2017– 2018 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 4. HAFTA

12.09.2017

2017– 2018 Sezonu Süper Lig Maçlari 4. Hafta

Haftanın özeti ve Fenerbahçe – Medipol Başakşehir Maçı : (2 –3)

Bu haftanın sonunda eğer Galatasaray puan kaybetmemiş olsaydı en kötü durumda kalacak olan Fenerbahçe olacaktı. 4 hafta sonra Fenerbahçe'nin durumu pek iyi olmasa da oynanacak 30 hafta daha olması nedeniyle ümitsiz değil.

Sezonun 4. Haftası'nın Gösterdikleri :

  • Beşiktaş ile Galatasaray 10 ar puanla başı çekerlerken son yenilgi Fenerbahçe'yi puan cetvelinin 11. sırasına indirdi. Bardağın boş tarafı için çok kötü bir durum olsa da, dolu tarafına göre sona ulaşmaya daha çok sayıda hafta var. Çok şeyler değişebilir. Bardağın dolu tarafının bıraktığı bir mutluluk da 9 Eylül'ün yıldönümünde Fenerbahçe seyircisini hep birlikte söylediği ”İzmir Marşı” ve sonrasında da “Atatürk'ün Askerleriyiz” sloganı oldu.
  • Daha çok şeyler yazılacak haftalara gelinceye taraftarlar bardağın dolu tarafı ile mutlu kalmalıdır.
  • İzlenen Diğer Maçlar:
  • (Yayıncı kuruluşun Trabzonspor ile Galatasaray'ın maçlarını yayınlarken dikkati çeken konu her iki maçın yorumcusunun da bu maçları tarafsız değil de bu iki takımın taraftarı şeklinde yorumlamalarıydı. Bu ayıbın başka kimlerin dikkatini çekmiş olabileceği ise bilinmiyor.)
  • Deplasmanda Kardemir Karabükspor'u 0 – 1 yenen Beşiktaş'ın maçı Fenerbahçe Ülker stadında bulunulduğundan izlenememiştir.
  • Kendi sahasında Trabzonspor, Gençlerbirliği'ni 3 – 1 yenerken başlangıçta çok zorlansa da oyuna sonradan giren yedeklerin atttığı gollerle kolay kazanılmış gibi bir skor elde etti. Üstelik tribünleri doldurmuş olan Trabzonlulara Gençlerbirliği'nin 6. dakikada Ahmet İlhan'la attığı gol şok etkisi yaratmaktaydı. Ancak bu gol sonrası Trabzonspor ipleri ele alıp devamlı baskı kurmaya başladı. Üstelik tüm baskıya karşın ilk yarıyı yenik kapatmaktaydılar. Az sayıda gelişen akınlarda ki konuk takım ataklarında ise Kaleci Onur başarılı kurtarışlar da yapıp 2.gole izin vermiyordu. Bu baskılı oyun sırasında Yusuf Yazıcı ile eski bir Beşiktaşlı olan Sosa'nın futbolları göze giriyordu. Oyuna 2. yarıda giren genç oyuncu Abdülkadir de gelecek için ümit veren bir futbol oynamaktaydı. Trabzonspor'un devam eden baskısı ile önce 53. dakikada Olcay beraberliği kurtardı, oyuna sonradan giren Rodellega 84 de, gene oyuna sonradan giren Onazi 90 da durumu 3 – 1 yaptılar.
  • Deplasmanda Galatasaray, Antalyaspor'la 1 – 1 berabere kalarak 4. haftada ilk kez 2 puan kaybetti. Dolu sayılabilecek bir statta ev sahibi takım daha üstün bir futbol ortaya koyarken Galatasaray önceki haftalarda oynadığı ve medya tarafından çok övülen futbolunu gösteremedi. İlk 20 dakika sonrası ev sahibi takımın akınlarını durdurmakta zorlanmaya başladılar. 25 ve 30. dakikalarda ki gol pozisyonlarını önleyen ise Muslera'ydı. Ne var ki 34. dakikada 3 pasla gole ulaşan ise Gomis'in ayağından konuk takım oluyordu. Zaten üstün oynarken golü yiyen taraf olan Antalyaspor bu dakikalardan sonra tamamen üstünlüğü ele geçirdi. Ne var ki beraberlik golünü ancak 82.dakikada Samuel Eto'o ile kazanabildi. Golü arayan fakat atamayan Antalyaspor +5 dk. uzatmalarda neredeyse2 faul atışından sahadan yenik ayrılacaktı ama. Maç 1 – 1 sona erdi.
  • Gelelim Fenerbahçe'nin maçına.

Fenerbahçe – Medipol Başakşehir Maçı :

Fenerbahçe için (eski bir deyimle)“hüsran” ile bir hafta daha geçti. Oysa tribünleri ve özellikle her iki açık tribünü doldurmuş, tezahüratları ile stadı coşkuya boğan taraftarlar galibiyetten emindiler. Hele bu taraftarın 9 Eylül'ün bir yıl dönümünde İzmir marşını tek yürekle söylemeleri ve “Atatürk'ün Askerleriyiz” ile stadı çınlatmaları gelenlere büyük bir mutluluk dağıtıyordu.

