Ali Koç Ve Şekip Mosturoğlu Bizim Stadyum Özel'e Konuk Oldu

03.04.2012

Ali Koç Ve Şekip Mosturoğlu Bizim Stadyum Özel'e Konuk Oldu

Dernek Başkanımız ve Kulübümüz Asbaşkanlarından Ali Koç ve Şekip Mosturoğlu TV8’de Faik Çetiner’in hazırlayıp sunduğu " Bizim Stadyum Özel" programına katılarak kamuoyunun merak ettiği konulara açıklık getirdiler. "Bizim Stadyum Özel"de cevaplanan sorular özetle şöyle:

DEFANSİF BİR REFLEKS OLUŞTU

Ali Koç: Sadece Fenerbahçe üzerinden işletilen bir süreç gibi gözüküyor. Gizliliğin ihlali hiç kimse tarafından doğru dürüst sorgulanmadı. Herhangi bir suçumuz olduğunda bu suçu çekmeye razı olduğumuzu büyük bir olgunlukla ifade ettik. Resmen infaz edildik. Ancak gördüğümüz muameleyi kimse kabullenemedi. Şikenin olup olmadığı ikinci plana düştü. Defansif bir refleks oluştu. Başkanımızla birlikte 7’den 70’e kenetlendik. Süreci omuz omuza aşmanın tek yol olduğunu anladık. Milyonlarca kez teşekkür ediyorum ki; Fenerbahçe taraftarı demokratik tepkisini ortaya koydu. Ama daha Bismillah demeden kamuoyunda linç edilmeyi kabul edemedik. Her zaman söylüyoruz. Bugünde söylüyoruz varsa bir suçumuz çekmeye razıyız. İddianamede diğer kulüplerin de adı geçmesine rağmen resmi evrağa biz ne hikmetse daha fazla yansıdık. Zaten bizim isyanımız da bu. 6 Temmuz’da Emniyet Müdürlüğümüz bir açıklama yaptı. Tarihte ilk deniyor. 19 maçta şike yapıldığının belgelerle ispat edildiği, sonuçta kamuoyunda oluşan etkisi ...  İddianamede  ise 13 maç yer aldı. Bunların bazısı iddianameye girmedi adeta buharlaştı. Diğer taraftan baktığınız zaman TFF’nin tutumuna bakınca, işin adını koyup ondan sonra olayın tümüne bakınca Fenerbahçe taraftarının takımını neden sahiplendiğini anlamak zor değil.

TÜRKİYE’YE BÜYÜK ZARAR VERİLDİ

TFF’nin sürekli karar değiştirmesi elimizi kolumuzu bağladı. Çok çelişkili bilgiler ve söylemlerle karşı karşıya kaldık. Türkiye ’de Futbolun patronu olmak çok zor ama bu kadar kötü yönetmek çok çok daha zor. Dışardan ahkam kesmek çok kolay. Futbolla ilgili bir ceza verileceği zaman, futbol dünyasında kararlaştırılır. Bu emniyetin başlattığı bir soruşturma gizlilik olduğu için karar verilemedi.Ülke futbol markasına zarar verildiği için yetkililere gidip ricada bulunur bindiğimiz dalı kesmeyelim denebilirdi. Ülke futbolu ve markasını korumak gerekirken başka bir yol seçildi. Türkiye’ye büyük zarar verildi. Trabzonspor’un şampiyonlar ligine gitmesini TFF bunu bilmediğini, sonradan öğrendiğini söyledi.

