2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 21. HAFTA

09.02.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 21. Hafta


21.Haftanın izlenimleri [ İ.M.Kayserispor-Fenerbahçe Maçı:(1 -0 ) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 21. haftası bitiğinde Medipol Başakşehir haftayı ligin 17.sırasındaki B.B.Erzurumspor karşısında 2 puan kaybetmiş olmasına karşın 2.durumdaki Galatasaray'ın hala 6 puan önünde lider durumda. Beşiktaş 3.lüğünü sürdürürken lig 2. si ile arasında fark 3 puan ama liderle 9 puan gibi yüksek bir fark olarak devam etmekte.

Üç büyüklerden Fenerbahçe'nin Süper ligde yaşadıkları ise bu sezona damgasını vurmaya devam ederek haftayı da 3 puan kayıpla geçirince bir önceki haftada yer aldığı 14. sıraya tekrar gerilemiş oldu. Neler göreceğimizi kimse ne tahmin edebiliyor ne de kötümse yorumlar yapabiliyor. Tek olumlu gelişme olan bu duruma rağmen desteğini kesmeyen taraftar görünümü de tüm futbolseverlerce olumlu karşılanmakta. .

Önceki yılların her zaman için Şampiyonluk adaylarından Trabzonspor 5. sırayı korumaya devam etmesine rağmen Galatasaray karşısında aldığı yenilgi çok tartışıldı. Hakem ve VAR kullanım hataları maça damgasını vurmayıp kazanacak olsalar tabii ki daha da yükseleceklerdi.

Gerek üst sıralarda beklenen gelişmeler ile gerekse düşecek takımların durumlarında beklenen değişiklikler nedeniyle lig cetvelinin hala ne orta sıraları ne de en alt sıraları hakkında bir yorum yapmak konusunda ki olanaksızlık devam etmekte. Örneğin ligim 13. sırasına kadar inmiş olan geçmiş yılların birinin şampiyonu olan Bursaspor'un nerelere kadar yükseleceği bilinemezken, en alt sıradaki 17 puanlı Akhisarspor'un düşme hattından kurtuluş basamağındaki takımla arasında sadece 6 puan fark var. Yani şampiyonla 2. arasndaki kadar bir fark var. Bu da en alt sıradaki 3 takımın da hala sondan 4.lüğe çıkarak düşmekten kurtulma olasılıklarının devam etmesi demektir.

VAR sistemi gene bu hafta çok konuşuldu. Anlaşıldı ki hakemler nasıl sahada hata yapabiliyorsa VAR'ın başında olanlar da hata yapabilmekte. Hatta iddialaragöre “kasıt” unsuru bile VAR kararlarını etkileyebilmekte. Bu nedenle VAR yönetim,nde bu hafta bir değişiklik de yapıldı. Elbet sonunda hatalar da asgariye inmiş olacaktır.

İzlenen Diğer Maçlar:

Beşiktaş, Bursspor'u 2-0 yenerken gene parlayan bir futbolcusu daha oldu. Sorun fırtınaları yaratarak tekrar kadrosuna dâhil ettiği eski futbolcusu Burak günün yıldızı oluverdi. Yer yer boşluklar bulunan tribünlerin tezahüratlarıyla başlayan maçın zaten hakimi de Beşiktaş olarak görünüyordu. Bu baskıya rağmen ilk gol tehlikesi Bursaspor kalesinde ancak 24. dakikada yaşandı. Gene Burak'ın bir vuruşu yandan dışarıya gitti. 37. dakikada da Lens'in bir vuruşu da kaleciden dönünce tam devre böyle bitecek zannedilirken 40. dakikada gol geldi. Çaprazda kale direğine yakın gelen topa ani bir vuruşla Burak takımını 1 – 0 öne geçiriyordu. Kaleci bu topa ayağıyla engel olmak istediği için gole mani olamadı. Oysa soluna doğru plonjon yapacak olsa golü belki de önleyecekti. Devre tamamlanıp 2. yarıya başlandığında Bursaspor'un beraberlik golü için bastırmaya başladığı görüldüyse de gene 4 dakika sonra gene de golü kaçıran Beşiktaş oluyordu. Nitekim 62. dakikaya gelindiğinde gene sahneye çıkan Burak oluyor ve takımını rahatlatan 2. golünü de atıyordu. Önceki haftanın Beşiktaş kahramanı Kagawa ise 67. dakikada Lens'in yerine girerken tabii ki tribünlerden de büyük tezahüratlar yükselmekteydi. Ne var ki bu kez gole ulaşamasa da yavaşlayan oyun sadece son 15 dakikada sadece Bursaspor baskısı ile sona ererken birkaç gol olasılığını kurtaran da Beşiktaş'ın başarılı kalecisi Karin'in kurtarışlarıyla Beşiktaş gol yemeden maç tamamlandı.

