Başkan Aziz Yildirim'dan Önemli Açiklamalar

06.12.2015

Başkan Aziz Yildirim'dan Önemli Açiklamalar

Fenerbahçemiz ile Gaziantepspor arasında Kamil Ocak Stadı’nda oynanan ve 2-2 eşitlikle biten maçın ardından Kulübümüz Başkanı Aziz Yıldırım basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.
 

Özellikle hakem hatalarına değinen Aziz Yıldırım’ın konuşmasından derlemeler şöyle:
 

“Hasan Ali’nin atıldığı pozisyon kırmızı kart değil”

“Maç 2-2 bitti. İyi oynamadık. Fenerbahçe iyi oynamadı. Sebebi de Hasan Ali’nin erken atılması. Saha da kötü, hakem de kötü. Sezon başından beri hakemler kötü. Her takım şikayetçi. Bana göre Hasan Ali’nin atıldığı pozisyonu çok seyrettim, baktım; kırmızı kart değil. Yani orada tehlikeli bir hareket varsa ki hiç dokunmuyor görüntülere göre, benim gördüğüm kadarıyla dokunmuyor. Herkes görür, tahlilini yapar. Orta sahanın öbür tarafında Gökhan’da hemen hemen 5 metre arkasında diyelim, 50 metre top sürecek, bariz gol şansı olacak… Böyle bir şey yok. O zaman yani 18’in üstünde, rakip 18 üstünde bir oyuncu alsa, topu indirseler orada penaltı, bu yoruma göre kırmızı kart. Şimdi bu kırmızı kart değil bir kere.
 

“Hakem maçı kötü yönetti”

Hakem hatalı. Hakem bundan 1 sene önce bizim Bayburt’ta yapmış olduğumuz kupa maçında da bizim oyuncularımızı çok tekmelediler, hiçbir şey göstermedi. Hatta ben Hasan’ı aradım, bu yanlış yapıyor gidin konuşun yani oyuncuları sakatlıyorlar, Diego’yu bilhassa o gün çok tekmelediler. Hiçbir şey vermedi. Devam devam devam… Maç bitti kurtulduk. Şimdi bugün de 21 numarayla 50 numara devamlı tekmeledi. Oyunculara sert girdiler. Nani’yi yıldırmak için 50 numara devamlı vurdu ama hiç kart görmedi. Hem bizim tarafımızdan hem de Gaziantepspor tarafından kötü idare etti. İki taraftan da yani. Mesela Caner’in son dakika da ittiği penaltı. Vermedi. Ama bizim de lehimize gole gittiğimiz pozisyonda, Markovic’in pozisyonunda tokat atıyor, ona da bir şey yok. Yani hakemler kötü. 
 

“Türkiye’de standartlar aynı uygulanmıyor”

Bülent Yıldırım’ı tebrik ediyorum, Beşiktaş maçını çok iyi idare etti. Ankara’da Sayın Gökçek galiba konuşmuş, o da Fırat Aydınus’u tebrik ediyor. Bütün hakemleri tebrik ediyoruz. Aynı hakem Başakşehir maçında Podolski’nin ayağından sekip eli açıkken geldiği pozisyonda oyuna devam dedi ve Podolski gol attı, Galatasaray galip geldi. Bugün de Diego’nun penaltısında aynı tavırdaki hareketler için aynı cezayı vermesi gerektiği için söylüyorum, orada da penaltıyı vermemesi lazımdı. Penaltı mıydı, değil miydi görmedim pozisyonu. Karamboldü orada. Penaltı da olabilir. O zaman öbür maçtaki hareketi de iptal edecekti. Yani Türkiye’de standartlar aynı uygulanmıyor hakemlerle. 
 