BİR KARMAŞA VAR

Biz kime inanalım. Hangisine inanalım. Hatalardan dolayı doğru bir yol haritası seçilemedi. TFF Trabzonspor’u biz yollamadık UEFA gönderdi. dedi. UEFA’nın olağan dışı olarak temsilcisini gönderip savcıyla görüştürülmesinden rahatsız oluyordum. Ama şimdi Savunmalar gelince zamanla herşey daha netleşince görülüyor ki UEFA istemesede topa sokulmuş.İstemesede sokulmuş. Tahkim açıklamasında var UEFA’nın kararıyla diyor. UEFA’da TFF’nin kararı ile diyor. O yüzden bir karmaşa var. İnşallah bu sıkıntılı günleri en kısa sürede geride bırakırız. Toplum olarak Futboldan çok daha keyif alırız. Ülkemizde halkımızı ayrıştıracak o kadar çok unsur var ki futbol bunlardan bir tanesi olmamalı.Bunun başında da gelmemesi gerek.

ADİL BİR MÜDAFAA SÜRECİ İSTİYORUZ

Biz başından dioruz ki; Biz  beri adil bir müdafaa süreci istiyoruz. diyoruz. O zamanki federasyonla bunun mümkün olamayacağını çünkü CAS davasında taraf olduğumuz için ve o savunmada gelenlere baktığınız zaman Fenerbahçe’nin ilgili bir karar verildiği zaman aksi istikamette hareket etmek gerekiyor. Bir tarafta adil yargılama gerekiyordu. bunun mevcut şartlarda olabileceğine inanıyorduk. Savunma hakkının azami şekilde kullandırılacağı süreç sonrası tüm kararların verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Suçumuzun olmadığına inanıyoruz. Varsa dahi suçumuzun Avrupa tarafından cezamızı çektiğimize inanıyoruz. Cezamızı çekmedik. Çünkü gereksiz bir ceza yedik. Çünkü UEFA’ya gidemememiz, Şampiyonlar Lİgi’ne gidememizin yarattığı maddi manevi tahribat aslında görünenden çok daha büyük. İşin itibar tarafı haksız muamele görüldüğünün anlatılması bizim için birinci öncelik. Bizim davamız haksız davamız kanunsuz muamele görmemiz futbol tarafında. Haksız yere men edildiğimiz davası bizim için önemli. ( Arada Mehmet Ali Aydınlar’ın "Yukarıda Allah var, söylemi ekrana geliyor)

Kulübü temsilen, Fenerbahçe yöneticisi olarak ben konuşuyorum. Ali Koç olarak değil. Ama her çıkışımız Ali Koç’a geri dönüyor. Ben bunun kişiselleştirilmemesinden yanayım. Mehmet Ali Bey’le yer değiştirmek isterdim . Bütün bu olaylardan sonra acaba kendisi ne yapardı. Bizden sonra gelecek yöneticiye hesap sormayacak mıydı.

 

MAÇLARIN TAMAMINI TFF TESCİL ETTİ

Ali Koç’tan sonra söz alan Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu:

UEFA’nın Türkiye’de tabu olarak gösterildiğini ifade ederken," Bizimn UEFA ile olan davamız anormal gözüküyor. Ancak onlara açılmış 500 dava vardır. Türkiye’de spor hukukçusu %5’i geçmez. Söylenenler kulaktan dolma bilgiler. Sıfır toleransın ne olduğunu bile bilmiyorlar.Şike yaptığına dair bir karar varsa sıfır tolerans küme düşürülmelidir. Ortada kanıt yok. Sıfır tolerans deniyor. Bilmeden konuşuyorlar. UEFA ve FIFA kanaatle karar veremiyor. TFF nasıl veriyor peki. Maçların tamamını TFF tescil etti. Maçta gözlemcisi, hakemi var. Nasıl kanaat kullanılıyor.

