23.02.2012

Tarihi Savunmadan Notlar

Tarihi davadaki 7. duruşma gününde, Başkanımız Aziz Yıldırım’ın ardından Asbaşkanlardımız İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu ile Amatör Şubeler Koordinatörümüz Cemil Turan da Mahkeme Heyeti’ne savunmalarını verdi.  Başkanımız Aziz Yıldırım, Mahkeme Başkanının hızlı bir şekilde sonlandırmasını istemesi üzerine, özetler ve spontanelerle savunmasını tamamladı. Başkanımız bu bölümlerde Mahkeme Heyetine sunduğu yazılı savunmasını gerek tatbikatlarla gerekse görüntülerle destekledi. Başkanımız, rahat ve kendinden emin tavırlar, esprili ve doğaçlama sözlerle savunmasını tamamladı.   Hastalığı nedeniyle bugüne kadar duruşmalara katılamayan Bülent İçsen de bugünkü duruşmada yer aldı. Asbaşkanlarımızdan İlhan Ekşioğlu savunmasında, "Ortağı olduğum şirket ödül alırken; ben tüm günlerimi şike için ayırmışım! Benim işim gücüm yok, sabahtan akşama kadar etrafıma aldıklarımla şike yapıyorum" dedi. Hazırlanmasına katkıda bulunduğu yasanın bu şekilde uygulanacağını asla hayal bile etmediğini belirten Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu ise "Bu üzücü olaylar yaşanmasaydı CAS’taki 3. Türk hakem olacaktım. Aklanırsam o görevi de alırım" dedi. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Cemil Turan ise tahliyesini istedi.

Emniyet özür dilemelidir

Yöneticilerimizin ve sanık yakanlarının da takip ettiği duruşmadan bazı notlar şöyle:
Başkanımız Aziz Yıldırım, "Sivasspor maçının hiçbir tapesinde şike konuşması yoktur. Mecnun Bey’le maç öncesi konuşmaların hepsi maç biletleriyle ilgiliydi... İddianame öyle bir haldeki sanki kulüp başkanı hiç konuşmayacak. Ne konuşursa suç oluyor... Sivas maçında yemekte görüntülenen çantada bilet vardı. Bunu Sivas Valisi dahil herkes biliyordu... Şike oyuncularla yapılır. Başkanlar aralarında şike yapsa ne olur. Sahada oyuncular oynar... (Bu arada Başkanımız iddia edildiği gibi, Sivas’ta elbise çantasında para taşınamayacağını uygulamalı olarak Mahkeme Heyeti’ne gösterdi. Abdullah Başak’ı yanına çağıran Başkan Yıldırım, İlhan Ekşioğlu’nun elbise çantasına bu paranın giremeyeceğini temsili paralarla tatbiki olarak anlattı) ."Biz, Trabzonspor’un yapacağı şike ve teşvik çalışmalarını önlemek için bazı görüşmeler yaptık...  Mehmet Yıldız 82. dakikada oyuna girdi. Şike olsa baştan oynardı. Zaten girince de asist yaptı... (Başkanımız Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Başkanı ve yönetimini bu duruma düşüren emniyet yetkililerinin özür dilemesi gerektiğini söyledi ve "Biz bunları hak etmedik Sayın Başkan" dedi.)

Mahkemeye kalecilerin yediği hatalı golleri sundu

Sivasspor maçının görüntülerini mahkemeye sunan Başkan Yıldırım, "Satın aldığımız kaleciye bakın neler çıkarıyor. Fenerbahçe gol yedikçe satın alınmış kalecinin haline bakın. Volkan da Sivas maçında hatalı gol yedi. O da mı şike yaptı" dedi.  (Salonda gülüşmeler) Başkan Yıldırım, Sivasspor kalecisi Korcan’ın Selçuk’tan yediği hatalı golün şike golü olarak tanımlanmasının haksızlık olduğunu söyleyerek, dünya futbolunda marka olmuş kalecilerin yediği bu tip benzer golleri Mahkeme Heyeti’ne sundu. Başkanımız Aziz Yıldırım’ın Mahkemeye sunduğu görüntüler arasında Kalecimiz Volkan Demirel’in Schalke 04 maçında yediği gol de vardı.

