Cihan Kamer:"yasadaki Adaletsizlikler Düzeltilmeli"

18.10.2011

Cihan Kamer:"yasadaki Adaletsizlikler Düzeltilmeli"

Kulübümüz Asbaşkanlarından Cihan Kamer, 6222 Sayılı Sporda Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa’nın, dünyada benzeri görülmemiş uygulamalarla çok ağır yaptırımlar getirdiğini ve bu yasadaki adaletsizliklerin yeni bir yasayla ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Tüm kulüplerin mevcut yasadan şikayetçi olduğunu belirten Kamer, Yönetim Kurulu olarak, tutuklu bulunan Başkanımız Aziz Yıldırım ile sürekli iletişim halinde olduklarını ve Başkanımız Aziz Yıldırım’ın, kendisinin de Fenerbahçe’nin de haklılığının sonunda ortaya çıkacağına inandığını bildirdi. Cihan Kamer, TFF’nin uygulamalarından Fenerbahçe’nin geleceğine kadar birçok konuda da açıklamalarla bulundu.

Futbol ayrıştırıcı değil birleştirici olmalı

Cihan Kamer, Haber Türk Televizyonu’nda Balçiçek İlter’in hazırlayıp sunduğu ’Söz Sende’  ve TRT Spor’da yayınlanan ’Futbol Ateşi’ programlarına konuk oldu. Söz Sende programında Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yönetimine girmekten asla pişman olmadığını belirten Cihan Kamer, "Hiçbir zaman pişman olmadım. Tek pişmanlığım üzüntüm şudur: Taraftarın beklediği kadar, istediği kadar fazla zaman ayırıp hizmet edemememdir. Çocuk yaşlardan itibaren Fenerbahçeliyim. Kızım Galatasaraylı ki; Ali Koç beni bu konuda fazlasıyla eleştiriyor. Futbol ayrıştırıcı değil birleştirici özelliğiyle hükmetmeli. Ben yurtdışı maçlarında Beşiktaş olsun Trabzonspor olsun hangi takım olursa onu desteklerim ki; herkes böyle yapmalı" diye konuştu.

Başkan ’Hazırım’ dedi.

Devam eden soruşturma hakkında ise Cihan Kamer, "Biz bu konularla ilgili konuşmadık, yorum yapmadık ki; hatalar yapmayalım. Kendi içimizde süreci iyi yönetelim istedik, doğru yol izlemeyi seçtik, kimseye konuşmadık. Önemli olan taraftarımızı ve Genel Kurulumuzu doğru yönlendirmek, doğru bilgilendirmekti. Başkanımızı sık sık ziyaret ediyoruz. Yönetici arkadaşlarımız sırayla gidiyorlar, yöneticimiz Yasemin Merçil avukat olması dolayısıyla her gün gidiyor. Başkan geçen hafta gördüğümde bana, ’Ben hazırım’ dedi. Mahkeme için, iddianame için her hazırlığını yapmış. ’Fenerbahçe de ben de suçsuzum ve bunu kanıtlayacağım’ dedi" diye konuştu.

Fenerbahçe tescilli şampiyondur

Balçiçek İlter’in "29 Ekim’de verilecek Cumhurbaşkanlığı resepsiyonuna şampiyon takım ve 2 yöneticisi çağırılacak dendi. Top TFF’ye atıldı. Kimin gideceği hala belli değil. Fenerbahçe gidecekse neden UEFA’ya gidemedi. Trabzonspor ve başkanı zaten her fırsatta ’Şampiyon belli’ diyor. Nedir görüşünüz?" şeklindeki sorusuna Cihan Kamer, "Fenerbahçe tescilli şampiyondur. Tescil edilmiş ligde Fenerbahçe şampiyondur. Eğer davet edilecekse Fenerbahçe ve onun yöneticileri davet edilmelidir. Bu sorunun sorulması bile gereksizdir, anlamsızdır. Şampiyonlar Ligi’ne Fenerbahçe gönderilmiyor ve Trabzonspor gönderiliyorsa, demek ki o cesaret onlara veriliyor ki, bu sözler söyleniyor. Bunları da makul karşılamak gerekir" diye yanıt verdi.

