2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 22. HAFTA

19.02.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 22. Hafta


22.Haftanın izlenimleri [ Fenerbahçe – Atiker Konyaspor Maçı:(1 -1) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 22 . haftası bitiğinde Medipol Başakşehir haftayı kayıpsız kapatınca gene 2.durumdaki Galatasaray'ın 6 puan önünde lider durumda. Liderin 9 puan gerisindeki Beşiktaş 3.lüğünü sürdürmeye devem etmekte.

Üç büyüklerden Fenerbahçe'nin 15. sıradaki yeri değişmezken bu haftayı da 2 puan kayıpla kapatınca liderle arasında yarı yarıya bir fark oluştu. Yani düşme hattının tam üst sırasında 24 puan toplamışken lider ise iki katı yani 48 puanda. Neler olacağını kimse ne tahmin edebiliyor ne de kötümser yorumlar yapabiliyor.

Önceki yılların her zaman için Şampiyonluk adaylarından 3 puan daha kaybeden Trabzonspor 6. Sıraya gerilerken Yayıncı Kuruluş tarafında 5. büyük ilan edilerek yayın satışı yapılan Bursaspor ise Fenerbahçe gibi gerileyerek 14.sıraya iniverdi.

Gerek üst sıralarda beklenen gelişmeler ile gerekse düşecek takımların durumlarında beklenen değişiklikler nedeniyle lig cetvelinin hala ne orta sıraları ne de en alt sıraları hakkında bir yorum yapmak konusunda ki olanaksızlık devam etmekte.

Aynı durum düşme hattı için de belirsiz. Nasıl üst sıralar 6 veya 9 puan farkı kapatmaya çalışıyorsa en alt sırada yer alan 18 puanlı Akhisarspor'un kurtuluşu için de şimdilik 6 puan yeterli oluyor.

VAR sistemi gene bu hafta çok konuşuldu hem de kulüpler şikâyetlerini medyaya açıklamaya başladı. Anlaşıldı ki hakemler nasıl sahada hata yapabiliyorsa VAR'ın başında olanlar da hata yapabilmekte. Hatta iddialara göre “kasıt” unsuru bile VAR kararlarını etkileyebilmekte. Bu nedenle TFF'da bu hafta bir değişiklik de yapıldı.

Maçları izlerken anlaşılan bir konu da VAR kararlarının ya tam bilinmemesinden ya da kendi düşüncelerine uygun karalar beklenmesinden kaynaklanan bilgi eksiklikleriyle karşılaşılmaktadır. VAR konusunu futbol cahillerine tekrar anlatmak gerekmekte. Onların zannettiği gibi VAR her konuda bir karar mercii değildir. Sadece aşağıdaki konularda yorumu beklenmektedir:

  • 1)Gollerin iptali veya geçerli sayılması.
  • 2)Penaltı kararlarının iptali veya verilmesi
  • 3)Kırmızı kart verilmesi veya verilen kararın iptali

Sadece bu konularda ya VAR tarafından hakem ikaz edilmekte veya çağırılmakta ya da hakemin kendisi verdiği bir kararını değiştirme konusu için yardım isteyebilmektedir.

BİR ÖNERİ: Çok tartışılmaya başlanan VAR kararları maçın hakemi ile VAR yetkili hakemiçağırılarak (veya hakemin kendi isteği ile gittiği) VAR odasında olayın tekrarları ekranlarından izlenerek tartışılmaktadır. Önerimiz bu konuşmaların sesli olarak anında maçı veren yayıncı kuruluş tarafından izleyicilere de duyurulmasına izin verilmesidir. Burada gizli bir konuşma yapılmaması gerektiğinden halka açık olmasında da bir sakınca olmadığı gibi yapılmakta olan tartışmaları da sonlandıracaktır.

İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayıncı kuruluşun çok yanlış ve hatta ayıp bile dedirtecek bir yayın şekli var. Tamam maçı anlatan spiker maçı tarafsız bir şekilde anlatmakta. Ama yanında görevlendirilen yorumcu ise maç yorumlarını mutlaka bir takımı tutarak yapmakta. Hatta bırakın maç yorumunu o kişi sadece tuttuğu takımı yorumlamakta ve hatta maçı kazanmaları için ne yapmaları gerektiğine kadar yorumlarını vardırmakta. Oysa rakip takımın da taraftarları aynı maçı aynı televizyondan izlemekteler. Aynen bu hafta oynanan maçtaki gibi Alanyalılar da bu maçı izlerken yorumcu Hamdi Aslan'ın sadece Trabzonspor taraftarı olarak yorumlarda bulunmasını acaba nasıl karşılamışlardır. Tıpkı bu hafta oynanan Beşiktaş maçını izleyen Malatyalılar gibi sinir sahibi olmuşlardır. Görüşlerini sadece Beşiktaş için yapan (güya yorumcu) Beşiktaş taraftarı Erman Bey'i dinlerlerken.)

