2018- 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 1.HAFTA

14.08.2018

2018- 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 1.hafta


  • 1.Haftanın izlenimleri [ve Fenerbahçe - Bursaspor Maçı : (2-1)]

2018 – 2019 Lefter Küçükandonyadis yılı süper ligde farklı bir yıl olarak başladı. Tabii ki bu farklı durumda başı VAR çekiyor. “Video Hakem Uygulanası” adıyla futbolumuzda uygulanmasına bu yıl başlanmış olmakta. Yararlı olduğunu düşünenler ile “ bekleyip göreceğiz” diyenler ve “hiçbir yararı olmayacak” şeklinde aleyhinde kararlarını anlatanlar da var. Bekleyip göreceğiz demek sanırım peşin karar vermek yerine gene de en doğrusu olacak.

Bir yeni görüş de 3 büyük kulübümüzün Başkanlarınca kabul edilmiş olarak rakipleri düşman gören bazı seyirci guruplarına iletilme çabalarıdır. Burada bekleyip göreceğiz demeden önce aklı başında olanların “dostluk önde gelmelidir” görüşünü hemen kabul edip uygulamaya geçmeleri gerekmektedir. Fenerbahçe hariç diğer bazı maçlarda bazı akıl yoksunu taraftarların kendi oyuncularını ıslıklamaları da sanırım sonraları tüm takımlarca engellenecektir.

Bu yıl şampiyonlukta iddialı takımlar ilk haftada 3 er puanı alırlarken bu üç takımdan sadece Galatasaray deplasmanda lige 6 yıl sonra yeniden gelen takım olan MKE Ankaragücü ile deplasmanda oynadı ve kazandı.

Bu haftanın pek rastlanmayan bir başka özelliği ise beraberlikle sonuçlanan hiçbir maçın oynanmamış olmasıydı. Bu biraz da takımların 1 puan yerine 3 puan arzusu ile lige başlamalarından kaynaklanmakta diye düşünülebilir. Tabii ki ilk hafta maçlarından sonra yapılacak her çeşit maç yorumun ilerleyen haftalarda yanlış yorumlar olduğunun anlaşılması da kaçınılmazdır. Bu nedenle de 1.haftanın anlatabileceği yukarıdakilerden başka bir şey yoktur demek en doğrusu olacaktır.

  • İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayıncı Kuruluş tek şampiyonluğu nedeniyle Bursaspor maçlarını 3 büyüklerin maçlarına 5.büyük olarak eklemiş olduğu halde bu takım geçen yılı zor şartlar altında oynamış ve bitirmişti. Bu nedenle bu sezon onların maçları bu sütunlara alınmayacaktır. Trabzonspor ise 3 büyüklere eklenecek yıllar geçirmeye devam etmekte olduğundan onların maçları bu sayfalara alınmaya devam edilecektir.

Yayıncı kuruluşun hayret verici yeni bir kararı var. O da VAR başladı diye beklenen kararı gösterecek olan tekrarın gösterilmesinin yasaklanmasıydı. Oysa eski yıllarda hatalı hakem kararları sonrası konuyu oluşturan olayın gösterimi hızlı olarak da yavaşlatılmış olarak da defalarca yayınlanırdı. Şimdi nedense yasak ve karar verilinceye kadar beklenmekte). İzlenen maçlara gelecek olursa:

MKE Ankaragücü, Galatasaray'a 1 – 3 yenilirken maç başka sonuçlarla da tamamlanacak gibi cereyan etmişti Galatasaray'ın daha çok gol aradığı bir maç başlamışken henüz 7. dakikada günün başarılı isimlerinden El Kabir ev sahibi takımı 1- 0 öne geçiriverdi. Bu golde en dikkat çekici nokta ise Galatasaray savunmasının çok kolay geçilmekte olmasıydı. Tabii ki bu gol sonrası konuk takım maçı tek kale oynar hale getirmişti. Asıl dikkat çeken ise bu sahanın zemininin kötülüğü olmaktaydı. Her şeyin olumlu olduğu iddialarına tekzip gibi bir Süper Lig Başkent takımının maçı bu sahada oynanmaktaydı. Baskılı futbol 21. dakikada Galatasaray'a beraberlik golünü getiriyordu. 30.dakikada ise Kone'nin bir “kaliteli uçarak kafa vuruşu yapan forvet” gibi attığı gol takımını yenik duruma getiriverdi. Ankaragücü'nün etkisiz gol arayışları beraberliği sağlayamazken maç biterken Eren takımını 1 -3 öne de geçiriyordu.

