeni bir suç tipi yaratmış ve bu gerekçeyle PFDK’nın ilgili kararını onamıştır.

Yasalarda suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı oyuncumuzun cezalandırılması, yayıncı kuruluşun talebiyle başlatılan disiplin soruşturmasının sonucudur.

Unutulmamalıdır ki, spor yargısı bağımsızdır; Ve yayıncı kuruluşu tatmin etmek için anayasal ilkelerin göz ardı edilmesine aracılık edemez…

Türk futboluna verilen katkı her ne olursa olsun, yargının isim ve karar hakları hiçbir kişi ve kuruma devredilemez…

Tarafımızdan endişeyle karşılanan husus, bu tür müdahalelerin TFF yargı organları tarafından kabulüne yöneliktir.

Ve bilinmelidir ki, kurullarla ve orada görev yapanlara olan saygımız saklı kalmak kaydıyla, bu tür tehlikeli ve yanlış kararlar bundan böyle kamuoyuyla paylaşılacak ve tartışmaya açılacaktır.

Biz hukukçuların asli görevi her koşulda hukukun üstünlüğünü savunmaktan ibarettir.

Saygılarımızla,

Fenerbahçe Spor Kulübü Hukuk Kurulu