Beşiktaş, Evkur Yeni Malatyaspor'u 1 -2 yenerken hakemin ve VAR'ın ev sahibi takımı 10 kişi bırakma kararı da önemli artıları oldu Yasaklı tribünler dışında stadı doldurmuş olan her iki takın taraftarlarının tezahüratlarıyla başlayan maçta Malatyaspor'un tribün koreografileri de beğeni almaktaydı. Maça çok önemli bir gol pozisyonuna girerek başlayan Beşiktaş, Burak'ın hatasıyla gölü kaçırıyordu. Malatyaspor'un çok pas hatası yapmasının dikkat çektiği maça hakim başlayan da konuk takımdı. Malatyaspor'un ilk rakip sahaya kalabalık olarak girdiği akınında dakikalar 15 i gösteriyordu. Daha sonra 20. dakikadan itibaren de Beşiktaş baskısı azalıp Malatyaspor'un akınları da çoğalmaya başladı. Maçın devamı merak edilirken 41. Dakikada Adem Büyük yanlışlıkla Lens'in arka adalesine tabanıyla bir çarpma kaydetti. Sarı kart gerektiği tartışılmaz olan bu hareket de Cüneyt Çakır tarafından sarı kartı da gördü. Ne var ki kulaklıkla VAR incelemesine çağrılan Hakem konuşmalarını duyamadığımız VAR ikazı sonrası geriye dönerek kartının rengini kırmızıya çeviriverdi. Bu da başa baş ve golsüz geçen ilk yarı sonrası E.Y.Malatyaspor'un 2. yarıya 10 kişi başlayacak olması demekti. Tabii ki bu sonuç da Beşilktaş'ın ikinci yarıya saha hâkimiyeti ve gol pozisyonları şeklinde başlamasına neden oluyordu. İlk yarıda Beşiktaş'ın sol kanadından Caner'le paslaşarak, sağ kanadından ise Gökhan'la uzun toplarla yapmakta olduğu akınlar değişmiş ve her iki kanatan da yapılan çok paslı oyun da hemen sonuç verdi ve Attiba 50. cakikada beklenen galibiyet golünü kaydediverdi. Ne var ki bu golden 5 dakika sonra beklenmeyen bir akınla Ömer Şişmanoğıu takımına beraberliği getiren golü kaydediyor ama eski takımın karşı sevinç göstermekten kaçınma centilmenliğini de gösteriyordu. Beşiktaş bu gol sonrası biraz telaşlansa da dakikalar ilerlerken gole yaklaştığı dakikalar çoğalmışken de 3. kez 5 dakika sonrası yani 70. dakikada gene gol geliyordu. Gelişen karambol sonrası Ljajic skoru ilen eden golü atıyordu. Kalan son 5 ve +5 dakikalarda her iki takım da gole yaklaşsa da kaleciler gole izin vermeyince maç da 1 -2 sonucuyla Beşiktaş'ın 3 puanı kazanmasıyla sona erdi.

Trabzonspor, Aytemiz Alanyaspor'a kendi sahasında 0 – 2 yenilirken maç çıkışı taraftarların artık hiçbir ümidi kalmadığından sadece klasik ”Yönetim İstifa” sloganları duyulmaktaydı. Maçın ilk 20 dakikası kalecilere iş düşmeden karşılıklı akınlarla geçti. Trabzonspor maça hâkim olmaya çalıştıkça rakibin devamlı presi nedeniyle maç da orta sahada oynanır olmaktaydı. 23. dakikada ki ilk gol pozisyonunda da gelen top tam kaleye girmek üzereyken başarılı kaleci Haydar tarafından kornere gönderildi. Hemen hiçbir maçta karşılaşılmayan bir konunu ise Teknik Direktörleri Sergen Yalçın tarafından oyuncularına anlatılmış olduğu anlaşılmaktaydı. Bu konu ise; rakip aut çizgisine yakın bölgelerde taca çıkan toplarda ofsayt olmayacağı için atış sırasında ani çıkışlarla topa sahip olmalarının anlatılmış olduğu saptanmaktaydı. Golsüz geçen ilk yarının iki takım için de dikkat çeken bir özelliği ise şut sayısının çok az olmasıydı. Şut sayısı azdı ama her iki takımın da yaptığı faul sayısı çoktu. İkinci yarı hakemin verdiği penaltı kararıyla başladı diyebiliriz. Trabzonspor lehine verdiği karar VAR tarafından da onaylandı ise de çok sayıda penaltı kaçırmış olan Rodallega'nın bu atışı da üst direkten döndü. Dönen topu hemen kaleye atsa da ofsayt kararıyla gol geçerli sayılmadı ve iptal edildi. Oysa top kaleciden dönmüş olsa gol geçerli olacaktı. Kaçan pemaltü üzüntüsü takımca çekilirken Trabzonspor kalesinde golü gördü. Cisse durumu 0 -1 e getiriverdi. Tabii ki Trabzonspor saha hakimiyetiyle beraberlik golünü aramaya başlamıştı. Oyuncu değişikliklerine de giden ev sahibi oyuncu değişikliğini iki Abdülkadir değişikliği şeklinde yapıyordu. Trabzonspor golü ararken 68.dakikada gene Cisse ile golü bulan A.Alanyaspor oluyordu. Alanyaspor takımında Fenerbahçe'den gelen Ozan Tufan ileriye çıkışlarıyla ve gene çok iyi bir oyuncu olduğu yaptığı koşular ve top tekniği ile Colme Campos dikkat çekmekteydiler.Son gayretleribir gol bile getirmeyen Trabzonspor gene 3 puan daha kaybetmişti.