“Hiçbir takımın hakkı yenmesin”

Gençler dedik, gençler de kötü yönetim gösteriyor. Bu ilk devre neyse puanlar falan yakın gidiyor ama ikinci devre burası yangın yerine döner. Hiçbir takımın hakkı yenmesin yalnız bizim değil. Adaletli yönetim istiyoruz. Hemen şimdi federasyon yine bize ceza vermeye kalkmasın. O cezalarla bir yere varılmaz. Bunları iyi eğitsinler, iyi olanları eğitsinler. Burası para alıp yatma yeri değil. Hepsini profesyonel yapacağız diye bazıları kafalarına göre burada maçları yönetmesinler. Bunlar yanlış şeyler. Türk sporuna katkısı olmuyor. Hepimizi üzüyor. Hepimiz daha değişik konuşmalar yapmaya başlarız ki bu işin tadı da kaçar. Bugün Hasan Ali’nin atıldığı pozisyon kırmızı kart olamaz. Bariz gol atma pozisyonu yok. 50 metre topu sürecek, saha kötü, Gökhan geliyor. Neyse bu kadar söyleyeyim yeter. Rica ediyorum hakemler herkese eşit mesafede olsunlar, kötü maç idare etmesinler. Şampiyonu ve küme düşenleri de onlar tayin etmesin. Bırakın takımlar kendi kaderlerini tayin etsinler. Bu futbolcuların, kulüplerin harcamalarına yapmış oldukları borçlanmalara her şeye sonra yazık olur. Hepimiz üzülürüz.
 

“Saha kötüydü”

Saha kötüydü, yapacak bir şey yok. Pozisyonları görmedim. Sadece Hasan Ali’nin pozisyonuna baktım, onun dışında hiçbirine bakmadım. Onlarla ilgili yorum yapamıyorum.
 

Federasyon çok adaletli davranıyor. Onun için bir şey söylememe gerek yok. Çok seviyorlar bizi ondan. Mahmut Bey bir beyanat verdi 45 gün ceza verdiler. Ama söylediği şeyler bugün haklı olduğunu gösteriyor. Dünkü Beşiktaş maçında ki hakemin idaresi çok kötüydü. Koşamıyor. Koşamayan bir hakemi maça vermişler, pozisyonun gerisinde kalıyor. Beşiktaş Kayserispor’dan zayıf bir takım mı? Hayır. Yenebilir ama müdahil olmayacaklar.
 

“Bu kadar çabuk atılmaz oyuncu”

Ben pozisyona bakmadım ama maçta seyrettim; penaltı. Vermesi lazımdı. Biz vermesin bize aman, bu pozisyon penaltı değildi demiyoruz. Bakın açık söylüyorum; bizim aleyhimize de kararlar verdi, lehimize de kararlar verdi. Hasan Ali’yi atması, Hasan Ali havaya kalkıyor, hiç değmiyor, dokunmuyor bile. Oyuncu atıyor kendini yere. 50 metre mesafe var. Sarı kart hareketi eğer kasıtlı bir hareket olarak gördüyse sarı kart verir geçersin. Bu kadar çabuk atılmaz oyuncu. Yazık. Çok yazık. Ben gördüğüm şeyi söylüyorum. Bir tek pozisyona baktım onun değerlendirmesini yaptım. Diğerlerini gözümle gördüm. Mesela diyorlar ki Markovic’e tokat atmış. 50 numara daha maçın başında Nani’ye çok sert girdi.
 

“Daha iyi olacağız”

Daha iyi olacağız. Yalnız bizim medyanın şöyle bir huyu var; biraz kazandığın zaman hemen pembe hayalleri kurduruyorlar, herkes pembe hayal içerisine giriyor. Sonra bir yeniliyorsun veya kaybetmeye başlıyorsun, sonra da cehennemin dibinde kazanın içinde kaynıyorsun. Onun için medya tutarlı olsun. Bir bakıyorsun iyi oluyor, hoca çok iyi gökyüzüne, sonra yeniliyor sonra hep beraber kazanın içinde. 
 

“van Persie ile ilgili ne gelen var, ne giden”

van Persie ile ilgili ne gelen var, ne giden. Siz kendiniz uyduruyorsunuz. Kendi kendinize konuşuyorsunuz. Ne menajeri biliyor, ne kulüp biliyor. van Persie burada. 
 

