"bana Güvenenleri Mahcup Etmediğim İçin Mutluyum"

24.05.2011

"bana Güvenenleri Mahcup Etmediğim İçin Mutluyum"

Sportif Direktör ve Teknik Sorumlumuz Aykut Kocaman, kendisine güvenenleri mahcup etmeme duygusunun kendisinde çok yüksek olduğunu belirterek, "Bana çok büyük bir güven vardı; hem taraftardan hem camiadan. Bunların yanına mahcubiyet duygusu gelince çok ağır bastı. Bugün bu yükten kurtuldum" dedi. Aykut Kocaman, Fenerbahçe'de göreve gelişinden, geçen sene kaçan şampiyonluğa, teknik sorumluluk görevini kabul etmesinden, şampiyonluğun hikayesine, Alex'ten transferlere kadar bir çok konuda açıklamalar yaptı.



Lig TV'deki canlı yayında Tunç Elibol ve Sinan Engin'in sorularını cevaplayan Aykut Kocaman sözlerine, "Şampiyonluğun gelmesi tek kelimeyle rahatlama. Bu kadar stresten sonra söylenebilecek tek kelime rahatlama en önemli duygu bu şimdi" diyerek başladı.



Görevi zorunluluktan kabul ettim



Fenerbahçe'de göreve geliş hikayesini anlatan Kocaman, "Ankaraspor'dan ayrılmak üzereydim. Başkan aradı ve hiç şart koşmadan sportif direktörlüğü başladım. Çok uzun süre uzakta kalmıştım ve Fenerbahçe'ye dönmem gerekliydi. Bu bilinçli bir karardı. Döndükten sonra, içinde başarı ve başarısızlığı barındıran bir sezon yaşadık Sayın Daum'la birlikte. Son maçta şampiyonluk gidince kulübün üzerinde ağır bir darbe oldu. Daum'la devam etmemek, tüm Fenerbahçelilerde olan bir tavırdı. Kulübün tavrı beni öne çıkardı özellikle Başkan ve Ali Yıldırım. Bu görevi kabul etmek ve gelmek benim için çok doğru değildi aslında. Benim en büyük zenginliğim bu piyasada güvenilir olmam. Bugün değerlendirdiğimde bunun son derece yanlış bir tercih olduğunu düşünüyorum. Hem insani hem de teknik anlamda. Ama bir zorunluluktu benim için ve pek çok şeyi göz ardı ederek göreve geldik. Bu şekilde göreve geldiğinizi zaman 'Büyük takımları yerliler yönetemez' algısı vardı. Tüm antrenörler için en önemli şey, antrenmanların davranışların altında yatan en önemli şey, ikna edebilmek ve güven duygusunu vermeniz. Bunu başardığınız da başarılı olursunuz. Fenerbahçe çok sıkıntılar çekse de teknik direktörünü sezon içinde gönderen bir kulüp değil. Yönetimler açısından son derece doğru bin şey bu" diye konuştu.



Antalyalı Fenerbahçelilere teşekkür ediyorum



"Tüm transferler yönetimin tavrı ve benim kararımla oldu. Burası büyük kulüpler. Bu kulüplerin tek bir karar mercii yoktur. O yüzden transferlere ben karar verdim demek yanlış olur. Karar veren mercilerden biri de bendim. Kararlarıma yönetim büyük deste verdi" diyen Aykut Kocaman, sezon başındaki durumu da  "Kaybedilen şampiyonluktan sonra sarsıntılı bir sezon başlangıcı oldu. Çok ağır bir yükle başladık. Fizik olarak dağılmış bir oyuncu grubu vardı. Par parça bir görüntümüz vardı" diyerek özetledi. Aykut Kocaman ilk yarıdaki başarısız görüntünün ardından ikinci yarı başlangıcını ise "İkinci yarı bizim için de Trabzonspor için de beklenmedik puan kayıplarıyla başladı. Antrenman tekniklerimiz, futbolculardan istediklerimiz, yaptığımız çalışmalar değişmedi. Kupada alınan Yeni Malatyaspor maçı yenilgisi ve sonrasında, Fenerbahçe Ailesi'ni oluşturan herkes o maçtan sonra şapkasını önüne alıp düşündü ve sadece düşünmedi ve yapmaya da başladı. Bu değişimin en önemli parçası da futbolcu grubunun gösterdiği iradeydi. Bu da Malatya maçı sonrası başladı. Malatya maçı sonrası yakın tarihteki en dip noktalardan biriydi.  Bu işin başlangıcı Antalya'da bizi karşılayan Antalyalı Fenerbahçeliler Derneği'nin üyeleri yaptı. Onlara teşekkürü en azından şahsım adına bir borç biliyorum. Bence böyle de olmalı" dedi.



