2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 10.HAFTA

30.10.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 10.hafta

10.Haftanın izlenimleri [Fenerbahçe- MKE Ankaragücü Maçı :(1 - 3) ]

Fenerbahçe için çok kötü bir hafta Teknik Direktör Cocu'nun görevden alınmasıyla sonuçlandı. Günün en mutlu takımı ise maçlarını devamlı galibiyetle bitiren Medipol Başakşehir'in bu hafta da A.Konyaspor deplasmanından 3 puanla dönünce liderliği Galatasaray'ın elinden 2 puan farkla almış oluyordu. Geçen 10 haftanın bir diğer başarılı takımı kabul edilmesi gereken Kasımpaşa da averajla da olsa 3. duruma gerileyen Galatasaray'ın üstüne yani 2. liğe çıkıyordu. Haftanın başarılı bir diğer takımı da kendi sahasında Ç.Rizespor'u 4 – 1 yenen Beşiktaş da 4. lükte yer almış oluyordu.

Fenerbahçe 3 puan daha kaybederken 1 puan kazanarak düşme hattının üstündeki 15. sıradaki yerini korumuş oldu. Bunda biraz da Ç.Rizespor'un Beşiktaş'a yenilmesi rol oynuyordu. Alt sıralardan yükselmek ilerleyen haftalarda çok sık görüleceği için hala puan cetvelinin bu bölümleri için yorumlarda bulunmak olanaksız.

Önemli bir araştırma ve yanlış kararların düzeltilmesine olanak sağlayan VAR sistemi bu hafta hemen her maçta kullanıldığı gibi çok sayıda kararı da etkilemiş oldu. Onların da hatalı karalarda bulunabileceği görüldü ama şimdilik üzerinde durulmadı. Bakalım hafta içi yorumlarda ele alınacak mı? Gene de hakemleri zor duruma düşmekten kurtaran bir sistem olduğu açıkça görülmekte.

İzlenen Diğer Maçlar:

Trabzospor. Antalyaspor ile deplasmanda 1 – 1 berabere kalarak3 puan kaybetmekten kurtuldu. Büyük boşlukların bulunduğu tribünler önünde maça Antalyaspor'un baskısı ile başlandı. Bu baskı ve çok sayıdaki gol pozisyonu sonrası 15. dakikada da ev sahibi takım günün başarılı isimlerinden Doukara'nın uzaktan ve yerden çok güzel bir şutuyla da 1 – 0 öne geçiverdi. Antalya'nın bu güzel ve rakibe baskı kuran futbolunu devam ettirmesi halinde bu farkın açılacağı düşünülüyordu. Ne var ki ligimizin ofsayt şampiyonu Burak, çok güzel bir röveşata yapmak üzereyken formasından çekilince kazanılan haklı penaltıyı gene kendisi gole çeviriverdi. Başarılı kaleci Boffin bu golü de kurtarmak üzereyken parmaklarının ucundan ve direğin dibinden 28.dakikada durum 1 -1 e geldi. Karşılıklı akınlarla tamamlanan ilk yarı sonrası ikinci yarıya da aynı şekilde başlandı. Bu maçın özelliği olan orta sahaların çabuk geçilmesi çok gol pozisyonu ile sürmesine neden oluyordu. Ne var ki her 2 kalecinin yaptığı kurtarışlar ile rakip kale önünde başarılı olamayan forvetler başka gol bulamayınca maç da beraberlikle sonuçlanmış oldu.

Galatasaray, Evkur Yeni Malatyaspor deplasmanından 2 – 0 yenik ayrılırken liderliği de kaybetmiş oluyordu. Malatyalıların tam da doldurmadığı tribünler önünde oynanan maçın ilk gol pozisyonunda gole ulaşamayan tarafın,E.Y.Malatyaspor'un olması maçın da işareti gibiydi. Bu gol pozisyonundan sonra Galatasaray biraz daha baskılı görünmesine karşılık maç daha çok orta sahada oynanırken 35. dakikaya gelindi. Ev sahibi takım akınlarından birisini çok paslı olarak topu rakip ceza sahasına kadar getirdikten sonra Donald'ın son vuruşu ile durumu 1 – 0 a getirdi. 2. yarıya karşılıklı akınlarla başlandı. 66. dakikada çok güvenilen ve devamlı mücadele veren genç Ozan'ın penaltıya neden olmasıyla oyun durdu. Verdiği penaltı kararını VAR vasıtasıyla tekrar inceleyen hakem tarafından verilen karar sonrası vuruşu gerçekleştiren günün başarılı oyuncusu Adem tarafından gole çevrildi. Maç da bitmiş gibi oldu. Ne Galatasaray'da maçı çevirecek güç, ne de E.Y.Malatyaspor'da buna izin verecek bir görüntü yoktu. Karşılıklı birkaç pozisyon sonrası maç da bu skorla 2 – 0 sonuçlandı.

