Yöneticilerimiz Sevil Zeynep Becan ve Simla Türker Bayazıt, 20 Eylül Fenerbahçeli Kadınlar Günü için 'Mazinde Bir Tarih Yatar' programına konuk oldu

20.09.2020

Yöneticilerimiz Sevil Zeynep Becan ve Simla Türker Bayazıt, 20 Eylül Fenerbahçeli Kadınlar Günü için 'Mazinde Bir Tarih Yatar' programına konuk oldu

20 Eylül Dünya Fenerbahçeli Kadınlar Günü'nde Fenerbahçe Televizyonu'nda yayınlanan “Mazinde Bir Tarih Yatar”ın programının konukları Yönetim Kurulu Üyelerimiz Sevil Zeynep Becan ve Simla Türker Bayazıt ile Fenerbahçe Kongre Üyesi ve Fenerbahçeli Sağlık Çalışanları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Sezer Yakupoğlu ve Havacı Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cansu Kenar oldu. Bozkurt Yılmaz'ın sunuculuğu yaptığı programda 20 Eylül 2011 tarihine dönüldü ve 41 bin 663 kadın ve çocuğun tribünleri doldurduğu Fenerbahçe-Manisaspor maçı ve sonrasında yaşanılan ve tarihe geçen o unutulmaz anlar konuşuldu.

YÖNETİM KURULU ÜYEMİZ SEVİL ZEYNEP BECAN: KADIN KONGRE ÜYEMİZ 7 BİN CİVARINDA. BU BAZI BÜYÜK SPOR KULÜPLERİNİN KONGRE ÜYE SAYISINA EŞİT

Yönetim Kurulu Üyemiz Sevil Zeynep Becan, Fenerbahçemizde kadınların önemine değinirken şöyle konuştu:

"20 Eylül, Fenerbahçe yakın tarihinin dönüm noktalarından biri. Çok önemli bir tarih. Bu tarih neden çok önemli? O tarihte Fenerbahçeli kadınların kulüplerine ve takımlarına nasıl sahip çıktıklarını görüyoruz ama orada aslında daha arkasında durmamız gereken bazı olgular var ki birincisi, 'o tarih ciddi bir ezber bozma tarihi.' Nasıl bir ezber bozuluyor derseniz, şöyle. Biliyorsunuz doğal değil ama kültürel olarak bazı tarifler var. Roller var. O rollere bakarsak şöyle bir şeyi hep biliriz. Denir ki ne zaman ilk maçınıza gittiniz? Kime sorarsanız sorun 'Amcamla, babamla, dayımla' yanıtı verilir. Bu tarihten sonra öyle bir nesil var ki, şu gün bu nesil hesap edersek, oraya 12 yaş altı çocuklar gelmişti. Şimdi 12-21 yaş arasındakiler bu soruya, 'Annemle, halamla, teyzemle gelmiştim' diyen nesil var. Bu biraz ezber bozuyor. Şunu görüyoruz ki bu bir olgu. Artık Fenerbahçeli kadınların daha ön plana çıktığı tarihi bir dönüşüm yaşadık. Diğer nokta ise Fenerbahçe aidiyeti yaşayan kadınların bütün mekânsal önceliklerini bir tarafa bırakıp; yani işi, okul, ofis, ev, hepsini bir tarafa bırakıp, önceliklerine Fenerbahçe aidiyetine getirmeleri. Bu çok çok değerli bir olgu. Bunun ötesinde benim söylemek istediğim bir şey daha var. Üye ilişkilerinin raporlarına baktığımızda şunu görüyoruz. Her geçen gün daha fazla kadın taraftarlarımızın kongre üyeliğine geçtiğini görüyoruz. Taraftarlar ve üyeler geçişkenlik içerisinde. Sayısal olarak verecek olursam iki sayı vermek istiyorum. Bir tanesi, 18-30 yaş arası kongre üyelerimizin %30'u kadın. Genelde %20 iken bu yaş grubunda %30'a çıktığını görüyoruz. Diğer bir nokta ise kadın kongre üyesi sayımızın 7 bin civarında olduğu, ki bu bazı büyük spor kulüplerinin kongre üye sayısına eşit. Hatta daha fazla diyebiliriz. Bütün bu olguları bir araya getirirsek tarihi bir dönüşümden bahsedebiliriz.