BİLGİ KİRLİLİĞİ ÇOK YAŞANIYOR

Sahaya olay yaşamamışsa şike yoktur. Temel üzerinde durulması gereken şey şu. 6222 sayılı yasa Türkiye için çok yeni bir yasa. 14 Nisan’da yürürlüğe girdi ve Temmuz ayında da ilk uygulaması yapıldı. Yasanın hazırlanması benim değil TFF’nin tasarrufunda hazırlanmış bir yasadır.Yunus Egemeoğlu başkanlığında hukuk kurulu hazırlamıştır. Bizde hukuk kurulu olarak destek verdik.  Bütün hazırlık bahis ve şike kapsamında değerlendirilmesiydi. Sporda şiddet ve düzensizliğe dair bir komisyona katıldı. Tasarı haline de gelince gördük ve ağır olduğuna kanaat getirdik.Faruk Özak’a 6 sayfa faks çektim. İşte tam burada Bilgi kirliliği o kadar çok fazla yaşanıyor ki yasayı biz değil Yunus Egemenoğlu hazırladı. Fransa , Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya, Almanya’dan örnekler alındı. 11. madde bizim tasarrufumuz değil. 11. maddede ağır hapis cezaları öngörülüyordu.En ufak katkımız ve fikrimiz yoktu.

UEFA’nın Fenerbahçe’yi siz çekmezseniz ben çekerim demediğini söyleyen Ali Koç " Eğer biz gitmeyi kabul etseydik. Tüm haklarımızdan feregat etmiyş olmacaktık. Akşam 5’e kadar süre istedik ve TFF ile görüştük. Sıfır tolerans diyoruz ya.Yunan ekibi UEFA Avrupa Ligi maçı oynanırken şike kanıtlanınca turnuvadan men edildi. Biz ise tam tersi muameleyle karşı karşıya kaldık.Uefa kuraya katılacak takımlara bizi de eklemişti Bir saat sonra TFF’nin kararı sonrası Fenerbahçe’yi turnuvalardan alma kararı verdi. TFF iradesi ve sorumluluğu ile alınmış bir karardır.

SUÇUNUZU KABUL EDİN

Bu olaylar yaşanırken oyuncuların kendilerini çağırdığını da ifade eden Ali Koç" Takımımız düzgün bir duruş örneği sergiledi. Krizi nasıl yönettiğimizi zaman içinde anlayacaksınız . Bizi tedbiren düşürün dedik. Zaten savunmamız dinlenmiyor bile. En azından verilecek bir ceza verilecekse çekelim diye düşündük.Yazı yazın dediler. Biz değil onlar yapabilirler bunu. Bize suçunuzu kabul edin dediler. Her şeyden feragat ettiğinizi söyleyin gibi Saçma sapan şeyler dile getirdiler. Bizim talebimizin yazılı verilmediği için reddedildiği gibi bir karara vardılar ve ben açcıklama yapınca 21 gün ceza yedim.

ÇETE İLE İLİŞKİMİZ YOK

Benim kaldıramadığım veya kabullenemediğim veya haksızlık olarak addettiğim Fenerbahçe Spor Kulübü hakkındaki iddiaların ne olursa olsu tümü bile doğru olsa bizim çete ile ilişkimiz yok. İşin bu tarafını kabul edemiyorum. Organize tarafından orada olduğumuzu söylüyorlar. Başkanımızın diğer arkadaşların tutukluluk hali Fenerbahçemize zarar veriyor. UEFA nezdinde " Benim ülkemde biri cezaevindeyse suçludur diyor. Hepimiz insanız. Savcısından mahkeme başkanından biz okuduğumuzdan işittiğimizden etkileniyoruz. Fenerbahçe’nin yerden yere vurulmasına müsade edilmesi ve Masumiyet karinesine değinmeden Fenerbahçe’nin alacağı cezanın adı konması için mücadele eden insanlar beni rahatsız etti. İddianameye bakılınca da ne kadar çelişkili ve ters şeyler göze çarpıyor. Biz bunları hak etmedik. İnsani açıdan bakıldığı zaman öyle nefret tohumları ekiliyor ki, nasıl düzelecek bu düzen.

