"bu Olay Aydinlatilana Kadar Futbol Oynama Niyetinde Değiliz"

06.04.2015

"bu Olay Aydinlatilana Kadar Futbol Oynama Niyetinde Değiliz"

Kulübümüz Yönetim Kurulu, Fenerbahçe’ye yapılan hain silahlı saldırıyı değerlendirdiği toplantısının ardından bir basın toplantısı düzenledi.

 

Genel Sekreterimiz ve Basın Sözcümüz Mahmut Uslu ile Asbaşkanlarımız Deniz Tolga Aytöre ve Şekip Mosturoğlu basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı.

 

Asbaşkanlarımızdan Deniz Tolga Aytöre, bu saldırıyı ciddi bir terör eylemi olarak gördüklerini ve asıl önemli olanın can güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek “Bizim için şampiyonluğun ve bu liglerin önemi yok” dedi.

 

Olayı bir Fenerbahçe-Trabzonspor rekabeti olarak görmediklerini belirten Aytöre, “Bu olay aydınlatılana kadar futbol oynama niyetinde” değiliz dedi. Olayı “Fenerbahçe’ye düzenlenmiş bir suikast” olarak niteleyen Aytöre, “Bundan sonraki gelişmeler ne olurda olsun Fenerbahçe’nin görüşünün bu olduğunu deklare etmek isteriz” ifadelerini kullandı. Aytöre, “Fenerbahçe’ye karşı yürütülen futbol faşizmini artık bitirmek lazım” ifadesini de kullandı.

 

Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu ise bu olayın futbol fanatizmini aşan bir olay olduğunu kaydetti.



Mahmut Uslu: “Bizim için önemli olan can güvenliği”

Toplantıda ilk olarak söz alan Mahmut Uslu, “Arkadaşlar biliyorsunuz iki gün evvel, Türkiye ve Fenerbahçe için çok önemli günler yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Önce bu olaylardan dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, eski Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel, Meclis Başkanımız Sayın Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere tüm bakanlarımız bize destek oldular, bu olaya sahip çıktılar. Bu olaya sahip oldukları için de biz inanıyoruz ki çok kısa zamanda bu failler bulunacaktır. Çünkü bunun sadece Fenerbahçe'ye yapılan bir olay olmadığını da düşünüyoruz, çok ciddi bir olay. Biliyorsunuz yaşayanlardan biri de benim ve biraz da rahatsız oldum bu konuda. Olayın özetine gelince, tamamen şoföre yönelik bir atış biliyorsunuz. Ancak oradaki bazı arkadaşlar, özellikle kamu görevlileri bunu taş olarak geçiştirmeye çalıştığı için orada epey mücadele ettik. Burada Sayın Başkanımıza, Yönetim Kurulu Üyelerimize ve tabii ki tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Çünkü hepimiz itidalli, olayın aydınlanması için, hiz bir provokasyona veya herhangi bir şeye neden olmadan sakin sakin bekliyoruz. Buradaki en önemli olaylardan biri: Burada insanların canına kast etme var, insanları öldürme var. Ben hayretler içinde bakıyorum ki bazı insanlar hala bu olayı anlamış değil. Şöyle anlatayım: Önümüzdeki otobüs durduğu vakit aramızda 50 metre vardı. Medya mensupları da vardı.


