2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 4.HAFTA

03.09.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 4.hafta


4.Haftanın izlenimleri [ve Fenerbahçe - Kayserispor Maçı : (2-3)]

4.Hafta da garip bir hafta oldu. üç büyüklerin üçü de puan kaybederek haftayı tamamladılar. Oysa Kasımpaşa 4 maçını da kazanan tek takım olarak liderliğe yerleşiverdi. Araya Milli Takım için verilecek olan bir haftadan sonra 5. haftanın takımlarını izleyeceğiz.

İki takım haftayı yenik kapatırken Galatasaray'ın Trabzonspor'dan atamadan 4 gol yemesi bir önceki hafta kazandığı 6 – 0 lık galibiyeti sonrası çok garip gelen sonuçlardan birisiydi. Fenerbahçe'nin kendi sahasındaki yenilgisi ise ayrılanlar ile yeni alınanların etkilerinin “takım” olmasını zorlaştırdığını tekrar göstermiş oldu.

. “Video Hakem Uygulaması” nda bu hafta da bir olumsuzluk görülmedi.

3 büyük takımın da puan kaybetmesi bu sezon tüm takımların başa baş bir futbol oynayabildiklerini anlatmakta. Tabii ki ilk 4 haftada alınan sonuçlarla 34. haftada gerçekleşecek sıralama hakkında bir yorum yapılmasının çok saçma olacağı da bilinmekte.

  • İzlenen Diğer Maçlar:

Trabzonspor Galatasaray'ı 4 – 0 yenerken hemen hiç zorlanmadı diyebiliriz. Bunun ilk nedeni ilk golün 3. dakikada erken gelmesi ile Belhanda'nın bir kırmızı kart ile takımını erken 10 kişi bırakmasıydı. Taraftarlarının tribünleri doldurması ve hiç susmayan tezahüratları ile Trabzonspor zaten maçın devamlı favorisiydi. Galatasaray peşin peşin bu yenilginin nasıl olsa gerçekleşeceğini bilircesine oyalama taktiği ile oynamaktaydı. Maçın ilk yarısı bu anlayışa uygun bir şekilde Trabzonspor'un 3 – 0 galibiyeti ile sona erdi. İkinci yarıya her iki takım da nasıl olsa bu maç böylece bitecek anlayışıyla başladı. Trabzonspor da fazla baskı kurmak yerine geriden paslarla vakit geçirirken Galatasaray durumu idare etmekte görünmekteydi. Sanki 6 – 0 lık Fenerbahçe tarihi hezimetinin tekrarlamasından korkar gibi oynamaktaydılar. Maşta en çok dikkat çeken ise halen ligde oynatılan genç oyuncularda görülmeyen bir başarı ile oynayan Yusuf'un performansı ve gayretli futboluydu. Maç böyle bitecek denirken 90 + 2 de adını bile zor telaffuz ettiğimiz yeni oyuncuları Ekuban 4. golü atıyordu.

