"söz Verdik Ve Sözümüzü Tutacağiz"

11.05.2012

"söz Verdik Ve Sözümüzü Tutacağiz"

Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımımızın kalecilerinden Volkan Demirel Fenerbahçe Gazetesi'nin 101. Sayısında sorulara yanıt verdi. Röportajın tam metni aşağıda yer almaktadır:

"Onun için söylememiz gereken o kadar çok şey var ki… 2003-2004, 2004-05, 2006-07, 2010-11 sezonlarındaki Süper Lig Şampiyonluğu'ndan tutunda, 2007 ve 2009 yıllarındaki TFF Süper Kupasını kazanan takımın kadrosunda yer almasına kadar 7'den 70'e herkesin aklındaki "bir numara" O… 
Sadece ülke sınırları içindeki başarılarla da yetinen biri değil, aynı zamanda 2007-2008 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkma başarısı gösteren takımın file bekçisi Volkan Demirel. Nam-ı diğer "Sevilla Panteri."
Belki de o bile hayal edemezdi adının sınırları aşarak, bir marka olacağını. Ama hırslıydı, mücadeleciydi ve kaybetmeye tahammülü dahi yoktu. Böylece o dönem Fenerbahçe'nin teknik patronu olan Oğuz Çetin'in gözüne girmeyi başardı. Oğuz Hoca da, genç file bekçisine  26 Nisan 2003 tarihindeki Samsunspor müsabakasında Fenerbahçe kalesini emanet etti.. Ancak o maçta daha 1'inci dakikada Oktay Derelioğlu'nun ayağından yediği gol, hiç de hayal ettiği gibi olmadı.
Buna rağmen bıkmadan, usanmadan çalıştı, çünkü "1" numaralı formanın kendisine teslim edileceğini biliyordu. Öyle de oldu, şimdi ise hem Fenerbahçe'nin hem de A Milli takımın kalesini koruyan tek isim olarak akıllardaki yerini koruyor. 
Kuşkusuz okuyucularımızın aklına kendisinden bu kadar çok övgü  ile söz ettiren bir sporcunun bunu nasıl başardığıdır. Bunun en önemli ve en son kanıtı: 29 Nisan 2012 tarihinde Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynanan ve 2-1 kazanılan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakası. Demirel, o maçta rakip takım oyuncusu Edu ile çarpışmış, oyun alanında dizine 8 dikiş atılmasına rağmen oyuna devam etmiştir. 
Şimdi öyle bir sporcu söyleyin ki, her şeye rağmen, bir dakikalık da olsa şansın yanında olmadığı… İşte Volkan Demirel, bu şansızlığa rağmen kalesini terk etmeyen, hala dimdik ayakta durabilen bir kaleci…
Böylesine kariyerini çeşitli başarılarla süslemiş bir file bekçinin Gazetemize; Fenerbahçe ile, özel hayatı ve yaşamı ile ilgili yaptığı çok özel açıklamalar…

-Öncelikle Beşiktaş ile Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynadığımız maçta sakatlandın bunun için sana geçmiş olsun dileyelim…
"Teşekkür ederim. Evet, Beşiktaş maçı da diğer maçlarımız gibi önemli bir maçtı ve savaşarak sahadan galibiyetle ayrılmayı bildik.. Saha içinde 8 tane, maç bittikten sonra da 9 tane daha dikiş atıldı. Evet, ilk başta üzücü bir durum ama şu an iyi olduğumu söyleyebilirim.

-Beşiktaş maçında sakatlığını hiçe sayıp 90 dakika mücadele ederek çok büyük bir övgü aldın.. Taraftarlar tüm sosyal medyada "Helal olsun Volkan!"  dedi. Dikişler atıldıktan sonra bile oynadın?
"Zaten oynayamayacak durumda hissetseydim kendimi, oynayamayıp çıkardım ama o taraftarın ve o takım arkadaşlarımın bana olan desteğini gördükten sonra sahada kalmak en iyisi diye düşündüm. Evet, canım çok acıyordu ama galip geldikten sonra o galibiyet acımı dindirdi." 

-Fenerbahçe'ye imza attığında kalede Rüştü ve Oğuz vardı. Sen "Acaba bu takımda ben ne zaman oynarım" diye düşündün mü?
"Kendime olan güvenimden dolayı her zaman başım dik bir şekilde çalışmalarıma devam ettim. Bir gün o formanın bana geleceğini biliyordum. Er ya da geç de olsa geldi ve bende bana verilen bu şansı en iyi şekilde değerlendirdim." 