Sadece bizim otobüs değil hemen önümüzdeki medya mensupları da ölüm tehlikesi atlattı. Bunu kendileri de söylüyor. O otobüse bir şey olduğu zaman, sağında, solunda, önünde, arkasındakiler de gidebilirdi. Bu iş planlanmış yanlış bir iştir. Sadece Fenerbahçe açısından değil Türkiye açısından da önemli bu olayın aydınlatılması lazım. Hocamız İsmail Kartal, tam şoförün arkasında oturuyordu. Yani 20 cm sekse, şu anda Hocamızın canı da gitmiş olurdu. Can kaybı olmadı diye konuşuyorlar. Bir şoförümüz var.  Dün Başkanımızla birlikte aradık, derneklerimiz ilgileniyor. Elimizden geldiği kadar ona da sahip çıkacağız. Bir otobüs var, Fenerbahçe otobüsü de değil ama öyle bir zamanlama yapılıyor ki yokuş aşağıya giderken 110 km hızla, kurşunlanıyor ama taş atıldı deniyor. Zaten oraya taşın gitme ihtimali yok. İnşallah bunlar aydınlanacak. Ama burada en önemli şey tabii futbolcuların durumu. Sonuçta onlar da etten kemikten. Olayın ilk günü anlamadılar ama dün onlarla epey konuşmalar yapıldı. Futbolcuların psikolojisi hakikatken hiç iyi değil. Onun için antrenman iptal edildi. Sow ile ilgili bir takım yazışmalar varmış, kaçtı gitti filan diye. Böyle bir şey yok. Tamamen hocasından hocasından izin aldı, daha önceden planlanmış, kendisi de 1 günlüğüne gidecek. Taraftara bir kez daha mesaj vermek istiyorum. İtidallerini devam ettirsinler. Bu konulara sakın sakın hiçbir şekilde girmesinler. Bizim için şampiyonluklar, 4. yıldız önemli değil. Bizim için önemli olan önce herkesin can sağlığı. En önemli şey can sağlığı. Bizim için şampiyonluklar önemli değil. Biz çok şampiyonluklar kaybettik. Nasıl kaybettiğimizi de herkes biliyor. Şimdi o konulara girmeyeyim. Maalesef ondan sonra biz tu kaka olduk. Ama yapılacak bir şey yok. İnşallah futbolcularımızın psikolojik durumlarını düzeltiriz ve yeniden yarışmaya gireriz.

 

Deniz Tolga Aytöre: “Bu ciddi bir terör eylemidir”

Toplantıda alınan kararları açıklayan Deniz Tolga Aytöre ise, “Yaşadığımız olayların arifesinde olağanüstü yönetim kurulu toplantısını yaptık, bu toplantıdaki değerlendirme ve kararları kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. Bu eylem açık ve net bir şekilde ortadadır. O da 19’u futbolcu olmak üzere 41 kişinin hayatına taammüden kast etmeye teşebbüstür. Bu olayın başka bir değerlendirmesi yoktur. Bu eylem, Fenerbahçe'ye düzenlenen bir suikasttir. 3 Temmuz’da hürriyetinden yoksun bırakılmak istenen Fenerbahçe’nin bugün de canına kast edilmeye çalışılmıştır. Öncelikle, bundan sonraki gelişmeler ne olursa olsun, Fenerbahçe’nin resmi görüşünün bu olduğunu deklere etmek isteriz. Bununla birlikte ülkemizin içinde bulunduğu hassas durumun da farkındayız. Hemen belirtmek isteriz ki bu eylemin bir Fenerbahçe-Trabzonspor çekişmesi olduğu düşüncesinde değiliz. Bu, Fenerbahçe-Trabzonspor odaklı bir eylem değil ciddi bir terör eylemidir. Fenerbahçe Yönetim Kurulu olarak bizim bu eylemi, bir camiaya, bir bölgeye, kendi insanımıza mal etmek gibi bir düşüncemiz yoktur, olmayacaktır da. Bunu net olarak bilmenizi isteriz. Yönetsel olarak, sadece Fenerbahçe taraftar, sporcu ve çalışanlarının can güvenliği bizim sorumluluğumuzda değil, aynı şekilde Galatasaraylı, Trabzonsporlu, Beşiktaşlı taraftarların ve tüm futbol unsurlarının can güvenliğinde de kendimizi sorumlu addediyoruz.  Yaptığımız açıklamadaki liglerin ve futbolun sonuna gelindiğini, kan döküldüğünü ve bu nedenle artık bu müsabakaları oynamanın çok önemli olmadığı yolundaki açıklamalarımızın temelinde bu yatıyor. Her ne kadar bu da çarpıtılıp başka mecralara çekilmeye çalışılmışsa da hiç kimse buna gayret etmesin, bu çirkinliğin altına imza atmasın. Bizim amacımız çok açıktır. Sakat futbolcuların iyileşmesi için erteleme talep ettiğimiz yönünde düşünceler var. Lütfen bu kadar önemli bir konuda bu kadar sığ ve provokatif açıklamalara yer vermeyin önem atfetmeyin” 

