2017 – 2018 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 33. HAFTA

15.05.2018

2017 – 2018 Sezonu Süper Lig Maçlari 33. Hafta

Haftanın Özeti ve Kardemir Karabükspor-Fenerbahçe Maçı : (0 -7)

Şampiyonluk mücadelesinde son haftaya gelinirken ilk 4 te yer alan tüm takımlar maçlarını kazandı. Galatasarayın son hafta 3 puan kaybetmesi halinde işin averaja kalma olasılığı için bu haftaki maçın Fenerbahçe tarafından 7 farkla kazanılması gerekiyordu ve öyle de oldu.

Sezonun 33. Hafta'nın Gösterdikleri:

Beşiktaş dışında kalan 3 takımın da Şampiyonluk olasılıkları devam etmekte. Galatasaray ligde 6. Sıraya ya kadar gelmiş Göztepe ile deplasmanda karşılaşacak. Başakşehir ise kendi sahasında 8.sıradaki Kasımpaşa ile karşılaşacak. Galatasaray'ın yenilgisi halinde aynı puana gelecek olurlarsa 3 lü averaj Başakşehir'i şampiyon yapacak. Fenerbahçe'nin şampiyonluğu ise önce Galatasaray'ın yenilgisine sonra da Başakşehir'in beraberlik dahil puan kaybetmesine bağlı.

Bu arada lig ikinciliğinin de Avrupa Şampiyonlar liginekalınması şansını doğurduğunu da unutmamak gerek. Üstelik Türkiye Avrupa'da bu yıl ilk 10 takım arasında olduğu için ön eleme oynayacağı takımlar zayıf ülke takımlarından olacak. 3. ve 4. Olacak takımlar ise Avrupa kupa galipleri maçlarına Kupa sahibi Akhisarspor gibi doğrudan değil ön eleme maçları oynamak üzere katılacaklar.

Düşmüş olan Osmanlıspor, Gençlerbirliği ve Karabükspor'a gelecek yıl içinSpor Toto 1. Ligde başarılar dilemekten başka yapacak bir şey de yok.

İlk 4 ile düşen son 3 arasında kalan takımlar için de lig bitmiş sayıldığı için onların son hafta aynı saatte oynayacakları maçların da hiçbir önemi kalmamış durumda. Tabii kendilerini gösterme amaçlı şahsi gayretleri ile vaat edilmiş pirimlervarsa kazanma gayretleri her zaman olduğu gibi görülebilir.

18 Mayıs Cuma günü saat 18.oo de oynanacak 5 maçın hiçbir takım için hiç bir önemi kalmamış durumda. Ancak 19.Mayıs Cumartesi günü aynı saatte (19.oo da) oynanacak 4 takımın maçlarısıralamayı değiştirebileceği için hepsi açısından da çok önemli.

Eski yıllarda Fenerbahçe'nin Denizlispor ile deplasmandaoynadığı ve kazanması halinde Galatasaray yerine şampiyon olacağı ama 0 – 0 biten maç akla gelmekte. Halen bir gazetede sadece Galatasaray'ın maçlarını yazan Selçuk Dereli akla gelmekte. Aynı saatte oynanacak bu 2 maç için günler öncesinden TFF tarafındanaynı dakikalarda bitirilebilmesi için telefon irtibatları kurulduğu anlatılmıştı. Oysa Selçuk Dereli öyle yapmadı ve geciktirmelere aldırmayarak maçın 19 dakika geç oynanmasına göz yumdu. Top toplayıcı çocukların sırtlarında yer alan torbaların içindeki konfetiler tribün tribün dolaştırılmış her bir tribünden ayrı ayrı atılanlar nedeniyle hakem maçı durdurarak defalarca temizletmiş ama bu maç oynanamaz kararını vermesi gerekirken susup 19 dakika sonra bitirmiştir maçı. Aynı saate oynanan Galatasaray maçından sonra da bu maç sahada beklenip şampiyon oldukları anlaşılınca da kutlamalara geçmişlerdir. İşte şaibe işte şike ve işte hakem Selçuk Dereli

İzlenen Diğer Maçlar:

(Gündüz saatlerinde güneşli olan günlerdeyayıncı kuruluş naklen yayınlarda zayıf kalmakta. Biraz masrafa girip uzak çekimleri 2 kamera ile vermeyip kameramanlara elle ayar zorunluluğu getirince bazen oyuncular da top da gölgede kalıp yok olmakta. Aynı zayıf yayınlar bu haftada da devam etti.)

