Prof. Dr. Köksal Bayraktar Davayi Değerlendirdi

14.01.2015

Prof. Dr. Köksal Bayraktar Davayi Değerlendirdi

3 Temmuz süreciyle ilgili verilen yeniden yargılama kararı doğrultusunda başlayan davanın   görülmesine İstanbul Çağlayan Adliyesi'ndeki 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.


İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamanın yenilenmesi kapsamında görülen davada mahkeme davanın, yargıtayın bozma kararı verdiği 147 no’lu davanın dosyasıyla birleştirilmesine karar verdi.


Bu karar sonrası Fenerbahçe TV’ye açıklamalarda bulunan Başkanımız Aziz Yıldırım’ın avukatlarından Prof. Dr. Köksal Bayraktar, “Yargılama 13:30’da başladı, 18:30’da bitti. 5 saatlik bir yargılama yapıldı. Burada malum kamuoyunun bildiği yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunmuştuk önceki aylarda. 13. Ağır ceza mahkemesi bu talebimizi kabul etmişti. Son derece önemli bir karardı bu karar. Sebebi de şu, bir önceki yılda kabul edilen 6526 sayılı kanun gereğince artık telefonları dinlemenin, iletişimin denetlenmesinin Sulh Ceza hakimleri tarafından değil, doğrudan doğruya Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri tarafından alınması gerekliliği yönündeki yasa değişikliğini ortaya koymuştuk. Mahkeme, ceza muhakemesi usulü kanununda yer alan yeni olay olarak addetmişti ve bizim lehimize olarak yargılanmanın yenilenmesi kararını vermişti.”dedi


Prof. Dr. Köksal Bayraktar şöyle devam etti:“Bildiğiniz gibi kamuoyunun Fenerbahçe Davası olarak bildiği davada sanıkların durumu ikiye ayrılıyor. Biri Yargıtay tarafından karar verilip bozulmuş olan sanıkların durumu. İkincisi de yargıtayın maalesef onadığı ve daha sonra yargılanmanın yenilenmesiyle yeniden yargılamasına başlanacak olan sanıklar. Bugün bu 5 saatlik duruşma başta Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Olgun Peker, Abdullah Başak, Ahmet Çelebi ve Selim Kımıl olmak üzere altı kişi hakkında başladı. Bugün önce mahkeme başkanı sanıklara, ilgililere tek tek söz verdi. Herkes tekrar savunma yaptı. Bu savunmada 4 yıl önce yargılamanın ve soruşturmanın ne kadar kanuna aykırı yönleri olduğunu, telefonların dinlenmesinin hatalı yönlerini ve yargılama sırasında karşılaşılan durumları ortaya koydular.  Önce ilgililere tek tek söz verildi, başta Aziz Yıldırım Bey olmak üzere, sonra diğer kişilere de ayrı ayrı söz verildi. 2 saat kadar sürdü. Ondan sonra biz avukatlara söz verildi. Hemen hemen toplam 15’e yakın avukat bu konuda söz aldı. Biz de yasal değişiklikleri vurguladık. Bizim üzerinde durduğumuz nokta şu; bu yeni olay olduğu için eski telefon dinlemeleri hükümsüzdür. Çünkü bizzat kanun koyucusu kanunu değiştirmekle, yetkili bir hüküm getirmekle Sulh Ceza Hakiminden yetkiyi alarak Ağır Ceza Mahkemesi’ne vermekle bir takım uygulamada kötüye kullanmaların var olduğunu kabul etmiştir. Nitekim 6526 sayılı kanunda, gerekçesinde çok ilginç bir hüküm var. Orada diyor ki, iletişimin denetlenmesine imkanı olmayan suçlar hakkında örgüt ileri sürülerek telefonların dinlenmesi olgusuyla karşılaşılıyor. Çünkü bundan önce öyleydi malum.”


Prof. Dr. Köksal Bayraktar: “Bizim hakkımızda telefonların dinlenmesi yani bütün ilgililer hakkında telefonların dinlenmesi kararı alınırken o tarihte ‘Sporda Düzensizliğin Önlenmesi’ hakkındaki kanun yürürlükteydi. Fenerbahçe yöneticilerini dinleyebilmek için yapılan şey şu oldu; bunlar örgüttür, örgüt çerçevesinde toplanmıştır, örgütte pekala iletişimin denetlenmesi olabilir ve bu yönde karar verilmiştir.


Biz de bunun hukuksuz olduğunu daima ileri sürmüştük. Mahkemenin bugün gerek duruşmayı açması, yargılamanın yenilenmesi kararını vermesi ve ondan sonra da biz avukatlara ve ilgili kişilere söz vermesi bu önemli olayı vurguluyor.


Yani bundan önce bizimle ilgili olarak ‘Sporda Düzensizliğin Önlenmesi’ hakkındaki kanunda ortaya konulan isnatların dayanağı kanuna aykırıdır. Bu tespit edildi. Temeli bu. Bundan sonra savcı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Bazı avukat arkadaşlar kanuna aykırı olarak dinlenilen ve sonrada kayıtlara geçen sözlerin kanuna aykırı olması nedeniyle dosyadan çıkarılmasını ve hatta ortadan kaldırılmasını talep etmişlerdi. Savcı dosyadan çıkarılmasın ama mahkeme buna hükümle beraber karar versin ifadesini kullandı.


Bundan sonraki gelişmelerde mahkeme bunların çıkarılmasına karar verebilir. Ya da en sonunda hüküm verirken bu delillerinde kanuna aykırı olduğunu zaten ifade edecektir. İkisi de olabilir. Bunun dışında iddia makamı yani savcı, yargıtaydan bozulup gelen diğer kişilerle ilgili kararla bağlantılı olarak yeni bir dava bundan önce bildiğiniz gibi başlamıştı. O dava ile bizim bugün girdiğimiz davanın hem konu itibariyle, hem de şahıs itibariyle birbiriyle bağlantılı olduğunu ileri sürerek birleştirme talep etti. Mahkeme de bunu kabul etti. Bundan sonra iki dava beraber yürüyecek.


Ceza muhakemesi kanununun içinde var olan bir hükümdür. Çok da beklediğimiz bir karar değildi. İtirazlarımız oldu ama yapabilir tabi, mahkemenin bu konuda yetkisi var. Bu da itiraza tabiidir. İtiraz edilebilir bu karara. Bunun üzerinde düşüneceğiz.“