 

Deniz Tolga Aytöre: “Failler bulunana kadar futbol oynama niyetinde değiliz”

“Hiçbir şampiyonluk, bir candan, bir Galatasaraylı, Trabzonsporlu, Beşiktaşlı taraftarın hayatından önemli değildir. Ezber bozalım ve baştan cevap vereyim. Bizim, bu ligleri şu kadar erteleyin diye bir talebimiz yok. Bizim için bu şampiyonluğun ve bu liglerin de çok bir önemi yok. Önemli olan bu oyunun kendi mecrasında, oyun olarak yapılabilmesinin ortamının sağlanmasıdır.  Yaşanan olay bizim açımızdan unutulmayacak elim bir olaydır. Bu olayda Fenerbahçe Spor Kulübü, hemen güvenlik birimlerinin zafiyeti ve bazı kamu görevlilerinin sorumluluğu gibi sığ ve çok kolay tüketilebilecek gerekçelere indirgemeyecek kadar devlet ciddiyetine sahip bir kulüptür. Beklentimiz bu olayların takibinin ve sonlandırılmasının da aynı ciddiyetle, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sahip olduğu ciddiyetle sonlandırılmasıdır. Dolayısıyla çok açık ve net ifade etmek gerekirse, biz bu olay aydınlanana ve bu olayın failleri bulunana kadar futbol oynama eğiliminde değiliz arkadaşlar. Aynı ciddiyeti beklediğimiz başka görevler var. Çakıl taşıyla başlayıp gelinen nokta vahim bir noktadır. Dolayısıyla bu konunun da sonuna kadar takipçisiyiz.

 

Deniz Tolga Aytöre: “Fenerbahçe’ye karşı yürütülen futbol faşizmini bırakmak lazım”

Bu konuda çözüm önerilerimiz ve irtibata geçeceğimiz kamu görevlileri ve kulüpler de olacak. Ancak maalesef dün akşama kadar biraz umutluyduk. Bu olayın bir Fenerbahçe-Trabzonspor çatışması halinde çıkartılması için çok çaba sarf ettik. Bugüne kadar buraya sokulmak istense de hep önüne geçmek istedik. Ama biliyorsunuz ki bunu bir Fenerbahçe-Trabzonspor, bir 3 Temmuz hesaplaşması haline getirme konusunda kendini varlık sebebi addedenler de var. Biz bunların hepsinin önüne geçmek için gerekli gayreti gösterdik. Ama tekrar söylüyorum bunu bir camiaya, bir bölgeye mal etmek gibi lüksümüz yok. Böyle bir düşünce içerisinde de olmayacağız. Yalnız bununla birlikte, bu terör eyleminin beslendiği bazı damarları da fay hatlarını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Doğrudur bu Türkiye’nin sorunudur. Bu Fenerbahçe üzerinde ciddi bir terör eylemidir, cana kasttır. Amaçlanan her ne olursa olsun, bir toplumsal zıtlaşmanın, kutuplaşmanın hiçbir yerinde Fenerbahçe olmayacaktır. Hiçbir şekilde Fenerbahçe’yi hatta Trabzon’u ve diğer camiaları böyle bir toplumsal kutuplaşmanın parçası yapmamak için bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da elimizden geleni yapacağız. Ancak yapmamız gereken şeyler olduğu kanaatindeyim. Bu fay hattının, bu terörize eylemlerin, bu cana kast eden, Türkiye’deki huzur ortamını bozmak isteyen, belki seçim öncesi kaoslara sebebiyet vermek isteyen- bilemiyoruz çünkü soruşturma da henüz daha çok sıcak- bu mevcut fay hattını ortadan kaldıracak önlemleri de almamız lazım. Öncelikle Fenerbahçe ayrımcılığını bir kenara bırakmak lazım. Hatta daha da öteye gideyim, Fenerbahçe’ye karşı uzun bir süredir yürütülen futbol faşizmini artık bırakmak lazım. Bu, bu olayların sebebi ya da sonucu değil ama bundan beslendiği de gerçek. Eğer siz ceza veremediğiniz kulüp başkanınıza bütün statlarda her maçta küfredilmesine yuhalanmasına şike diye bağırılmasına izin verirseniz. Siz bu kulübün oyuncularını peşlerine özel kameralar takarak toplumun önüne atarsanız. Eğer siz kendi kulüp başkanlarının bile teknik direktörü içirn ceza alması gerektiğini söylemesine rağmen sadece bu kulübün sporcularını ceza kurullarına sevk ederseniz, eğer siz yenildiğiniz bir milli takım maçı sonrasında bile tüm kulüp başkanları birleşerek Aziz Yıldırım’ı şikayet ederseniz, işe bu teröre yol verirsiniz. Fenerbahçe’yi hedef gösterirsiniz. Fenerbahçe Spor Kulübü uzun bir süredir yargılama süreci içerisinde. Bu tip eylemlerin beslendiği bir diğer kaynak da burasıdır. Yanlış anlaşılmalara yol açmamak için söylüyorum. Biz, burada verilecek olan karara saygılıyız. Bu yargılama aşamasında her türlü kaynaktan beslenenler olduğu gibi, bu sürecin uzaması Fenerbahçe’ye ve Türk sporuna zarar vermektedir. Yargının vereceği karara saygılıyız ancak bu karar bir önce verilmelidir.