Mehmet Ali Aydınlar da inanmıyordur

Cihan Kamer, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar hakkındaki görüşü sorulduğunda  ise "TFF Başkanı Mehmet Ali  Aydınlar’ın Fenerbahçeliliğine gerçekten inanıyorum. Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı’nı, Fenerbahçe ismini dünyada önemli yerlere getirmiştir. Ben onun kötü niyetli odluğunu düşünmüyorum. Kendisi, dünyadaki futbol hukuku müsaade etse hiçbir takımın düşmesine izin vermez. Öyle bir dönemde TFF başkanı oldu ki. Zaten orası kimseyi memnun edemediğiniz bir kurum ve koltuk. Türk Futbol Tarihinde bu olay ilk kez yaşandı. Seçimlerin hemen ardından yaşandı. Sadece Fenerbahçe değil Beşiktaş, Trabzonspor gibi birçok kulübü ilgilendiren bir süreç bu" dedikten sonra sözlerini "Türkiye’de açılan davaların %55-60’ı beraatla sonuçlanıyor. İnsanları hemen suçlu itham edemezsiniz. Siz Türk Futbolunu, Fenerbahçe’yi korumak adına hareket ediyorsanız diyecektiniz ki, Ben hiç bir takımımı Avrupa’ya göndermiyorum!’ Sıfır tolerans diyorsanız buna müsaade etmemeliydiniz. Aynı soruşturmada Trabzonspor da var Beşiktaş da var. Siz Fenerbahçe’yi ihraç eder ve onları yollarsanız, bundan daha büyük yanlış olamaz. Bunu kimse affedemez! Yoksa Mehmet Ali Aydınlar’ın kasıtlı olarak böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum. Kendisi de Fenerbahçe’nin Aziz Bey’in böyle bir şey yapacağına inanmıyordur" şeklinde sürdürdü.

Platini ile görüşmenin şartı davaları geri çekmek olamaz

Cihan Kamer, Fenerbahçe’nin haklarının korunması adına uluslar arası platformda bundan sonra izlenecek yol ve eski başkanlarımızdan Ali Şen’in açıklamaları hakkında ise  "Sion mahkeme açtı UEFA’ya ve netice itibariyle UEFA mahkemeye diyor ki, ’Tekrar Sion’u alabiliriz’ ve mahkemeye seçenekler sunmuş. Bizi kendi ülkemizin Federasyonu ihraç etti ve şuan UEFA bizim için böyle bir şey yapamayacak. Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük, en güçlü kurumudur. Bu günleri ancak TFF ile el ele aşabiliriz. Biz kimseyle kavga etmiyoruz ancak Fenerbahçe’nin haklarını korumak durumundayız. Olağanüstü genel kurul yaptık. Fenerbahçe’nin gerçek sahiplerini bilgilendirmek, hem de tavsiyelerini almak için. Sayın Vefa Küçük, Hulusi Belgü ve Ali Şen’in fikirlerini dinlemek üzere kendilerini kulübe davet ettik. Şu an Fenerbahçe içinde inanılmaz bir bütünlük var. Muhalefet diye bir şey yok. Bu konuda herkese teşekkür ediyoruz. Yönetime, Genel Kurul Üyelerine, Taraftarlarımıza… Fenerbahçe’nin ne olduğunu ben 46 yaşında, bugünlerde görebildim! Öncelikle Vefa Küçük’e de çok teşekkür ediyorum. Bu dönemde bize verdiği fikirler ve destekten ötürü. Ali Şen, Platini ile görüşülmesini talep etti. Ancak ön şart, davaların geri çekilmesiydi. Biz düşünelim dedik ve Başkanımıza da sorduk. Ancak bunu kesinlikle kabul edemezdik. Platini ile görüşmenin tek şartı davayı geri çekmek değildi. Sadece onunla görüşmek için davayı geri çekmek yanlış olur. Ne biz ne herhangi bir Fenerbahçeli bunu kabul edemezdi" şeklinde görüş bildirdi.