Alex, topla daha çok buluşmalıydı



Kocaman Alex hakkında ise "Alex, dünyada en hızlı düşünen ve düşündüğünü en hızlı uygulayan futbolculardan biri, yüksek top kontrolüne sahip ve topları gitmesi gereken yerlere en doğru şekilde gönderiyor.  Ön tarafımız, tabiri caizse şeffaftı. Burada Alex'e görev düşüyordu. Ondan savunma yapmasını beklemedim. Sadece topla daha fazla buluşması gerekiyordu. Benim ondan istediğim buydu. Tüm Fenerbahçelilerin istediği buydu: Daha fazla topla temas etmesi, çünkü böyle fark yaratıyordu. İlk yarıdaki Bursaspor maçı onun geri döndüğü maçtır. Alex öne çıkınca takım öne çıktı. Takım öne çıktıkça Alex öne çıktı. Mehmet Topuz futbolunu değiştirdi. Kayserispor'da yıldız oyuncuyken, Fenerbahçe'de sistem içinde yıldız oldu. Gökhan Gönül önemli bir başarı grafiğiyle oynadı. Elinizde Alex gibi bir oyuncu varsa, çok kolay bir düzen değişikliği yapmak mümkün değil. Bu tip oyuncular mıknatıs oyuncudur. Çok oyuncu da topu ona vermek ister. Alex olduğu sürece bu düzene bağlı oynamak bazı maçlarda hafif değişiklikler yapmak daha doğru. Bu tip oyuncuların daha fazla top istemeyi alışkanlık haline getirmeleri lazım.Ancak bu şekilde takım savunmasına katkı yapar. Akıl sağlığı yerinde olan her teknik adam, bu tip oynayan bir oyuncuyu takımında görmek ister" dedi.



2-3 takviye yeterli



"Futbol içinde varsam Fenerbahçe sayesindedir. Güvenenleri mahcup etmeme duygusu bende çok yüksektir. Çok büyük bir güven vardı; hem taraftardan hem camiadan. Bunların yanına mahcubiyet duygusu gelince çok ağır bastı. Bugün bu yükten kurtuldum" diyen Kocaman, transfer konusunda ise  "Ana karakter olarak savunmaya bir katkı yapmalıyız, orta sahanın ortasına bir katkı yapmamız gerekiyor. Bir de ön tarafa katkı yapmalıyız. Bir taraftan da kadronun altını da doldurmak gerekiyor. Ana karakter olarak 2-3 takviye yeterli Ayrılma ihtimali yüksek oyuncumuz var. Zaten yabancı transferi yapacaksak yabancı göndermeliyiz. Bu bir matematik gerçek.Yerlilerden görüştüğüz değil de düşündüğümüz oyuncular var. Birkaç gün içinde bir şekle kavuşacak" dedi.



Başkan onore etmeyi seviyor ve biliyor



Aykut Kocaman, "Kutlamalar çok güzeldi müthiş bir kalite vardı. Tüm sezonu sırtında taşıyan oyuncuların öne çıkması gerekiyordu. En önemli şey bu işin aktörleri olan oyuncuların öne çıkması en güzeliydi. Başarıyı dağıtmasını çok iyi biliyor ve seviyor. Bu tip yerlerde oyuncuları onore etmeyi bilen bir görüntüsü var. Ona ve yönetim kuruluna teşekkürü borç biliyorum" dedi.