 

Aytöre: “Geçici tedbirlerin önemi yok”

“Endüstriyel futbol yaklaşımı ile taraftarları birbirlerinden, statlarından sevdikleri renklerden kopartıp, futbolu taraftarları camiaları yalnızlaştırıp birbirine yabancılaştırma yönündeki tasarufları bırakmak gerekiyor. Bir yetkimizi kullanacaksa, renklerin birbirlerine yabancılaşmaması için kullanmalıyız. Yetkileri doğru yönde kullanmalıyız. Baba Hakkıların, Lefterlerin, Metinlerin yerine sponsorları, bahis şirketi sahiplerini ya da baronları koymaktan, vazgeçmeliyiz. Türkiye’nin futbolunu Türkiye’de oynanmasını gerektirdiği gibi oynamalıyız. Toplumsal değerlerimizin karşısına makro ekonomik gerçekleri koyduğumuz zaman bu tip sorunlar ile karşılaşıyoruz. Bizim için liglerin ertelenmesi, maçların ötelenmesi ya da bu tür alınacak geçici tedbirlerin hiçbir önemi yok. Biz yaşam hakkından, biz can güvenliğinden bahsediyoruz, biz camiaların birbirlerine kutuplaşmasından bahsediyoruz. Top oynamak bunların yanında çok da önemli değil. Toplantı sonrası "Kaç hafta erteleme istediniz" diye sorarsanız; ‘Bizim bu yönde talebimiz yok’ şeklinde cevap vereceğiz. Biz liglerin oynanmasına bile gerek kalmadığını, bu olay aydınlanana kadar bu oyunu oynamayacağımızı deklare ediyoruz.

