2016 – 2017 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 13. HAFTA

05.12.2016

2016 – 2017 Sezonu Süper Lig Maçlari 13. Hafta

Haftanın özeti ve Fenerbahçe - Beşiktaş Maçı : (0 –0 )

2016 – 2017 yılının 13. haftasından bir galibiyet sonrası çok şey bekleyen Fenerbahçe derbi maçını kazanamayınca liderin kaybettiği 2 puan hemen arkasındaki rakiplerinin işine yarayamadı.

Sezonun 13. Haftası'nın Anlattıkları:

Fenerbahçe sadece lidere yaklaşma fırsatını değil 3. sıradaki yerini de Galatasaray'a kaptırmış oldu. Derbi maçındaki hakem Hüseyin Göçek'in maçtan önce Fenerbahçe'nin kazanamaması için görev almış şekildeki maçı yönetmesinin çok konuşulması bazı gerçeklerin hayal değil gerçek olduğunu anlatmakta. Haftanın bu en önemli olayından sonra önümüzdeki haftalarda oynanacak maçlara göre ligin sıralanmasını ele almak uygun olacaktır.

İzlenen Diğer Maçlar:

Seyirci dahi toplayamayan ve sıkıcı geçen maçta Galatasaray deplasmanda Kasımpaşa'yı 1-2 yenerken çok zorlanıyordu. 3.720 biletli seyircinin sesleri de pek duyulmuyordu. Henüz 5. Dakikada gol bulup öne geçen misafir takım nedense oyalanmaya, skoru korumadan başka bir şey düşünmemeye başladı. Galatasaraylı oyuncular sadece aralarında paslaşarak devreyi de 1-0 galip bitirdiler.Kasımpaşa takımı da fazla bir etkinlik gösteremediği halde 53. dakikada beraberlik golünü önce kaçırıp sonra Eduok'un attığı bir gol ile beraberliği yakaladılar. Golü yedikleri için Galatasaraylı futbolcular yeniden hızlanıp gol arayan futbola dönmüşlerdi ki gene galibiyet golünü buldular. Fenerbahçe karşısında hiçbir varlık gösteremeyen Sneijder bu maçta takımının en etkili oyuncusu oldu. Galibiyet sonrası çok zorlandıkları belli olan Galatasaray'lılar bir penaltıya neden oldu. Ne var ki çok kötü bir penaltı atılınca Muslera da çok rahat bu penaltıyı kurtarıp sonucu belirlemiş oldu.

Haftanın pazartesi gününe ve aynı saate konulan iki maçından, sonraki hafta Beşiktaş'la karşılaşacak olması nedeniyle izlenmek üzere seçilen maçta Bursaspor, zor da olsa Ç.Rizespor'u 2 – 1 yendi. Bursalıların fazla ilgi göstermeyip tribünlerde boşlukların görüldüğü maç boyunca iki takımın da güçsüz olduklarının görüldüğü maçın ilk yarısı da golsüz tamamlandı. Maç başlarında ilk 20 dakika Bursaspor üstün oynarken bu dakikadan sonra Rizespor daha tehlikeli akınlar yapmaya başladı. Her maçta olduğu gibi kalecileri Harun gene başarılı futboluyla rakip takıma gol izni vermedi. 63. Dakikada Bursaspor ilk golü bulunca tabii ki ipler de rakibe geçti ama ne var ki 5 dakika içinde Bursaspor aynı futbolcuyla yani Deniz Yılmaz ile 2 gol buldu. Aynı futbolcu daha önceki pek çok başarısız hamlesi nedeniyle seyircisinin tepkilerini almaya da başlamıştı. Maç Rizespor'un gol aramasıyla geçerken 86 da penaltı dahi kazandılar. Ne var ki Penaltı kurtarma rekortmeni Harun Kweuke'ye gol izni vermedi. Kaçan penaltıdan bir dakika sonra Rizespor golü bulduysa da beraberliği getirecek gole zaman yetmedi.

Gelelim Fenerbahçe'nin maçına.


Fenerbahçe- BJK Maçı:

Hakem sıfır, Fenerbahçe sıfır, Beşiktaş sıfır, Maç sıfır. Hüseyin Göçek'in bu maç için beraberlik göreviyle çıktığı, çıkardığı sarı kart ile hemen anlaşıldı. Bu erken sarı kart maçın hakimi olması beklenen Fenerbahçeli futbolcuları korkutacak ve agresif oynamalarını önleyecekti. Maç da hakemin belli olan bu görevine uygun devem ederek sıfır bir Derbi görünümüyle sona erdi zaten.