KULÜBÜ GERİLETECEK BİR SÜREÇ

Nihat Özdemir liderliğinde bu yönetimin elinden geleni yaptığını söyleyen Ali  Koç, "Başkanımız adaylığını koysa, başka adayın şansı yok gibi. 13 yılda Fenerbahçe’nin sportif ve ekonomik olarak nerelere geldiği aşikardır. Sadece futbol değil, son 5 senede sportif açıdan inanılmaz ivme yakaladık. 5’te 5’i iki kez kaçırdık. Rakiplerinin çok önünde bir performans sergilemekteydik. Fenerbahçe’nin 30 Haziran’da 71,25 TL olan hisse değeri, Ağustos’ta 34’e geriledi. Şimdi ise 50’nin üstüne çıktı. Borcumuz 347 milyon TL’den 250 milyon TL’ye
düştü. Şu anki değerimiz 741 milyon dolar. Üç rakibimizin toplam değeri 750 milyon dolar. Ekonomik olarak nerelere geldiğimizi gösteriyoruz. İmkan olsa rakipleri konuşmam bile. Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe çağ atlamıştır. Üç gün daha vaktimiz olsa 150 milyon TL’lik tahvil daha satılmıştı. Tabi yaşadığımız süreç kulübü geriletecektir" dedi.

YALAR YUTAR ÖZÜR DİLERLER

Davada sanık olarak yargılandığım için Ali bey kadar rahat konuşamayacağım diyen Şekip Mosturoğlu: Metris’te yatan arkadaşlarıma sabır diliyorum. Şunu söyleyebilirim Başkan bu dosyaya müthiş çalıştı diğer arkadaşlarımız İlhan’da Tamer Yelkovan’da bende çok iyi çalıştık. Sadece bugün başlayan disiplin savunması için 386 sayfa yazılı savunma hazırladı. Sadece dosyadan hazırlanmış bir savunma hazırladı başkan. Başkan tek tek bütün maçları anlatıyor. Tapeler çarşaf çarşaf reklamlarda gazetelerdeydi. Bu salonlarda can alınıp can veriliyor. Çok müthiş savunmalar yapılıyor bu savunmalar şahit olsanız bugün bu olaya bakış açınız farklı olur. Bugün aleyhe değerlendirme yapan yorumcuların yarısı bu duruşmlara girse savunmaları izlese objektif olarak izlese utanarak çıkar. Bunu samimiyetle söylüyorum. Bugüne kadar söylediklerini yalar yutar ve özür diler. Kimse duruşma solanunda olan gerçekleri görmüyor. Müthiş bir savunma yapılıyor. Bu ileride tarihe geçecek bir dava olacaktır. Başkan kendi savunmasını kendi tapelerinin üzerinden yapıyor. Başkanın Trabzonspor ile ilgili verdiği örnekler tamamen tapeden verilen örnekler.

 "Metris’te hayata tutunmak için birbirimize destek olduk. Eşim boğazıma bakmak istedi, intihar edip etmediğimi kontrol etti. İnançlı bir insanım ben. Allah’ın verdiği canı Allah alır. Annem o telaşla hastane kapısına kadar beni görmeye geldi. O haberi yapanlar, kendi annelerini benim annemin yerine koysun. Empati yapmak lazım. Ceza hafif, ağır diyenler; kendilerini bizim yerimize koysunlar bir gün"

AKIL YAŞTA DEĞİL BAŞTADIR

Ali Koç, "Ailem doğal olarak devam etmemi istemiyor. Fenerbahçe benim şahsi aşkım. Yaşanılanlar korkacak bir şeyim olmasını gerektirmiyor. Bunun muhasebesini çok yaptım. Bende de bir delilik var. Ne yapacağım belli olmaz. Biz çok fazla göz önünde olması seven bir aile değiliz. Ne olursa olsun bizim ailemiz içerisinde de bazı fikir ayrılıkları var. Fenerbahçe’deki görevimden dolayı da fikir ayrılıkları oldu. Babam Beşiktaşlı ancak bütün maçların hepsini seyrediyor. Benim de Beşiktaş camiasına büyük bir sevgi ve saygım var. Aynı şekilde ben de Beşiktaş camiasında büyük bir saygı görüyorum. Vehbi bey hayatta olsaydı belki de ben bugün Fenerbahçe’de görev alamazdım" dedi. Asbaşkanımız Ali Koç, Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın kendisine atfen kullandığı "gençliğine veriyorum" açıklamasına da cevap verdi.