Bunu yapanları tarih yargılayacaktır

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin Başkanımızdan savunmasını 15 dakikada toparlamasını istemesi üzerine Başkanımız, "105 yıllık bir kulübü yargılıyorsunuz. Burada her şeyi net olarak açıklamalıyız" dedi. ... Başkanımız, "İbrahim Akın’a para verdiğimizi ispat edemeyen emniyet müdürü istifa etmelidir…", "Ben 10 sene yatar çıkarım ama Fenerbahçe kurtulacak. Fenerbahçe Türkiye’dir, bunu ayıramazsınız…",  "Sırf Aziz Yıldırım’ı cezalandırmak için Fenerbahçe’yi karalamak doğru değil. Bunu yapanları tarih yargılayacaktır…",  "Tek istediğim Fenerbahçe’nin temize çıkmasıdır…",  "Sonunda bir şey çıkmayacak ama leke kalacak. Bu lekeyi temizlememiz lazım…"

İlhan Ekşioğlu’nun savunması

Asbaşkanlarımızdan İlhan Ekşioğlu savunmasını yapmaya başladı. Asbaşkanımızın savunmasından notlar şöyle:

Hayatı boyunca hiçbir suça karışmadığını savunan Ekşioğlu, ilk kez adli makamların karşısına çıktığını kaydetti. 

Ekşioğlu, iddianamenin hatalarla dolu olduğunu anlatarak, iddianamede bulunan delillerin de savcı tarafından yanlış yorumlandığını söyledi.

İddianamede şahsına yönelik yer alan hatalı bilgilere açıklık getirmek istediğini belirten Asbaşkanımız, şöyle devam etti:

’’Fenerbahçe’ye 2001 yılında yönetici oldum. Fenerbahçe’de yönetici olmak çok büyük özveri gerektirir. Bunu ancak yaşayan bilir. Bazen anlık mutluluklar yüz binlerce dolara mal olabilir. Babamdan bana çok miras kalmıştır. Ancak en önemlisi devlet üstün hizmet madalyasıdır. Ben de bunu çocuklarıma miras bırakacağım. Böyle bir aileden gelen biri olarak örgüt üyeliği ile suçlanmak beni derinden yaralamıştır. Yanlış yorumlanan telefon görüşmelerinden dolayı suçlanıyorum.’’ 

Hakkındaki suçlamalar arasında tutuklu sanıklardan Abdullah Başak’a bir otomobil aldığı iddialarının yer aldığını belirten Ekşioğlu, söz konusu aracın Başak’ın ablasına alındığını kaydetti.

Ekşioğlu, söz konusu aracın değerinin 31 bin avro olduğunu anlatarak, ’’Bu paraya Mercedes de alınır. Malumunuz Abdullah Başak ile Mini Cooper yan yana dahi getirilemez. Abdullah Başak kiloludur’’ dedi. Bu sözler üzerine araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci’nin ’’Belki hayali vardır’’ demesi, gülüşmelere neden oldu. Başkan Ekinci ayrıca, ’’Başak’ın bu arabaya bindiğine dair fiziki takip var’’ dedi. Ekşioğlu da bunun üzerine fiziki takipleri bildiğini belirterek, Başak’ın arabayı aldığını göstermek için bindiğini kaydetti.

Günde yüzlerce kişiyle konuştuğunu belirteren Ekşioğlu, "İşim gereği günde yüzlerce kişiyle konuşurum, iddianameye göre ben gece gündüz şike yapmaya uğraşırken, diğer tüm amatör branşlar şampiyon olmuş. Ortağı olduğum şirket ödül alırken; ben tüm günlerimi şike için ayırmışım! - Benim işim gücüm yok. Sabahtan akşama kadar etrafıma aldıklarımla şike yapıyorum" dedi.

İddianamede, tutuklu sanıklardan Olgun Peker ile 5 kez görüştüklerinin yazıldığını ifade eden Ekşioğlu, bu görüşmelerde savcılığın suç unsuruna rastlamadığını söyledi.

Ekşioğlu, herkesin bir uğuru olduğunu dile getirerek, ’’İnandığım uğurlar şike şifresi olarak değerlendirilmiştir. Örnek olarak deplasmandaki maçlara gidemiyorum. Geçen yıl sadece 2 maça gittim. Sivas maçına gittim. Bu uğur konusunda kimileri aynı kıyafetleri giyer, kimi kurban keser. Benim de çeşitli uğurlarım var. Başkanımızın değindiği çanta içerisinde maçlarda çok değer verdiğim takım elbisem vardır’’ şeklinde konuştu.

Varlıklı bir ailenin mensubu olarak çeşitli şirket ortaklığının bulunduğunu ifade eden Ekşioğlu, ’’Bu konumum Fenerbahçe’de yönetici olmadan önce de vardı. Sosyal konumumu tereddüt etmeden Fenerbahçe için kullanmış biriyim’’ dedi.

İlhan Ekşioğlu, bugüne kadar yaptığı harcamalar dikkate alındığında bu paraların şike için kullanılmadığının ortaya çıkacağını dile getirerek, iddianamede kendisine yapıldığı iddia edilen ödemelerin inşaat bakım ve onarımı gibi giderler olduğunu söyledi.