YÖNETİM KURULU ÜYEMİZ SİMLA TÜRKER BAYAZIT: TRİBÜNLERİN BOŞ KALINACAĞI ZANNEDİLİYORDU AMA FENERBAHÇELİ KADINLAR GÖREV BAŞINDAYDI

Yönetim Kurulu Üyelerimizden Simla Türker Bayazıt da şöyle konuştu:

“Tüm Fenerbahçeli kadınların bu özel gününü içtenlikle kutluyorum. İyi ki Fenerbahçeliyiz. O günlerde her gün yeni bir sürprizle karşılaşıyorduk. Bu karar alındığı zaman aslında çok da iyi niyetli bir karar olmadığını hepimiz iyi biliyorduk. O dönem 1907 Fenerbahçeliler Derneği'nde yöneticiydim. Karar açıklandığında 19 Eylül, dernek olarak hızlı reaksiyon alarak, dernek üyelerimize, kadın üyelerimize ve üyelerimizin eşlerine '12 yaş altı çocuklarınızla maça gelebilirsiniz' bilgilendirmesi yaptık. Akabinde telefon trafiği oldu, üyelerimizin gelmesi organize edildi. Belki de tribünlerin boş kalacağı zannediliyordu ama Fenerbahçeli kadınlar görev başındaydı. Orada olacağız, tribünleri dolduracağız dedik. O görüntü bir gün öncesinden belliydi. Stadın önündeki gişelerde kilometrelerce kuyruklar oluştu ve sonraki gün de muhteşemdi. Fenerbahçeli kadınlar ve erkekler omuz omuza eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma ile hakikaten bir tarih yazdık. O tarihin bir parçası olarak burada olmaktan ve Fenerbahçe Kulübü'ne hizmet etmekten dolayı büyük bir onur duyuyorum.”

SEZER YAKUPOĞLU: KADINLARIMIZ EVLATLARINA SAHİP ÇIKMA DUYGUSUYLA AKIN AKIN STADA KOŞTU

Programda Fenerbahçe Kongre Üyesi ve Fenerbahçeli Sağlık Çalışanları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Sezer Yakupoğlu da o günü şöyle anlattı:

“O gün iki yeğenim, kız kardeşim, annem ve arkadaşlarımla birlikte maça geldik. Yeğenlerimin ilk maçıydı. Hala da başka bir maça gitmediler. Çünkü ikisi de Beşiktaşlı. İnanılmaz bir şekilde takımımızı desteklemişlerdi. Fenerbahçe ilklerin ve enlerin takımı. Bu da bir ilkti. Bütün dünyada ses getiren, yabancı basında haber olan, videoları yayınlanan çok önemli bir maçtı. Bizim içinde çok önemliydi. Fenerbahçe'nin evlatlarına sahip çıkma maçıydı. Annelerimiz dualar etti. Benim için iki kutsal vardır. Annem o zaman hastaydı. Kabe ve Fenerbahçe. Annemi yaklaşık 9 ay öncesinde hacca götürmüştüm ve bu maça getirmiştim. Sonra da kaybettim. Annem maçı ağlayarak izledi. Dualar etti. Alex hayranıydı. Kadınlar hiç susmadı. İstiklal Marşını hala dinlediğimde tüylerim diken diken olur. Çok güzel okunmuştu. Birkaç saat kala bilet basılması gerektiği söylendi. Bu bizi daha da ateşledi. İnsanlar koşarak geldi. Biz bunun provasını Erciyesspor maçında vermiştik. Stadın dışında da o zaman aynı kalabalık toplanmıştı. Bu maçta da kadınlarımız evlatlarına sahip çıkma duygusuyla akın akın stada koştular. Kadınlar akın akın geliyor. Cadde dolmuştu…

CANSU KENAR: TEK AMAÇ FENERBAHÇE SEVGİSİYDİ

Havacı Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cansu Kenar ise şöyle konuştu:

“Çok kalabalıktı. Annemle beraber maça gelmiştim. O güne kadar maçlara hep babamla beraber giderdim. Bu da benim için bir ilk olmuştu. Ambiyans çok güzeldi. Herkesin üzerinde Fenerbahçe forması vardı. Fenerbahçe forması olmayanlar Fenerium'dan forma alıyordu. Taraftarlık gönül işi ama Fenerbahçe bir tutku, bir sevda. Biz de o gün orada bunu gösterdik. Tek amaç Fenerbahçe sevgisiydi. Pankartlarda en çok dikkatimi çeken, 'ofsaytı da biliriz, 50 bin olmayı da' Bir de 'Pilav ocakta, ben maçta' pankartımız vardı. O da dikkatimi çekmişti. İyi ki Fenerbahçeliyiz, iyi ki ordaydık. Bugünü en güzel bir şekilde anıyoruz. 20 Eylül biz kadınlar için çok özel bir gün.

BECAN: FENERBAHÇE'YE VERİLEN CEZA İNANILMAZ BİR DÖNÜŞÜM VE ŞENLİK YARATTI

Becan: “Fenerbahçe sosyolojisinden yaklaşırsak biraz evvel ezber bozmaktan bahsettik, bozulan çok ezber var. Biraz evvel aramızda konuştuk. Örneğin, kadın-futbol-ofsayt gibi klişeler var. Bu klişelerin hepsinin bozulduğunu gördük. Biz liderlik eden kadınları gördük. Tribün liderleri diye bir kavram vardır. Böyle bir şey değil. Doğal liderler. Bakıyorsunuz, doğal liderler yönlendirme yapıyorlar. Şunu söyleyeceğiz, bunu yapacağız. Şu an şöyle olacak, böyle olacak gibi bu da ezber bozan bir durumdu. Aslında Fenerbahçe'ye verilen ceza inanılmaz bir dönüşüm ve şenlik yarattı. Şimdilerde bazen malum nedenlerden dolayı maçları seyircisiz izliyoruz. Bu en başında büyük bir maddi kayıp. Bunun yanında motivasyon eksikliği. O gün işte bunlardan biri vardı. Cezaydı ama vardı. Bugünle karşılaştıracak olursak, bugün yine şu grup gidebilir dense, Fenerbahçe'de yine hadi denildiğinde bir ilki yaşayacağımızdan eminim. Bu vesileyle ben de bütün Fenerbahçeli kadınların Dünya Fenerbahçeli Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Dünyada bir örnek. Gönül isterdi ki bugünde yine bir arada olalım ancak pandemi sebebiyle olamıyoruz.”

BAYAZIT: O GÜN KADINLAR BAŞROLDEYDİ AMA KADIN ERKEK BUNU OMUZ OMUZA BAŞARDIK

Bayazıt: “20 Eylül'e dönüyoruz. Her zaman maça gittiğimiz kadın arkadaşlarımla, üç kadın maça gidiyoruz. Stada 3 km kala trafik yoğunlaştı. Normaldir, maç günleri trafik yoğunlaşır fakat trafik durdu. Onun üzerine dedik ki, 'havada güzel yürüyelim'. Stada geldiğimiz zaman o muhteşem topluluğu gördük. Kadınlar stattan içeri girmeye çalışıyorlar. Ciddi yoğunluk var. Kargaşa yok, karmaşa yok, tek istedikleri stadın içine girmek ve takımı, kulübünü destekleyebilmek. Diğer tarafta trafik neden durdu? Çünkü oraya eşini, kardeşini, ablasını, çocuğunu getiren erkek taraftarlarımız var. Bir kaldırım tribünü. Evet stadın içinde 41 bin 600 küsur kadın ve çocuk vardı ama dışarıda da o kaldırım tribününe şahit olmak, o resmi yaşamak inanılmazdı. Fenerbahçeli olmak çoğu zaman bir nimet gibi geliyor. Bu tarihe tanıklık etmek dışında bunları yaşamak herkese nasip olmuyor. Maçı 1907 tribününde seyrettim. İstanbul dışından o kadar çok kişi maça gelmişti ki, 10 Kasımlarda Anıtkabir'de de bunu yaşarız. Anadolu'nun birçok yerinde o özel günde vatandaşlar gelir. Bizler de İstanbul'dan kalkıp gidiyoruz ama o günde tribünde Türkiye'nin her yerinden kadın taraftarlarımız çocuklarıyla beraber oradaydı. Sevil hanımın da bahsettiği gibi o gün bir şölendi. Evet biz ofsaytı da biliriz, kuralları da biliriz ama o gün orada yaşanan pozisyonlar, hatalar, kurallar değildi; Fenerbahçe 'ye, değerlerine sahip çıkma ve takımına destek olmaktı. Evet biz bir kırılmayı yaşadık. 20 Eylül 2011 tarihi, tarihimizin en büyük baş kaldırışlarından meydan okumalarından biri olarak kayıtlara geçti. Kadınıyla, erkeği ile 7'den 70'e hep birlikte Fenerbahçemize gölge düşürmeye çalışanlara meydan okuduk. Baş kaldırdık. Kadınlar başroldeydi ama kadın erkek bunu omuz omuza başardık.”

