2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 32.HAFTA

12.05.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 32.hafta

32.Haftanın izlenimleri [Fenerbahçe – Akhidarspor Maçı:( 2- 1)]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 32. maç sonrası Galatasaray'ın averajla da olsa liderliği devam etmekte. son maçı kanmasıyla 2. liğe devam eden Medipol Başakşehir'in şampiyonluk ümitleri de devam etmekte. Bu konu 33. Haftada iki takım atasında oynanacak olan maçtan sonra belli olacak gibi.Tabii liderin puan kayıpları sonrası liderlik umutları devam eden 3. durumdaki Beşiktaş'ın liderlik ümitlerinin azalmış olmasına karşılık gene de devam etmekte.

4. durumda ki Trabzonspor'un ise lidere yetişmek için son 2 maçını kazanması halinde bile rakiplerinin aralarındaki maçı beraberlikle geçip son maçlarını ikisinin de kaybetmesinin gerekmesi gibi imkânsıza yakın sonuçlarla ligi bitirmeleri gerekmekte.

En üst sırada yer alan bu 4 takım içinden Ziraat T.ürkiye Kupası'nda finale kalmış olan sadece Galatasaray olduğuna göre bu hafta içinde ligden düşmüş olan Akhidasporla oynanacak olan final maçını kazanması halinde Avrupaya uzanılacak 5. sıranın da çok değerli bir hale geleceği de bilinmekte. Buradaki 5.lik aday sayısında kalan 2 hafta içinde de tabii ki değişiklikler olacak..Geçen hafta bu sırada ve ilk 4 takımdan 10 puan geride 47 puanla bu noktada bulunan Evkur Yeni Malatyaspor'dan sonra bu yeri ümit eden tam10 takım bulunmaktayken 42.hafta sonrası bu sayı sadece 4 takıma düşmüştür.

Üç büyüklerden Fenerbahçe'nin, bu haftayı deplasmanda 3 puan kazanarak kapatması ve 12. sıradaki yerini 2 basamak daha yükselterek 10.bitirmesi demek düşme tehlikesinden tamanem uzaklaşması demek oldu.

Kalan 2 hafta orta sıralardaki takımlar için yükselmeleri bekleme haftaları olmakla birlikte alt sıralarda bazı belirlemeler oluşmaya başlamıştır. 4-5 takım için beklenmedik sonuçlarla düşme olasılığı var denecekse da sonuncu durumda olan Akhisarspor için kurtulma ümidi kalmadı ve ligden düşmesi kesinleşen ilk takım oldu. Ne var ki asıl ilginç olan ise Akhisarspor'un Ziraat Türkiye kupası final maçını Galatasaray ile oynayacak olmasıdır.

VAR sistemi için ne kadar yararlı olacağının bilinmesine karşın Türkiye gibi demokratik sorunların çok olduğu bir ülkede hala problemlerinin de çok bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle bu konunun ve VAR sisteminin ele alınması artık gelecek sezonda ele alınacaktır..

İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayınca Kuruluş Neleri Yanlış Yapmakta:

Bu bölgeye bazen yazılmakta olan bu yanlışlar devamlı hale gelince her hafta yazmak da gerekli hale geldi:

Tribünleri Yansıtmalardaki Spiker Hataları: : Yayıncı Kuruluş spikerleri nedense tribünler ile çok az ilgilenmekteler. Oysa çok çeşitli tezahüratlar yapılmakta olduğu halde spikerler olsun yorumcular olsun bunlara ya hiç kulak vermemekte ya da çok az yer ayırmaktalar. Örneğin bazı maçlarda tüm seyircilerin hatta rakip takım – Ev Sahibi takım olarak birlikte uyguladıkları “Meksika Dalgası” gibi ilginç anları seyirciler top havadayken karşı tribünleri görüp izlediğimiz halde spikerlerin hiç söz etmediği hatta yakın çekim görüntülerin de yayınlanmadığı çok olmuştur.

Hadi bazı Atatürk veya İzmir marşlarına yayın yasağı uygulandığını günümüz Türkiye'si açısından kabul etsek bile yayınlanmayan diğer bir çok görüntüyü ele almamalarını anlamak olanaksız.)