18 kulüp de aynı görüşte

Türkiye’deki siyasi kurumların konuya dair yaklaşımları ve yeni yasa hazırlıkları hakkında ise hakkında ise Cihan Kamer, "Aziz Yıldırım’la kavgası, tartışması olan herkes bu dönemi bir rövanş olarak gördü. Haklı haksız ortaya çıktı. Aziz Yıldırım senelerdir Türk Futboluna hizmet etmiş, Fenerbahçe’ye emek vermiş, ailesinden vazgeçmiş bir spor adamıdır. Ancak Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar ağır cezalar yok. Bu dünya futbolunda yok. Bizler bu işi sosyal sorumluluk olarak düzeltmeye çalışıyoruz. Şike yapan yönetici tabii ki ceza alsın. Biz sadece kendi yöneticilerimiz için istemiyoruz bunu. Bakın, İtalya futbolun beşiğidir. 1 ay ile 1 yıl arası, İngiltere’de 2 yıla kadar Almanya’da dolandırıcılığa giriyorsa 5 yıla çıkıyor. Dünyada durum bu şekilde. Ne Fenerbahçe ne Beşiktaş  ne Trabzonspor; ben kimsenin şike yaptığına inanmıyorum. Ben ilk şampiyon olduğumuzda da dedim ki, ’Bunu Trabzonspor da  bizim kadar hak etmiştir’ Bahsettiğim şey sıfır tolerans. Kimin adı geçiyorsa bugün Avrupa’da o olmamalı, sadece Fenerbahçe engellenmemeli. Diyelim ki Bizim Antep’te maçımız var. Antep’te olay çıkıyor. Ben yönetici olarak bundan sorumlu tutuluyorum. Ben buna nasıl müdahale edebilirim? Nasıl engel olabilirim ki? Bir 3. neden de taraftar… En ufak bir hatada hapis cezası veriliyor. Bu da spora yakışan bir şey değil. Aziz Yıldırım’ı kurtarmak için yapılacak değişiklik deniyormuş. Bunu kim diyor? Öyle bir şey yok. Bizim ceza hukukumuza karşı, dünyadaki cezaların çok üstünde. 18 kulüp bu yasanın çok ağır olduğunu söylüyor. Adaletsizlik var ve bunun ortadan kalkması lazım. Haksız bir yasadır bu. Gider gitmez de bunu söyledik. Her kulüp bunu dile getirdi. ’Biz hazırladık bu yasayı, özür dileriz’ dedik. Aziz Yıldırım bu yasanın hazırlanmasında en büyük destek veren kişilerdendir. Ancak cezalar kısmında netleşmemiş rakamlardan habersizdi herkes. Hata zaten burada. Kınama vardır, puan silme vardır ve en son düşmeye kadar gider. Eğer şike yapılmışsa ve ispatlanmışsa tabi ki düşürülmeli. Ancak teşebbüste bile düşürülmesi yanlış. Yelpaze genişlemeli, cezalar adaletli olmalı" diye konuştu.

Fenerbahçe’nin başkanı Aziz Yıldırım’dır

Fenerbahçe’nin yönetilmesi konusunda "Şu an Fenerbahçe’nin bir başkanı var. O da Aziz Yıldırım. Bizim Mayıs ayına kadar böyle bir sorumuz yok. Onun geri dönmesi ve burada olması adına haftada en az 2-3 yönetim kurulu toplantısı yapıyoruz" şeklinde konuşan Cihan Kamer, Profesyonel Futbol Takımımız hakkında ise, "Aykut Hoca ve futbolcularımız alınlarının teriyle şampiyon oldular. Bu sene de lider durumdalar. Onları tebrik ediyoruz. Herkesin; söylenenlerden, iddia edilenlerden çok,  herkes geçen sezonki maçlara bakmalıdır. Aykut Hoca şunu söylüyor:  ’Ben Güiza’yı oyuna alacağımı bilmezken, onlar nasıl oluyor da maçın sonucunu biliyorlar?’ Taraftarımıza, Stadımızı 45 bin kişi ile dolduran kadın ve çocuklarımıza teşekkür ediyorum. Bu durumu hak etmiyoruz. Taraftarlarımız müsterih olsunlar. Bu durumdan en iyi şekilde çıkacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Cezalar Dünya standartlarında olmalı

Aynı gün TRT Spor’de yayınlanan Futbol Ateşi programına da konuk olan Cihan Kamer, gündemdeki yeni yasayla ilgili olarak "Şike yapan cezasız kalmamalı, ancak verilecek ceza Dünya standartlarında olmalı. Adaletsiz ceza olmamalı. Cezalar 3 ay ile 1 yıl arasında olmalı. Levent Bıçakçı’nın hazırladığı taslakta da bu şekilde. Türk Ceza Kanunu’ndaki hükümlere göre cezalar verilmeli. Bizdeki cezalar ne kendi içimizdeki ne de Dünya üzerindeki standartlara uyuyor. Hazırlanan yasanın Türk Ceza normlarındaki kıyaslamalarına bakıyoruz. Dünya futbol hukukunda futboldan dolayı alınan bir ceza hapis gerektiriyorsa bizde de o şekilde olsun. Sike için verilen ceza paraya çevrilebiliyorsa, ben hem parayı veririm hem de şike yaparım diyebilir insanlar. Biz hepimiz iş, güç, mevki sahibi insanlarız. Şikeci olarak adlandırılmak zaten bize verilecek en Büyük ceza olur. O sebeple hapis cezasının paraya çevrilmesi, şikeyi resmi hale getirmez. Amacımız, şikeci zihniyetteki yöneticileri futboldan uzaklaştırmaksa, bu sadece yasalarla, ağır cezalarla olmaz" diye konuştu.