YAKUPOĞLU: BU ORGANİZE OLMAMIŞ HALİMİZDİ

Yakupoğlu: “İlk yarıda da ofsayt diye kesilen bir pozisyonumuz var ve devamında Semih'e çalınmayan bir penaltı var. Kadınlar bunları da gördü. Aslında kadınlarımız futboldan anlıyor. Alex'e hatalı kalkan ofsayt bayrağı. Gelelim o pozisyona. (Semih'in ofsayt pozisyonu sebebiyle verilmeyen golü) Kadınlarımız ince görebiliyor. Hissiyat deyin, futbolu biliyor deyin biz orada ofsayt olmadığını gördük. Net de belli. Yan hakemimiz görmüyor. Çünkü Alex ile Semih arasında mesafe var. Alex'ten seken top, Semih içeriden çıkıyor. İçeriden çıktığı belli görmek zorunda ama refleks ile kaldırdığını düşünüyorum. Kurallar 'emin değilsen oynat' der. Sevindik, goldü çünkü. Benim için o maç 2-1 bitti. VAR olsaydı ki tribünde kadınların 'Ekrana bakın, gol' dediklerini duydum. Bizim ilk VAR uygulamamızdı. Twitter'a girişim 3 Temmuz 2011'dir. Bu mücadele için. Kadınlar o zaman Çağlayan'daydı, Silivri'deydi, Caddedeydi, Topuk Yaylası'ndaydı. Kadınlar her zaman takım yanındaydılar. Sosyal medyanın bu kadar aktif olmaması sebebiyle aslında biz maça organize olamamıştık. Bu organize olmamış halimizdi. Çoğu kadın tribünlerin adını bile bilmiyordu ama herkes bağırdı. Güzeldi, tekrar da yapılabilir diye düşünüyorum, pandemi sonrası.”

KENAR: FUTBOLDAN ANLADIĞIMIZI GÖSTERDİK

Kenar: “Ofsayttan da anlıyoruz, maçtan da. Kadınlar olarak futbolun sadece erkek sporu olmadığını orada kanıtladık. Futboldan anladığımızı da gösterdik. O gün maçta ses tellerim gitmiş. Tek amacımız destekti ve maç boyunca his susmadık.”

BECAN: 20 EYLÜL SONRASI BÜTÜN DÜNYA FENERBAHÇE'Yİ İZLEDİ

Becan: “O gün maça teyzesiyle, annesiyle, halasıyla, komşusuyla gelmiş olan ve bugün 21 yaş altı olan, ilk defa bir kadınla stada gelmiş olan Fenerbahçelilere seslenmek istiyorum: Lütfen kendilerini bize bildirsinler. Biz onları daha yakından tanımak istiyoruz. Üye ilişkileri birimimize dönüş yapabilirler. O gün bende 2 otobüs dolusu kadın ve çocukla maça gelmiştim. Onları bulabilirim, bulamadıklarım da bizi bulurlarsa memnun oluruz. Bu vesileyle Başkanımızın demecine değinmek istiyorum. Dünyadaki büyük kulüplerin neler yaptıklarını takip ediyoruz. Çocukluğumdan beri de izlerim ama o gün, 20 Eylül sonrası bütün dünya Fenerbahçe'yi izlemişti. Biz hep Dünya kulübü olduğumuzu söyleriz. Dünya kulübü olma yolundayız. Üye sayımızla, büyüklüğümüzle, yaptıklarımızla, ilklerimizle, enlerimizle ama belki de 20 Eylül bunların başlangıcıydı. Onu da bu vesileyle tekrar söylemek istiyorum”

