Deniz Tolga Aytöre: "düşündüğünü Söyleyen Başkan Profilinden Korkmayin"

05.11.2014

Deniz Tolga Aytöre: "düşündüğünü Söyleyen Başkan Profilinden Korkmayin"

Kulübümüz Asbaşkanlarından Deniz Tolga Aytöre, takımımızın idmanının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Aytöre, "Sizler hakemin, federasyonun yüzüne hatta özel yetkili mahkemelerin yüzüne düşündüğünü söyleyen başkan profilinden korkmayın" ifadelerini kullandı.


Deniz Tolga Aytöre, şu açıklamalarda bulundu:


"Bu düşünce sonuçları değiştirmekle uğraşıyor biz başlangıçları değiştirmekle uğraşıyoruz. Uzun zamandır Fenerbahçe Başkanı, yöneticileri, futbolcuları sürekli gündemde. Yaptığımız açıklamalar sizin açınızdan hiç dikkat çekici değil. Şöyle dikkat çekici değil, Fenerbahçe hep ikincil açıklamalar yapıyor. Siz hiç Fenerbahçe Başkanının ya da yöneticilerinin bir derbi maçan önce çıkıp bir konuşma yaptığını, her hangi bir şekilde rakibi incitecek, gerecek bir açıklama yaptığına şahit oldunuz mu? Olmadınız ama Fenerbahçe, manşetlerde hep Fenerbahçe.. Bu gerginliğin sebebi Fenerbahçe, bu gerginliğin sebebi Aziz Yıldırım olarak gösteriliyor. Fenerbahçe ne zaman lider oluyor, ne zaman mücadelesini sonuna kadar veriyor hemen bir algı yönetimi başlıyor. Fenerbahçe ortamı gerdi, Aziz Yıldırım ortamı gerdi deniyor. Her maçta 30 bin kişi Aziz Yıldırım’a küfür ediyor, ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor. Kimse terörist demiyor.


Bruno Alves’in yaptığı konuşuluyor yaptığı yanlıştır ancak topun oyunda olduğu bir anda yapılan bir eylemdir. Hemen Bruno Alves gönderilsin. Örnek vermek istemiyorum ama sizler silahlı adli vakalar olduğunda gönderilsin diye manşet yapmadınız. Soyunma odasına futbolcu kapatıp döven futbolcu için gönderilsin demediniz.


Sizler hakemin, federasyonun yüzüne hatta özel yetkili mahkemelerin yüzüne düşündüğünü söyleyen başkan profilinden korkmayın. Korkacaksanız, gazeteleri arayıp ’şu rakip futbolcunun söylemlerini manşet yapın’ diyen başkanlardan korkun.


Eleştirecekseniz bu tür başkanları eleştirin. Siz yerinden kımıldadığı için eleştirdiğiniz İsmail Kartal’ı bir kenara bırakın, durduğu yer muhteşem olarak başlık attığınız, ama sahanın içinde gezip rakip takım oyuncularına sürekli müdahale eden teknik direktörlerden korkun.


Duygun hoca bir davada vekil sıfatıyla yer aldığı için galiba eleştirildi. Ben gurur duydum, hukukun bu kadar önemsenmediği bir ülkede, savunma hakkının önemsenmediği bir ülkede, Duygun hocanın yaptığını çok manidar buluyorum ve tebrik ediyorum kendisini.


Duygun hocanın dün savunmanın kutsallığı konusundaki ders niteliğindeki davranışını önce Tahkim Kurulu bir görsün. Savunma hakkının ne kadar kutsal olduğunu duygun hoca ders niteliğinde anlatmış. Kararlar kurullarındır, ama bu haklar da bizimdir. Savunma hakkını vermemek, duruşma vermemek bunlar olacak iş değil. Türkiye’de 7 hukukçu 7 avukat bulamazsınız ki duruşma hakkını tanımasın. Ama maalesef federasyon bu 7 kişiyi bulabilmiş.


Bir dönemin sıkıntılarını, hukuka aykırı sonuçlarını hala yaşıyoruz. Bu dönemi kendi içinde tartışabiliyorsunuz. Bu hukuksuzlukları, hukuka aykırı delillerle yapılan yargılamaları, operasyon mahiyetindeki iddianameleri bunların hepsini kendi içinizde tartışabiliyorsunuz. Ama bunları oralara anlatmak çok kolay değil. Oralar bunu anlamıyorlar, algılamak da istemiyorlar. Zaten özellikle UEFA’nın haziran ayında aldığı karar sonrası, şike ve doping konularında ülke içi yargılamalara dahi müdahil olma gibi bir eğilim olduğu için, bu gerçekleri ne kadar çok anlatırsanız anlatın onlar bunu anlamıyorlar. Ama biz sonuna kadar, bakın daha bu mücadele bitmedi, çok açık söylüyorum. Bundan sonraki adımları, izin verin bizde kalsın. Ama yerimizde durmayacağız, çünkü durursak düşeriz"