Ali Kıratlı ile aralarında yaşanan bütün para akışının şike için yapıldığı şeklinde yorumlandığını anlatan Ekşioğlu, söz konusu para akışının Kıbrıs’ta yürütülen kişisel ticari faaliyetleri içerisindeki para akışı olduğunu kaydetti.

Asbaşkanlarımızdan İlhan Ekşioğlu, kendisinin adı geçen 12 maçla ilgili olarak da tek tek savunmada bulundu.

Şekip Mosturoğlu’nun savunması

Asbaşkanlarımızdan İlhan Ekşioğlu’nun savunmasını vermesinden sonra, savunma sırası Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu’na geldi. Mosturoğlu’nun savunmasından satır başları şöyle:

Mosturoğlu’nun avukatı, tapelerde şifre olarak tanımlanan ’Ayşe’nin kim olduğunun açıklanması için talepte bulunuldu. Ancak Mahkeme Başkanı Ekinci, bunu Tamer Yelkovan’ın açıklamasını isteyerek, Ayşe’nin deşifresine izin vermedi. Mosturoğlu şunları söyledi:

"Bundan sonraki bütün çabam kendim ve kulübümün beraatı içindir."

"Mehmet Şen’e söylediğim İki ’Tamam’ kelimem yüzünden dinleme alanına girdim. Kongre’de cebir şiddet var diyorsunuz. Aram Markaroğlu benim müvekkilimdir"

Şekip Mosturoğlu savunmasında Bayern Münih’in Shaqiri transferini örnek gösterdi.

"Emenike’nin 4-5 hafta oynayamayacağı adli tıptan ve hastaneden alınmış raporlarla sabit fakat Savcı  Mehmet Berk, iddianamede bu duruma yer vermemiş"

"Savcı Mehmet Berk, Emenike ve Sezer transferlerinin usulüne uygun olduğunu Eskişehir ve Karabük’ten öğrendi ama iddianameye yazmadı"

"Polis beni Halil Ünal’la pazarlık yaparken fiziki takibe almış. Sezer Öztürk ile tek görüşmem Trabzonspor maçından 6 gün sonra oldu"

"İddianamede dava dosyaları ile ilgili görüşmelerim var. Bunlar şifreli konuşma olarak nitelendiriliyor. Ancak bunlar şifre değil, gerçek tarladır"

"Bu iddianamenin fikir babasını bulduk, fikir önderi Süheyl Donay. Mehmet Berk onu seçmiş"

"İddianameyi gördüğümde ilk defa
’Transfer Şikesi’ kavramıyla karşılaştım. 8 aydır tutuklu bir hukukçu olarak, ’Bu transferlerde gayriahlaki bir ey var mı?’ çözemiyorum"

"Kendimle alakalı tapelerde bir hukukçu olarak şike ve teşvik göremiyorum"

"2 bin 700 kelimelik görüşmeden 280 kelime cımbızla alınmış. Cımbızlanmış konuşmalar, bir hukuk dergisinde
’Etik transfer nasıl yapılır?’ konusuyla yayınlanabilir"

"Sezer, Tunay ve Mehmet Almancı futbolcular. Zafer Demiray iddianamedeki gibi Menajer değil, oyuncu ajanıdır. Bu transferlerle ilgili onu görevlendirdik"

"İddianamenin bakış acısıyla Fenerbahçe’nin Recep Niyaz transferi şikedir, ancak spor hukuku açısından talimatlara uygundur"

"Bucaspor’un Trabzonspor maçından önceki
’PAF takımla çıkma’ kararının, spor hukuku açısından daha fazla şike değeri var"

"6222 sayılı kanunun hazırlanmasında maalesef ben de çalıştım. Neden
’maalesef’ diyorum? Çünkü uygulamasını spor hukukçularının yapacağını zannediyordum. Eğer siz bugün mesela Fenerbahçe-Karabükspor maçının sonucunu değiştirirseniz, FIFA, federasyonumuzun aktivitelerini ve üyeliğini askıya alır"

"Şike kararı kolay verilecek bir karar değildir. En büyük delili de maç raporudur, tapeler falan değil. Bu ihtilafı çözmek istiyorsanız Webster, Krygiakos ve Matuzalem kararlarını incelemeniz gerekiyor"

"3 Temmuz’dan itibaren yaşanan bu olaylar olmasaydı; Türkiye’nin CAS’taki 3.hakimi olacaktım. Bu göreve herkes kolay kolay gelemez"

"Fenerbahçe Kulübü’nün baş hukuk müşaviriyim. Bu işi para almadan yapıyorum. Kulübün kurumlarına hizmet ediyor, CAS ve FIFA nezdinde temsil ediyorum"

Mosturoğlu: Maç raporları tapelerden daha değerlidir

Şekip Mosturoğlu savunmasında, kendileri için iddianamede ’’Transfer şikesi"diye bir suç tipi oluşturulduğunu öne sürerek, "6222 sayılı yasanın hazırlanmasında maalesef ben de çalıştım. Şike ve teşvik, genel yargı içinde tanımlanmış suç tipleridir. Ama biz yasanın bu noktalara geleceğini fantezi olarak bile hayal edemedik. Şike ve teşvik primi suçlamalarının yargılamasının bu boyutta olacağını tahmin edemedik" dedi.