BAYAZIT: BAŞKANIMIZIN DA İFADE ETTİĞİ GİBİ, FENERBAHÇELİ KADINLAR TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASINDA FENERBAHÇE'NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Bayazıt: “Yakinen o tarihi güne tanıklık eden kişilerden biri de şüphesiz Başkanımız Sayın Ali Koç'tu. Fenerbahçe Spor Kulübü'nde Asbaşkan, 1907 Fenerbahçeliler Derneği'nde başkanıydı. Bu yüzden de bu konuya hassasiyetine şahitlik etmişizdir. O günü şöyle ifade ettiğine de şahit olmuşumdur. 'Fenerbahçeli kadınlar Kulübümüzün kaderini değiştirdi' der. Aynı zamanda CNN International'a demeç vermişti. Başkanımızı orada görmek müthiş bir gurur. O günlerde o kadar kötü konuşmalar var iken, Fenerbahçemize atılan iftiralar var iken, böylesine bir olayla CNN International'a konu olması muazzamdı. Başkanımız orada yaşanan tüm atmosferi çok güzel ifade etmişti. İlaveten BBC International bir kadın taraftarımıza bağlanılmıştı. O da kendi yaşadıklarını anlatmıştı. Ertesi gün web sitelerinde yurt dışındaki yazılarda, makalelerde onların duydukları şaşkınlıkları ve hayranlıkları okumuştuk. Başkanımızın da ifade ettiği gibi, Fenerbahçeli kadınlar tarihi bir dönüm noktasında Fenerbahçe'nin kaderini değiştirdiler. Muazzam bir örgütlenme, aidiyet bugün burada o günü hatırlamak çok keyifli”

YAKUPOĞLU: BİLETİMİ SAKLIYORUM

Yakuoğlu: “Maç sonu stattan çıkmak istemedim. Biletimi sakladım. Maçtan sonra annem hepimize sarıldı, ağladı. Tezahüratlara devam ediyorduk. Çıkarken inanılmaz bir düzen vardı. Girişte öyleydi. Maç sırasındaki tezahüratlarda sürekli destek vardı. Kadınlar bu farkı ortaya koydu. Yensen de yenilsen de hata yapsan da destek vardı. Bu duyguları anlayabilmek için Fenerbahçeli olmak lazım. İyi ki Fenerbahçeliyim.”

KENAR: O COŞKU BAMBAŞKAYDI

Kenar: “Ben de maç sonunda coşku içerisindeydim. Bizim maç eve gidene kadar bitmemişti. O coşku bambaşkaydı. Tekrar yaşansa çok daha coşkulu olacağına inanıyorum. Hatta buradan Başkanımıza 10. yılda böyle bir şey olabilir. Güzel olur.”

BECAN: MAZİMİZDE BÖYLE TARİHİ BİR GÜNDE YATIYOR. YAŞA FENERBAHÇE

Becan: “Muhteşemdi. Hep destek tam destek diyoruz ya şimdilerde limitsiz destek diyoruz. Maç sonrası bir araya gelmek çok önemlidir. Kaybedilse de bir araya gelmek çok önemli. Çok sevgili arkadaşım Tangül ile birlikte o maçtan bir kare. O da kongre üyemizdir. Sonrasında derin derin tartışmıştık. Ofsayt başta olmak üzere. Mazimizde böyle tarihi bir günde yatıyor. Yaşa Fenerbahçe.”