Medipol Başakşehir Trabzonspor'u 2-0 la evine gönderirken fazla zorlanmadı. Maç İstanbul'da oynandığı halde tribünlerde Trabzon taraftarı daha fazlaydı ve sesleri de yenilen gole kadar daha çok çıkmaktaydı. Rakibine göre daha oturmuş bir takım görünümümdeki Başakşehir, oyun hâkimiyetini çabuk kurdu. Orta sahalar çabuk geçilip karşılıklı çok sayıda gol pozisyonları doğmaya başladı. Başakşehir daha fazla gol kaçırırken uzun zamandır kadroda yer almayan Onur'un kurtarışları da kaçıranlar kadar gole izin vermedi. 43. dakikada ise atılan korner sonrası ilk vuruşu Onur gene müthiş kurtardıysa da ondan dönen topu ikinci bir vuruşla gole çeviren ise Da Costa oluyordu.İkinci yarıya Başakşehir'in 1- 0 galibiyeti ile başlandıve bekleneceği gibi gol için daha fazla bastıran taraf da konuk takım oluyordu. Daha fazla bastıran taraf olmasına karşılık gol pozisyonlarına maç bitinceye kadar daha çok giren de Başakşehir oluyordu. Bu pozisyonların gol olmamasında da Onur'ın kurtarışları önemli bir rol oynuyordu. Maç böyle bitecek denirken 2. gol çok paslı bir karşı atak sonrası Adebayor'un kafa vuruşundan geldi ve maçı 90+ 2 de 2 -0 olarak bitirdi.

  • Beşiktaş Akhisarspor'u 2 – 1 yenerken özellikle 2. yarıda çok zorlandı. Tamamen dolu sayılmasa da tribünlere gelen taraftarların hemen hemen hiç susmadığı maç Beşiktaş'ın baskısıyla başladı. Birkaç pozisyon VAR'da hakem tarafından incelendiyse de oradaki hakemler maçın hakeminin kararlarını değiştirecek bir tekrar gösteremediler. Beşiktaş'ın gollük baskısı ancak 39. dakikada sonucunu verdi. Oğuzhan'ın ortasını güzel bir kafa vuruşuyla gole çeviren Pepe'ydi. Golden 3 dakika sonra gelen Babel'in golü Beşiktaş'ın ilk yarıyı çok rahat tamamlamasına neden oluyordu. İkinci yarıya konuk takımın etkisiz ama golü arayan ataklarıyla başlandı. Ne var ki 56.dakikada Necip beklenmedik bir hata ile rakip oyuncuyu görmedem ceza sahasının önüne doğru takım arkadaşına bir pas gönderdi ve topu kapan Seleznyov bu fırsatı kaçırmayarak farkı 2 – 1 le tek farklı hale getiriverdi. Bu gol maçın cereyanını tamamen değiştirdi ve Akhsarspor'u etkili bir baskıyla gol arar hale getirdi. Uzatmalarda dahi gol pozisyonlarına girdilerse de gole ulaşamayınca maç da yenilgileri ile sona erdi
  • Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe - BursasporMaçı :

Henüz maç başlamadan; yeni Lefter Küçükandonyadis sezonunun farklı olacağını gösteren çok sayıda görüntü vardı. “Ordinaryüs” lakaplı, yıllarca futbolunu severek izlemiş olduğum Lefter'in ailesine Ali Koç Başkan tarafından saygıyla iletilen plaketler ile hediyeler çok mutluluk vericiydi. Tabii ki muhteşem hazırlanmış Fenerbahçe'yi anlatan Tribün Kareografilerinde de Lefter yer aldığı gibi, tribünleri doldurmuş olan 40 bin seyircinin tezahüratları da son yıllarda görülmedik kadar muhteşemdi.