Sayın Ünal Aysal’a teşekkür eden Ali Koç, "Ben Kadıköy’de yaşanan olaylardan sonra yaptığım açıklamada bir çok şey söyledim. Sayın Ünal Aysal sadece bu seviyede cevap veriyorsa diyecek bir şey yok. Sayın Ünal Aysal’ın beni genç görmesi büyük iltifat. Akıl yaşta değil baştadır"

ÇORBADA TUZUM OLSUN DİYENLERE BÜYÜK SAYGIM VAR

2007’deki su savaşı yaşanan derbi maçta hiç konuşmadıklarını söyleyen Ali Koç, "Basket maçı finalinde kupayı VIP salonunda versek mi dedi. Böyle şey olur mu? Senin taraftarın, benim tarafarım diye bir şey söylemem. Fanatizmin rengi olmaz" dedi. Başkası yapınca yerden yere vurup, kendine olunca sustuğunu dile getiren Koç, "Eylemleriyle söylemleri birbirini tutmadığı için açıklama yaptım. Yapma  mecburiyeti hissettim. Her zaman da olacak bunlar. Taraftara kızmam ben. Taraftar toplum psikolojisinden etkilenir. Pendik’ten Arena’ya, Bakırköy’den  Saracoğlu’na gelir. Vakit ve nakit ayırır. Deplasmana da gidenler olur. Çorbada tuzum olsun diyenlere büyük saygım var" dedi.

GALATASARAY’SIZ FENERBAHÇE OLMAZ

Galatasaray’ın Trabzonspor’un konumunda olmadığını belirten Koç, "Spora büyük hizmet eden kurumlar orta yolu bulmalı. Aynı gemideyiz sonuçta. İş bu boyuta çıkmamalı. Trabzonspor’un kupa beklentisi var, açıklamaları anlaşılabilir. Galatasaray’ın bu durumda en azından kanıt olmadan söylemlerde bulunmaması gerekirdi. Sonuçta Fenerbahçe’siz Galatasaray, Galatasaray’sız Fenerbahçe olmaz" dedi.

Acıbadem ile yolları ayırmaları gerektiklerini söyleyen Ali Koç, "Bizim TFF ile asıl sıkıntımız kamuoyu baskısından etkilenmeleri. Telefonla bağlanıyorsunuz, bir laf ediyorsunuz ve geri alamıyorsunuz. Aydınlar’a bu süreçte Fenerbahçe forması çıkaramıyorsunuz duygusu aşıladılar. Acıbadem kararı verilmesi  gerekiyordu. Yıldırım Demirören bu durumdan bu denli etkilenmeyecektir. Aydınlar yumruğunu masaya vuramadı. Fenerbahçe’nin voleybol şubesine yaptıkları,  katkıları ortadadır. Ancak camiamıza verdiği zararlar da ortadadır. Kendisine
Fenerbahçe’nin voleybol takımına verdiklerinden dolayı teşekkürü borç biliyorum" şeklinde konuştu.

Programın sonunda Asbaşkanımız Ali Koç’un doğum gününü bir pasta ile kutlayan  Bizim Stadyum Özel  ekibi stüdyoda renkli görüntülere neden oldu. Ali Koç " Benim için sıkıntılı olan bir günü özel güne çevirdiğiniz için hem size hem de tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Şekip Mosturoğlu’da programın kapanışı esnasında Metris’teki arkadaşlarına selam göndererek en kısa sürede tüm tutuklu arkadaşlarının özgürlüklerine kavuşmasını diledi.