Başkanımız Ali Koç’tan açıklamalar

11.12.2019

Başkanımız Ali Koç’tan açıklamalar

Başkanımız Ali Koç, takımımızın antrenmanı sırasında Can Bartu Tesisleri'nde basın mensuplarına açıklamalar yaptı.

İlk olarak Pazar günü oynayacağımız Sivasspor maçını değerlendiren Ali Koç, “Sivas deplasmanlarına gitmeyi hep severiz. Benim her zaman Anadolu'daki Kadıköy dediğim yerlerden biri. Bu sefer çok daha zor geçecek. Sivasspor çok iyi top oynuyor. İyi takım olmuşlar, iyi mücadele ediyorlar. Kazanacağımıza inanıyoruz. Bizim için önemli bir dönüm noktası. İyi de futbol oynuyoruz. İyi futbolumuzu da sürekli hale getirirsek ki rakamlar da konuşuyor. Önemli olan iyi oynamadığımız maçları kazanmak. Gerek kendi hatalarımız gerek hakem hatalarından dolayı olmamız gerekenden 7-8 puan arkadayız. Bunlar futbolda olan şeyler. İnşallah üstüne koyarak da devam edeceğiz. “ dedi.

HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ

Türkiye Futbol Federasyonu'nun kulüplerin harcama limitini yüzden 30'dan yüzde 40'a yükseltmesine ilişkin bir soru üzerine Başkanımız Ali Koç, şu açıklamaları yaptı:

“Şu an bir şey düşünmüyorum. Çünkü henüz federasyona gitmedik. Bugün saat 15.00'te lisans kuruluyla toplantımız var. Oradan gelecek geri bildirimden sonra açıklama yaparız. Olayın diğer tarafına hâkim değiliz. Biz daha görüşmemizi yapmadık. Ama işin özüne bakmak lazım. İşin özü de UEFA'nın yapmış olduğu Finansal Fair Play pek çok ülkede meyve vermesine rağmen Türkiye'de vermedi. İş başa düştü. Yerel Finansal Fair Play yaptık. Bunun da doğru kurgulanması lazım. Sınırların doğru belirlenmesi lazım. Türk futbolu bir gecede bu noktaya gelmedi. 2018 Ocak ayında yola çıktığımız zaman, 'Sayın Saffet Sancaklı dışında kimse futbolun finansal durumunu kimse konuşmuyor. Durumumuz çok çok kötü. Ama yakın zamanda en çok konuşulan konu bu olacak.' dedim. Yakın zaman bu zamana geldik. Önemli olan Türk futbolunun tüm yapısına hizmet edecek noktaya gelinebilmesi. Bunlardan sadece bir tanesi Finansal Fair Play. Yapısal pek çok sorunumuz var. Genç futbolcu yetiştiremiyoruz. Avrupa'da en az altyapıya yatırım yapan lig biziz. En yaşlı lig biziz. En yaşlı yabancıların olduğu lig biziz. Belki öyle günler gelecek ki şu kadar yabancı oynatacaksın, şu kadar yerli oynatacaksın, oynattığın yerlinin şu kadarı da altyapıdan gelecek gibi konuların da geliştirilmesi lazım. Dolayısıyla bugün TFF'nin uygulamaya çalıştığı, geliştirdiği yeni lisanslama-talimatname yapısal sorunların bir parçası. Ne kadar doğru ne kadar değil toplantılarda göreceğiz. Hepimiz aynı gemideyiz ve hepimizin ciddi sorunları var. Yakında bir açıklama yapacağım. Bir evvelki federasyon talimatnameyi yapmalıydı. Yapmaya çalıştılar ama istedikleri noktaya gelemediler. Bu talimatnamenin yazılmasında bazı kulüplerin emeği var. Bu kulüplerin başında da Fenerbahçe var. Mart, nisan, mayıs aylarında çalışılıp hazırlanan bu modelde emeği geçen kulüplerin başında Fenerbahçe var. İki senedir biz ve bizden önce de bizim profesyonellerimiz La Liga modelini incelediler. Bunu zaten hazırlamışlardı. Federasyona gidip sorabilirsiniz. Yabancı değiliz ama önemli olan bu modelin doğru uygulanması, doğru kurgulanması ve sınırlarının doğru belirlenmesi. Ne yazık ki yöneticilerimiz ve ya ilgili kişiler ilk önce açıklama yapıyorlar ve kervan yolda düzülüyor. Yeniden yapılandırmada da bunu yaşamıştık. Yeniden yapılandırma ile ilgili Federasyon Başkanı ve ilgili bankanın CEO'su televizyonlarda anlattılar ama sistem daha kurgulanmamıştı. Doğru anlatılmadığı ve iletişim de doğru yapılmadığı için 31 Mart seçimlerine malzeme oldu. Hâlbuki devletimiz çok iyi niyetle çok ciddi bir soruna çare üretmek adına 'ne yapabiliriz ne edebiliriz de bu durumdan nasıl çıkabiliriz' diye düşünüyorlardı. Ama sınırları, işin boyutu, nasıl işleyeceği, hangi şartlarda olacağı kurgulanmadan gidip anlatıldığı zaman istenilen sonuçlara varılamıyor. 31 Mart'tan önce olması gerekiyordu. Bir önceki federasyon tarafından UEFA'ya öyle bir söz verilmişti ama yetişmedi. Önce yapalım, anlaşalım, herkesin altına imza atacağı noktaya gelsin o zaman açıklayalım. Konu ne olursa olsun bu şekilde yapalım. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin son duruma nasıl baktığı ile ilgili konuşamayız. Çünkü bugün saat 15.00'te sicil kuruluyla ilgili toplantımız var. O zaman kendi durumumuzla ilgili açık ve net bir şekilde konuşabilirim. 19 Haziran'da açıklanmıştı ama resmiyete 2 Eylül'de kavuştu. 2 Eylül de bütün takımların transfer sezonunu bitirdiği ve harcamalarını yaptıktan sonraki dönem. Yüzde 15 civarında yayıncı kuruluşun ligimize verdiği gelirler düştü. Hepimiz kabul etmek zorunda kaldık. Bunu TL olarak bakarsanız düşüş daha da fazla. Yeni vergiler geldi. Dolayısıyla bu talimatnamenin bugün değil; önümüzdeki yıllarda da uygulanması lazım. Ciddi anlamda kulüplerin finansal yapısını etkileyecek değişiklikler olduğu zaman da göz ardı edilmemesi lazım. Sadece günü değil; büyük resmi düşünmek lazım. Hepimiz bu işin içindeyiz. Hep beraber bu işin içinden çıkmamız lazım. Fenerbahçe özelinde bir şey söyleyemem çünkü henüz toplantı yapmadık.”

