2016 – 2017 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 34. HAFTA

05.06.2017

2016 – 2017 Sezonu Süper Lig Maçlari 34. Hafta

Haftanın özeti ve Adanaspor–Fenerbahçe Maçı (1 –2 ) :

Fenerbahçe zorla da olsa son hafta maçında 3.lüğü kaçırmadığına sevinirken Beşiktaş Şampiyonluğu kutlama maçındaydı. Üstelik hediye edilen 2 yıl nedeniyle ancak 3. yıldızına da kavuşmaktaydı.

Sezonun Son Haftası'nın Anlattıkları:

Beşiktaş'ın bir hafta önce kavuştuğu Şampiyonluk sonrası Medipol Başakşehir zaten kaldığı 2.liği ile yılların beklenmeyen sonuçlarından birisini elde etmekteydi. Fenerbahçe 3.lükteki tek rakibi Galatasaray'ın puan kaybetmesini değil sadece kendi son maçını galibiyetle bitirmeyi düşünüyordu ne bu düşüncesini taraftarının kendilerine ayrılan tribünleri önünde başarıyordu.Çünkü yıl içinde oynanan 2 maçın averaj üstünlüğü Fenerbahçe'deydi. Sadece 4. Galatasaray'dan 2 hafta sonra oynayacak olması değil daha az sayıda rakiple oynayıp onları eleyerek üst turlara çıkması da söz konusuydu. Kendi hocasının beğenmediği Fenerbahçe gene de bu zor sınavı aştı ve lig 3.lüğünü son maçında elde etti.

Ligi 5. sırada bitirecek olan Antalyaspor'un Avrupa Kupasına katılma şansı Z.T.Kupası final maçıyla sıfırlandı. M. Başakşehir bu kupayı alacak olsa bir takım daha yani ligi 5. Bitirecek olan takım da Avrupa Kupasına alınacaktı. Zira değişiklikler sonrası kupa finalisti olup da yenilen takım yani finalde Kupa Şampiyonluğunu kaçıran takım artık diğer takım ligden kupalara geliyor diye artık bu kupalara gidemiyor.

Ligde ilk 8 sıranın da bir önemi var. Zira sonraki lig takımları aşağıdaki elemelerden gelen takımlarla Ziraat Türkiye Kupası'nda bir önceki eleme maçlarını yapmaktalar. Puan cetveline bakacak olursak ilk 5 e giremeseler de bu takımlara sevinecekleri bir konu ancak çıkmakta. Tabii Trabzonspor gibi. Trabzonspor ile son maçını bu şehirde rakip sahada yapan Bursaspor kazanınca düşen son takım olan Çaykur Rizspor taraftarları epey söylemlerde bulundular ama inanmak veya hiçbir söyleme inanmamak mümkün değil. Zira burası Türkiye ve bu duruma gelindi.

Düşen 3 Süper Lig takımına geçmiş olsun deyip bir alt ligde gelecek sezon için başarılar dilemekten başka yapılacak bir şey de kalmadı artık. Tabi onların yerlerine geleceklere de Süper Lig'de başarılar.

  • İzlenen Diğer Maçlar:
  • Ligin son haftasında önemli maçlar aynı gün ve aynı saatlerde oynandığı için sadece bir maç izlenebilmiştir.

Adanaspor - Fenerbahçe Maçı :

Fenerbahçe için son hafta 3.lük için oynamak ne kadar sıkıntı vericiyse de bu maçı kazanarak sezonu Galatasaray'ın üstünde bitirmek de o kadar mutluluk vericiydi. Üstelik de ikili averajla yani aynı takım ile sezon maçlarını o takımdan daha iyi sonuçlar nedeniyle bir üstünde bitirmek.

