2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 17. HAFTA

25.12.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 17. Hafta

17.Haftanın izlenimleri [ Antalyaspor - Fenerbahçe Maçı :(0 -0) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun İlk yarısının son haftası tamamlanırken puan cetvelinde hemen hiç görülmemiş sıralanmalar oluştu. İlk yarının lideri 3 büyüklerden hiç birisi olamazken Medipol Başakşehir, hem de arkasından gelen 4 takımdan 6 puan önde 35 puan ile lider oldu. İkincilik ile 4. Lük sıralamasındaki 4 takım; Trabzonspor, Evkur Yeni Malatyaspor, Kasımpaşa ve 5. durumdaki Galatasaray şeklinde dizilmekte.

İlginçtir ki 7. haftada puan cetvelinde 12. Sıraya kadar gerilemiş bulunan Trabzonspor ilk yarıyı liderin arkasından 2. sırada bitirme başarısını göstermekteydi. Oysa uzun süre ligde 3.sırada bulunan Beşiktaş son hafta 7. sıraya kadar gerilemişti. Fenerbahçe'nin düşme hattı sayılan son 3 sıranın içinde bulunması ise Fenerbahçeliler için büyük bir üzüntü teşkil ederken rakipler için ise büyük bir espiri kaynağı haline gelmiştir.

Ligde bu şekilde garip sıralamalar yer alırken ne orta sıralar ne de düşme hattı için bir yorumda bulunmak da olanaksız hale gelmekte. Ligin son sırasındaki Çaykur Rizespor bile ilerleyen haftalarda kurtulup sırası olan sondan 4. Sırada yer alan takımlarla sadece 5 puan geride kalmış olduğuna göre bu punları toplayarak kurtulma sıralarına yükselebilecektir.

Sezonun ikinci yarısı için değişen Teknik Direktörlerin başarıları ile yapılacak çalışmalar ve alınacak olursa yeni oyuncuların katkıları taraftarlarca ümitle beklenmekte.

VAR sistemi için dahi şimdilik bir yorum yapmak olanaksız. Lehine konuşanlar kadar aleyhinde çok sayıda görüş bildiren futbol yorumcularının bulunması hayretle izlenmekte. Eğer kötü düşünceler ileri sürerek yurdumuzda her konuda ileri sürülmekte olan fesatça düşünceler doğru değilse VAR sisteminin en az son çizgi hakemleri kadar yararlı bir sistem olduğu çok açıktır.

İzlenen Diğer Maçlar:

Beşiktaş, Kasımpaşa karşısında 4 – 1 yenilerek hezimet sayılacak bir sonuçla sahadan ayrılıyordu. Büyük boşluklarla dolu tribünler önünde ve soğuk bir havada oynanan maç başlar başlamaz 2. dakikada Beşiktaş golü bulduysa da Lens'in elle oynaması sonrası golün geldiğini gene hakemler değil VAR tespit ve iptal etti. Golü atmış olan Durukan sevinirken zıplama sonrası ayak bileğinden sakatlanarak ilk zorunlu değişikliğe neden oldu. Maç karşılıklı akınlarla gelişiyor denecekken uzaktan çok sert ve güzel bir şutuyla 11. dakikada Sadiku takımını 1 – 0 öne geçiriverdi. Her maç gibi Beşiktaş akınları çoğalacak denirken yapılan karşı atakların çoğunda Kasımpaşa da gole yaklaşmaktaydı. Bunlardan bir tanesini de yani Kasımpaşa'nın bir golünü de VAR Medel'e yapılan faulü tespit ederek golü iptal etti. Devre böyle biterken 45 + 1 de Kasımpaşa,Diagne ile bir karambol sonrası durumu 2 – 0 a getirmesiyle takımlar sahadan ayrıldılar. Gene VAR'a bakıldı ama gol geçerliydi. Bu beklenmedik 2 farklı yenilginin biraz olsun Beşiktaş'ı etkilemiş olduğu görülen ikinci yarıya başlandı. Bu gayret 51. dakikada; Kasımpaşa'nın 2. golündeki gibi gene bir karambol golüyle Beşiktaş'ın skoru 2 -1 e getirmesin sağlıyordu. Bu gol oyunu hızlandırmış ve devamlı karşılıklı akınlarla oynanır bir hale getirmişti. Bu akınlarda dikkati çeken ise Kasımpaşalı çok sayıda oyuncunun top tekniklerinin rakip oyunculardan çok daha ileride olduğunun görülmesiydi. 65. dakikada beraberlik golüne çok yaklaşan Beşktaş olduysa da 75. Dakikada VAR incelemesiyle Hakemin verdiği penaltı kararı VAR tarafındanonaylandı ve maç da Diagne'nin atışı ile 3 – 1 e geldi. Maç böylece bitecek denirken Pavelka'nın golü skoru da ilan ediyordu.