-Bu sene 2 kupayı da almak için büyük ve ayrı bir çaba sarf ediliyor. Bu konu hakkındaki düşüncelerin nelerdir?
"İki kupayı da almak istiyoruz. İlk defa bu kadar yaklaştık. İlk defa bu kadar inanan bu kadar isteyen bir takımımız var. Bunun gerekçesi olarak ta şuan ki bulunduğumuz süreci söyleyebiliriz. Biz elimizden geleni yapıyoruz. İki kupayı da öncelikle başkanımıza, daha sonrasında bütün Fenerbahçe taraftarlarına armağan etmek istiyoruz. Bütün düşüncemiz bütün çabamız bu yönde, inşallah da bunu başaracak güçteyiz ve başaracağız."

-Bayern Münih kalecisi Manuel Neuer için dünyanın en iyi kalecisi diyorlar. Seninde o kaleciyi beğendiğini biliyoruz. Bu konu hakkında neler söylemek istiyorsun?
"Şu anki şartlar içerisinde bence dünyanın en iyi kalecisi Neuer'dir. Hem yaşıyla hem de fiziğiyle ve bulunduğu konum ile benim en çok beğendiğim gayet yüksek ve iri bir cüssesi var buna bakmadan kale içerisindeki birçok refleksleriyle de çabukluğuyla da göze batan bir kaleci, gün geçtikçe de daha iyi olacağını düşünüyorum." 

-Fenerbahçe'ye transfer olduğunda Ziegler'i karşılayıp çay ikram etmiştin. Acaba yabancılar için ne söylersin? 
"Ziegler'in geldiği gün biz bir yerde restorandaydık..O da oraya geldi ve beraber yemek yedik. Burada tanışma fırsatımız oldu. Türklerin vazgeçilmezi olan misafirperverliği gösterdik ve çay ikram ettik. Biz Fenerbahçeli futbolcular olarak hepimiz birbirimize çok yakınız, yabancı olsun Türk olsun elimizden geldiği kadar yardımcı oluyoruz. Aramızda ayrı gayrı yok.

-Kariyerinde en unutamadığın anı bize anlatır mısın?
"En unutamadığım an, Sevilla maçında 2 gol yedikten sonra kurtardığım 3 penaltıdır.                           Bu benim kariyerimden yaşadığım bir ilktir. Devamında da Fenerbahçe'nin tur atlamasında rolüm olduğu için hala unutamadığım bir anıdır…

-16 Mayıs'ta oynanacak olan Türkiye Kupası finalinde Bursaspor ile karşılaşacağız.. Bunun için neler söylersin?
"Önümüzde önce Süper Final maçları var. Kupa finalini biz artık cebimize koyduk. İki kupayı da almak istiyoruz. Ama ilk hedefimiz önümüzdeki Süper Final maçlarını bitirerek Şampiyon olmak ve daha sonrasında Türkiye Kupasını almak istiyoruz. İki kupada da biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.  Önümüzde 2 yol var ve 2 si farklı kupalara çıkıyor diye bakmıyoruz. 2 Kupayı da aynı yola koyduk ve o yolda ilerliyoruz. İnşallah iki kupayı da alarak hedefimize ulaşacağız." 

-Başkanı çok seviyorsun, çocuğunun adını Aziz koyar mısın?
"Başkanımızı çok sevdiğim doğrudur. Oğlumun ismini tabii ki Aziz koymaktan gurur duyarım. Allah bana bir çocuk bağışlarsa o zaman ismini ne koyacağımızı düşünürüz."

-Veliahtın kimdir?
"Ben sonuçta bir padişah veya hükümdar değilim. Veliahtımın kim olduğu konusunda bir yorum yapamayacağım ama Fenerbahçe kalesini koruyacak olan çok yetenekli arkadaşlarımız var."

-Şu an içerisinde bulunduğumuz süreç ile ilgili neler söylemek istersin? Sizi bu süreç nasıl etkiledi? 
"Şuan içinde bulunduğumuz süreç tabii ki sadece beni değil, tüm takım arkadaşlarımızı ve tüm Fenerbahçeli olanları etkiledi. Ama bu süreci en iyi şekilde değerlendirdiğimizi ve en iyi şekilde atlattığımızı düşünüyorum. Bu sürecin Fenerbahçe'ye artılarının olduğunu düşünüyorum. Taraftar olarak, kulüp olarak, futbolcular olarak herkes kenetlendi ve birlikteliğini yoğunlaştırdı. Lehimize oldu diye düşünüyorum."