BAYAZIT: NE MUTLU Kİ TARİHİMİZ HEP BÖYLE ANILASI GÜNLERLE DOLU

Bayazıt: “Afet hanım, Ahu hanım, Rahşan hanım, o karede Tülin Şahin de var. Beraber maça gelmiştik. Tülin de çok iyi Fenerbahçe taraftarıdır. Hiç susmayan bir destek vardı. Ben yine kaldırım tribüne döneceğim. Oradan da yankı geliyordu. Herhalde Kadıköy semtinde o gece evlerde Fenerbahçe ciddi bir şekilde hissedildi. Bizim semtimizde Fenerbahçeli çoğunluktadır ama Fenerbahçe'yi baya hissettirdik. Çıkışta çok sakin, itiş kakış olmadan, medeni bir şekilde stattan ayrıldık. O heyecan o adrenalin oduydu hiç kaybolmayacak. O günü yaşamak hakikaten bir ayrıcalık. Kötü bir niyetle başlanan olay, bambaşka bir yere gitti. Bir başkaldırmaya, meydan okumaya, bir kırılmaya süreci götürdü. Ne mutlu ki tarihimiz hep böyle anılası günlerle dolu. Her güne ayrı bir gün lazım.”

YAKUPOĞLU: FENERBAHÇE TARAFTARI GİBİ BİR TARAFTAR OLACAĞINI ZANNETMİYORUM

Yakuoğlu: “Dünya'da yaşansa da böyle özel yaşanmaz. Bu kadar destekle, bu kadar içten, koşarak yaşanacağını zannetmiyorum. Fenerbahçe taraftarı gibi bir taraftar olacağını zannetmiyorum. Pankartlar arasında 'Kocacığım merak etme, gerekirse mabedde doğururum' pankartı var. Herhalde en küçük taraftarımız oydu. Ben onu merak ediyorum. Pandemi döneminde sağlık çalışanlarının önemi bir kez daha anlaşıldı. Biz de Fenerbahçeli Sağlık Çalışanları Derneği olarak, her anlamda üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. Bu yüzden Fenerbahçeli gönül dostlarını ve sevgili sağlık çalışanlarını derneğimize üye olmaya da çağırıyoruz. Ayrıca görev şehitlerini de rahmet ve minnetle anıyoruz. Tekrar o güne dönmek gerekirse çok özel bir gündü. İyi ki Fenerbahçeliyim.”

KENAR: İLK SÖZÜM İYİ Kİ FENERBAHÇELİYİM

Kenar: “İlk sözüm iyi ki Fenerbahçeliyim. Taraftarlık gönül işi Fenerbahçe bir sevda. Bunu Fenerbahçeli olmayan bilemez. Havacı Fenerbahçeliler Yönetim Kurulu üyesiyim. 2008'den sonra İstanbul'da kurulan ilk derneğiz. Başta Başkanımız ve Sevil hanıma ilgisinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Derneğimizde de oldukça kadın üye var. 13 Mart 2020'de kurulduk. Umarım daha d artacak. 20 Eylül'ü umarım tekrar bir arada kutlarız.”

BAYAZIT: ATAMIZIN FENERBAHÇESİ'NDE AYNEN KURTULUŞ SAVAŞI'NDA OLDUĞU GİBİ KADIN ERKEK OMUZ OMUZA DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKTIK

Bayazıt: “Sözlerime son verirken, Atamızın Fenerbahçesi'nde aynen Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi kadın erkek omuz omuza değerlerimize sahip çıktık. Müthiş bir mücadele örneği gösterdik. Eşi benzeri olmayan bir dayanışma ve kenetlenme ile o süreci yaşadık. Bu masada hepimizin ağızından iyi ki Fenerbahçeliyiz cümlesi çıkıyor. Biz kulüp olarak kadın erkek eşitliğine her zaman inanan ve bu tezi savunan bir kulübüz. Bu bağlamda çeşitli çalışmalarımız var. O gün maç kadınlarıydı, stadın içinde kadınlar vardı. Dışarıda erkekler. Çok duyarlı ve bilinçli bir taraftarımız var. Umuyoruz ki pandemi sonrası kadın erkek tekrar mabedimizde hep beraber maçlarımızı seyredebilelim. İnşallah sizin dediğiniz gibi kadınlara özel bir gün yapmayı başarırız. Başkanımıza da bu vesileyle bu dileği de iletmiş oluruz. Bu program için Fenerbahçe TV'ye ve size teşekkür ederiz.”

Haber Görselleri