2019 - 2020 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 7. HAFTA

05.10.2019

2019 - 2020 Sezonu Süper Lig Maçlari 7. Hafta

2019 – 2020 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI

7.Hafta

7.Haftanın izlenimleri ve [Fenerbahçe – Antalyaspor Maçı: (0 -1) ]

Sezonunun 7. haftası tamamlanırken hala takımlarda belli olan, geleceğe ışık tutan veya futbol adına bazı göstergeler ortaya koyan bir anlatım yok. Transfer sezonu tamamlanmışken hala adları yeni-yeni sıralanan bazı oyuncular konuşulabiliyor. Bu da sanırım transfer komisyoncularının ilginç başarılarının eseri olmakta.

Futbolseverlerin unuttukları asıl önemli bir şey var ki tekrar tekrar hatırlatmakta yarar vardır. Asıl futbol tek tek alınan futbolcular ile değil kurulacak “takım” ile oynanacaktır.

Üç büyüklerden sadece Fenerbahçe'nin liderliğe oynaması ancak onun da bu haftayı Antalyasapor karşısında yenik kapaması liderliğini gelecek haftalara bırakmıştır. Diğer 3 büyüklerden Galatasaray Gençlerbirliği deplasmanında 2 puan kaybederken 5, Beşiktaş ise lider Alanyaspor karşısında ilk galibiyetini alarak 16.lıktaki düşme hattından koparak ancak 12.liğe kadar yükseliyordu.

Trabzonspor “Karadeniz Derbisi” deplasmanında Çaykur Rizespor karşısında son dakika golüyle 3 puan kazanarak Fenerbahçe'den 1 puan farkla 5.liğe kadar yükselmekte.

VAR sistemine bu hafta hakkında alınacak garip sonuçlara yol açtı. Sanki VAR sistemi bazı hakemler içim konulmuş gibi sonuçlar çıkartılması hala tartışılabilmekte. Bu tartışmaların belli sonuçlara doğru ilerlemeye başlaması halinde ayrıca ele alınacaktır. VAR'ın da artık hakemlerimizin hatalarına bir eklenti yapılmasından başka bir şey olmadığını anlatmaya başladı.

İzlenen Diğer Maçlar:

- Galatasaray deplasmanda Gençlebirliği ile 0 – 0 berabere kalırken yenilebilirdi de kazanabilirdi de. Dolu tribünler önünde kalecilerin başarıları bu sonucu getirdi maça. Galatasaray'ın maça daha hakim başladığı ama gol pozisyonlarına girmekte zorlandığı görülmekteydi. Gemçlerbirliği'nin karşı atakları da Galatasaray kalesinde ara ara tehlikeler yaratmaktaysa da gol getirmiyordu. İlk yarı orta saha mücadelesi şeklinde tamamlandıktan sonra 2. yarıda Gençlerbirliği daha atak bir futbol oynamaya başladı. Burada da sahneye ilk yarıda Ertaç'ın yaptığı gibi Muslera'nın kurtarışları çıkarak Gençlerbirliği'ne gol fırsatı vermedi. Bu arada dikkat çeken ise Gençlerbirliği futbolcularının Mustafa Kaplan'ın verdiği taktiğe uygun olarak her topa hemen koşmaları ve Galatasaraylı futbolculara pres uygulamaları maçın golsüz beraberlikle sonuçlanmasının en önemli nedeniydi.

- Beşiktaş, Aytemiz Alanyaspor'u 2-0 yenerken bu ilk galibiyeti, A.Alanyaspor'un ise ilk yenilgisi oluyordu. Ne var ki bu yenilgiye rağmen ligdeki liderliği devam etmekteydi. Maç orta saha mücadelesi şeklide başladı. İlk gol pozisyonu 15.dakikada Beşiktaş kalesinde yaşandı ama gol gelmedi. Başka pozisyon gelişmeden ilk yarı 0 – 0 beraberlikle sona erdi. İkinci yarıya Beşiktaş'ın golü arayan baskısıyla başlandı. Ne var ki bu baskı gol getirmediyse de 52. dakikada bir penaltı getirdi. Penaltı'yı gene günün ofsayt kralı Burak kullandı ve gole çevirerek Beşiktaş'a galibiyeti getirdi. Bu golden sonra A.Alanyaspor baskıyı çoğaltarak beraberliği aramaya başladıysa da 69.dakikada Diaby durumu 2- 0 a getirerek maçın da Beşiktaş'ın galibiyeti ile tamamlanmasını sağlamış oldu.

- Trabzonspor, Çaykur Rizespor'u 2-1 yenerken aslında Karadeniz Derbi'sini kazanmış oluyordu. Trabzonspor kazandı değil de bu derbiyi Ç.Rizespor kaybetti demek daha doğru olacak. Daha gole yakın oynayan taraf Ç.Rizespor olarak dikkatleri çekiyordu. Maç dolu tribünler ama yoğun yağış altıda oynandı. Bir Derbi maçı olup ilk golü yiyen taraf Trabzonspor olmasa, berabere devam ediyor olsa bu maç pekala iptal edilebilirdi. Zaten Ç.Rizespor'un Meinjak'ın ayağından kazandığı gol bu sezonun en güzel golü olarak hafızalarda iz bırakmıştı. Çektiği şut başarılı kaleci Gökhan'ın kurtaramayacağı üst 90 a takılmıştı. 1 – 0 galibiyete rağmen geri çekilmeyip Trabzonspor la birlike gol arayan taraf Ç.Rizespo'du. En sonunda 73. dakikada Sörloht'un ayağından beraberliği sağlayan da Trabzonspor oluyordu. Maç gene karşılıklı akınlarla galibiyet golünü aramaya dönmüştü. Bu gol aramalarında gole daha yakın olan taraf da Ç.Rizespor'du. Ama maç tam aksi bir sonuçla tamamalnadı. 90.dakikada Nwakaeme'nin attığı karambol golü Derbiyi Trabzonspor'a hediye ediyordu.