Fenerbahçe futbol takımı da bu nedenle konsantre olmuş bir şekilde rakibine baskı yaparak maça başladı. Ne var ki rakibinin de küme düşmüş olduğu halde son maçını galibiyet parolasıyla başlayan Fenerbahçe gibi bir büyük takımı yenerek lige veda amacıyla aynı hırs ve gayretle başladığı görüldü. Nasıl bir sonuca varılacağı, hangi takımın bı iddialı mücadeleyi daha önce bırakacağı merakla izlenirken bunu değiştiren ve futbolun özelliklerinden birisi olan şans faktörü devreye giriverdi. Aatıf'ın şanssız bir şekilde uzattığı ayağına rakip oyuncu takılıp ceza sahası içinde yere düşünce hakem tereddütsüz penaltı düdüğünü çalıverdi.

Bu penaltı atışıyla ev sahibi takım öne geçince henüz 5. dakikada önceki karşılıklı mücadele sona erip Fenerbahçe'nin golü araması şekline dönüşüverdi. Bu akınlardan çok paslı bir tanesinde hemen 9. dakikada Aatıf Şeşu'nun gol pozisyonunu kaybetme olasılığı karşısında geriden koşmakta olan De Souza'nın koşu önüne attğı anda bu futbolcu da çok temiz bir şutla beraberliği sağladı. Beraberlik golünün bu kadar çabuk gelmesi karşısında açık farklı bir yenilgi korkusu da gelince Adanaspor ilk 5 dakikada gösterdiği futbolu gösteremedi ve 22 dalkikada maçın başında penaltılara neden olan Aatıf beraberlik golünün asisti sonrası attığı temiz bir şutla galibiyeti sağladı ve ilk yarı Fenerbahçe'nin oyalamaları sonrası galibiyeti ile sona erdi.

İkinci yarıya da Fenerbahçe'nin çok sayıda oyuncu ile farkı açmak yerine geri paslarla ve az oyuncu ile hücumu seçtiği görüldü. Kontratak çalışmalarının yapılmadığı zaten anlaşılan Fenerbahçe'nin ani bir beraberlik golü ile karşılaşıp ligi 4.sırada bitirmesi olasılığı tüm Fenerbahçelileri 90.dakikada gelen Emenike'nin uzun topu kaparak farkı açan golü atmasına kadar da sürdü.

Fenerbahçe takımında bu maçta vazifesini yapamayan futbolcu yoktu. Volkan kalede güven verirken gene akıllara önümüzdeki sezon için de bir yabancı kaleci getirilmesi konusu geldi. Oysa uzun yıllar boyu Fenerbahçe kalelerini üst klas kelecileri ile daima hazır duruma getirilen genç kalecileri birlikte korumuşlardır. Volkan Demirel ile Ertuğrul Taşkıran'nın da birlikte bu kaleyi korumaları daha akla yakın çözüm olarak gözükmekte. Onlardan birisinin sakatlanması halinde 3. kaleci ise aynı sayıda maç tecrübesi olacak durumda ki U21 takımının kalecisi olacaktır. Fenerbahçe için en akla yakın ve tarihine de uygun çözüm de bu olmalıdır.

Diğer oyuncuları ele almadan önce genç takımlarda yetişen Yğitcan'ın bu verilen görevi nasıl değerlendireceği merakla beklenirken 17. dakikada şanssız bir sakatlıkla maçı terk etmesi de üzüntü yarattı. Hasan Ali yılların sağ ayaklı beki Ümit Özat gibi solda oynatılmaya ve başarılı olmaya devam ederken gene kutlanması gereken akınlar yapmaya da devam etti. Oysa yayıncı kuruluş yorumcusu ileri çıkmaması gerektiği gibi saçma yorumlara devam etmekteydi. Golleri atanlara gazete not verenleri gibi bir fazla not vermeden bakacak olursak diğer tüm oyunculara da 10 üzerinden 6 verilmesi uygun olacaktır.

Aykut Kocaman gelmekte olduğunu açıkladı. Kendisine gelecek yıllar için başarılar dilerken şu andaki saçmalarla vakit geçiren zekâ kıtı antrenörden kurtulmuş olmak gönül rahatlığı sağlamakta. Aykut Hoca bu yıl için kötü dedikleri (ilk akla gelen Stoch gibi) bir çok oyuncuyu çok daha verimli kullanabileceği ve takımda çok fazla değişiklik yapmadan sadece takviyeler ile yetinilmesi de çok daha yerinde olacaktır.