Galatasaray, Kasımpaşa'yı deplasmanda 1 -4 yenerken beklenen futbol ve beklenen sonuç gerçekleşmiş oluyordu. Rakibin son haftalardaki maçları nedeniyle sonuçtan emin Galatasaraylı taraftarların kendilerine ayrılan bölümlerini doldurduğu tribünlerden yaptıkları devamlı tezahüratlarıyla maça başlandı. Maç Galatasaray'ın hakimiyetiyle başlayıp 10..dakikaya gelinmişti ki Kasımpaşa da akınlara başladı. Bu akınlardan 14.dakikada gelişeni de Trezeguet'nin golüyle sonuçlandı ve Kasımpaşa 1 – 0 öne geçiverdi. Bu galibiyet uzun sürmedi ve Belhanda 22. dakikada beraberliği getiren golü kaydetti. İlerleyen dakikalarda Kasımpaşa berberliği korumak isterken tamamen geri çekildi ve sahayı rakibine bıraktı. Bu da 29. dakikada yaşanan karamboldan dönen topu çok düzgün bir vuruşla galibiyet golüne çeviren Feghouli'ye yarıyordu. Bu gol artık yapacak bir şeyi kalmayan Kasımpaşa'yı karşı akınlara başlamaya yöneltti. 45+3 te bu akınlardan birisinde gole yaklaştılarsa da başarılı oyuncuları Trezeguet bu kez yararlanamadı ve ilk yarı sonuçlandı. İkinci yarıya da Kasımpaşa beraberlik golünü arama baskısıyla başlasa da bu akınlardan birisinde topu kapan Feghouli 59. dakikada 3. golü atıp maçı bitti moduna getiriyordu. Kalan dakikalarda maç orta sahada oynanırken Galatasaray 68 de gene Feghouli'nin ayağından bir gol daha kazanıp 1 - 4 lük skoru ilan diyordu.

Fenerbahçe – Atiker Konyspor Maçı : (1 -1)

Yazılacak hala çok şey var ama Fenerbahçe için günler hiç de iyi geçmiyor demek yeterli olacaktır. Rakip 10 kişi kalmış ve maçın da henüz 33. dakikası. Üstelik hem de kendi sahanda dolu tribünler önünde taraftarlarının coşkulu tezahüratlarıyla bir maç oynanmakta. Üstelik sezonun sağdan soldan orta yapma rekoru kırılmış ama takımın santraforu hem bu ortalarda ortada yok hem de rakip oyunculara yaptığı gereksiz faullerle çok sayıda hücumun yarıda kalmasının neden olmakta.

Burada bir yönetim hatasından da söz etmekte yarar var. Maçın son yarım saatinde tek kale oynanmakta olduğuna göre geri 4 lü 3 e indirilip en uca gönderilecek uzun boylu bir stoperle gole ulaşılabileceği hiç düşünülmedi. Üstelik Konyaspor'un eski başarılı Ali Turan gibi, uzun toplara hava hâkimiyeti zaten bilinen, bir futbolcu hiçbir yüksek topun ceza sahasına inmesine izin vermeyen bir futbol oynamaktayken.Hasan Ali ile çok iyi anlaşan Valbuena sol taraftan bu çok sayıda ortayı birbirlerine alışık olarak gerçekleştirirken sağ tarafta da Dirar da rakip takım geriye çekildiğinde bu orta sayısını arttıran oyuncuydu. Slimani'den başka formsuz olanlar ise başta M.Topal olmak üzere, henüz takıma yabancı sayılan Zaiç ve gördüğü sarı kart nedeniyle dikkatli oynamak zorunda kalan Skertel sayılabilir. Moses de etkisiz görünmekteydi ama daha önce oynadığı maçlarda ortadan akınlarda etkili görülürken bu kez sağ açığa alınmış olması etkili futbolunu önlemiş olabilirdi.

