ALİ KOÇ BAŞKANIMIZI KUTLARKEN FUTBOL İÇİN BEKLEDİKLERİMİZ- (2)

11.06.2018

Ali Koç Başkanimizi Kutlarken Futbol İçin Beklediklerimiz- (2)


Fenerbahçe'miz için güzel günlerin geleceğinden emin olduğumuz gibi beklentilerin de gerçekleşeceğinden eminiz. Geçen hafta başladığımız çeşitli futbol görüşlerine devam:

--- En çok tartışılan konu olan taraftar konusunda ele alınmayan bir konu ile devam edeceğim. Tribün seyircisi ayrı bir konu olduğu için burada yazılanların dışında düşünülmelidir. Maçta yanımızda oturanlar olsun, evde birlikte televizyondan maç izlemekte olduğumuz dostlar olsun nedense her futbolcumuza yaptıkları bir yanlış sonrası hakaret hatta küfür taşıyan sözler söylemektedir. İşte bu menfi (negatif) davranışlar sonuçta; maçlardaki tribünler tarafından Hasan Ali Kaldırım gibi hem efendi hem de çok başarılı bir futbolcumuzun dahi ıslıklanmasına hatta yuhalanmasına kadar varmıştır. Buna bir çözüm bulunması şarttır.

Gelecek yılın transfer sezonuna kadar sırtında Fenerbahçe forması taşıyan birisine hakaret veya küfür edilemeyeceğini birbirimize anlatmamız gerekmekledir

--- Bir futbol takımının oyuncularının kalitesinden daha önemlisinin artık “takım uyumu" olduğu sanırım herkes tarafından anlaşılmıştır. Bu nedenle bir önceki yılın takımı kadrosu üzerinde fazla oynamadan en fazla 4 – 5 oyucu takviyesi ile yetinilmesi daha olumlu sonuçlar verecektir.

Televizyon yayıncılarının dahi hala anlayamadığı ve alt yazıdan Fenerbahçe kadrosunu yayınlarken yaptıkları “Neustader – Skartel" in yerlerinin karıştırılması gibi hataları herhalde teknik adamlar yapmazlar. Onların hala “sağ stoper- sol stoper" farkını anlayamadıklarını çok izledik. Tamam bazı stoperler hem sağ hem de sol stoper mevkiinde oynayabilir ama bazıları da sadece bir tarafta oynayabilirler. Hem de yerlerinde çok başarılı oldukların halde diğer yana geçemezler. Bazıları ise her iki tarafta da aynı kalitede oynayabilirler. İşte takıma stoper transferleri yapılırken sadece isme değil bu konulara da dikkat edilmesi gerekmektedir.

Söz stoperlerden açılmışken bir konuya daha dikkat edilmeli. Takım çoğunlukla rakip sahadayken rakip, hızlı oyuncularıyla kontr atağa kalkar. Tam bu anda ters kanatta yer alan diğer stoperin de diğer kanmada yetişecek bir sürate sahip olması gerekecektir. İşte bu uzun boylu oyuncuların çok azı süratlidir ama dikkat edilecek olursa bulunur ve transfer edilebilirler.

--- Golcülere gelecek olursak. Tabii ki uzun boylu ve kafa vuruşu ustası olmaları yanında pek üzerinde durulmayan bir becerileri vardır. O da ani bir vuruş şeklinde şut atabilmeleridir. Kendisini izleyen rakip savunmacı topu sürüp şuta atmasını beklerken ani bir vuruşla üstelik bacağına şut vuruşu açısı getirmeden şutu ve golü atmalarıdır. Zenci futbolcuların bacak adalelerinin farklı olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu nedenle başarılı golcülerin büyük çoğunluğu Afrika kökenli futbolculardır. Gene de Milli oyuncumuz Cenk gibi ani şut atabilen oyuncular da vardır. İşte bu noktaya yapılacak transferlerde bu özelliğe dikkat edilmesi takıma golcü bir oyuncu alınması demek olacaktır. Şut pozisyonu için bacakların aralarını açmadan ani şutlar çıkarabilmek.

--- Unutulan bir başka konu da “çabuk futbolcu - süratli futbolcu" ayırımının pek bilinmemesidir. Özellikle maçları anlatanların bu iki kavramı bilinçsiz bir şekilde karıştırdıkları çok duyulmaktadır. Tabii ki açıklarda yer alan oyuncuların tekniklerine ek olarak süratli olmaları da çok gerekli bir üstünlüktür.

Ne var ki bazı mevkilere alınan oyuncuların ayrıca çabukluk üstünlüğüne sahip olmaları da çok önemli bir üstünlüktür. Çabukluk; kısa bir mesafede hem topa sahip olma hem de topu pas veya çalım şeklide çok çabuk olarak ayağından çıkartabilmektir. Özellikle eskiden 10 numara olarak adlandırılan santraforun arkasında yer alan oyuncuların bu üstünlüğe sahip olmaları, aranılacak en önemli futbol becerisine sahip olmaları demektir.

İlk akla gelen bu gibi konulara devam edilecektir. Gelecek yazıda görüşmek üzere.

YMM.Okan İnanç

okaninanc@mynet.com