Kulübümüzde hukuk işlerinden sorumlu asbaşkan olduğunu kaydeden Mosturoğlu,"Bir nevi ücret almayan hukuk müşaviriyim. Sporcu sözleşmelerini hazırlayıp müzakerelerine bizzat katılıyorum. TFF hukuk kurulunda da çalıştım ve değişik kademelerde görev aldım. Yasada yer alan 11. maddeyi iddia üzerinde oynanan şike ve teşvik olaylarını önlemek amacıyla hazırladık. Ancak biz Bakanlar Kurulu’nda imzalanmış kararı gördük. Bu üzücü olaylar yaşanmasaydı CAS’taki 3. Türk hakem olacaktım. Aklanırsam o görevi de alırım" dedi.

Maç raporlarının telefon tapelerinden daha değerli olduğunu ifade eden Mosturoğlu, "Siz mahkeme olarak bir maçın sonucunu değiştirirseniz FIFA ertesi gün Türkiye’nin üyeliğini askıya alır. Maç raporları tapelerden yüz kat daha değerlidir" dedi.

Bucaspor’un as futbolcularını kadro dışı bırakarak Trabzon’la oynadığını ve 2-1 yenildiğini söyleyen Mosturoğlu, "Buna bakarsanız şike diyebilirsiniz, ancak spor hukukunun gerçekleriyle değerlendirildiğinde salt bu durum şike için yeterli değildir" diye konuştu.

Mosturoğlu, iddianamede yer alan Sezer Öztürk, Mehmet Ekici ve Tunay Torun’un transferi için görevlendirildiğini belirterek "Sezer ile ilgili tapelerim var. Zafer Demirel’le konuşuyorum. Sezer’in transferi ile ilgili konuşuyoruz. Sonra Aziz başkanla bu konuyu konuşuyorum. 5 tapeye de hukukçu olarak bakıyorum; şike, teşvik yok. Sezer Öztürk’ün avukatı Sami Dinç’tir. Sami Dinç, müvekkili Sezer Öztürk’e defalarca ’görüşmeye maçtan sonra git’ diyor. Bu konuşma, tanışma amaçlı bir toplantıdır. Bu transferde gayri ahlaki olan ne var?" diye konuştu.

İddianamenin fikir önderinin, Kadir Has Üniversitesi Ceza Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Süheyl Donay olduğunu öne süren Mosturoğlu, "Savcı iddianamede kendisinden notlar almış. Ben 15 yıllık spor hukukçusuyum. Daha önceden Süheyl hocayı tanıyorum. O zaman kendisi spor hukukunu bilmiyordu, şimdi de bilmiyor. Hoca, sporcu diyerek satranç oyuncusu ile futbolcuyu aynı kefeye koyuyor" diye konuştu.

Cemil Turan’ın savunması

19 15 itibariyle Mosturoğlu savunmasını tamamladı ve Amatör Şubeler Koordinatörümüz Cemil Turan savunmasını vermeye başladı: Cemil Turan issavunmasında, 50 yıldır futbolun içinde olduğunu ve bunun  40 yılının da Fenerbahçe’de geçtiğini söyledi. İddianamede yer alan Manisaspor-Trabzonspor maçı öncesi Hikmet Karaman’la görüşmeye gittiklerini anlatan Turan, "Aldığımız duyumları Hikmet Karaman’a  anlattık. O da ’Benim olduğum yerde öyle şey olmaz, merak etmeyin’ dedi’’ ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin, "Telefonla söyleyebilirdiniz, niye Manisa’ya gittiniz? ’Sizin futbolcularınız şike yapıyor’ diyebilirdiniz’’ demesi üzerine sanık Turan, "Telefonla olmuyor, yüz yüze konuşmak daha iyi oluyor" cevabını verdi. Cemil Turan, hakkındaki iddiaları kabul etmeyerek, tahliyesini talep etti.

Duruşma 21.05 itibariyle sona erdi. Mahkemeye 24 Şubat Cuma günü devam edilecek. Duruşmada ilk olarak Mali İşler Koordinatörümüz Tamer Yelkovan savunmasını verecek.