 


Şekip Mosturoğlu: “İnsan ölmemesi şanstır”

Toplantıda daha sonra söz alan Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu ise, “Öncelikle başta yaralanan şoför arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Başkanımız ve yönetim kuru üyelerimizden Metin Bey kendisinin durumunu yakından takip ediyorlar. Başkanımız eşiyle görüştü, biz maddi manevi her türlü desteği vermeye amadeyiz. Bizim ailemizin bir ferdidir kendisi… Bu hadisede bir insanın ölmemesi tamamen tesadüftür. Bu gün bir ölümden bahsediyor olsaydık, bu olayın altından kimse kalkamazdı. Bu sadece Fenerbahçe’ye değil tüm Türkiye’ye yapılmış bir suikasttir bir vahşettir. Öncelikle bunu belirtmeliyiz. Bundan sonra yapacağımız açıklamalarda da bu tespiti yaptıktan sonra bu durumu mazur ve mağdur gören söylemlerden de kaçınmalıyız. Ama ile başlayan cümleler kurmamalıyız. Başkanımız 3 Temmuz sürecinden hemen sonra bu şike hadisesi değil memleket elden gidiyor demişti. Bu bir şike hadisesi değil, kumpastır demiştik. 3 Temmuz ile toplumun sinir uçları baskı altına alındı. Bu uçlar bilerek ya da bilmeyerek kaşındı. Bu sinir uçları ile oynayanların bundan vazgeçmesi gerekiyor. Bu gün de bir terör eylemi ile son buldu.3 Temmuz’dan bu yana her zaman sağduyu çağrısı yaptık, her zaman demokratik tepkimizi dile getirdik. Bu demokratik çizgimizden ödün vermeyeceğiz. Herkes eyleminde ve söylemde bulunurken bazı şeylere dikkat etmek zorunda, terörizmi desteklememek durumunda. Bu olaya Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, Bakanlar, Devlet Erkanı sahip çıkıyorsa bunun fanatizmden daha büyük bir olay olduğunu anlamak gerekir. Özellikle sosyal medyada bu durumu kaşıyanların takipçisiyiz. Sadece biz değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti de takipçisidir. Bu büyük bir yangındır, buraya odun atarak hiç kimse bir menfaat elde edemez etmemesi de gerekir. Taraftarlarımız sağduyuya davet ediyoruz. Taraftarlarımız 3 Temmuz sürecinin başından beri olan olayların farkındadır. Bu nedenle de her zaman demokratik tepkisini koymuştur. Sadece bizim davamız için değil toplumsal  tüm davalar için tepkisini koymuştur. Bugün o davalara kumpas diyenlerin aynı kumpası kuran ekibin davalarının tavsiye edilmesi, bir kısmının cezaevinde olması bir bölümünün belirlenmiş olmasına rağmen bizim davamıza kumpas dememesi ayıptır. Bu kumpası ortaya çıkartan da taraftarımız ve taraftarımızın duruşudur. Burada insan hayatı söz konusu. Burada bir can kaybedilmiş olsaydı bunun boyutların burada basın toplantısını aşardı. İnfial oluşurdu. Liglerin ertelenmesi konusu bizim bir sportif beklentimiz değildir, spor ailesinin dayanışmasını görme beklediğimizdendir. Eğer bu olay bir terör eylemiyse eğer toplumun sinir uçları kaşınıyorsa buna hep birlikte tepki göstermek gerekir. Eğer biz buna dur diyemezsek olay başka yönlere gider.

 

Mahmut Uslu: “Bu kin ve düşmanlığın sona ermesi gerekiyor”

Yeniden söz alan Mahmut Uslu, “Eğer başta Sayın Cumurbaşkanımız arayıp bu işi geçmiş olsun diyor ve bu işlerin başında ve ilgileniyorum diyorsa bu işin ne kadar ciddi olduğunu biliyorduk ama yazarların bunların farkına varması gerekiyor. Bu kinin ve düşmanlığın sona ermesi için katkıda bulunması gerekiyor. Ancak dün yine televizyonlarda farklı farklı yorumlarla karşılaştık. Özellikle rica ediyoruz. Bu toplumu yönlendiren önemli bir araç medya. Sizlerden de bunu rica ediyoruz” dedi.

