2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 14.HAFTA

04.12.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 14.hafta

14.Haftanın izlenimleri [Fenerbahçe - Kasımpaşa Maçı :(2 -2) ]

Medipol Başakşehir aldı başını gidiyor derken bu haftayı yenik kapattı. Kasımpaşa Fenerbahçe karşısında 2 puan kaybederken Galatasaray galibiyeti Beşiktaş'ı 3.lüğe yükseltirken haftanın da en kazançlı takımı oldu. 3 puan kendi galibiyeti 3 puan bir üstüne çıktığı Galatasaray'ın kaybı, 3 puan liderin kaybı, 2 puan da hala lig 2.si olan Kasımpaşa'nın kaybı dersek Beşiktaş'ın kazanç hanesine 11 puan yazarız.

Yukarılar ila bu ara hiç puan hesabı olmayan Fenerbahçe lig 2. si Kasımpaşa ile berabere kalınca yararı üstte yer alan takımlara oldu. Ne var ki bu 2 puan kayıp Kasımpaşa'yı yerinden bile oynatmadı. Sadece diğer takımlar ile olan puan farkları etkilenmişoldu

Tabii ki bu yarı Fenerbahçe'nin durumunu anlatacak ve irdeleyecek kelimeler bile bulun makta zorlanılıyor. Haftaya 15. sırada girmişti ve aynı sırada bitirdi. Yorum yapmak bile çok zor.

Ligimizde yer alan çok sayıda yabancı oyuncu ile her takımda rastlanılan kaliteli ve golcü oyuncu fazlalığı hemen hemen tüm takımların rekabet güçlerini eşitlemiş gibi görünmekte. Özellikle golcüleri ele almakta da yarar var. Geçen yıl Gomis gibi bir golcüye sahipken Galatasaray'ın maçları ile bu yıl kaybettiği puanlar da bu yorumun en büyük örneği.

VAR sistemi hala en çok tartışılan konuların başında gelmekte. Oysa hakem tartışmaktan çok daha olumlu bir gelişme. Tartışmaların anlattığı ise birçok konuda spor yorumcularının hala tam anlaşamadıkları sonucunun ortaya çıkması.

Düşme hattıiçin hala yorum yapmak da bir sonuca varmak da olanaksız.

İzlenen Diğer Maçlar:

Kayserispor'u 0-2 yenen Trabzonspor yükselişe geçtiğini anlatmakta. Seyircinin dolduramadığı tribünler önünde başlayan maç iki takımın da eşit gol arama etkinlikleriyle sürüyordu. İlk gole yaklaşan takım 15. dakikada Kayserispor olurken 22 ve 30. dakikalarda Trabzonspor'un gol fırsatları direklerden döndü.40. dakikada gol fırsatını gole çeviremeyen Kayserispor olurken ilk yar de 0 -0 bitiyordu. Düşme hattı içinde bulunan Kayserispor ile bu hatta yaklaşmış olan Trabzonspor'un karşılıklı gol fırsatları yakalamaları orta sahaların çabuk geçildiğini göstermekteydi. Lung'un müthiş kurtarışları sonrası tam maç berabere sonuçlanacak derken 82. dakikada atılan frikiği akıllı bir kafa vuruşu ile gole çeviren Ekuban bütün görüşleri değiştiriverdi. Uzatmalarda da 2. golü bulan Amiri skoru ilan ediyordu.

Beşiktaş Galatasaray'ı 1 – 0 yenerken çok ilginç bir maç izlendi. İki tarafın seyircilerinin tamamen doldurduğu tribünler önünde iki takım da maça kaygılı ve dikkatli başladı. Gol atmaktan çok gol yememe isteği öne çıkan bir maç izlenmekteydi. Beşiktaş ilk 15 dakika içinde hücum üstünlüğünü ele almıştı ama maçta gol pozisyonu yoktu denirken devreye VAR girdi. Ceza sahasına gönderilen çift vuruş sonrası Beşiktaşlı oyuncuların itirazları nedeniyle Hakemin vermediği penaltı durumu ortaya çıktı. Gerçekten de Eren'in topu koluyla vurarak ileriye göndermiş olduğu tekrarlarda izlendi. Zira bu bir kola çarpma değil kolla vurma işlemiydi. Penaltıyı günün başarılı ismi Ljajic gole çevirip durumu 1 – 0 a getiriyordu. Golden sonra Galatasaray akınları da başladı tabii ki. Bu akınlardan en önemlisi de Ozan'ın şutunun direkten dönmesiydi. İlk yarı bu şekilde sona erdikten sonra naçın en ilginç yönü ortaya çıktı ve VAR, 3 kez daha devreye girdi. Sözcü Gazetesi'ndeki Galatasaray taraftarı Selçuk Dereli'nin söylediklerinin tam tersi olarak tüm VAR kararları doğruydu ve gol çıkmadan da maç sona erdi. Galatasaraylı futbolcuların agresif karar ve davranışları Fenerbahçe derbisindeki gibi devam etti ama birkaç itişme kakışma dışında olay çıkmadı. Tabii ki çok sayıda kart çıkartılan bir maç izlenmiş oluyordu.

Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe - Kasımpaşa Maçı :(2 -2)

Ligin 14. haftasında Türkiye'de lig 2.si ile ligin 15.si karşılaşacaklar denecek olsa herhangi futbolsever yabancı birisi için böyle bir maç da hiçbir şey ifade etmezdi. Tribündeki yer yer boşluklar da Fenerbahçe taraftarlarının ümitsizliğini anlatmaktaydı. Az sayıda seyirci ile maça gelen Kasımpaşa ise aslında tipik bir büyükşehirin küçük bir mahalle takımıdır. Çocukluğumun ilk 11 yılı Şişli'ye geçiş yolunda olan Pangaltı yokuşundaki evimizden geçerken bu yokuşun 500 m. alt kesimi ise düşük nüfuslu Kasımpaşa Mahallesi oluyordu. İşte bu semtin takımı şimdi Süper Ligin şampiyonluğu için 15.haftaya gelindiğinde liderin 4 puan gerisinde mücadele etmekte.

Ligin 3 büyük takımından birisi olan Fenerbahçe ile Kasımpaşa arasındaki maç karşılıklı rakibe pres ve mücadele ile başladı. Bu mücadele erken bir penaltı kararına da neden oldu. Takımının golcüsü Mbaye'nin kullandığı penaltıyı Harun önce kurtardı ama atış öncesi ceza alanına giren Kasımpaşalı Educk gole çevirdiyse de hakem bu golü VAR kararına uygun olarak iptal etti. Karşılıklı akınlar daha çok Fenerbahçe tarafından gerçekleştirilirken 22.dakikada Kasımpaşa'yı öne geçiren de gene Diagne oluyordu. Devre bu şekilde sonuçlanak denirken 44. dakikada Valbuena'nın ortasını Neustader güzel bir kafa vuruşuyla maçı berabere durumuna getiriyordu. Maç gene bitti denirken verilen +3 dakikalık uzatmanın son dakikasında ceza sahasına gelen yerden ortayı Fenerbahçe alt yapısından yetişen Özgür Çek topu kornere atmak isterken kendi kalesine atıp ilk yarının skorunu 2-1 e getirdi. İkinci yarı da karşılıklı akınlarla ve karşılıklı ele geçirilen gol pozisyonları ile devam ederken Kasımpaşa gene Diagne ile ve gene kafayla 54. dakikada durumu 2-2 berabere hale getirdi.

Fenerbahçe'nin bu kadrosunun bu maçı kazanması çok zordu. Vasatın üstünde oynayarak taraftarlarından alkış alan başta hücumları yaratan M.Ekici, akınlarda ona eşlik eden Valbuena, sol taraftan akınları başlatan Hasan Ali ile her aldığı top sonrası rakip ceza sahasına girerek gol pozisyonları yaratan genç Barış sıralanabilir. Vasat oynayanlar bir yana hiçbir etkinlik yaşatamayan santrafor görvlisi Slimani yeniden tartışma konusu yaratacak bir futbol ortaya koymaktaydı. Santrafor etkisiz olunca yapılan ortalar da etkisiz kalıyor ve gole bir türlü ulaşılamıyordu. Bir takımın ileri açılan toplarında sahip olamasa dahi akın başlatacak pozisyonlar yaratması beklenirken ileride hiçbir yüksek topa sahip olunamadı. İsla da sakatlık sorununu yeni atlatan Şener'in başarılarının uzağındaydı. Eljif çok hata yaparken önceki maçlarındaki performansının uzağında kalmıştı.

Sonuç olarak lig için bir şey yazmaya el gitmezken Avrupa maçları ile Ziraat T.Kupası maçlarındaki başarılar için devre arası transferleri beklemek yanlış olmayacaktır. Yani ümitler sezonun 2. yarısına kaldı denebilir. .

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

14. Tek Paslı Oyun :

Bu konu için ilk akla gelen; top ayağına gelen her oyuncuya hemen 2-3 kişiyle pres uygulayan rakip takımlara karşı tek pasla oynamak bir çözümdür. Tabii top kendisine gelmeden etrafına bakabilen tekniği yüksek oyuncuların bunu yapabildikleri de bilinmekte. Top kendi arkadaşlarından birisine gönderildiğinde diğer oyuncu arkadaşlarının da koşarak boş yerlere kaçmamaları halinde bu paslaşmanın olamayacağı da gene bilinmekte. Çalışma yaptıran hocalarının da bu konuyu antrenmanlarda çok çok anlatması ve denemeler yaptırması da gene beklenenlerden.

Bir de unutulmasın ki; tek paslarla hücuma kalkan oyuncuların takımı kendi seyircisinden de çok alkış almakta. Rakibi ıslıklamaktan takıma daha yararlı bir alkışlama şekli olduğu da bellidir.Üstelik bu hücum gollü olsun golsüz olsun bu tür bir akın ve seyircisinin alkışı rakip takımın moralini de olumsuz etkileyecektir.

Göze hoş gelen bir futbol ortaya çıkarken ve alkış alırken oyuncular neden bu yola fazla başvurmaz ilginçtir. Sanırım ayağındaki topla oynama merakı ile üstün top yeteneğini ispatlamaya çalışmak bu konuda 2 önemli neden olmakta.

  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com