Bu görüşü ispatlayacak çok şey yaşandı maç boyunca. 12. dakikada ilk sarı kartın gösterildiği faulden çok daha sertlerine maç boyunca kart çıkartılmadı. Ancak maçın sonlarına doğru 2. Kart çıkartıldı. Oysa Beşiktaşlı futbolcular bu karttan önce çok sayıda kart gerektiren faullere devam etmişlerdi.Hakemin görüşü belli olunca Fenerbahçeli futbolcular da normal futbollarını değil yumuşak bir futbol oynamak zorunda bırakılmışlardı.

Beşiktaş'ın futbol aleyhine yaptığı en büyük yanlış ise önceki maçlarında sağ bekte Beck'e yer verirlerken bu maçta Gökhan Gönül'e yer vermeleriydi. Hakeme güvendikleri için; bu futbolcuya sertlik yapılması veya seyirciden de sert eylemler gelecek olursa, Fenerbahçe aleyhine işlemler yapılacağını düşünüp kendileri sportmenlik dışına çıkmışlardı. Oysa seyirci bu kaçak futbolcuya ceza olsun diye ilginç hazırlıklar yapmıştı. Oyuncak dolarları üzerine savuran bir eylem dışında sadece yuhalamayı seçmişlerdi. Bu rakip takımdan tek futbolcuyu yuhalama işi çok etkili bir eylem şekli olup, Gökhan isimli kaçak futbolcuyu etkisiz hale getirdiği gibi arkadaşlarının ona pas verirken zorlanmalarına da neden oluyordu.

Lider Başakşehir'in de 2 puan kaybı nedeniyle bu maçta kaybedilen 2 şer puan fazla önem taşımadı. Tabii Fenerbahçe'nin kendi saha kaybı gerçekleşti. Ancak şu da belli oldu ki Fenerbahçe bu yıl Beşiktaş'tan daha üstün bir futbol oynayan bir ekip oluşturmuş. Bu maç da gelecek derbi maçı için önemli bir gösterge oldu.

Maça gelecek olursak Fenerbahçe'de görevini yapmayan, takımına katkı eksiği olan Futbolcu yoktu. İyi olanlar ise adeta Beşiktaş'a gösteri yaparcasına kaptırdık dedikleri sağ ve sol beklere karşılık onların yerine takıma çabukça adapte olmuş Şener il Hasan Ali takımın en iyleriydiler. Beşiktaş'ın öteki maçlarda gördüğümüz ligsonuncusu takımların futboluna uygun bir futbol oynamata olan Beşiktaş'ın kapanan savunmasına karşı gol pozisyonu üretemeyen diğer oyuncular çok başarılıların seçimine giremediler.

Fenerbahçe için bu maç oynanmayan bir Derbi olarak ele alınmalı kalan tüm maçların kazanılması halinde başa oynayan diğer rakiplerin ne durumlar alacağını görmeyi düşünmek yeter olacaktır.

Futbolda Konuşulmayanlar:

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan ama gerçeklerde önemli yer tutan konular ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir. Bu hafta ele alacağım konu:

Futbolumuzdaki Şut Eksikliği :

Futbolumuzdaki şut eksikliği hemen her maçta olduğu gibi bu hafta oynanan Derbi maçında da ortaya çıktı. Yabancı takım maçlarını izlerken de görülen bu eksiklik üzerinde nedense pek durulmuyordu. Tabii bu Derbi maçı hariç. Oysa bu şutların (kaleyi bulanlar tabii ki) maçın skoruna en fazla etki eden gol pozisyonları olmakta. Tabii üstten ve yandan dışarı gidenler değil ama kaleyi bulanlar çoğunlukla skoru oluşturmakta. Kaleci tarafından karşılanıp bloke edilemeyen toplar asıl asistler sayılmalıdır. Kornerden atılan toplara asist adını veren çok bilmiş yorumcuların futbola ek olarak bulunan kelimeler asıl bu gözlerle bakıldığında gerçekleşmekte. Oysa kaleciden dönen topların gol olma olasılıkları çok daha fazladır. Teknik direktörlerin bu görüşe uygun bir futbol yani çok sayıda kalelere şut beklenmesine alışmaları gerekir.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.


YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/