"kenetlendik Ve Büyük Yol Katettik"

11.05.2011

"kenetlendik Ve Büyük Yol Katettik"

Fenerbahçe Gazetesi’nin 89. Sayısında Profesyonel Futbol Takımımızın kalecilerinden Volkan Dimirel ile yapılan söyleşi aşağıdaki gibidir:


-Kamp döneminden sonra takımın ikinci yarı performansını senin açından nasıl değerlendirirsin?
İlk yarıda istenilen oyunu sahaya yansıtamadık. Bunun en önemli nedenlerinden biri, takım olma yönündeki çabamız diyebilirim.  Benden başlayarak en genç oyuncumuza kadar, takıma yeni katılan arkadaşlarımız dahil, takım içindeki tanıma sürecine bağlı olarak bir dönem geçirdik ve bunu en güzel şekilde aştık.  Devre arası kampında kendimizi çok iyi analiz ederek yardımlaşarak ve takım olarak birbirimize kenetlendik ve büyük bir yol kat ettik. Tabii ki başarılı olmak için antrenman, kondisyon, teknik, taktik çok önemli etkenler ama biz inandık ve bugünlere geldik. Artık biz bir takım olduk…


-Özellikle bu sene Anadolu takımları çok güçlü onlar için neler söylersin?
Evet, bu bir gerçek. Artık herkes maddi durumu elverdikçe iyi transferler yapabiliyor. O günün şartlarında eğer ki karşınızda olan rakibiniz mücadele etmiyor ve kendi performansınızın altında mücadele ediyorsanız, günümüzün futbolunda zor durumlarda kalabilirsiniz. Artık sahadaki mücadele  kondisyona  dayalı..Çünkü aşağı yukarı  tüm takımla, teknik anlamda aynı seviyedeler.


-Bir kaleci için penaltıların kurtarılmasındaki en önemli faktörler nelerdir?
Önce rakibinizi iyi analiz etmeniz gerekiyor. Benim kendime ait bu konuda çalışma ve düşüncelerim var, bunlar bugüne kadar çok işime çok yaradı ama bende saklı olmalı. Buna meslek sırrı da diyebilirsiniz…


-Bu sezon şu ana kadar seni en çok zorlayan ve kolay geçen maçlar hangileri oldu?
Bu şekilde ayırdığım zor maç veya kolay maç diye bir şey yok.  Ama çok zorlu bir mücadele içinde olduğumuz kesin. Bu sezon zorlu geçiyor, umut ediyorum ki sezon sonunda  şampiyon takım biz oluruz.


-Takımının başarısında senin de katkın tartışılmaz sence iyi bir kaleci nasıl olunur, olmalıdır?
Takım içindeki her futbolcunun takıma katkısı büyüktür ve eşittir. Futbol takım oyunudur. Bir futbolcu çok gol atıyor veya kaleci gol yemiyor diye oranlar azalıp çoğalmaz. Biz bir takımız ve bu işin sonunu getireceksek bu takımın başarısıdır…


-Antep maçında saha içinde neler oldu?  Zira maç bitiminde çok sinirlenmiştin?
Bu maçların sinir, stres ve heyecanı çok farklı oluyor. Puan kaybına tahammüllerin kalmadığı haftalardayız. Saha içindeki olayların bazıları insanları etkileyebiliyor,  ama bunlar sahada kalıyor. Önemli olan üç puanı almış olmamızdır. Aldık ve sinirim geçti…


-Bucaspor maçında skor  3-1 olunca, o anda neler  düşündün?  
Bucaspor maçında devre arası içeriye girdiğimizde takımımdan emindim. Soyunma odasında da sakin olmamızı ve Bucaspor takımını yenebilecek güçte olduğumuzu söyledim. Arkadaşlarım da aynı şeyleri söylediler. Oyun  3-1 olduğunda bile kaybedeceğimizi hiç düşünmedim. Çünkü gerçekten biz takım olarak şampiyon olacağımıza inandık.


-Takımda Aykut Hocanın gelmesi ile neler değişti?
Aykut Hoca biz futbolcular için bir şans.  Bizimle iyi diyaloglar halinde ve bizi çok iyi anlıyor. Ben kendi adıma bütün açık yüreklilikle hocayla iyi veya kötü her şeyi paylaşabiliyorum. Çünkü bana bu güveni veriyor olması çok önemli. Futbolcu içine atmayı sevmez, eğer ki  ben hocam ile her şeyi paylaşabiliyorsam, bu takımımızın iyiliği içindir. Bu konuda arkadaşlarımın da benimle ortak fikirde olduklarını düşünüyorum. Hocamız  bir ağabey, bir arkadaş gibi,  inşallah uzun yıllar Fenerbahçemiz Aykut Hoca ile güzel işler yapacaktır.


-İlk ve son dakikada yenen goller kaleciler için neler ifade eder?
Golün dakikası önemli değil,  gol yemek beni çok mutsuz eder. Ama gol futbolun meyvesidir. Biz kaleciler gollere engel olmaya çalışıyoruz. Belki bazı maçlar golsüz bitiyor, ama bizim de görevimiz gol yememektir.


-Fenerbahçe’nin 100 yıllık tarihinde sence en başarılı kaleciler kimlerdi? Bunlardan örnek aldıkların var mı?
Fenerbahçe’nin geçmişinde çok başarılı kalecileri vardı.  Kalecilik, benim futbolu anladığım ve takip ettiğim bir mevkiidir. Toni’lerle başladım, Engin hocam ve Rüştü ağabeyler vardı. Biz betonlarda oynarken, hepsini severek, haykıra haykıra bağırarak izlerdim. Onlardan farklı şeyler öğrenmişimdir.


-Evlilik nasıl gidiyor?
Evlilik benim için huzur ve mutluluk demektir. Çünkü evime gidince, eşim ile karşılaşınca her şey bir tarafta kalıyor. Konuşmak, dertleşmek bana gün içindeki olumlu ve olumsuzlukları unutturuyor. Ümit ediyorum ki bu duygular içinde yaşlanırız. Evlilikten sonra her şey çok şükür daha iyi olacak.
Her evli çiftin en büyük arzusu anne, baba olmak ve daha büyük bir aile olmaktır. Ama bunun zamanı olmaz. Allah ne zaman nasip ederse o zaman olur, biz de bunu bekliyoruz. Her şeyin hayırlısı olsun demek daha doğru olur.


-Takımda  şampiyonlukla ilgili konuşuyor  musunuz. Bununla ilgili neler söylersin?
Bütün arkadaşlarımın tek düşüncesi,  konuşulan, hedeflenen ve özlenen şey şampiyonluğa hep beraber ulaşarak ipi göğüslemek.


-Taraftara mesajın ne, neler ne söylemek istersin?
Bizim her zaman yanımızda olup bizi destekleyenler ile mutlu bir şekilde, hep beraber sezonu bitirelim. Onların katkısı her zaman tartışmasızdır…