- Galatasaray, Rizespor deplasman maçını 2 -3 kazanırken öldü öldü denir ya tam da uzatmalarda dirildi ama tam dirildi. Lideri gene yakalayarak şampiyonluk maçını kazanmış gibi dirildi. Ne var ki Emre'nin ayağının 3 yerden kırıldığı maçta bu durum her iki takım oyuıncularını birlikte ağlatıyordu.İki takımın taraftarlarının doldurduğu tribünler önünde tezahüratlarla maça başlandı. Aynı tezahüratlar gibi maç da karılıklı akınlarla başladı. Ne var ki ani bir akınla 9. dakikada verilen pas sonrası gelen topu bekletmeden sol ayak içiyle aniden şutlayan Feghuli'nin golü deplasmanda Galatasaray'ı 0 -1 öne geçirince büyük bir avantaj da sağlanmış oldu. Bir şutu direğin 90 tabir edilem üst köşesinden dönerkem Muslera yarinden bile kıpırdatyamamıştı.Devre gene karşılıklı akınlarla geçerken ve devre böyle bitecek sanılırken 45.dakikada Rizespor'un golü geliverdi. Muriqi durumu 1 – 1 yapıyordu. İkinci yarıya da aynı şekilde karşılıklı akınlarla başlandı. İki takım da beraberliğe razı olmaksızın gol aramaktaydı. 67. Dakikadaki çarpışmada Emre'nin ayağının kırılasına VAR incelemesi sonrası Samudio kırmızı kartla cezalandırılınca Önceki tekrarlarda bu kart hiç beklenmemişti. geliverdi. Rizespor 10 kişi kalıyordu. Rizespor'un gol yiyerek maçı kaybedeceği düşünülem maç bu şekilde devam ederken ve maçın bitmesine 15 dakika kalmışken Rizespor'un ani golü geliverdi. 76 dakikadaki Umar'ın golüyle 2 -1 öne geçen 10 kişi klmış Ev Sahibi takım oluyordu. Oysa önceki yayın tekrarlarında bu kart hiç beklenmemişti. Galatasaray taraftarları saki şampiyonluk ümitleri sfırlanmış gibi ümitsiliğe kapılırken diğer şampiyonluk adayları yemi hesaplamalara girişmişlerdi bile. Ne var ki henüz 90 dakika dolmadığı gibi sakatlıklar, VAR incelemeleri nedeniyle maça 12 dakika ek süre de verilmişti. İşte bu uzatmaların ilk 2. Dakikasında VAR icelemesi sonıcu maçın 2. penaltısı Galatasatay lehine verildi. İlk penaltıyı kaçıran Diagne Sinan ile aralarında geçen çekişme sonrası attığı penaltıyı bu ke gole çevirince de maç 2 -2 duruma geldi. Emre'nin sakatlığı ile VAR incelemeleri nedeniyle verilen + 12 dakika uzatmaları süresince Rizespor maçı tek kale halinde rakibe bırakmanın cezasını çekerek gene Diagne'nin ayağından 1 gol daha yediği için maçı da “her bir futbolcusuna birer büyük ikramiye çıkmış gibi sevince boğan Galatasaray'a vermiş oldu.

- Trabzonspor, Atiker Konyaspor ile deplasman maçında 2–2 berabere kalırken bir puanı kazanmak için bile çok zorlandı. Dolu tribünler önünde karşılıklı akınlarla başlayan maç 18. dakikaya gelindiğinde de Jonson ve Rodellega 'nın karşılıklı golleriyle durum 1 –1'e geliyordu. Maç gene karşılıklı akınlara döndüğünde Yusuf Yazıcı'nın ortasına Rodellega'nın attığı kafa şutu direkten dönerek “direkler şampiyonu” unvanı verilen Trabzonspor'un öne geçmesini önlüyordu. Bu akınlar sırasında her iki kalecini ve özellikle de eski bir Fenerbahçe kalecisi olan Serkan Kırıntılı'nın kurtarışları takımların gole ulaşmalarına olanak vermeyince ve ilk yarı da berberlikle sonuçlanmak üzereyeken Fofana takımını 2 -1 öne geçiriverdi. Tabii ki 2.yarıya yenik konuk takımın baskısı ve ev sahibi takımın ara akıınlarıyla başlansa da ilk 20 dakika gol pozisyonu olmadan geçildi. 65. dakikadaki ilk önemli gol pozisyonunda Trabzonspor beraberliği sağlamak üzereyken gelişen çok paslı akın sonrası kaleci kıpırdayamadığı halde çekilen son şut direğin dibinden dışarıya gidiyordu. 70.dakikada gene Trabzonspor'un bir şutu gene direkten dönerken nihayet baskılardan biri penaltı ile sonuçlandı ve VAR onaylı penaltıyı Sosa kullanıp 2 -2 lik sonucu ilan etti. Sonraki dakikalar ise 2 tarafın da sonucu kabul eder bir şekilde oyun yavaşlatmalarıyla tamamlandı.