 

Aytöre: “Fenerbahçe’ye uygulanan ayrımcılık ve hedef gösterme politikalarını bir kenara bırakmamız gerek”


Fenerbahçe düşmanlığının geldiği aşamayla ilgili sorulan bir soruya Asbaşkanlarımızdan Deniz Tolga Aytöre, “Demin izah etmeye çalıştım. Buna benzer eylemlerin sebebi, tek ve yegane sebebi olmasa bile bu fay hatlarını kapatmamız lazım. Bunun için de öncelikle Fenerbahçe’ye uygulanan ayrımcılık ve hedef gösterme politikalarını bir kenara bırakmamız gerektiğini söyledim. Siz eğer Fenerbahçe Başkanı’nı 3 Temmuz’dan bu yana ağıza alınmadık hakaretleri, ağıza alınmadık küfürleri edenleri, iftiraları sevk etmezseniz. Siz bu futbolcuları hedef gösterirseniz, siz bu Kulübü hedef gösterirseniz, siz bu Kulübün değerlerini hedef gösterirseniz ve bunu cezalandırmazsanız bu bir ödüldür. Ödülün ta kendisi budur. Bugün bunu izah ettim. Bu yüzden bizim için çok önemli. Başka bir konuyla da bağladık, dedik ki; Bu dava nasıl biterse bitsin, bu davadan kimsenin beslenmesine izin vermemeliyiz. Bu dava teröre, sportif ya da yönetsel menfaatler ya da şahsi menfaatler sağlamak isteyenlere ya da bunlara hizmet edenlere bir yol olmaktan çıkarılmalı. Sonuç ne olursa olsun biz zaten hazırız. Her türlü sonuca hazırız. Bunları toparladığınız zaman o açıklamada yazan, Fenerbahçe’ye uygulanan ayrımcılığın ortadan kalkmasıyla ilgili açıklamanın özü budur” cevabını verdi.

 

Şekip Mosturoğlu: “Bu basit bir holiganizm değil, bir terör eylemidir”

Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu ise, “Bizim Terör Suçlarını Soruşturan Savcılığa yaptığımız suç duyurusu çok çok önemli bir suç duyurusu. Birçok insan hala bunu anlayabilmiş değil. Anlayamadığını şuradan anlıyoruz. Son duruşmada, Türkiye’nin en büyük gazetesinin bir köşe yazarı, bu kumpası kurgulayan bir kamu görevlisiyle duruşma salonunda chatleşiyor. Ertesi gün ya da iki gün sonra çıkacak bir haberi manipüle ediyorlar. Bakın biz bunu internet sitemizden açıkladık. O arkadaşı deşifre ettik. Ne oldu, ne değişiyor? O arkadaş yazmaya devam ediyor, O’nun müdürü görevinin başında. En azından bir araştırma yapılabilirdi. Biz bunun peşindeyiz. Bunun takipçisiyiz. Bu durum bir oyuncak değil. Bir kumpas olgusu var ve bu kumpası kuran kamu görevlileriyle ilgili bir suç duyurumuz var ve bir basın mensubu duruşma salonundan chatleşiyor ve yazacağı köşe yazısı için manipülasyon bir haber üretiyor. Bunu biz tespit ettik. Bunu yapan insan eğer bunun sorumluluğunda değilse, yapacak hiçbir şey yok. Bu köşe yazısına devam ediyor ve oradan kaşımaya da devam ediyor. Daha ne yapmak gerekir? Terör Savcılığı’nın soruşturduğu bir dosyayla ilgili konuşuyoruz. Adi hırsızlık değil bu dosya. Maalesef hiç kimse bunun farkında değil. Hala bu ateşin altına bir ateş de ben atayımın peşinde koşuyor. Birde televizyon programları var. Bakın o televizyon programlarının bazıları ile ilgili suç duyurumuzun içerisinde saptamalar var. O, illegal yapıya nasıl destek verdikleriyle ilgili açıklamalar var. Buna rağmen o arkadaşlar hala devam ediyor. Lütfen rica ediyorum sorumluluklarımızı bilelim arkadaşlar. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en başındaki kişiler bunun bir terör eylemi olduğunu söylüyorsa, bunun önceki bağlantılarında yer alan arkadaşlar, rica ediyorum hassasiyet gösterin. Bu basit bir holiganizm değil, bir terör eylemidir” dedi.

