Başkanımız Ali Koç’tan Medipol Başakşehir maçı sonrası açıklamalar

24.12.2020

Başkanımız Ali Koç’tan Medipol Başakşehir maçı sonrası açıklamalar

Başkanımız Ali Koç, 4-1 kazandığımız Medipol Başakşehir maçı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu:

“Mutluyuz. Kazandık. Çok ihtiyacımız vardı. Son haftalarda taraftarımızı üzdük. Üzmekten daha çok endişelendirdik. Haftaya bizim için bay var. Bu galibiyet önemliydi. Galibiyet kadar oyuncularımızın reaksiyon vermesi de çok önemliydi. Bunu sahada gördük. Bu maçın ilk 20-25 dakikası var. Sonra Fenerbahçe'nin maçı dengeleyip, beraberliği sağlayıp üstün oynamaya başladığı dönem var. Sonra 11-11'ken maç 2-1'i yakaladık. Orada bariz üstünlüğümüz vardı. Ondan sonra 2 kırmızı kart geldi, oyun orada koptu. Çocukların reaksiyon göstermesi, birbirlerine inanmaları, takım olmaları, takım ruhu göstermeleri çok önemliydi. Bizim oyuncularımıza tek tek baktığınızda, yıldız oyuncular, yıldız olacak olan oyuncular. Gençlerden ve tecrübelilerden bahsediyorum. Ama bunu ilk 7 haftada 5 galibiyet 2 beraberlikle sahaya yansıttık, ondan sonra bizim de anlamayacağımız şekilde de şanssa şans, hakem hatalarıysa hakem hataları, kötü futbolsa kötü futbol, beklenen reaksiyonun verilmemesi. Bir de şunu söylemek istiyorum. Bizim ilk golü attığımızda puan ortalamamız 3, ilk golü yediğimizde puan ortalamamız 1. Dolayısıyla bu maçı geriden gelip çevirmek bizim için çok önemliydi. Dediğim gibi 11-11'ken 2-1 öne geçtik ve futbol olarak da bariz üstünlüğümüzü gösterdiğimizi düşünüyorum.

BU UZUN MARATONDA İNİŞLER, ÇIKIŞLAR OLACAKTIR

Arkadaşları, çocukları, hocamızı, teknik kadromuzu kutluyorum. Bununla beraber şunu da söylemek istiyorum. Evet taraftarımızı üzdük. Yani bizim camiamızda biraz işler kötüye gitsin, bazı malum şahıslar ortaya çıkıyor, sivil kişiler diyelim, bunlar camianın bazı insanları, önde gelenleri, gerekse de medya çerçevesinde Fenerbahçe yerden yere vuruluyor. Samimi, inandığımız, yüreği, kalbi Fenerbahçe ile yanıp tutuşan insanlar da üzülerek görüyorum ki bundan çok etkileniyorlar. Başka camialar, maçlar kaybettiği zaman daha çok hakem konuşuluyor, bizim camiamızda yaşananlar yaşanmıyor. Kırılgan bir camiayız, bunun haklı sebepleri var, haksız sebepleri de var. Ama bizim camiamıza gerçekten Fenerbahçe'nin iyiliğini, başarısını isteyen, Fenerbahçe ile sevinen, Fenerbahçe ile üzülen taraftarlarımıza sesleniyorum. İyi günde de kötü günde de destek olmalısınız, iki senedir de oluyorsunuz sağolun, bu sene çok çok önemli. Keşke statta olsaydınız, ama olamıyorsunuz. Ama lütfen bu uzun maratonda -ki daha çok inişler, çıkışlar olacaktır- 1-2 mağlubiyet üzerinden büyük resmi etkilemeyin. Kenetlenin, destek olun, kötü günde bilhassa oyuncularımıza, hocamıza destek olun ki sezon sonu geldiğinde hep beraber arzu ettiğimiz, uzun zamandır beklediğimiz, hakettiğimiz ve hak edeceğimiz, hem ettiğimiz hem edeceğimiz diyorum, şampiyonluğu yakalayalım. Bu ancak bu şekilde olur. Sizler her mağlubiyet sonrası oyuncularımızı, hocamızı yerden yere vurduğunuz zaman onlar özgüven kaybına uğruyor. Takım takımdan uzaklaşıyor, aile havası etkileniyor, erozyona uğruyor. Dolayısıyla bana vurun, bana istediğiniz kadar vurun, benim için farketmez, benim için önemli olan sporcularımız, sadece futbol değil tüm branşlardaki sporcularımız. Birine kızacaksanız bana kızın. Niyetimiz iyi, elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Zaman zaman şansımız tutmuyor. Önceki haftalarda hakem şansımız da yanımızda olmuyordu.