YAPILANDIRMALAR GAYET NORMALDİR

Fenerbahçe'nin Bankalar Birliği ile görüşmelerinin gidişatına dair bir soruya Başkanımız Ali Koç şöyle cevap verdi:

“BeinSports'a çıktığımda imzalayamadık dedim. Çünkü bir elbiseyi çocuğa, gence veya 50 yaşındaki emekli bir adama giydiremiyorsunuz. Devletimizi de anlıyorum, herkese eşit yaklaşmak zorunda ama bize sunulan şartlar bizim sıkıntımızı adreslemiyor. Diğer imzalayan kulüpleri ne kadar adreslediğinden emin değilim. Onu da zamanla göreceğiz. Devletimizin iyi niyetle yaptığı müdahale çok üzülüyorum ki seçim malzemesi haline çevrildi. Futbol bir sektördür. Birçok sektörün borçları yeniden yapılandırılmaktadır. Ben bir bankanın yönetim kurulu başkanıyım. Yapılandırmalar gayet normaldir. Müşteriniz ayakta duracak, işlerini çevirecek ki aldığı kredileri geri ödeyebilsin. Yeniden yapılandırma, mevcut yapıyı tekrar yapılandırıp gemiyi yüzdürebilir hale getirmek demektir. Süreyi uzatmak, belki faiz maliyetlerini düşürmek hatta pek çok sektörde yeni krediler verilir ki işlerini çevirebilsinler ve neticede de bankanın borçlarını ödeyebilsinler. Borçlar ödenemediği zaman borçları silmek zorunda kalıyorsunuz. Müşterinin ayakta durması da bankaların çıkarınadır. İkisi de aynı gemidedir. Futbol sektörünün de diğer sektörlerden bir farkı yoktur. Bu da bir sektördür. Bu işi alıp çevirip, çiftçinin parasını topçuya veriyorlara getiriyorlar. Çok yakışıksız bir yakıştırma. Bu sektörün de bir şekilde ayağa kalkması lazım. Hatalar yapılmıştır, yanlış yönetilmiştir gerçektir. Yöneticilerin ve kulüplerin sorunudur. Ama bu sorunlar çözülmezse bankaların da sorunu hale gelecektir. Devletimizin iyi niyetle yaptığı, kurgusu doğru olmayan girişimin suiistimal edilmesine çok üzüldük. Başında doğru iletişim yapsaydık herkesin sahiplenebileceği bir süreç haline gelirdi.”