Galatasaray, Evkur Yeni Malatyaspor'u 2 – 0 yenerken bu yılın ilginç anlarına bir yenisi ekleniyordu. Evet ilk golün 30. saniyede gelmesi golü yiyen için de atan için de çok ilginç olduğu gibi izleyenler için de aynı ilginçlikteydi. Çoğu izleyici televizyonlarının karşısına henüz geçememişlerdi bile. Sanırım aynı sonuç dolu tribünler önünde oynanan maçta seyirci için de geçerliydi. İki takımı yönetenlerin de maçtan önce verdikleri taktikler sıfırlanmış oluyordu. Maçı yeniden ele alacak ve 1 -0 a göre 90 dakika için taktik düzenleyeceklerdi artık. Üstelik 2. gol de 12. dakikada yani erken gelince maç da bitmiş gibi oluyordu. Karşılıklı akınlarda 3. gol fırsatını kaçıran da ev sahibi takım oluyordu. İlk yarı bu şekilde biterken 2. yarıya da aynı şekilde karşılıklı ataklarla ama gol fırsatlarını kaçıran taraf Galatasaray olarak başlandı. Malatyaspor'un akınlarının daha çok kendi sağ kanadından yani rakibin sol kanadından, Nagatomo tarafından geliştiği görülüyordu. 64. dakikada oyuncu değiştirme hakkını bitirmiş olan Antrenör Umut Bulut, sakatlanan oyuncusunun yerine oyuncu alamayınca takımı 10 kişi kalmış oluyordu.Bu olay bazılarımıza eskileri hatırlattı. O yıllarda maç içinde oyuncu değişikliği diye bir şey yoktu. Sakatlanan oyuncu koşamasa bile eğer hastanelik derecesinde sakatlanmış değilse oyuna sokulur ve solaçık pozisyonunda maça devam ederdi. Ofsayda düşmeden kendi sahasında dolaşır hatta paslaşma olanağı dahi yaratırdı. Kaleci çıkmış ise gözleyip verilen pası gole çevirenler dahi görülmüştür. İşte rakibi 10 kişi kalmış Galatasaray 12. Dakikada kazandığı maçı böylece çok rahat bitirmiş oldu.

Bursaspor Trabzonspor'a 1 – 3 yenilirken çok ilginç bir maç izlendi. İki takımın taraftarları da tribünleri doldurmuş ve dostluk gösterileri içinde maçı izlemekteydiler. Düşme hattına yakın bir yıl geçirmiş olan Bursa seyircisi kulüplerini destekleme örneği vermekteydi. Ayrıca ayrılma günü olan son maçında Batalla'yı uğurlamak amacıyla da tüm tribünlerden sallanan 10 numara yazan kartonların yanında 2 dilden yazılmış sloganlar da sallanmaktaydı. Trabzonspor'unise artık 5.liğin bir önemikalmaması nedeniyle hedefsiz hale gelmesine rağmen oynadığı mücadeleci futbol da hayretlekarşılanmaktaydı.Bu mücadeleyi yıl boyu gösterecek olsalar şimdi ilk 4 içinde Avrupa yolunda olabilirlerdi. Bursaspor'un oyuncularının yetersizliği ortaya çıkarken özellikle Faty bu konuda açık hatalarıyla en çok göze çarpan oyuncuları olmaktaydı. Bursapor'un zaafları ortaya çıkarken üstelik 6. dakikada gelişen ilk akın N'Doye vasıtasıyla gol olunca Trabzonspor deplasmanda öne geçiveriyordu. Yayıncı kuruluşun seçtiği spiker yanındaki yorumcu Hamdi Akın, eski bir Trabzonlu olduğu için yapılan yorumlar da sadece Trabzonspor lehine yapılır haldeydi. Hele 15. dakikadan sonra 2 top Bursaspor kalesinin direklerinden dönünce maçın gidişatı da gözler önüne seriliverdi. 20. dakikada geri pası yakalayıp 2. golü atan günün başarılı isimlerinden Yusuf Yazıcı maçı da bitirmiş gibi oluyordu. 43 de Sow'un attığı şeref sayısı ile maç sonucu ilk yarının sonunda tescillenmiş oluyordu. Hakemin 60. dakikada Bursaspor lehine elle itme nedeniyle mutlaka verilmesi gereken penaltıyı es geçmesi sonrası 89. dakikada verdiği penaltıyı Harun, N'Doye'nin sert vuruşuna rağmen kurtarınca maç da son buluyordu. Bursa seyircisi takımının ligdeki yerine kendi sahasındaki bu yenilgiye rağmen Batalla'yı omuzlarına alan tüm futbolcularını çılgınca desteklemeye devam ediyorlardı.