TARAFTARIMIZ HEMEN UMUDUNU YİTİRMESİN

Mesela bugün hakem konuşuluyor. Genelde hakemlerle ilgili çok konuşuluyor. Biz de konuşuyoruz. Genel standarttan memnun değiliz. Performanstan memnun değiliz, standartın yakalanamamasından da memnun değiliz. Geçen hafta 6 penaltı olmuştu yanılmıyorsam, enteresan penaltılar oldu geçen hafta. Bize göre bugün Thiam'a yapılan bir hareket var. En azından VAR'a gidilebilirdi. Gaziantep maçında Pelkas'ı attığı gol bize göre goldü, son derece ince çizgi var. Dolayısıyla tüm takımlar bu hakem peformansından yakınıyorsa bir problem var. Bütün takımlar şikayet ediyorsa biz birşeyi iyi yapıyoruz diye algılamamak lazım. Bir sıkıntı var. Biz mektup yazdık TFF'ye. Gelin beraber oturalım. Hepimiz bu işin paydaşıyız. Bu sistemdeki bir sorun tüm paydaşları etkiliyor. Türkiye'de hakemlik çok zor bir meslek. Seyircili maçta zor diyordum ama seyircisiz maçta daha zor, çünkü herşey duyuluyor.

Bu sezon özelinde bakarsak bu kadar sıkıntıya rağmen, şu an 1 puan liderin arkasındayız. Bu ligde daha oynanacak çok maç var. Taraftarımızdan rica ediyorum hemen umudunuzu yitirmeyin. Ben inanıyorum ki 14 günlük ara bize çok fayda sağlayacak. Bugün sakat var mı bilmiyorum ama sakat olan oyuncularımız da dönmüş olacak. Bundan sonraki sürecin bizim için daha hayırlı olacağını düşünüyorum.

HAKEM HATALARINI KONUŞACAKSAK BU SEZON VE GEÇEN SEZON HAKEM HATALARINDAN KİM DAHA ÇOK ZARAR GÖRMÜŞ, KİM DAHA ÇOK FAYDALANMIŞ BİLANÇOSUNU ÇIKARALIM

Gazetecilerin maçtaki hakem performansıyla ilgili soruları üzerine:

“Ben pozisyonları tek tek incelemeden bu maç özelinde konuşmuyorum ama hakem performanslarında genel bir sıkıntı var. Aslında Başakşehir hiç hakem konuşmadan maçı koparabilirdi. 1-0'ken pozisyonları vardı. Bizim tek tük pozisyonlarımız vardıi, onların bariz pozisyonlar vardı. Çok şükür yararlanamadılar. Sonra biz sazı elimize aldık diyelim. 11-11'ken açık ara Fenerbahçe'nin daha üstün futbolu vardı. Faulü yapan Skrtel'di, kartı alan başka bir oyuncuydu diye duyuyorum, öyle bir şey olduysa da hata olmuş demektir. Hata konuşacaksak, bu işin bir bilançosunun çıkartacaksak, artısıyla eksisiyle… Rıdvan hocaya soruyorum: Bu sezon ve bilhassa geçen sezonun ikinci yarısında kim daha çok hakem hatalarından zarar görmüş? Kim daha çok faydalanmış? sadece ona değil bu tartışmayı yapan herkese soruyorum.

Fenerbahçe bugün bana sorarsanız bileğinin hakkıyla maçı aldı. 3 bölümlük maçtı. İlk 25-30 dakikada Başakşehir alıp götürebilirdi. Sonra dengeledik, beraberliği sağladık. İkinci yarı başladı. Kartlar gelene kadar net hakimiydik, zaten 11-11 iken 2-1'i kazanmıştık. Kartlar gelince de maç koptu. Bununla ilgili söyleyeceğim bu kadar ama biz kazandığımız maçlarda da hakem konusunda şikayetlerimiz vardı. Denizlispor maçından sonra gündeme getirdik. İnşallah hep beraber kafa kafaya verip, Kulüpler Birliği, Federasyonumuz, MHK, spor medyası bu hakem sorununu en azından yok edemeyiz tamamen sıfıra indiremeyiz insanoğlunun olduğu yerde her zaman hata olacaktır. Hiç olmazsa minimize edebiliriz. En büyük sıkıntımız teknolojinin nimetlerinden yararlanamıyoruz. Niye yararlanamıyoruz? Çünkü VAR odasında oturanları anlamakta güçlük çekiyoruz. Müthiş bir standartsızlık var. Pozisyondan pozisyona bir maçtan bir maça çoğu kulüp bundan sıkıntı duyduğunu ifade ediyor. Ben VAR'a inanıyorum. Gol çizgisi teknolojisi sayesinde artık sıfır hataya indik diyebiliriz. VAR'ın kullanılması bence çok daha etkin, verimli ve başarılı bir şekilde yapılabilir. O da sahadaki hataları minimize edecektir.”