Şampiyonlar Ligi'ne uygun oyuncu profilini zenginleştirmeliyiz



Kocaman Avrupa için ise, "Şampiyonlar Ligi'ni direk olarak katılacağız. Elemelerde geçip katılmak için zor. Direk katılacak olmamız avantaj. Bir başarı elde edildiğini çok uzaklardaki pozisyona bakıyoruz. Kişisel olarak değerlendirmem, önce arayı doldurmamız lazım. Oysa bizim takımlarımızın yapması gereken, standardı birinci sınıf takımlarla aramızda fizik olarak anlayış olarak, kolektif bakış açısı olarak fark var. Bizim Şampiyonlar Ligi'ni uygun oyuncu profilimizi zenginleştirmemiz lazım. Bizim aradaki boşlukları doldurmamız lazım. Önce kendi evimizi sağlamlaştırmak sonra yukarıya kafamızı yukarıya çevirmeliyiz" dedi.



Bu sezondan daha zor olamaz



Gelecek sezon içinse Kocaman, "Gelecek sezon bundan çok daha zor bir lig olacağını sanmıyorum. Önümüzdeki sene Beşiktaş ve Galatasaray tamamen yarışın içinde olacak. Ama puan dengesi olarak puanlar biraz daha dağılacak ve aradan sıyrılması daha kolay olabilir diye düşünüyorum. Herkes için bu geçerli" dedi.



Fenerbahçe en iyi kulüp



Programda taraftarların maille gönderdiği soruları da yanıtlayan Kocaman, "Üst düzey oyuncularımız var Dünyanın en iyi kulübünün Fenerbahçe olduğunu düşünüyorum. 1500 sporcuyu bünyesinde barındıran, her branşta başaralı olana bir başka kaç kulüp var. Fenerbahçe Ailesi'nin bir bireyi olarak söylüyorum bunu. Oyuncuların bunları söylemesi sağlıklı.Gökhan'ın burada çok mutlu olduğunu düşünüyorum. Takımın daha da gelişmesi lazım ve Gökhan'da o takımın önemli halkalarından biri olacak" dedi.



Asırlık çınar Fenerbahçe yine kaldırırdı

"Fenerbahçe şampiyon olamasaydı ne olurdu?" sorusuna ise Kocaman,  "Fenerbahçe bu durumu yine kaldırırdı. Asırlık bir çınar Fenerbahçe. Birincisinden 1 sene sonra şampiyon oldu. İkincisinden bir sene sonra da şampiyon oldu. Fenerbahçe'yi yönetenler de sevenler de bunu kaldırırdı. Benimle ilgili karar verecek mercii yönetim olurdu. Bunun dışında ikinci karar mercii de ben olurdum. Kaybedeceklerimizi düşünerek değil, kazanacaklarımızı düşünerek hareket ettik" diye yanıtladı. Kocaman, FB TV'de yayınlanan yumruk şov görüntülerini ise, "Canlı yayında olduğunu bilmiyordum. Arayayım televizyonu dedim ama gece olduğu için aramadım ama zaten canlı yayındaymış televizyon. Kupayı kaldırması gerekenler her zaman futbolcular, bu işin baş aktörleri onlar. Bizler ve başta başkan ve yöneticiler ise yönlendirici ve yardımcı oyuncular" diye konuştu.



Trabzonspor'un mücadelesi her türlü övgünün üzerindeydi

"Trabzonspor'un ortaya koyduğu mücadele, her türlü övgünün üzerindeydi" diyen Kocaman, Galatasaray maçını kazanmanın da kendilerini daha çok yarışın içine ittiğini söyledi. Aykut Kocaman sezonun en önemli maçının içerdeki Trabzonspor maçı olduğunu; Kayserispor ve Gaziantepspor maçlarının da önemli olduğunu söyledi. Oyuncumuz Semih Şentürk'ün yayına bağlanması üzerine Ayukt Kocaman, Semih'in takımda kalmasını istediğini de açıkladı.