- Beşiktaş, Aytemiz Alanyaspor'u 2 – 1 yenerken epey zorlandı. Pazartesi maçı olması nedeniyle tribünlerde (17 bin kişiyle) yer yer boşluklar görülüyordu. Tezahüratlar arasında hakkı eline alınan İst.Belediye Başkanı lehine tezahüratlarla birlikte az sayıdaki karşı tepkiler de dikkat çekmekteydi. Tabii ki spikerler bu konu ile ilgili tek kelime etmediler. Alanyaspor'un Teknik Drektörü olan Sergen'e de Beşiktaş seyircisinin sevgi gösterileri çok güzeldi. Bir kez daha “her şey çok güzel olacak” dedirtti. Maça 10. Saniyede Burak'ın girdiği ama gol olmayan gol pozisyonu ile başlandı denebilir. Maçın çekişmeli geçeceğini anlatan bir gol 4. dakikada Alayaspor tarafından geldi ama VAR, ofsayt gerekçesiyle bu golü iptal etti. Oysa tekrarlarda pek de ofsayt görülemiyordu. Kendi sahasında oynayan Beşiktaş'ın normal baskılı hücumu ilerleyen dakikalarda da maça damgasını vuruyordu. Zaten 11. dakikada da yapılan bir akın sırasında direkten dönen bir topu tamamlayan günün başarılı oyuncularından Ljajic takımını da 1 -0 öne geçiriyordu. Beşiktaş hakimiyeti, Alanyaspor'un ara akınları ile devre sonlanacak derken 45. dakikada bir Alanyaspor akınında top ceza sahası içinde dolaşırken kaleye doğrı atılan bşr topa Caner arkasını dönmüştü ki kendisine çarptı ve Karius'u kontrpiyede bırakarak 1 – 1 beraberliği getirdi. Bu gole “Caner KK” adı verildi ama bu gol bilerek yapılmadığı halde yazacak başka şekil de kullanılmıyor zaten. İkinci yarıya da tabii ki Beşiktaş'ın galibiyeti arayan akınlarıyla başlandı. Ara ara konuk takımın da akınları oluşmaktaydı. İki taraf da yüksek toplarla gol aramaktaydı. Burak'ın da alışık olduğu sisten buydu zaten. İleri ortada değil bazen sağ, bazen sol kanattan top beklediğinden arkadaşları ona doğru yüksek toplar göndermekteydiler.Maç bu şekilde ilerlerken sağ açıkta yer alan Quaresma hep sağdan aut çizgisine doğru çok sayıda yaptığı akınlardan 54. dakikada verilen bir pas sonrası bu kez aniden ortaya doğru yönlendi ve iki rakibi sola doğru çalımlayarak geçtikten sonra kaleye doğru sol ayağı ile müthiş bir şut çıkardı. Bu falsolu ve çok hızlı şutu çıkarmak bir kaleci için olanaksız olunca da maç 2 -1 e dönüverdi. A.Alanyaspor tabii ki beraberlik golünü aramaya başladı. Sadece Efecan'ın kaliteli futbolu dikkat çekerken başka gol gelmeyince Beşiktaş şampiyonluk ümitlerini biraz zayıf olsa da devam ettirmiş oldu.

Fenerbahçe – Akhisarspor Maçı (2 -1)

Dolu tribünler önünde oynanan maç sadece düşme hattındaki takımları ilgilendirirken Fenerbahçe'nin kazanması demek düşme hattından iyice uzaklaşması demek olurken rakibi Akhisarspor'un ise matematiksel olarak düşmesi kesinleşecek ilk takım olmasıydı. 10.dakikada üzüntü veren Mehmet Topal'ın sakatlanmasıyla Fenerbahçe için şanssızlık sayılacak bir zorunlu erken değişiklik de yaşandı. Baskılı oynayan Fenerbahçe neredeyse yenik duruma düşebilecekken konuk takım golü kaçırıyordu. Ne var ki Fenerbahçe 26. dakikada gole ulaşmasını bildi. Kaleci Fatih'in çeldiği bir topu yumruklayarak zorla karşılayınca Soldado önüne gelen topla 28.dakikada golünü atıyordu. Bu gol rakip üzerinde olumsuz bir etki yaratmış olacak ki 2 dakika sonra Dirar 18 üzerinden sert şutuyla durumu 2 – 0 a getiriyordu. Pozisyonu az ama rakibin geri çekilmesiyle geçen ilk yarıda Fenerbahçe'nin penaltısı VAR tarafından da onaylananınca Soldado'nun vuruşunu kaleci Fatih kurtarmaktaydı.

