2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 12.HAFTA

12.11.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 12.hafta


12.Haftanın izlenimleri [Fenerbahçe - Alanyaspor Maçı :(2 -0 ) ]

Lige verilecek Milli Maçlar arası öncesi bu hafta ile M.Başakşehir 4 puan farkla Galatasaray'ın önünde liderliğini sürdürdü. Fenerbahçe ile Galatasaray için toparlandılar diyebilirken. Beşiktaş için tam tersi söylenecek. Bu hafta sonrası Fenerbahçe ile arasındaki puan farkı da 5 e inmiş oldu. Garip bir durum ama Beşiktaş 7. sıraya gerilerken Fenerbahçe de 13. sıraya yükselmenin mutluluğunu yaşamakta.(J)

Fenerbahçe'nin başarısının ölçüsü ise 15 gün sonra oynanacak Trabzonspor maçı ile ortaya çıkacak. Hoş 10. Sıraya gerileyen Trabzonspor'un durumu da ölçü olarak ele alınabilecek bir durum da değil ama gene de bir ölçü olacaktır.Kasımpaşa'nın başarılı sonuçları ve puan cetvelindeki 3.lüğü devam ederken orta sıralarda da çok değişimler yaşanacağı için hala ele almak doğru olmayacaktır.

Yanlış kararların düzeltilmesine bu haftada da çok sayıda olanak sağlayan VAR sistemi çok işe yaramasına rağmen hala bazı kesimlerce çok eleştirilmekte. Sanki hakem hataları VAR nedeniyle çoğalmış gibi yorumlar yapılmakta. Hakemlerin hatalarına akıl erdiremediklerini söyleme şaşkınlığına düşmekteler.Oysa hakemler tribünlerdeki izleyenlerden daha zor durumdadırlar. Önlerine gelebilecek bir futbolcu kolu bile saniyenin onlarca biri kadar bir sürede oluşan herhangi bir olayı görmelerini engelleyebilir. Zaten bu nedenle daha önceleri 4 hakemle maçları oynatma gerekliliği kabul edilmişti. Şimdi daha teknik bir 4. hakemin neden kabul edilmekte bu kadar zorlanıldığına bir anlam vermek çok zor. Oysa VAR sisteminin hakemleri zor duruma düşmekten kurtaran bir sistem olduğu açıkça görülmekte.

İzlenen Diğer Maçlar:

Evkur Yeni Malatyaspor, Trabzonspor'u 5 – 0 yenerken ne takımlar, ne de maçın seyri bu sonucu kimseye bekletmiyordu ama goller geldikçe fark açıldı ve hezimet de geldi. Tribünler yer yer boşlıklar ile gene de dolu sayılabilirdi. İlk gol pozisyonuna Trabzonspor 11. dakikada girdi ama golle sonuçlandıramadı. 27. dakikada ise gole giderken bomboş durumda Rodaega, topu fileler yerine auta gönderiyordu. Bu son kaçırılan gol belki de maçın kırılma anıydı. Bu top gol olsa bambaşka sonuçlanabilecek bir maç izlenebilirdi. Ev sahibi takımın çok genç ama maçın en başarılılarından Guilherme 36. dakikada takımını öne geçirirken hiç kimse başka goller gelebileceğini düşünmüyor, sonrasında da Trabzonspor'un akınları nedeniyle başta spikerler olmak üzere beraberlik golü bekleniyordu. Oysa henüz 2 dakika sonra yapılan ortaya ceza sahası içersinde Aleksiç kaleye arkası dönül kaldırdığı ayağıyla yaptığı yüksek şut kaleci Onur'un ters ayakta kalmasıyla uzak direkten durumu da 2 – 0 a getiriveriyordu. Devre bu golle sonuçlansa da gene 2. yarıda herkes Trabzonspor'un bir gol bularak maçı heyecanlı bir hale getirmesini bekliyordu. Oysa öyle olmadı ve 48. dakikada gene Aleksiç'in golü ile gene 2 dakika farkla gelen golü durumu 2 – 0 a getiriveriyor ve maç da bitmiş gibi oluyordu. Bu arada henüz fark 2 iken Kaleci Farnolle mutlak golleri kurtararak farkın açılmasını sağlayan bir diğer başarılı oyuncu oluyordu. İki takım da oyunu oyalamaya almışlardı ki 64. dakikada Genç Guilherme 5. golü atıyordu. Trabzonsporlular gibi maçım 6- 0 bitmesini istemeyen diğer bir takım taraftarları da Fenerbahçeliler'di. Sonuçta başka gol gelmeğice hezimet sayılabilecek bir skorla yani Trabzonspor'un 5 -0 yenilgisiyle maç da sona eriyordu. Kaleci Onur'un hatalı yedi denebilecek bariz gol veya goller yoksa da 5 gol yiyen bir kaleciyi suçlamak da olanaklı.