Osmanlıspor, Beşiktaş'a 2 -3 yenilirken düşme hattında çok küçük bir ümide kaldı.O da Akhisarspor'un bu hafta oynanacak son gün maçında hiç puan alamaması halinde gelecek haftanın beklenmesi ümidi. Oysa maça çok mücadeleci ve mutlaka en az 1 puan alma arzusu ile başladıkları görülmekteydi. Tribünlerinde yere yer boşluklar bulunan maça Beşiktaş taraftarlarının tezahüratlarıyla başlandı. Üstelik 4. Dakikada maçın ilk şutunu atan Osmanlıspor 6. dakikada da 1 – 0 öne geçiyordu. Günün en güzel futbolunu oynamakta olan Serdar Gürler sol taraftan kaptığı topu sürerek kaleci ile karşılaşırken şutu da Fabri'nin bacakları arasından gol olmaktaydı. Golde de Beşiktaş'ın en zayıf noktası olan Medel'in topu kaptırmasının rolü vardı. Tabii ki bu golden sonra maç tek kale Beşiktaş baskısı altına giriyordu. Ne var ki Osmanlıspor kontratakları da her an gol getirebilecek sonuçlara gebe ataklar şeklinde gelişmekteydi. Hatta 35. dakikada hakemin büyük hatası ile elle itme sonrası ev sahibi takım lehine verilmesi gereken penaltının verilmemesi büyük bir şanssızlıktı. İlk yarı bu sonuçla tamamlandıktan sonra ilk gol karambolda top Anıl'a çarparak beraberlik golü oldu. Bu gol Beşiktaş'ı ateşledi ve baskısını arttırarak gol ararken yapılan yerden ortada boş durumdaki Mustafa Pektemek, topu göğsüyleyönlendirerek 50. dakikada takımın ilk kez öne geçirdi.56.dakika da Serdar Gürler veşata ile çok nefis bir golletakımına beraberliği getiriyordu. Maç böyle bitecek derken sahneye Love çıktı ve yapılan bir ortayı kafayla Beşiktaş'ın galibiyet golü olarak kaleye gönderirken 80.dakika yaşanıyordu. Osmanlıspor tekrar beraberlik golü için ataklar yapmaya başladıysa da başka gol gelmedi.

Gelelim Fenerbahçe maçına.

Kardemir Karabükspor - Fenerbahçe Maçı :

Fenerbahçe için gene her hafta olduğu gibi mutlaka kazanılması gereken bu maçın üstelik gol averajının Galatasaray'ı geçmesi için 7 farkla kazanılması da gerekiyordu. Öyle de oldu. Ev sahibi takım; düşmesi bir yana ligin başındaki kadrosunu oluşturan oyuncularının hemen tamamının ayrılması nedeniyle çok zayıf bir takım haline de gelmişti. Ligde açık farkla kaybettiği maç sayısının fazlalığı da bilinmekteydi. Maç bu bilinenlerle başladığında nasıl sonuçlanacağı da merakla beklenmekteydi. 2. dakikada ilk kaleye yaklaşılmasında rakip oyuncuya çarpan topun gol olması ise bu beklentinin gerçekleşebileceğini anlatıyordu.

Maç boyu akın yapan, golü arayan Fenerbahçe 10 dakikada bir gol bularak maçın yarısını 5 golle tamamladı denebilir. 5 gol sonrası K.Karabükspor da mutlak bir gol bulmak amacıyla zaman zaman hücumlar yapmaya da başladı. Bunlardan birinde Volkan çok başarılı bir kurtarış da yaparak gole izin vermedi. Fenerbahçe'nin en başarılı oyuncusu zaten maçta da en çok koşu yapan oyuncu olarak açıklanan Hasan Ali Kaldırım'dı. Gol atma açısından ele alacak olursak da tabii ki Fernadao'nun yeri bir başkaydı. Fenerbahçe bol gol gerektiren bu maça tabii ki 2 santrafor ile çıkmalıydı. Santraforlar gol kollayıcı oldukları için rakibe değil topa koşarlar. Bu da bazen rakip oyuncuların boş kalarak ani akınlara çıkmasına neden olabileceği için çok az maça 2 santraforla çıkar Teknik Direktörler.