Bu arada eski bir Fenerbahçeli olan rakip kaleci Serkan Kırıntılı'nın gollük en az 3 -4 kurtarışını bu beraberliğin nedeni saymamakta haksızlık olacaktır. Aykut Kocaman'ın takımını da oynadığı futbol nedeniyle bu puan kaybının nedenleri arasına almak da doğru olacaktır. Kaleci kurtarışları denince Vokan'ın 2 -3 önemli kurtarışını da eklemek gerekecektir.

VAR konusunun bu maçta da çok ele alınmış olması hayretle karşılanarak beraberliğin nedeni sayılmasa da futbol açısından ele alınması gerektiği iyice ortaya çıkmıştır. Bir diğer gariplikse VAR ele alındığı maçlarda uzatmalara çok dakika ek yapılırken bu maçta sadece +4 dakika uzatma verilmesi de dikkat çekiciydi.

Sonuç olarak zor durumlar ve kötü günler devam etmekte. Bakalım ne zaman alınacak olan üst üste 3 puanlar sonrası rahatlanarak bir yazı yazılabilecek?

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

22. Futbolumuzda şut eksikliği ve şut hataları

(Daha önce bir kez daha yazılmış olduğu halde önemi nedeniyle tekrarlanmıştır.)

Futbolumuzda ki bu haftalarda en çok görülen eksikliğin rakip kalelere şut atma eksikliği olarak görülmekte. Oysa bu şutların kaleyi veya kaleciyi bulup sekmesi dahi yeni bir gol şansı doğuracaktır. Bunlar da golcülere yaratılan fırsatlar demek olup, yapılan ortalardan daha etkili oldukları bilinmektedir.

  • Bu eksikliği ele alınca rakip kaleye şut çeşitlerinin neler olabileceğini de ele almak gerekecektir. Sıralayalım:
  • 1-Önce Ceza sahası dışı şutları ele alalım: Frikikler ile önüne gelmiş olan bir topu şutlayan oyuncuları gözünüzün önüne getirin. Topa vuruş anında topa dokunacakları bölüm ile ayaklarının vuruş bölümünü iyi bilen oyucuların gollerine bakacak olursak giden topun kavisli olduğunu,önündeki barajı veya ceza sahası içindeki kalabalığı aştıktan sonra alçalma özelliği taşıdığını görürüz. Bu atış bazı oyuncuların kişisel becerileridir ve hocaları bu tür vuruşu onlara yaptırır ya da bu noktalardan vuruş yapma serbestisi tanırlar.
  • 2-Gollük şutların özellikleri. Topu sürerek kaleye yaklaşılırken atılan şutlar veya ceza sahası içinde gelen pas sonrası atılan şutların gol olmasının en büyük nedeni ani bir vuruş olmasıdır. Ani vuruşların sert olmasının nedeni de bellidir. Belden gelen bir vuruş değil de bacağın kendi gücünden gelmesidir. Bu konuyu açıklayacak olursak
  • Bazı şutlar ayak geriye alınarak atıldığında ya bu vuruşa rakip savunmacı ayak koyar ya da önüne yatarak golü önlerler. Çünkü bu oyuncunun şut çekeceği hem biz Tv. izleyicileri tarafından hem de rakip oyuncular tarafından açıkça görülür. Oysa bacağı açmadan hiç beklenmedik şekilde ani şut çıkartabilenler asıl golcü forvet oyuncularıdır. İşte burada pek üzerinde durulmayan bir konu ortaya çıkmakta. O da golcünün ulaştığı her topta mutlaka tek vuruş ile golü gerçekleştirmesidir. Yoksa stop et ya da önce çalımını at sonra kaleye yuvarla özellikleri golcülük vasıflarının yok olması demektir. Beklenmeden atılan bu sert şutlarla gol atan oyuncular çok az sayıda rastlanan oyunculardır.
  • Bilinen tıbbi bir gerçek vardır. Zenci ırkın bazı adaleleri diğer insanlarınkinden farklıdır. Bacaklarında da farklı bir ek adele yapısı vardır. İşte bu fark nedeniyle şut çekerken daha sert ve etkili şutu hiç gerilmeden yani belli etmeden çekme özellikleri vardır. Bu nedenle de daha çok golü yetiştirmelerinde fark yaratmaktadırlar. Zaten en tanınmış golcülerin çoğunluğu da zenci ırkı oyuncularıdır.
Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com