Sezona bu şekilde başlandı ama her maçta olduğu gibi 2 takımın da birbirini kontrol altına alma amaçlı maç da eskiden olduğu gibi başladı. Henüz bir değerlendirme yapacak hiçbir şey izlenemezken 16. dakikada Konuk Buraspor'un golü geliverdi. Kornerden gelen topa rakibin iki vuruş sonrası golle sonuçlanırken savunma da, Volkan da hatalıydılar. Golden sonra maç tek kaleye döndü ve gol de çabuk geldi ama VAR'lı penaltıdan. Beklenti sonrası hakemin verdiği karar doğrulandı ve Gİuliano maçı beraberliğe getirdi.

Kasıtlı Federasyon yetkililerinin etkileyeceği hakemlerle VAR'ın hatalı kararlarının da pek önlenemeyeceği akla gelmeye başladı. Hakemler rahatlayacak ve bütün suç VAR'a yüklenebilecek gibi görülüyor. Burası Türkiye. Adaletsiz her şey etki altında bırakanlarca kullanılabilir.

Ardından 30. dakikada gelen gol ile Fenerbahçe'nin üstün futbolu da sona erdi ve galibiyete ulaşılınca maçı durumu idareye çevirdi. Devre de bu şekilde sonlandı ama sezon başı olması henüz tenkitlerin zamanının gelmediğini hatırlattı.

Fenerbahçe kazandı ama olumlu futbolu başlatamadı diye düşünürken gene de olumlu yönleri ele almakta yarar var. Örneğin alt yapı anlaşması yapılmış olan Altınordu'dan gelen Barış gerçeği. Her genç oyuncu A takımda hemen başarılı olacak şeklindeki yorumlar çoğu kez yanlış çıkar ama bu maçta oynadığı klâs futbol, Barış için söylenecek her övgünün gerçeği aksettirdiği görülecektir. İlk oynadığı yerin yani sağ kanadın kendine uygun olduğu söylenmekteyse de Barış sol açıkta çok gol pozisyonu yaratan girişimlerde bulundu. Tabii ki soldaki bu görünümüne Hasan Ali Kaldırım'ın katkısı da göz ardı edilmemelidir. Hasan Ali önünde oynayan sol açıkla her zaman için en iyi ver-kaç yapan bazen kendisi de gol pozisyonuna girerek rakip savunmayı zor durumda bırakan bir futbolcudur zaten.

Son haftalarda olduğu gibi sol stoper Skertel gene başarılı bir maç çıkartırken Volkan bazı tereddütler yaşattı. Hem kurtarışlarıyla birkaç golü önledi hem de yenilen golde çıkarak alabileceği bir topa çıkmadı. Skertel ile havada çarpışarak alabileceği bir topu alamamasının nedeni ise çoğu zaman yaptığı gibi çıkışı sırsında “bıraaaak” diye bağırmamasıydı.

Yeni transferler ile bu oturmuş takımın neler yapacağını ilerleyen haftalarda göreceğiz. Hedef tabii ki şampiyonluk ama ilk hedef devler ligine yükseliş.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 1.Savunmacıların Akıllı Aldatmacaları :
  • Dikkatleri pek çekmese de bazı savunma oyuncularının çok akıllı bazı davranışlarda bulundukları izlenmektedir. Bunlardan bir davranış şekli de kendi takımı hücumdayken çıkış hazırlığı yapması beklenen rakip oyuncuların boş bırakılmış gibi davranılmasıdır.
  • Ani hücumu düşünürken savunması tarafımdan ayağına top gelen rakip oyuncunun aklı ve gözleri tabii ki hücuma kalkacak takım arkadaşlarını izlemek olacaktır. İşte tam bu sırada markaj altında görmediği oyuncusuna ani ve süratli bir pas göndermek en doğrusu olacak ve bir akın başlatacaktır. Bunu bilen karşı avunma oyuncuları ise aslında markajı altında olması gereken rakip oyuncunun birkaç metre gerisinden onu boş bırakmış gibi maçı izlerse o oyuncu pası verecek olanlar tarafından boşta gibi görünecektir.
  • İşte ileriye doğru pası gönderdikleri anda savunmacı ani ve süratli bir koşuyla pası bekleyen oyuncudan önce topa yetişip bu akını kestiği anlayanlarca çok görülmüştür. Anlamayanlar ise o topun bir hata ile kaptırılmış olduğu sonucuna varmaktadır.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/