Beşiktaş, Çaykur Rizespor'u 4 – 1 yenerken şartlar çok çabuk lehine dönüyordu. Dolu tribünler önünde 29 Ekim tezahüratları yapılarak başlatılan maçın seyri tam anlaşılamadan Beşiktaş'ın erken golü geliyordu. 3. dakikada uzun süredir oynayamayan Mustafa Pektemek arkası kaleye dönükken golünü atıyordu. 10. dakikada ise VAR tetkiki sonucunda Orhan oyundan atılınca yenik durumdaki Ç.Rizespor üstelik 10 kişi kalmış oluyordu. Ayağa basma vardı ama direkt kırmızı kart ağır bir karar olmaktaydı. Tabii ki bu durum Beşiktaş'ı oyunun hâkimi durumuna getirecekti. Buna rağmen maçta gol pozisyonunun az olması da dikkat çekiciydi. 40.dakikada ise Pektemek kendisinin 2. golü sonrası tebriklerle birlikte büyük bir mutluluk yaşıyordu. İkinci yarıya çok rahat başlayan Beşiktaş 49. dakikada 10 kişi kalmış olan rakibinden bir gol yiyerek2 – 1 ile oyunu tehlikeli bir hale getiriyordu. Bu maçta hakemin çok sık müracaat ettiği VAR60. dakikada penaltı kararını onaylayınca atışı yapan Quaresma günün asist kralı olmasına rağmen penaltı atışını günün başarılı kalecisi Gökhan kurtarıyordu. Penaltı sonrası 2. sarı kartını alan Saadane takımını 9 kişi bırakmış oluyordu. Bundan sonrası tabii ki konuk takım için çok zor oluyor ve 2 gol daha yiyerek maçı 4 – 1 yenik bitiriyordu.

Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe- Ankaragücü Maçı : (1 - 3)

Artık ne söylenecek bir söz ne de bir ümit kaldı. Kendi saha maçını farklı kaybedip puan cetvelinde yukarıya tırmanma ümidini bile kaybetmesi 10 maçlık performansıyla Teknik Direktör Cocu'nun bu görevden alınmasına neden oldu. Doğrusu da buydu ama diğer kusurlu (hatta asıl suçlu) Comolli'nin de mutlaka durumun ele alınacaktır. Her zaman dile getirdiğimiz nedenleri şöyle sıralayabiliriz.

Sezon başlamak üzereyken 7 oyuncuyu takımdan uzaklaştırıp tam 11 adet yeni oyuncunun satın alınması. Seçimini kendisinin yaptığı bu oyuncularla uzun süre temasta bulunmuş olması tabii ki ilk akla getirilenin komisyon üzerinden alış – satış yapması olasılığıdır. Geçen yılın kadrosu Ligi 2. bitirirken kupayı da finalde kaçırmış bir kadrodur. Bu da demektir ki 11 adet değil de 3-4 kaliteli ve efor gösteren futbolcu ile iyi bir Teknik Direktörün idaresi altında hem Avrupa'da hem ligde hem de kupada çok başarılı olacak bir takım yaratılabilecektir.

Alınan futbolcuların ne çok başarılı ne de çok mücadeleci bir futbol oynadıkları da söylenemez ayrıca. Geçen yıl oynayan kadroya sadece “Gomis” gibi bir santrafor alınsa bile yeterli olabilirdi. Henüz lig devam ettiği için oynamakta olan futbolcuların kapasiteleri hakkında yorum yapmak yanlış olacaktır ama sezon sonunda söylenebilecekleri de bugünden düşünebilmekteyiz.