Fenerbahçe ilk yarı biterken 2 golle önde olduğu için 2. yarıda bu farkın daha da açılacağı düşünülmekteyken verilen uzatmanın 43 + 3. dakikasında Barbosa'nın golüyle fark bire iniveriyordu. 2.yarıya da Fenerbahçe'nin gol aramasıyla başlandı. Özellikle Hasan Ali ile Walbuena paslaşmaları çok etkili olurken Walbuena'nın içeriye girdiği anlarda etki de azalmaktaydı. Şut vuruşlarının azlığı da hem etkileyici hem de 2. yarıdaki gol sayısındaki değişmemenin nedenleriydi. Maç başlamadan önce yağan şiddetli yağmura rağmen sonradan yapılan ilave çimleri sulama işinin hatalı olduğu ise, maç sırasında 2 takımdan da kayarak yere düşen oyuncu sayısından anlaşılmaktaydı. Üstelik her 2 takımda da hemen her futbolcu çok sayıda hata sonucunda top kaybı da yaşamaktaydı. Bu da Fenerbahçe için bu sezon başında kurulan kadronun kapasitesinin normal sonucuydu.

2. yarıda Fenerbahçe'nin kaçırdığı gol pozisyonlarında ki beceriksizlikler sonucu gole ulaşılamması da gene kapasite sorunu olarak ortaya çıkmaktaydı. Hele Soldado'nu bomboş bir pozisyonda kaleye atması gerek şutunu, eski deyimle “minaredeki müezzini düşürecek şekilde” kalenin çok yukarısından dışarıya atması şaşkınlık verecek bir santrafor (?) vuruşuydu.

Bu galibiyet sonrası taraftarın sevinebileceği tek konu artık düşme hattından kurtulunmuş olunmasıydı. Yeni sezon düşünülürken sadece korkulan ise yeni oyuncuların uyumu ve “takım” olma konusundaki çekilecek zorlukların bilinmesiydi.

Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

32. Kornerlerde 11 Oyuncunun Geriye Çekilme Yanlışı

Birçok maçta bir çok takımın karşı takımın kullandığı kornelerde 11 oyuncusu ile kendi ceza sahalarına çekildikleri görülmektedir. 3 büyük takımın ve tecrübeli hocalarının bile bu şekilde davrandıklarına çok rastlanmaktadır. Oysa bu çekilmenin takıma çok sayıda zararları vardır:

  • 1-Atılan korner golle veya autla sonuçlanmadıkça rakip oyuncuların baskısı devam edecek demektir. Çünkü rakip takımın, korneri kullanan takıma hücum etme olasılığı sıfırdır. Tabii tekrar korner olursa da aynı baskı devem edecek demektir.
  • 2-Takımın kontratak yapma olasılığı sıfırlanmış olmaktadır. Zira rakip takıma sahanın geriye kalan kısımlarını tümünü kullanma olanağı verilmektedir. Kaleci bile ceza sahasının dışına kadar çıkıp o bölgenin tek başına hâkimi olmaktadır.
  • 3-Oysa ileride kalan her oyuncu için rakip takım tarafından en az iki kişi bırakıldığı bilinmektedir. Halbuki bu durumda geriyi kontrol eden kaleci ile bir kişi sonrası korner atilan kaleyi tam 9 kişi ablukaya almış olmaktadır.
  • 4-Hatta değil ilerde 1 oyuncu 2 oyuncu bırakılacak olursa rakip takımdan korner için gol atmaya gelen sadece 5-6 kişide kalacaktır. Kendi sahalarında kalan o hızlı 2 oyuncuyu marke etmek için kaleci hariç 5 oyuncu geride bırakılmış olacaktır.
  • Oysa bunları yapmayan takımların ve hocaların tek korkusu duran toplardan gol yeme korkusu olduğu anlaşılmaktadır ve yanlıştır.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com