 

Aytöre: “Bu gerginliğin sebebi Fenerbahçe ya da Aziz Yıldırım değildir”

Bir kulüp başkanının dün yaptığı açıklamalara değinen Asbaşkanlarımızdan Deniz Tolga Aytöre, “Bakın dün bir kulüp başkanının açıklamalarını dinledim, ciddi konular ciddi kişiler ile çözülebilir. Bu ülkede daha geçen hafta bir hukukçu öldürüldü. Siz iyi niyetle ya da kötü niyetle kalkıyorsunuz o eylemin olduğu yerde İstanbul Başsavcısı’nın arsası var şeklinde bir açıklama yapıyorsunuz. Hangi niyetle yaparsanız yapın azıcık ciddi olacaksınız. İnsan hayatından bahsediyoruz. Bu kadar alt metni boş, bu kadar izaha muhtaç, bu kadar popülist tavırlarla konuşulan bir futbol dilinden buraya ulaşmak o kadar kolay ki. Bu gerginliğin sebebi Fenerbahçe ya da Aziz Yıldırım değildir! Bakın bu anlatımlar, bu hedeflendirmeler, bu tespitlerin hepsi bir araya geldiği zaman bu tür sonuçlara bizi ulaştırıyor. Bunlardan kaçınmamız lazım. İzaha muhtaç, alt metni olmayan, hiçbir anlamı olmayan, sırf söylenmek için söylenen, çözüm önermeyen konuşmalardan vazgeçmemiz lazım artık. Hepimiz bu ciddiyetle bakmalıyız. İki gün önceki olayın hala farkında değiliz. İnsanlar hala espri yapıyor, olayın farkına varsın. Herkes kendine gelsin” ifadelerine değindi.


Sorulan soruların Fenerbahçe’nin tarihini bilmemekle eşdeğer olduğunu belirten Aytöre, “Sahaf Arif’i biri misiniz? Çanakkale Savaşı’nda cepheden izin alıp maçlara gelir Arif. Sonra bir gün şehit olur. O maçta Fenerbahçe 10 kişi devam eder. Maçı İdmanyurdu’yladır ve o maçı alır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihi böyledir arkadaşlar. Lütfen konuşurken dikkatli olun” şeklinde konuştu.

 

Mahmut Uslu: “Bizim Türkiye’de futbolunun beyazı olmamız gerekirken bize zenci muamelesi yapılıyor”

Bir basın mensubunun, “Bugün yapılan TFF toplantısına neden katılmadınız?” sorusu üzerine Genel Sekreterimiz ve Basın Sözcümüz Mahmut Uslu, “Biz zaten Kulüpler Birliği toplantısına katılmıyoruz ama Federasyonla görüşüyoruz. Onlar bizi devamlı arıyorlar. Biz kendi fikirlerimiz, biliyoruz. Onla da yetinmedik sabah 5’te bildiri yayınladık. Bu bildiri çerçevesinde bugün yönetim kurulu toplantısı yaptık ve şuanda açıkladık. Bizim Türkiye’de futbolunun beyazı olmamız gerekirken bize zenci muamelesi yapılıyor. Bize ayrımcılık yapılıyor. Bu yapılırken birçok insan kullanılıyor ya da kendilerini kullandırıyorlar. Bizde diyoruz ki; bu olay aydınlatılana kadar maçlara çıkmayacağız. Onlar bir karar alır. Gelecekler bize. Görüşürüz” cevabını verdi.