  • Beşiktaş Bursaspor ile deplasmanda 1 – 1 berabere kalırken sadece maçın sonlarına doğru zorlandı diyebiliriz. Tribünleri dolduran Bursalılara tezahürat ve takımlarını desteklemeleri ne kadar yakıştıysa da sahaya attıkları yabancı maddeler de o kadar yakışmadı. Karşılıklı akınlarla orta saha mücadelesi şeklinde nbaşlayan maçın ilk tehlike yaratan pozisyonu da 10. Dakikada gelişti ama yeni kalecileri Karius gole izin vermedi. 18. Dakikadaki korner atışında kendinse açık tribünden atılan maddeler nedeniyle Quarisma atışı bırakıp geriye kaçtı. Hakem Bursasporlu oyuncuları seyircilerini ikaz etmeleri için görevlendirdi. Tekrar başlayan maçta Beşiktaş ilerleyen dakikalarda saha hâkimiyetini ele geçirdi ama gol pozisyonları karşılıklı izlendi ve ilk yarı golsüz tamamlandı. Yalnız 31. dakikada Vida'nın yerde kayarak Furkan'ın ayağından topu alırken yaptığı harekete penaltı verilmeliydi. Hakem VAR'a dahi sormadan devam ettirdi. Oysa saha ortasında yapılan bu hareketlerde önce topa vurulmuş olsa dahihem faul atışı bazen de sarı kart dahi verilmekte. İkinci yarı orta sahada ilk yarı gibi yavaş bir tempoda başladıysa da 51. dakikada Oğuzhan'ın topu ceza sahasına doğru sürdükten sonra verdiği akıllı pası iyi değerlendiren Babel Beşiktaş'ı 0 – 1 öne geçiriyordu. Ofsayt acabasıyla golü VAR'da inceleyen Cüneyt Çakır kararının santrasını yaptırdı. Yenilen gol Bursaspor ile seyircisini yeniden canlandırdı ve akınları başladı. Ne var ki bu yılın Bursaspor'unun diğer izlenen takımlara göre biraz daha naif olarak izledik. Furkan dışında çok çalışan ve başarılı oynayan futbolcuları yoktu diyebiliriz. Maç beraberlikle bitecek denirken 85. dakikada beklenmedik bir Yusuf Erdoğan gayreti Sakho ile golü getirdi. Uzatmalar Beşiktaş'ım devamlı golü araması ve pozisyonlarıyla geçtiyse de +4 dakika verilen uzatmalarda başka gol gelmedi. Her zaman verilen 3 dakikalık uzatmaya VAR incelenmesinde ki gecikmelerin de eklenmesi ve sakatlık gecikmelerinin de toplamına göre +4 dakikanın çok az olduğu anlaşılacaktır.
  • Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe-Kayserispor Maçı : (2 -3)

Sıcak hava dışında rahatsız edici hiçbir görüntü olmadan Fenerbahçe seyircisinin doldurduğu tribünlerin olumlu tezahüratlarıyla başladı maç. Fazla gol pozisyonu ile karşılaşılmadan 13. dakikaya gelinmişti ki Hasan Ali'nin sol çizgi üzerinde önce rakibini çalımlayıp verdiği pas sonrası aut çizgisine süratle çıkışı sonrası geri aldığı topa zor da olsa yaptığı ortaya güzel bir koşu sonrası Ayew'in attığı kafa golü maç için tüm Fenerbahçelileri galibiyete inandırmıştı.

Oysa ortada “takım”olmadığı kalan dakikalarda anlaşılacak ve 3. maçtan da 3 yenilgi ile ayrılanacaktı. Aslında anlayanlar için konu çok açıktı. Fenerbahçe nin Comolli 2. “Sportif Direktör” üydü. Sanki “Dejavü” gibi olaylar tekrarlamaktaydı. Nasıl ki Tarraneo Sportif Direktör diye sanki tüm Kulübün genç olsun A takım oyuncuları içim olsun Direktörlük yapacak sanılmıştı. Oysa tamamen oyuncu satışları konusunda ve bundan para kazanmakta olan tıpkı bir emlak komisyoncusu gibi bir futbolcu “aracı- pazarlayıcısı” olduğu anlaşılmıştı. Daha sonra ücreti tam ödenmeden anlaşmaya da son verilmişti.

Bu yıl da “Comolli” aynı görev adıyla getirildi. O da en iyi futbolcuları satarak takımı zayıflattı. Önceki yılın takımı Şampiyonun arkasından 3 puanla ligi ikinci bitirmiş Kupada da final oynayarak kaybetmiş 2 takımda birisi olmuştu. Buradan da anlaşılması gereken sadece birkaç takviye ile takımı bozarak yeniden yaratmak yerine takviye yapmak yeterli olacaktı.

Maça gelecek olursak dikkat çeken bir diğer önemli konunun da takımın fizik gücünün beklenen seviyenin çok altında kalmış olduğunun görülmesiydi. Bu nedenle de 1 – 0 öne geçer geçmez takım bir deplasman takımı haline gelerek durumu idare etme gayretine giriverdi. Oysa üstün ve bildiğimiz bir Fenerbahçe hemen 2. golü arama moduna geçerdi. Kalan dakikalarda Harun 2 mutlak golü kurtarmasa beraberlik erken gelecekti. İlk yarı bu şekilde sona erse de 2. yarıya başlanır başlanmaz golü arayan takımın gene konuk takım olduğu görüldü. Zaten 7 dakika sonra da beraberlik golünü attılar. Faul atışında yerden seken topu Harun kurtarabilirdi ama başkalarının vurması sonrasına hazırlandığı için ters ayakta kalarak zor uzandı ve kurtarışları sonrası ilk maçında ilk golü hatalı yemiş oldu.