Trabzonspor, Çaykur Rizespor'u 4 – 1 yenerken son haftalardaki fırtınalığını tekrarlamış oluyordu. İki kulübün de taraftarlarının doldurduğu tribünler maça tezahüratla ve güzel başlanmasına neden oluyordu. İlk 24 dakika Trabzonspor'un hâkimiyetiyle geçerken bu dakikada da Abdülkadir'in güzel golüyle Trabzonspor da öne geçiyordu. Genç oyuncunun bu ilk golüydü ve topu önünde görür görmez attığı çok güzel bir şutla yapılmaktaydı. Gol sonrası Çaykur Rizespor da ataklara başladıysa da 32.dakikadaki en önemli pozisyonda Trabzonspor'un genç kalecisi Uğurcan'ı geçemediler. İlk yarının tamamlanması ile 67. dakikaya kadar bu fark devem etti.Bu dakikada ise sezonda ilk golünü atmış olan Abdülkadir farkı 2ve kendi golünü de 2 ye çıkartmaktaydı. Rodellega 79. dakikada farkı 3 e çıkartırken 84 de Aminu konuk takımın golünü kaydetmekteydi. Ne var ki uzatmalarda oyuna sonradan girmiş olan Nwakaeme'nin golüyle fark yeniden 3 e çıkarak maç bitiyordu.

Galatasaray, Demir Grup Sivasspor'u 4-2 yenerken aslında epey zorlandı diyebiliriz. Taraftarın doldurduğu tribünlerin “Galatasaray” tezahüratlarıyla başlayan maç çok soğuk bir havada oynanmaktaydı. Galatasaray'ın hâkimiyetiyle devam eden maçın 9. dakikasında Robinho'nun beklenmedik golüyle konuk takım öne geçiveriyordu. Bu gol sonrası maçın zor geçeceği düşünülürken 20. dakikada Eren'in penaltı golüyle Galatasaray 1 – 1 beraberliği sağlamaktaydı. Bir akın sırasında herkes topun dışarı çıktığını düşünürken VAR Galatasaray'ın imdadına yetişti ve öncesindeki penaltıyı ekrana çağırıp hakeme de kabul ettirdiler. Gol sonrası karşı akınlara başlayan Ç.Sivasspor'a Muslera kurtarışlarıyla gol olanağı vermezken 30. dakikada Feghouli'nin güzel golü Galatasaray'ı rahatlatıyordu. 2- 1. İlk yarı bu skorla sona ermişken 2. yarının nasıl gelişeceğini anlamak amacıyla maç izlenirken 51. dakikada Onyekuru'nun golü Galatasaray'ı rahatlatıyor ve skoru 3- 1 e getiriyordu. Yalnız yan hakem ofsayt bayrağını kaldırarak hakeme gol kararı verdirmediyse de gene devreye giren VAR ofsayt olmadığını göstererek golü geçerli saydırttı.Sonraki dakikalar iki taraf içinde önemini kaybetmiş dakikalar olarak izlenirken karşılıklı gelen 2 gol skoru ilan ediyordu.

Antalyaspor - FenerbahçeMaçı : (0 -0)

Sezonun yarısının son maçı oynanırken “Fenerbahçe'nin düşme hattından kurtulma maçı” olması gibi garip bir durum ortaya çıkmıştı. Hoca değişikliğinin her takımı etkilediği gibi Fenerbahçe'yi de etkilemiş olacağı düşünülürken unutulan ise bu sezon bu değişikliğin üçüncü Hoca değişikliği olduğu idi. Bu da şu demekti ki; bu oyuncularla ne yapılırsa yapılsın bu durum giderilemeyecektir. Önceki yıldan kalan 4 -5 oyuncu dışında alınan oyunculardan hiç biri geçmişi açık olan bu takıma bir yararları olamayacak yapıda futbolculardan değildi. Her zaman söylendiği gibi bu da Yönetimin, transfer sorumlusu D. Comolli tarafından kandırılmış olduğunun iyice anlaşılmış olduğu görüşüydü.