 

Mosturoğlu: “Tarafsız olmak, haksızlığa ses çıkarmamakla eş değer”

Kulüpler Birliği’nin futboldaki sorumluluklarına ne kadar değindiğine dikkat çeken Şekip Mosturoğlu, “Acaba Kulüpler Birliği futboldaki sorumluluklarını ne kadar yerine getiriyor? 3 Temmuz hadisesinin neresinde? Tarafsız kalmak haksızlığa ses çıkarmamakla eş değer mi? Bir haksızlık varsa bu haksızlığı ortaya çıkarmakta Kulüpler Birliği’nin hiç mi görevi yok? Bakın Kulüpler Birliği ile ilgili yeni gelişmeler var. Bir proje ortaya koydular. Devrim projesi. Bu proje  Başkan’a ait olan bir proje. Kulüpler Birliği Başkanlığı’nda olan bir proje. Bize kimse fikrimizi sormadı. Geçen hafta Avrupa Kulüpler Birliği’nin toplantısı vardı. Burada çok önemli kararlar alındı. Kulüpler Birliği’nden hangi yetkili bizi aradı? Hangi yetkili orada konuşulanlarla ilgili bir fikir sordu bize? Bakın orada bir Anonim Şirketten bahsediliyor. Bu şirkette bizim hissedar olacağımızın garantisi kim? Kulüpler Birliği de pozisyonunu değerlendirmeli.Bir hadise olduktan sonra toplanıp üzüntü bildirmek, çözümünü bulmak çok kolay. Acaba bu hadise olmadan evvel ne yaptı Kulüpler Birliği? 3 Temmuz sürecine ilişki olarak ne yaptı? Tarafsız kalmalı tabi ki ama haksızlığa da ses çıkarmalı. Siz sadece kendi hakkını savunan tarafı susturma gayreti içerisinde olursanız, kusura bakmayın yani Kulüpler Birliği de olsa başka bir şey de olsa insanlar haklarını aramak için seslerini çıkarırlar” ifadelerine değindi.

 

Aytöre: “Biz erteleme talebinde bulunmadık”

TFF Yönetiminin, Ziraat Türkiye Kupası maçları ve Spor Toto Süper Lig 27. Hafta maçlarının ertelendiğini açıklaması üzerine Deniz Tolga Aytöre, “Olabilir. Gayet doğru. Biz bir talepte bulunmadık. Biz bunların içerisinde yokuz. Bu tartışmaların hiçbirinde yokuz. Biz başka bir sıkıntıyı özetledik bugün. Daha köklü, daha yukarıda, daha global bir sıkıntı. Bu herkesi etkiliyor. Biz maç ertelemenin peşinde değiliz” dedi.

 

Asbaşkanlarımızdan Şekip Mosturoğlu ise, “Doğru olanı yapmışlar. Herhalde futbol ailesinin bir tepki göstermesi lazım ki gösterdiğini de düşünüyorum bu şekilde. Ama 1 hafta mıdır, 2 hafta mıdır… Bize sorarsanız, bu işin doğrusu, bu işin failleri bulunmalı, o kişiyi kullanan kim, sebepler ne? onlar belirlenmeli. Ancak bunlar aydınlandıktan sonra ligler devam etmeli. Bu tepkiyi yeterli görüyorlarsa diyecek bir şey yok” diye değerlendirdi.

 

Mahmut Uslu: “Olayın üstünden 1.5 saat geçmiş Vali hala taş diyor”

Son olarak Genel Sekreterimiz ve Basın Sözcümüz Mahmut Uslu, “Biz şuanda devletin bu konuya çok iyi niyetle yaklaştığına ve bu olayı çözeceğine inanıyoruz. Bu olay çok ciddi. Sığ düşüncelerle bir yere varamayız. Şimdi orada fiilen yaşadığım için ciddi bir vahamet gördüm. Mesela ben havaalanına geldi. Olmuş 1 saat, 1 buçuk saat. Vali hala taş diyor. 5 yerden kurşun gelmiş. Bu ciddi bir olay. Biz bunu ufak bir Fenerbahçe-Trabzonspor çekişmesi olarak görmediğimizi anlattık orada. O da, devlet büyüklerinin kendisini aradığını ve bu konularla önemle uğraşacaklarını falan söyledi. Çok ciddi bir olay. Bizim alacağımız tedbirlerin hepsi hukuk sınırları içerisinde olacaktır. Konu biraz daha aydınlansın, failler ortaya çıksın devam edeceğiz. Burada bitmeyecek” dedi.