Galatasaray, Kayserispor deplasmanından 0 – 3 galip ayrılırken hiç kimse bu sonucu beklemiyordu. Tribünleri dolduran taraftarların İstiklal Marşı'ndan önce yapılan saygı duruşunda hiçbir olumsuz ses yükselişi olmaması da seyircinin bir “aferin" almasına neden oluyordu. Maç başladıktan sonra henüz hangi tarafın daha baskılı oynamakta olduğunu anlamaya çalışırken 5. dakikada Umut Bulut, bir santrafordan beklenmeyecek şekilde gol kaçırıyordu.18. dakikada Belhanda'nın çalımlarla girdiği rakip ceza sahasından sert şutunu kaleci Muammer çevik bir atlayışla karşıladıysa da dönen topu Onyekuru gole çeviriyordu. İlk yarı karşılıklı akınlarla az gol pozisyonuyla kapandıktan sonra ikinci yarıya da aynı karşılıklı akınlarla başlandı. Ta ki 74. dakikadaOnyekuru hem kendisinin hem de takımının 2. golünü atıncaya kadar. Bu gol maçın galibini de belirten bir gol oluyordu. Kayserispor'un ligimizin zayıf takımlarında birisi olduğu hem gol yollarında verdiği açıklardan hem de kendi akınlarında pozisyon yaratmakta karşılaştığı zorluklarla anlaşılıyordu. 88.dakikada yeni takımında ilk golünü atarken Ömer, eski takımına karşı durumu0 – 3 yaptığı için fazla da sevinç göstermemeye çalışıyordu.

Beşiktaş, Demir Grıup Sivasspor'a 1 – 2 yenilirken her sonuçla bitebilecek bir maç izlendi. Maç da zaten tezahüratlar eşliğinde Beşiktaş'ın baskısıyla başladı. Üstelik 19 yaşındaki genç Güven'in şutuyla 1 – 0 öne de geçivermişlerdi. Ne var ki 14. dakikada Tolga'nınkurtarabileceği bir top sonrası beraberlik golü Biraz tarafından kaydediliveriyordu. Bu beklenmedik gol D.G.Sivasspor'u ümitlendirince maç eşit hamleler ve eşit sayıda gol pozisyonları şeklini alıverdi. 2. yarıya da aynı tempoyla başlayan takımlardan rakip takım bu kez de Oğuzhan'ın hatası ile kaptırdığı topu Emre kaçırmayınca Beşiktaş da 1 – 2 yenik duruma düşüyordu. Bu arada VAR 2 kez oyuna müdahale ederek hakemin bir gol kararı ile ofsayt sonrası bir penaltı kararını iptal ile sonuçlandırdı. Adalet sağlanmış olmaktaydı. 53. dakikada erken gelen bu gole rağmen Beşiktaş seyircisi yenik durumdan kurtulması için takımını ateşleyeceğine hatalı goller yenilmesine neden olan 2 futbolcuları Oğuzhan ile Tolga başta olmak üzere takımlarını yuhalamaya başladı. Şenol Güneş yenik takımı özür için tribünlere gönderdiyse takım gene de alkış yerine ıslıklarla uğurlandı.

Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe - Alanyaspor Maçı

Artık puan cetveline bakmadan maçları izlemeyi öğrendik. Bu maç için tribünleri dolduran izleyiciler de öğrenmiş ve sadece güzel hareketleri alkışlamak ve olumlu tezahürat yapmakla taraftar ne demektirin bir örneğini verdiler. Ancak maç başlamadan yapılan saygı duruşunda Ti Borusu çalınmadığı için bazı taraftarlar dualar okumakla saygısızlık yaptılar. Nedense yıllardır Fenerbahçe yönetimi diğer kulüplerin aksine Ti Borusu kullanmadığı için bu saygısızlıklar da sürüp gitmekte.