52. dakikada ki golden hemen sonra Kayserispor 56.dakikada bir gol kaçırırken ters akın sonrası Slimani karambolde kaleye arkası dönükken ayağına gelen topla çok güzel dönerek golünü atıyor ve tribünleri aniden ayağa kaldırıyordu. Karamsarlığı bitirip arkasından başka gollerin geleceğini düşündüren bir goldü. Ama öyle olmadı ve Fenerbahçe durdu. Rakip akınlarından birisinde bu kez de Sol Stoper Skertel'ın ters ve sert kafa vuruşu Harun'u şaşırtarak 61. dakikada beraberliği getiriveriyordu. Karşılıklı akınlar sırasında bu kez da Chery sol açıdan kaptığı topu hiç beklenmedik bir şekilde direğin dibine gönderdiğinde Harun da bu beklenmedik vuruşu kurtaramayarak rakibin öne geçmesini önleyemedi.

Karşılıklı akınlara dönen maçta Harun kurtarmasa neredeyse rakibin 4. golü gelmekteydi. Artık Fenerbahçe devamlı akınlarla golü aramaktayken bir faul sonrası Hakem VAR'a davet edildi ve inceleme sonrası verdiği karar ile 82. dakikada Chery'nin kırmızı kart görmesiyle Kayserispor 10 kişiyle oynamak durumunda kaldı. Su molası, Var incelemeleri, sakatlıklara rağmen uzatmalar başka maçların aksine +5 verilince gol de gelmedi

Şimdi Fenerbahçe'nin yeni transferleri izlenecek, yeni bir takım kurulacak ve “Takım” olması sağlanacak. Bu arada Milli Maç haftasının geçilmesi de bir avantaj olarak zamana eklendikten sonra önümüze bakacağız.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 4.Sağ ve Sol Açıkların Çeşitlemeleri:
  • Sağ ve sol çizgilerden takımların yaptıkları akınlarda hücum alternatifleri çoktur. Birinci çeşitleme bazen bekler tarafından bazen de açıklar tarafından başlatılmasıdır. Bekler tarafından başlatıldığında o beke yakın oynayan sağ veya sol stoper hemen onun yerini doldurarak rakip kontrataklarına tedbir alacaktır.
  • Açık çizgilerinden hücum başlatan oyuncu için çok sayıda alternatif vardır ama tabii ki bunlar kendisinin süratine göre değişir. Süratli olanlar topu ileriye şut atar gibi yollar ve bir 100 metre koşucusu gibi (yani Bolt gibi) atılarak kendisini durdurması gereken kişiyi geride bırakır gider. Ya da önünde bulunan arkadaşı ile paslaşarak bir üçgen kurar ve o üçgenin çizgisi bir yerde uzayarak gole yaklaşırlar. Her iki durumda da iki alternatif daha doğar. Orta yapmak veya önce aut çizgisine girmek ve sonrasında da kaleye yaklaşmak.
  • Açıklardan yapılan ortalarda da 2 alternatif vardır. Ya aut çizgisine kadar inilerek orta yapmak ya da henüz 18 e dahi yaklaşılmamışken ilerdeki arkadaşlarına yüksek bir top göndermek. Bu çeşit ortalar; savunmadaki oyuncuların topa mı yoksa koşarak gelmekte olan diğer oyunculara mı bakacağını şaşırtacak bir ortadır.
  • Hasan Ali'yi suçlamak ile gelişmiş bazı kişiler, onun maçlarda bu alternatiflerin hepsini gayet iyi yapmakta olmasına rağmen kendisini arkasını boş bırakmakla suçlamayı adet edinmişlerdir. Bir Süpermen olmadığına göre ileri çıktığında arkasını diğer savunmacı oyuncuların doldurması gerektiğini bilmeyen futbol cahillerimdendirler ya da kasıtlı yorumlarına bilerek devam etmektedirler
  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/