Gelecek yıl kombine yenilemeyi teredütle düşünürken Sayın Ali Koç'un bizlere yenileme öğüdü tam sırasında ve yerinde biröğüt oldu. Yalnız “….Dere” inşaatını yapanlar Metro sonrası stada geçiş yollarını çamurlardan kurtarıp,Fenerbahçe taraftarlarına geçiş olanağı sağlamalı, hatta geçişler aydınlatılmalıdır. Zira artık karşı tarafta oturanların kendi arabalarıyla statda gelişleri saatler almakta olduğundan Metro tercih edilmektedir. Bu konu Stat Müdrü!nün de görevleri arasına alınmalıdır.

Sayın Ali Koç (gelecek) Başkan'ın öğüdü ile kombinemizi yenileyip her zaman olduğu gibi yerinde ve çıplak gözle gelecek zaferleri umutla beklemeye hazırız

Futbolda Konuşulmayanlar:

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan ama gerçeklerde önemli yer tutan konular ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir. Bu hafta ele alacağım konu:

Sportif Direktör Anlamsızlığı:

  • Dünya futbolu hayranlarının, futbolun her noktasına örnek olarak aldıkları konulardan biriside futbolun ve takımlarının başına bir “Sportif Direktör” getirme meraklarıdır. Kapitalist Ekonomi örnek alınarak CEO olarak tanımlanan, tüm konulara hakim “Üst Yönetici” konumunu futbolun da başına getirmeye çalışırlar. Tamam şirketlerde hisseler başkalarının elinde veya çoğunluk hisse sahipleri yetersiz veya birlikte o şirketi ele alıp yürütemiyorlarsa tecrübeli ve güvenilir bir CEO'ya tüm şirket emanet edilebilir. Tabii gene de Şirketlerin Yönetim Kurulları o kişiyi devamlı kontrol altında tutmaktadır.
  • Oysa Türk Futbolu'nun başındaki Fatih Terim örneği, bu şekil tek sorumlu kişilerin futbol için uygun olmadığının örneği de olmuştur. Ne var ki spor kulüplerinin denediği “Sportif Direktör”konusunun yanlış olduğu en son Fenerbahçe'nin bu sıfatla başa getirdiği Giuliano Terraneo ile anlaşılmıştır. Sportif denildiği halde diğer küçük yaş gurupları ile hiç ilgilenmemiştir bile. Kulüplerin şirket mali durumundan sorumlu olduğu bilindiği halde bu yeni Sportif Direktör zararları sonradan ortaya çıkan kadrolaşmalar da bulunmuştur. Halen ne kadar başarılı bir futbol oynamaya devam eden çok sayıda kendilerini Fenerbahçeli hisseden oyuncuyu terk etmiştir. (Alt yapıdan yetişip takım kaptanlığına kadar gelen Selçuk Şahin bile bu kadro dışı tutulmaya dahildir). Oysa Futbol Takımını takım yapan da asıl bu kulüp ruhuna paralel tutulan takım ruhudur.
  • Sportif Direktör'ün aldığı yabancı futbolcuların taraftarlarca birkaç maç izlenme sonrası nasıl yetersiz kaldıkları anlaşılınca kendisinin de sadece komisyon peşindeki menajerlerden birisi olduğu ortaya çıkmıştır zaten. Kadroların sıfıra yakın yenilenmesi hem oyuncuların aralarında anlaşmalarında zorluk hem de takım ruhunun yeşertilmesi konularında en büyük neden olduğu da ortaya çıkmıştır. Fenerbahçe Futbol Takımının iki yıldır devam eden başarısızlıklarının asıl nedeni de bu “Sportif Direktör” denemesi olmuştur. Neyse ki Fenerbahçe; tüm diğer dallarda adını ve ruhunu yükselten Fenerbahçe gibi sonuçlar almıştır.
  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/