Fenerbahçe beklenmedik bir tempoyla başladı maça. Her topa 2 -3 oyuncu koşuyor, kaybedilen toplar hemen geri alınıyor, gol kovalanıyor. Oysa sakat ve cezalı sayısı bir takımı bozacak kadar da fazlaydı Fenerbahçe'de. Galatasaray maçı olayları, sakatlar değişik bir takım tertibi yaptırmıştı Koeman'a. Geçn yıldan kalan en başarılı geri 4 lüyü hiç değiştirmeden. sağ bekten tanıdığı İsla'yı orta bölgenin sağına yerleştirmiş, soluna da başarıları bilinen genç Eljif'i koymuştu. Her ikisi de orta sahayı doldurmakta çok başarılıydılar.

Oyunun yıldızları, en başta Valbuena olmak üzere Frey, Hasan Ali, her 2 stoper ile Harun sayılmalıdır. Önceki maçlarda başarılı Fenerbahçe'yle maçın 2. yarısında karılaşırken bu maçta tam tersi oldu ve 2. yarıya Fenerbahçe durgun, rakip daha hareketli başlandı. Oysa ilk yarıda Rakibin değil gol pozisyonu kaleye yaklaşması bile çok az sayıdaydı. İkinci yarıdaki durgunluk ise Harun'un başarılı kurtarışları takımının maçı gol yemeden bitirmesini sağlamıştı.

11 yeni oyuncu ile sezona başlayan Fenerbahçe ancak 12. haftada takım olmaktaydı. Gol sonrası birlikte sevinmeler seyirci ile birleşmeler takım olmanın gösterimleriydi. Bunda Koeman'ın oyuncu seçimlerindeki başarıları da inkâr edilemez. Cocu beraber başladıkları Comolli ile ters düşmemek için onun aldığı oyuncuları formlarına, takıma uyumlarına bakmadan oynatmaktaydı. Bu zorunluluktan kurtulan Koeman ise bu nedenle oyuncu seçimlerini en verimlilerden yaparak başarılı olmayı sağladı diyebiliriz.

Artık hedef ilk 4 e girebilmek. Zor duruma düşen diğer takım olan Beşiktaş ile yarışarak bu sonuca ulaşabilecek bir Fenerbahçe takımı lige başladı diyebiliriz artık.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

12. Çalımcı Futbolcunun Markajı

Güçlü takımlarda çoğunlukla çalım atarak gol arayan, rakibini kolayca geçen tekniği güçlü en az bir oyuncu bulunur.

Aslında artık ligimizde de son yıllarda kalitesi ve çalımları ile her futbolcuyu geçip tehlike yaratması beklenen futbolcular zayıf takımlardan en ünlü takımlara kadar her takımda bulunmakta.

Bu futbolcuların attıkları çalım sonrası onları marke etmeye çalışan önündeki savunma oyuncusunu sağından veya solundan geçmeleri olağan bir geçiştir. Ya da aniden tehlikeli bir orta da yapabilirler. Ya da yakınlarındaki bir oyuncuya pas vererek maçın yönünü ve sonrada skorunu değiştirebilirler.

İşte bu çok sayıdaki alternatiflerin, yani böylesi futbolcuların önüne konulacak tek bir savunmacı ile gol pozisyonları önlenemez. Oysa bir tanesi sağ ayağının önünde bir tanesi de sol ayağının önünde yer alacak ve sadece kendi istikametleri için geçiş veya pas önleme amaçlı çalışacak yani bastıracak olurlarsa o oyuncu çalım kralı olmanın yanında “top kaptırama kralı" haline gelecektir.

Daha top, bu sağ veya sol tarafta pası bekleyen oyuncunun önüne gelmeden önceden belirlenmiş 2 oyuncu onun başında yer alacak olurlarsa onun tek şansı kafayla veya ayakla en yakınındakine pas atmakla sınırlı kalacaktır. Bu olasılığa karşı da onun pas verebileceği boştaki diğer hücum oyuncularının yanına doğru mutlaka hareketlenecek savunma oyuncuları görevlendirilmiş olmalıdır. İyi savunma taktikleri hazırlamak da iyi hocaların en önemli görevlerindendir.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com