Maçın anlatılacak gol pozisyonu çok az sayıdayken ilginç olan ise maçın henüz ilk dakikasında golcü kabul edilen Soldado'nun kaleci ile karşı karşıya kalırken topu kaleciye çarptırmasıydı. Üstelik Fenerbahçe 75. dakikada Neustader'in çift sarı kart sonrası gördüğü kırmızı kart ile 10 kişi kaldığında golü kaçıran da Antalyaspor oluyordu. Kimisi Harun'u kaleyi boşaltarak rakibe gol fırsatı vermekle suçlarken aslında, 18 dışına koşarak bomboş kalmış olan rakibin topunu ayağıyla karşılayan Harun, gölü önlemekteydi.

Antalyaspor'un nedense Fenerbahçe'den çekinmesi sonrasında geriye çekilmesiyle Fenerbahçe devamlı baskılı oynarken herhangi bir taktiklerinin bulunmadığı görülmekteydi. Takım sadece golü değil gol pozisyonunu bulamakta bile zorlanmaktaydı. Maçın 70. dakikadansonrası da nedense Fenerbahçe'nin tek kale hücum oyununa dönmüştü. Buna rağmen ilk dakikada ki kaçırılan pozisyon sonrası tek gol fırsatında ise M.Ekici'nin faul atışında top, doksandan gol olacakken Buffon tarafından kurtarılmaktaydı.

Top kayıpları, boş alanlara koşma özürleri görüldükçe birçok futbolcunun neden alınmış olduklarını anlamak da olanaksız hale gelmekteydi. Takımın eski oyuncuları galibiyet için uğraşırlarken bu yıl alınmış veya kiralanmış olan hiçbir futbolcudan verim alınamıyordu. Bunlar bilindiğine göre ve Başkanımız Ali Koç'un; “her şart altında mutlaka sezonun 2. yarısı için transfer yapılacağını” söylemesi nedeniyle Şampiyonluk değilse de puan cetveli sıralamasında ilerleme ümitleri çoğalmakta.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan nhaftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 17. Futbolcu Tuzağı Gece Hayatı.
  • Yabancı futbolcular İstanbul'u öve öve bitiremezken hangi güzelliklerinden söz ettiklerini açıklamasalar da başta ”gece hayatı”nın geldiği bilinmekte. Her futbolcuda “bana bir şey olmaz” algısı vardır. Kendilerini “uyumasak da, yorgun olsak da her zaman için futbolumuzu tam şekliyle ortaya koyabiliriz” gücünde zannederler.
  • Oysa özellikle yabancı futbolcular ve İstanbul dışından gelen futbolcular maçlara formda ve iyi başlasalar da haftalar ilerledikçe form düşüklükleri ile mücadele güçlerinde ki azalmalar dikkat çekici hale gelir. Medyada; futbolcuların, (isim vermeseler de) gece hayatlarının çoğaldığı haberleri yer almaya başlar. Yeni gelen hocalar da bu konuya parmak basarak önlemeye başlayacaklarını anlatmaya başlarlar.
  • Bu konu ile mücadele kolay değildir. Akla gelen tedbirler sırasıyla şöyle olabilir:
  • 1-Gece 12.oo den sonra eğlence mekanlarına gidilmesinin yasaklandığı açıklanmalıdır.
  • 2-Gecelerin kontrolü için en az 2 ekip kurularak nöbetleşe görevlendirilmelidir.
  • 3-Her yeri kontrol olanaksız olduğundan taraftarlara bir telefon numarası ile ilan edilerek, “ Geceleri 12.00 den sonra hangi oyuncu, nerede görülmekteyse bu numarayı arayarak bildirmeleri” istenir.
  • 4-Gece Kontrol ekiplerinde o gece için nöbetçi olan ekip bildirilen yerlere giderek yaptıkları tespitleri Yönetim'e rapor etmelidirler.
  • 5-Bu tespitlere göre önce ikaz, sonra para cezası, devamı halinde ise karşılıksız sözleşme iptali yapılmalıdır.

İstanbul için çok daha fazla görülen bu spor düşmanı konu için mutlaka çeşitli tedbirler de düşünülmelidir.

  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com