HAKEMLERİN TORBADAN ÇEKİLMESİNİ ÖNERMİŞTİK

Hakemlerin kura ile ilgili çekilmesi yönündeki önerisinin hatırlatılması üzerine:

“Sadece torbadan çekilsin değil birkaç önerim olmuştu. Bunlardan bir tanesi hakemlerin performanslarıyla alacağı notların nasıl olması ile ilgiliydi. Bir daha söylüyorum. Şu an bir gözlemci hakemlere not veriyor. O da maç oynanırken gördüklerinden not da vermiyor. Bir form dolduruyor. O form bilgisayara konuluyor, oradan bir rakam çıkıyor. Yanılmıyorsam 80'in altındaysa bir sonraki hafta maç verilmiyor. O bir, iki. Diyoruz ki iki gözlemci olsun. Bir canlı seyrederken bir de maçlar bittikten sonra 90 dakika başka bir gözlemci maçı seyretsin aynı formu doldursun. Oradan çıkan sonucun ortalaması alınsın. Daha da önemlisi, bunları yayınlayın. Bunları yayınlayarak kazanacak çok şey var. Gördüğüm kadarıyla kaybedilecek hiçbir şey yok. Tüm resmi göremiyorsam da kaybedilecek şey bir şey kazanalıacağın çok çok altında. Bu bir tane öneriydi. İkincisi hakem atamaları. Performans notunuza göre maç alıp almayacağınız belirleniyor. Bir de hakem atamaları konusu var insanların çok soru işareti yaratan. Hakem atamalarından aslında hakemlere mesaj verme diye bir hakem literatüründe bir kültür olduğu söyleniyor. Bu işi bilenlerle konuştuğumuz zaman bence hakem atamaları daha şeffaf bir şekilde yapılabilir. Burada göremediğim sakıncaları da olabilir ama bunlar konuşularak artısı eksisi değerlendirilerek bu işin paydaşlar bir araya gelerek, bunu yapabiliriz. Niye yapmıyoruz. Bunu yapmak çok basit. Bu öneriler değerlendirecek öneriler değildir başka öneriler verilebilir. Akıl akıldan üstündür ama bütün takımlar şikayet ediyorsa biz iyi iş yapıyoruz diyerek bu şekilde olması mümkün değil.

Beşiktaş maçından önce bizim maçımızın hakemiyle ilgili iki tane iddia ortaya atıldı. Bir tanesi babasının Fenerbahçe'de top oynadığı. Malatyaspor'da oynamış. Diğeri ise, -bu resmi ağızdan da dillendirildi-; Yapı Kredi Bankası'nın üst düzey çalışanı olduğu. Bunu tespit edilmesi o kadar kolay ki. Biz bunu tespit ettik. Ne orada ne de grubumuzda herhangi bir şirkette… Bir adım öteye gittik, taşeron olur, yan sanayi olur. Hiçbir alakası yok. Bunu izah ettik, anlattık. 'Lütfen açıklama yapın.' dedik. Hakemleri bu şekilde algı altına almayın, çok önemli bir maça geliyor. Nispeten tecrübesiz bir hakemimiz, ilk defa büyük bir maç yönetecek. Zaten ligde yönettiği maç sayısı, sayılı. Bir de böyle algılar yaratmayın. 'Bunu düzletin' dedik, düzeltilmedi. Düzeltmek çok basitti. Ya da bunu dillendirmeden önce açıp bizlere, bu kadar muhabbetimiz var, bu kadar ilişkimiz var, dostluğumuz var. Bu işin aslı astarı nedir? Böyle bir iddia var, doğru mudur? diye sormak varken. Bunlar çok ucuz işler. Bu kafayla zaten bundan daha fazla da ilerleyemez Türk futbolu.”