Hiç kimse bu yasanın adil olduğunu söyleyemez

"Fenerbahçe dokunulmaz olarak algılamıyordu
" diyen Kamer, "Aziz Yıldırım içeride gözaltında. Fenerbahçe küme düşmeyle yüz yüze bırakıldı. Demek ki her şey yapılıyor, hukuk uygulanabiliyor. O zaman insanların yıllarca hapis yatması hak mı? Kanun koyucu olan Meclis ve Meclis’e bununla ilgili taslak sunuluyor. Kararı meclis verecektir. Taslak yalnızca 11. maddeye indirgenirse o zaman yanlış anlaşılır, amacına ulaşmaz. Şua n hiç kimse bu yasanın adil olduğunu söyleyemez. Bizim yöneticilerimiz ve başkanımız 4 aydır içerdeler. Bu kamuoyunun vicdanını yaralıyor. Yasada hatalı olan birçok nokta var. Örneğin,  stadın içindeki olaylardan biz sorumlu olalım ancak deplasmandaki bir maçımızda, o şehirde çıkan bir olaydan bile yöneticiler sorumlu tutuluyor. Bu mantıklı, makul bir şey değil. Kamu vicdanı bunu kabul edemez. Bu kanunda taraftarlar için de ağır yaptırımlar var. İstediğimiz tek şey, kanundaki hatalı noktaların düzeltilmesidir. Mesele Aziz Yıldırım, Fenerbahçe meselesi değildir. Mesele kamuoyunun meselesidir. Savcı, ’Kanunlar bunu hükmediyor. Ben, kanun ne hükmediyorsa onu yapmak zorundayım’ diyor. Kanundaki bu maddelere göre hiçbir savcı tutuksuz yargılama isteyemez. Mevcut cezalar çok ağır. Biz ne Başkanımızın ne de yöneticilerimizin orada olmasını hazmedemiyoruz. Orada olmayı hak etmiyorlar. Aziz Yıldırım’ın bir de bir sürü hastalığı var. Onur mücadelesini veriyor, gurur mücadelesi veriyor. Aziz Yıldırım duruşuyla dimdik ayakta. Hatta çoğu zaman bize kendisi moral veriyor" diye konuştu.

Başkanımızın savunması hazır

Başkanımız Aziz Yıldırım ile iletişimlerinin sürdüğünü belirten Cihan Kamer, "Başkan onunla görüştüğümüzde bize sadece kendi haklılığını, Fenerbahçe’nin haklılığını iletiyor, bunun üzerine çalışıyor. Başkanımızın söylediği son söz, ’Benim savunmam hazır’ oldu. Yasemin Merçil’in her günü Başkanla geçiyor. Kendisine de teşekkür ediyoruz. Başkan Fenerbahçe’nin bu durumdan bir an önce kurtulması için çabalıyor, uğraşıyor" diye konuştu.

Kanun çıktı diye değişmeyecek değil

Devam eden soruşturmayla ilgili olarak ise Kamer, "Suçsuzluk karinesini göz ardı etmeyelim. Henüz hiçbir şey ortada yokken 4 aydır içerideler. Ben kimseyi hiç bir kurumu, ne savcıyı, ne mahkemeyi kimseyi suçlamıyorum. Ancak yasanın, kanunlarının ağır olduğu ortada.18 kulüp de bu yasanın değiştirilmesini istiyor. Biz bütün partileri spor bakanını, her insanı ziyaret ettik. Bazılarının farklı yorumları oldu ancak ben inanıyorum ki onlar da adaleti isterler. Doğru olan neyse onun yapılmasını isterler. Kanun çıktı diye değişmeyecek değil bu. Yanlış olan bir şey varsa bu değişir, düzeltilir. Evet bu ağır kanunlar su anki durumun yaşanmasına sebep oldu. O zaman bana kalırsa kadına el kaldıran adam ömür boyu hapis yatmalı. Ama bu benim görüşüm, benim kanaatim. Yani görüşlerle kanaatlerle olacak şey değildir bu. Suçsuzluk karinesi, yargılamanın tamamlanması, her şey göz önüne alınmalı" diye konuştu