Galatasaray, Trbzon'u 3 – 1 yenerken maçın kahramanı ise hakem Ümit Öztürk oluyordu. Bu sezon nedense hakem hataları önceki yıllara göre çok fazlalaşmış bir durumda. Belki de VAR'a güvenip maça fazla önem vermediklerinden olmakta. Bugün yayınlanan gazetelerde yapılan hatalar satır satır anlatıldığı için buradaki özet bir yazıda tekrarlamanın tabii ki gereği yok. Belki de şu söylenebilir ki “bu hatalar yapılmamış olsa bu maç bambaşka skorlarla da bitebilirdi”. Tribünleri tamamen dolu maç iki tarafın da tezahüratlarıyla başladı. Önceki maçın 4 – 0 galibiyetleriyle bitmiş olmasının maçtaki Trabzonlulara büyük bir cesaret yüklediği anlaşılmaktaydı.Maça baskıyla başlayan Galatasaraylılar ilk gol pozisyonunda da golü henüz 3. dakikada kaçırdılar. Galatasaray hâkimiyeti görülse de Trabzonsporlu oyuncuların mücadele güçleri gol olasılıklarını azaltmaktaydı. Gene de yaşanan 3 gol pozisyonu dışarıya atılan toplarla sonuçlandı. Trabzonspor sadece uzun toplarla ara sıra gol aramaktaydı. 20. dakikada çok tartışılan bir penaltı kararı sonrası Galatasaray 1 -0 öne geçiverdi. Maç karşılıklı akınlarla sürerken 30. dakikada ayağına gelen topu müthiş bir şutla kaleye gönderen Rodellega Muslera'yı mağlup ederek durumu1- 1 e getiriverdi. Beraberlik sonrası orta sahalar çabuk geçildiği için 2 takımın da karşı kalelerde gol aradığı görülse de ilk yarı tam beraberlikle sonuçlanacak derken günün başarılı isimlerinden Belhanda takımını 2 -1 öne geçiriverdi. İkinci yarının başlarında 51. dakikada Belhanda'nı 18 dışından sert şutu kendi oyuncusuun da başına çarparak yön değiştirince genç ve başarılı kaleci Arda'nın yapacağı bir şey yoktu. 3 -1 Galatasaray'ı rahatlatmış ve oyunu yavaşlatmasına neden olmaktaydı. Tabii ki 2. golü arayan ve bastıran Trabzonspor bu gölü bulacak olsa oyunun seyri de tamamen değişecekti. Bir kez daha 11 yabancı futbolcu ile maça başlayan Galatasaray'a karşılık 5 -6 genç oyuncu ile oynamakta olan Trabzonspor arasındaki maç bu bakımdan da ilgi çekiciydi. Olaylı kararlar sonrası maç da skor değişmeden 3 -1 Galatasaray'ın galibiyeti ile sonlandı.

İstikbal Mobilya Kayserispor – Fenerbahçe Maçı:

Yazılacak gene çok şey var ama Fenerbahçe için üzücü olacak bunlar. Tabii ki ilk akla gelen; golcülüğü yok olan Soldado'nun hırsını hakemden alacak bir futbol cahilliği göstererek takımının maçın yarısını bir kişi eksik oynamasına neden olmasıydı. Oysa bir hafta önce takımın sinirlenerek oynamasına karşın konuşmalar yapıldığı medyada yer almıştı. Bu hafta olacaklar düşünülmüş ama demek ki hiçbir işe de yaramamıştı. Sadece Soldado değil, maçın hemen başlarında hakemi alkışlama futbol cahilliği gösteren İsla dabu nedenle ilk sarı kartı gören oyuncuydu.

Yazılacak ikinci neden ise maç başladığında görülen oyun tarzıydı. Kazanılan maçlardaki gibi değil, korkak, çekingen ve yavaş bir futbolla maça başlanmıştı. Oysa Kayserispor'un da kazanmak için hücumu düşünen değil rakibin son maçlardaki başarılı futbolunu durdurma amaçlı bir futbolla maça başladığı hemen anlaşılmaktaydı. Kayserispor'un bir diğer sert futbol hamlesi de onların işine yaramış ve Fenerbahçeli futbolcuları sinirli bir futbol oynamaya yöneltmişti.