Fenerbahçe - Antalyaspor Maçı ( 0 – 1)

Bu haftanın ilk maçı oynanıyordu. Cuma günü olmasına rağmen tribünler dolu ve tezahüratlar devamlıydı. Seyirci takımının galibiyetinden emindi ama ne yazık ki öyle olmadı. Oysa maç boyunca her an Fenerbahçe'nin gol ve goller bulacağı bit maç oynanmaktaydı. Sahaya Galatasaray ile oynanan maçtaki kadronun aynısı ile çıkılmıştı. Oysa bu maçtaki rakip 3 büyüklerden birisiyle oynanan bir maç olmayıp kazanılması kolay olan bir maçtı.

Hala seyircinin tam olarak tanıyamadığı bu yılın yeni onbiri ile maça çıkılmıştı. Üstelik henüz 6. dakikada yenilen bir gol ile adeta rakibe 1 gol avans verilerek maça başlanmıştı. Zaten ilk yarı rakibin sadece 1 adet akın yapabildiği bir ilk yarı şeklinde geçmişti. Vedat adeta rakip stoperler tarafından esir alınmış gibiydi. Havadan gelen topları ne kaleye kafa şutu şeklinde yönlendirebiliyor ne de kendi şut bölgelerine yere indirebiliyordu. Zaten takımda başka golcülük görevi verilmiş oyuncu da yoktu.

Açıklardan sadece sol açıkta oynayan Dirar'ın akınlarının tercih edilmekte olduğu görülüyordu. Ne var ki bu akınlar sonrası yapılan yüksek ortaların hepsi de gole ulaşmak yerine savunma oyuncuları tarafından karşılanmaktaydı. Açıklar tarafından yüksek ortalar yerine içerilere yönlenmeleri talimatları ancak maçın sonlarına doğru verilebildi. Bu da bir tane golün bulunmasına yardımcı olamadı.

Üstelik seçilen savunma 4 lüsü ikinci yarıda rakibi durdurma konusunda pek yararlı işler de yapamadılar. Zaten bu nedenle Altay kurtarışlarıyla sahneye çıktı ve takımın en başarılı oyucusu olurken tam 4 tane gollük kurtarış yaptı. Yoksa bu yenilgi farklı bir yenilgi haline gelecekti.

Bu arada Fenerbahçe'ye rakibin koluyla kesilen bir top nedeniyle verilmesi gereken penaltının verilmemesi de, VAR'ın da artık hakemlerin hatalarına bir eklenti yapılmasından başka bir şey olmadığını anlatmaya başladı. VAR eğer hakemi korumak istiyorsa onun verdiği yanlış bir kararı bile onaylamakta. Aslında bu penaltı verilse de verilmese de Fenerbahçe bu maçı kazanmalıydı. Başkan, Teknik Direktör ve Comolli her yıl yeni bir 11 adayı transfer edeceklerine ilk 11 e her yıl en fazla 2-3 oyunu ekleseydiler çok iyi bir “takım” elde etmiş olacaklardı.

Gene de hafta sonunda yer alınacak puan cetvelindeki Fenerbahçe'nin yeri çok kötü bir yer olmayacak ve ilerleyen haftalarda ideal 11 yaratılarak ”takım” kurulacak olursa bu yılın “Şampiyolık Yılı” olacağı da görülebiliyor.

Üzerinde Durulmayan Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

7. Açıklardan ortalar rakip takma göre değişir

Futbolda açıkların topu sürdükten sonra yaptıkları ortalarla golü aramaları rakip takıma göre değişir. Bu konuyu ele alarak inceleyecek olursak farklı sonuçlarla karşılaşılacaktır.

Tabii ki rakip takımda uzun boylu bir adet forvet oyuncu buluyorsa bu ortalarla onun kafa golü atması beklenmemelidir. Zaten 2 adet uzun boylu stoper bu topu kolayca uzaklaştırabilecektir. Takımlar kurulurken zaten 2 tane uzun boylu stoper mutlaka takıma yerleştirilmiştir.

Bu konu hemen her takımda öncelikle ele alınır. Hatta genç takımda seçmeler yapılırken uzun boylu gençler önce stoper mevkiine yerleştirildikten sonra diğer mevkiler ele alınır. Yani uzun boylu genç oyuncular mutlaka stoper mevkiinin adamı olurlar.

İşte bu gerçekleri bilen Teknik Direktörler eğer rakip takım savunmasında çok sayıda uzun boylu oyucu oynamaktaysa açıklara bol orta yapma yerine içeriye doğru dalma ve paslaşarak gol arama görevi vermelidirler.

Gelecek yazıda buluşmak üzere

YMM. Okan İnanç Yenicagymm@hotmail.com