7 golün en güzeli Aatıf'ın çalım atarken yaptığı atraksiyondu. Topa basarak futbolcular 180 derecedönüp topa vururlar ve güzel bir goldenir ama çoğu zaman rakip savunma bu topa ayak uzatır ve vuruş güme gider. İşte Aatıf bu dönüşünde topa 2 kere basarak savunmanın müdahalesini sıfırlayarak golünü atıyordu.

Matematiksel olarak devam eden şampiyonluk olasılığı 6 dan fazla gol atılan bu maç sonrası Galatasaray'ın mağlubiyetine bağlı. İki takımın 33 hafta sonra 7 golle averaj farkı eşitlenmiş olsa da son maçını kaybetmesi ile şampiyonluk olasılığı ele alınacağına göre son maçında Galatasaray'ın en az 1 gol farkının yok olacağı da unutulmamalıdır. Tabii Başakşehir'in 2 li averajda üzerinde olunsa da 3 lü averajda üstün olan da onlar. Olasılık % si 5 in altında gibi görülmekte. Tabii ki beklenecek ve görülecek.

Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

33. Hatır Şikesi Nedir, Suç Sayılır mı?

Şampiyonun belli olacağı veya düşme hattının altında kalma maçlarında söz konusu olan hatır şikelerinin tabii ki asıl şike maçlarından farkı vardır. Büyük bir ayıp ve büyük bir suç olan bilerek kaybetme şikelerinden tabii ki büyük bir farkı vardır. Karşı takım için kaybetmek esasına değil büyük bir mücadele ile kazanmaya çalışma esasına dayanmaktadır. Her iki durum için de gaye aynı olduğundan şampiyoluk konusu için bir örnek aşağıya alınmıştır:

Şampiyonluk adayı takım son maçını orta sıralarda yer alan hiçbir iddiası veya korkusu kalmamış olan takımlardan birisiyle yapacaktır. Yenerse şampiyon olacak 3 puanı alamaz ise altında 2. durumda bulunan takım şampiyon olacaktır. Bu 2. durumdaki takımın bir yöneticisi hatta sadece taraftarı olan maddi durumu çok yüksek bir kişi, şampiyon adayı diğer takımla oynayacak takımın yönetiminde yer alan bir kişiyi çok yakın olan arkadaşlıklarına güvendiği için arayarak bir teklifte bulunur. O yöneticinin tüm takım oyuncularına galibiyet veya beraberlikleri halinde dağıtacağı büyük bir yekûn tutacak bir parayı vereceğini arkadaşına aktarır. Arkadaşının sözüne her zaman çok güvenen yönetici takımı toplar ve maçtan birkaç gün önce şu konuşmayı yapar:

- Değerli oyuncularım. Bu hafta çok önemli bir maç yapacaksınız. Ne yazık ki bazı söylentiler çıkmış durumda. Güya biz şu andaki Şampiyonluk adayı takımla şike yapıp yenilecek mişiz. Oysa bizim takımınız tarihe şanıyla şerefiyle geçmiş bir takımdır. Böyle şerefsiz yenilgilere yanaşmaz. Ayrıca tek başına para almış ve bu takımdan seneye ayrılacak oyucuları düşünmek dahi istemiyorum. Bu nedenle biz; Başkanımız ve Yönetim Kurulu arkadaşlarımızla toplanıp bu maçı şerefiyle oynayarak yenilmeden bitirmeniz halinde hepinize teker teker ………..$ pirim dağıtacağız. Haydi, bu maçta hepinizden şerefinizle büyük bir mücadele vermenizi bekliyoruz.

Aynı şekilde bir olayı düşme hattındaki bir takım için de düşünebilirsiz. Şimdi bu olaya verilen isim “ Hatır Şikesi”dir. Peki şike ile aynı kabul edilmeli midir yoksa suç bile sayılmaz mı? Bunun kararını kimler verecektir?

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/