Hakem Alper Ulusoy'un in çok hatalarla dolu bir maç yönetmesi de dikkat çekiciydi ama nedenini bilmeye hatta bulmaya da olanak yoktu. Bir kere karşılıklı taban çıkan iki oyuncudan sarı kartı Soldado'ya göstermiş olmasının nedeni medyada tartışılmadı bile. Ayrıca maç boyunca her iki taraf için de verdiğiyanlış kararlarından anlaşılan hakem formsuzluğunun nedenini ise sanırım sadece kendisi biliyordur.

Yazılacak çok şey var dedik ama en önemlisi en sona kaldı. Fenerbahçe futbol takımı hala bir “takım” olamadı. İlk alınan ve satılan 11 + 5= 16 oyuncu tartışılırken ama Comolli ile hala birlikte televizyonlarda tebessümler edilirken, sezonun 2. yarısına da 5 yeni futbolcu eklenmişti. Her maçta sık sık değişen oyuncular bu kez diğer takım arkadaşları ile ilk kez bir arada futbol oynamaktaydılar.Tabii bu değişiklikler sadece futbolcuları değil bu sezon takımın 3. Teknik Direktörü olan Ersun Yanal'ı da karalar almasında şaşkınlıklara uğratabiliyordur. Bu maçta da ilk dakikalarda maça hâkim başlandıysa da hücum taktiği açısından bariz görüntüler yoktu. Zaten bu nedenle de ilk gol pozisyonu ancak 55. dakikada yaşandı. Üstelik 10 kişiyle sahaya çıkmış olan Fenerbahçe'ydi bu golü de kaçıran.

Soldado takımı 10 kişi bırakmıştı ama akla yıllar boyu birçok maçta 10 kişi kalmış olmasına rağmen Fenerbahçe'nin oynadığı futbollar da akla gelmekteydi. Üstelik Kayserispor eksik futbolcuları nedeniyle sahaya beraberliğe razı çıkmışken ancak rakip 10 kişi kaldıktan sonra, dakikalar ilerledikten sonra açılmaktaydı. 61. dakikada gelen İ.M.Kayserispor'un golü ise VAR tarafından yapılan faul gerekçesiyle iptal edildi. Oysa belki de bu dakikada yenilecek gol sonrası Fenerbahçe'in hem kadrosu baş-kaşekilde değişecek hem de futbolu golredönik bir şekild edeğişecekti. Çünkü 87. Dakikada gyenilen golün telafi sürasi kalmamıştı.

Bu yıl Fenerbahçe'nin moda olan Mehter Takımı Bandosunun yürüyüş tempoosu gibi ligde2 ileri1 geri yürüyerek ligi ancak orta sıralarda tamamlayacağı da anlaşılmış oldu. Tabii asıl olanın ise Fenerbahçelilik olduğu unutulmayacaktır.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

21. Kaliteli futbolcu kendisine gelen toptan önce etrafına bakandır.

Ligimizde tüm takımlar top rakipteyken pres yaparak topu ele geçirmeye çalışmaktadırlar. Top ayağında olan rakip oyuncuların pas verecekleri oyunculara dahi pres uygulamaktadırlar. Durum böyle olunca da rakip ceza sahasına ulaşmak zorlaşmakta, “10 numara” tabir edilen hücuma hazırlık oyuncuları artık bulunamamaktadır. Bu görev artık hemen hemen (kaleci dâhil) her oyuncuya kalmaktadır.

  • Tabii ki pas alabilmenin ilk şartı boş taraflara kaçmaktır. Top ayağındaki takım arkadaşları da bu durumda olanlara topu göndermeye çalışacaklardır. Ne var ki bazen o oyuncuları dahi önce boş bırakıp sanki ilgilenmiyormuş gibi görünüp birden üzerine koştukları dahi olmaktadır. Hiç boş oyuncu kalmayacak şekilde oynayan takımlar da bulunmakta. Bu takımlara karşı sadece kontrataklarla gol aranabilmektedir.
  • Yukarıda anlatılan oyun şeklinde, top ayağına geçen bir futbolcunun çok çabuk hatta tek pasla topu başka bir arkadaşına aktarması gerekmektedir. Bu durumlarda kaliteli kabul ettiğimiz futbolcular ortaya çıkartan da o andaki durumlarıdır. Top gelmek üzereyken veya geleceğini beklerken kendi durumunu, yakındaki pres yapan rakip oyuncuları ve pas verebileceği takım arkadaşlarını izleyip hafızasına nakşeden oyuncular başarılı olabilmektedir. İşte bu oyunculara “kaliteli futbolcu” yaftası ancak böyle yapıştırılabilir.
Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com