Ne var ki henüz 1.dakikada gelen gol ümitleri sonlandırmasa da tüm seyirciye büyük bir acı yaşatmaktaydı. Bu gol yeni bir takımın henüz korner atılırken adam paylaşma veya saha paylaşma çalışmalarını dahi tüm takım halinde yapamadıklarının ispatı gibiydi. Neto her ne kadar çok başarılı ve bu yerin hakkını verecek bir stoper olarak izlense de diğer stoper Skertel ile ilk kez yan yana oynamaktaydı.

Fenerbahçe hala takım olamamıştı. Tabii ki bunda teknik direktöre hiçbir sorumluluk yüklenemez. Fenerbahçe'de devam eden transferlerin eski bir sorumlusu unutulamaz. Önceki yıllarda, SportifDirektör olarak getirilen kişiye güvenin hatası hala hatalar zincirinin halkalarının devamı şeklinde. Futbol takımının her dalını yüceltmesi beklenen bir sportif direktör sadece transfer komisyoncusu çıkınca yapılan devamlı transferler Fenerbahçe Futbol Takımının oluşmasını önlemiştir. UEFA kriterlerinin cezası bir taraftan, Stoch gibi, Kjaergibi oyuncuların gönderilmesi ile Transfer sezonunun ilk kez bu kadar uzun tutulmuş olması takımın kurulmasını geciktirmiştir.

İşte bu maçta da en büyük sorun hala bir takım olunamayışıdır. Ne kontratak hazırlığı ne atılan kornerlerde yer tutma ne de kaleciyle anlaşmak şeklindeki futbol gerçeklerinde bir türlü bitlik kurularak takım olunamıyor. Alınan oyuncularla mutlaka birkaç maç sonra takım anlaşması tamamlanmış ve Aykut Kocaman Hoca ortaya başarı ile oynayan bir takım çıkartacaktır. Ne var ki kaybedilen puanlar gayeye ulaşmayı çok zor hale getirmiş de olacaktır. Bir futbol takımını takım yapan önceki yılın 18 oyuncusundan sadece 3 - 4 kişinin değişmesidir ne yazık ki.

Takım olunmasa da iyi futbolcunun takıma her şeyini veren futbolcuların çok sayıda olabileceğinin ispatı ise Valbuena olmakta. Her maçta hem kalitesini hem de hırsını birleştiren tek oyuncu olması hayretle izlenmekte. Volkan; yediği gollerde hatalı olmadığı halde, üstelik 2-3 tane mutlak golü de önlediği halde hala tribünlerdeki bazı kendini bilmezlerce ıslıklamaya devam edilmekte. Bu seyirciyi gelecek kendi saha maçında tribünlere toplayacak tek konu Beşiktaş derbisinin kazanılmasıdır.

Zaten stada geliş sorunu hala bir eziyet halinde devam ediyorsa, Fenerbahçe Stat müdürü, B.Dere inşaat sorumlusu ile bir anlaşma yaparak stada geliş yolu açtıramıyorsa, Fenerbahçe'nin gelecek kendi saha maçına ancak birkaç bin seyirci gelebilir. Ayrıca Okul tarafındaki açık tribünün tümden kapatılması bile olası olduğuna göre kaç seyirci gelir düşünmek bile istenmiyor.

Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

4- Kaliteli futbolcu kendisine gelen toptan önce etrafına bakandır.

Ligimizde tüm takımlar top rakipteyken pres yaparak topu ele geçirmeye çalışmaktadırlar. Top ayağında olan rakip oyuncuların pas verecekleri oyunculara dahi pres uygulamaktadırlar. Durum böyle olunca da rakip ceza sahasına ulaşmak zorlaşmakta, “10 numara” tabir edilen hücuma hazırlık oyuncuları artık bulunamamaktadır. Bu görev artık hemen hemen (kaleci dahil) her oyuncuya kalmaktadır.

  • Tabii ki pas alabilmenin ilk şartı boş taraflara kaçmaktır. Top ayağındaki takım arkadaşları da bu durumda olanlara topu göndermeye çalışacaklardır. Ne var ki bazen o oyuncuları dahi önce boş bırakıp sanki ilgilenmiyormuş gibi görünüp birden üzerine koştukları dahi olmaktadır. Hiç boş oyuncu kalmayacak şekilde oynayan takımlar da bulunmakta. Bu takımlara karşı sadece kontrataklarla gol aranabilmektedir.
  • Yukarıda anlatılan oyun şeklinde, top ayağına geçen bir futbolcunun çok çabuk hatta tek pasla topu başka bir arkadaşına aktarması gerekmektedir. Bu durumlarda kaliteli kabul ettiğimiz futbolcular ortaya çıkartan da o andaki durumlarıdır. Top gelmek üzereyken veya geleceğini beklerken kendi durumunu, yakındaki pres yapan rakip oyuncuları ve pas verebileceği takım arkadaşlarını izleyip hafızasına nakşeden oyuncular başarılı olabilmektedir. İşte bu oyunculara “kaliteli futbolcu” yaftası ancak böyle yapıştırılabilir.
Gelecek yazıda buluşmak üzere.


YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/