Bu yeni ve geniş kadro ile ne yazık ki sezon başladıktan sonra teknik direktör deneme – yanılma yoluyla ilk onbir arayışlarına girişti. Hatta son haftalarda başka birkaç yanlışlık daha yaptı. Takımın ve futbolu yerleşik düzeni olan herkesin ve her kesimin alışık olduğu geri 4 lüyü bile değiştirip birbirlerine tam alışmamış oyuncuları geri 3 lü düzenine geçti. Üstelik önceki yılın başarılısı olan ve bu yılda da çok az hata yapan geri 4 lüyü “karman çorban” etti.

Daha takım tam oturmamışken iki sol beki Hasan Ali ile İsmail'i önlü arkalı oynatmayı denedi. Elimdeki yeni forvetleri 2 li forvet halinde kullanmayı deneyince zaten 3 lü savunmaya geçmiş olan savunma zaaflar göstererek gol pozisyonları ve goller yenilmesini çoğalttı.

Oysa maç çok güzel ve dolu tribünler önünde başlıyordu. Cumhuriyet Bayramı tribünlerdeki 2 takım taraftarlarının birlikte söyledikleri marşlarla hava güzelleşiyordu. Fenerbahçe tribünleri Atatürk'ümüzü anan marşlar söyledikçe rakip takım taraftarları hem alkışlıyor hem de zaman zaman katılıyorlardı. Fenerbahçe seyircisi zaten centilmence eski futbolcusu ve bir ara hocaları da olan Ankaragüçlüler'in hocası İsmail Kartal'ı alkışlıyorlardı.

Fenerbahçe'nin ilk onbirini artık oturtması beklenirken Cocu gene hiç beklenmedik değişiklikler yapmıştı. Bu hatalar sonrası akıllara “acaba bu yanlışları bilerek yapıp tazminatını alarak ayrılmak mı istemekte” sorusu gelmekteydi. Son maçın en başarılı oyucularından genç oyuncu Eljif Elmas ilk onbirde yere almazken bir başka genç oyuncu Oğuz Kağan oynatılmıştı. Üstelik oturtulması gereken kadroda her maçta değişiklikler yapılarak oyuncular zorlanmaya devam edilmiş olmaktaydı.

Şimdi başka çare kalmadığı için Cocu gönderildi. Bu şartlar altında bu maçın anlatımını yapmağa gerek de yok. Bu hafta, bu maçın ertesi günü oynanacak olan Beşiktaş – Çaykur Rizespor maçında Rizespor 1 puan dahi alacak olsa Fenerbahçe haftayı düşme hattında bitirmiş olacak. Yani ilk kez Fenerbahçe taraftarı bir lig maçında Beşiktaş'ın kazanmasını isteyecek. Sonrası ise Fenerbahçe için tamamen yeni bir düzen ve yeni bir ümit demek.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 10. Futbolcular ve Sosyal Medya
  • Bilindiği gibi futbolcuların yönetimden izinsiz basın toplantısı yapmaları yasaktır ve bu yasak da doğru olandır. Futbolcu işine bakıp dedi – kodu ile, rakiplerin ağzına sakız vermekle uğraşmamalıdır.
  • Şimdi bakıyoruz da “Sosyal Medyada” bazı futbolcular adeta yayın yapmaya başlamış gibiler. Kendi adlarına veya bilinen yakınları adına açılmış sosyal medya hesaplarında çok rahat her konuda bazen de kulübünün aleyhine işleyebilecek konularda açıkça yazılar yazabilmektedirler. Hatta açılmış olan bu profillerde kendisine verilen cevaplara cevap verirken bile ters düşebilmektedirler.
  • Sosyal medyada yazışmanın basın toplantısı yapmaktan hiçbir farkı yoktur. Sanki toplantıya gelen gazetecilere hiç konuşmadan hepsine birer sayfa boş kağıt verip sorularınızı yazın demek gibidir. Sonrada bu kâğıtların toplanıp futbolcuya götürüldüğünü ve onun da sorulanlara cevaplarını yazıp geri gönderdiğini düşünün. Ne oldu medya futbolcunun ağzından pardon cevap kağıtlarından öğrendiklerini aynen yazacak veya söyleyecektir. Alın size yazılı basın toplantısı İşte bu nedenle kulüpler futbolcularının (hatta yakınlarının) sosyal medyada “profil” lerinde kendi futbol gündemleri, hatta rakipleri hakkında “dedi- kodu” lara yol açacak açıklama yapmaları yasaklamalıdır.
  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com