“UEFA konusu bizim yönümüzden gayet olumlu”

Orada bir şey yok. Bizim yönümüzden gayet olumlu. Gelecek yılın, iki üç yılın pozisyonu anlattık.. Bundan 3 sene önce eksi 2.5 trilyonla kapatmışız. Ondan sonra eksi 40 trilyonla kapatmışız. Sonra eksi 60 trilyonla kapatmışız. Biz iki sene şampiyon olamadık, Şampiyonlar Ligi’ne gidemedik. Gitseydik ve her gittiğimizde 25’er milyon Euro kazansaydık, 50 milyon Euro ederdi o da  150 trilyon eder. Biz artıdayız yani. Onun için problem yok.  Bir taraftan diyorsunuz ki, UEFA kriterler koyuyor. Bunlara uyacaksınız. Bakın böyle giderse bir taraftan yayın hakları bağlı. 125 milyon para alacakken 35-40 milyon para alıyoruz. Biz aradaki farkı alsak zaten açıklarımız olmaz. UEFA’yla da kriterle ilgili hiçbir sıkıntımız olmaz. Çünkü kurdan dolayı artışlar var. Her yıl yüzde 20 ile 30 arasında kur farkından dolayı zararlar var. Bunlar ortadan kalksa bunlar biter. 
 

Siz basın olarak transfer istiyor musunuz? Fenerbahçe’nin ihtiyacı var mı? Önce onu tespit edin, ona göre sorun.
 

Trabzon camiasına hayırlı olsun. 
 

Camianın başkanı hayırlı olsun. Geri kalan bizi ilgilendirmez. Biz Trabzon camiasında başkan kimse saygı gösteririz.
 

“17 sene çalışan insan bu lisansın verilmeyeceğini bilmez mi?”

Harun Erdenay için Fenerbahçeli deniliyor. Turgay Demirel de Galatasaraylıydı. Futbol Federasyonu’nun daha önceki başkanları Galatasaraylıydı, şimdi Beşiktaşlı. Oyuncunun Avrupa lisansı alabilmesi için Avrupa’da milli olması lazım. Bu oyuncu Avrupa’da milli olmuş mu? Hayır. Müracaat etmişler, Bosna’da milli yapacağız demişler, orda da mili olmamış, gitmişler federasyondan rica etmişler, alt taraftaki insanlardan. Onlarda lisansı vermişler. FIBA’da demiş ki sen Avrupa lisansı ile oynayamazsın. Amerikan milli takımında oynadın. O zaman ne yapmışlar, yine gitmişler. Harun bey çok efendi davranıyor.  Söyleyemiyor, ben söyleyeyim. Aşağıdaki insanları ayarlamışlar. Ne karşılığında nasıl ayarlamışlar, bilemem. Onu siz araştırın bulun. Tutmuş oynaması için ikinci kez Amerika lisansı vermiş. Burada kim sorumlu? Kulüp sorumlu. Kim sorumlu? Federasyondaki o lisansı veren şahıs. Federasyon işten attık, diyor. İşten atmayacak, mahkemeye verecek. Gelecek mahkeme de neden lisansı verdiğini anlatacak. Ne karşılığında veya niye verdi. Orada 17 sene çalışmış diyorlar. 17 sene çalışan insan bu lisansın verilmeyeceğini bilmez mi? 
 

Mahmut Bey dedi ki, ‘Rahmetli Özhan Bey olsaydı, Duygun hoca olsaydı bunlar olmazdı.’ Ne demek istiyor, bunlara iyi bakmak lazım. Siz gidip zorla sahtekarlık yapıyorsunuz bunu da federasyona yüklüyorsunuz. Sonra diyorsunuz ben spor yapıyorum. Olmaz, bu yanlış.
 

Bizim amacımız tabii ki şampiyon olmak. Olur muyuz, olamaz mıyız onu tabi ki zaman gösterecek.”