2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 19. HAFTA

29.01.2019

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 19. Hafta

19.Haftanın izlenimleri [ Fenerbahçe - Evkur Yeni Malatyaspor:( 3- 2) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun ikinci yarısında sezona damgasını vuran tabii ki bu yıl Fenerbahçe'nin 17.liğe kadar gerilemiş olmasıydı. Buna rağmen desteğini kesmeyen taraftar görünümü de tüm futbolseverlerce olumlu karşılanmıştı. Neyse ki bu hafta ligin üst sıralarında oynayan Evkur Yeni Malatyaspor'u yenerek düşme hattından yukarıya 14.lüğe kadar yükseldi.

19. haftayı da Medipol Başakşehir, Galatasaray'ın 6 puan önünde lider bitirdi. Hem de 4.sıraya yükselerek önemli bir çıkış yapmış olan diğer bir İstanbul takımı Kasımpaşa'yı 2 – 0 yenerek. Her zaman merakla izlenen 3. Sırayı ise Fenerbahçe yenilgisine rağmen Evkur Yeni Malatyaspor terk etmedi.

Önceki yılların her zaman için Şampiyonluk adaylarından Trabzonspor 5. ve Beşiktaş da 6. Sırada yükselmeyi amaçlamaktalar. Gerek üst sıralarda beklenen gelişmeler ile gerekse düşecek takımların durumlarında beklenen değişiklikler nedeniyle lig cetveli'nin ne orta sıraları ne de en alt sıraları hakkında hala bir yorum yapmak konusunda ki olanaksızlık devam etmekte.

VAR sistemi için bu hafta çok kötü kapandı. Hakemler VAR'a başvurdukları halde değiştirmelerinin gerektiği konularda yanlışlarında israr edince anlaşmazlıklar da çoğalmaya başladı.

İzlenen Diğer Maçlar:

Beşiktaş, Büyükşehir Belediye Erzurumspor ile 1 – 1 berabere kalırken bu sonucu hiç beklemiyordu denebilir. Tribünlerde yer yer boşluklar bulunmasına rağmen stadı dolduran taraftarların tezahüratlarıyla maça başlandı. Henüz 3. dakika dolmadan Beşiktaş'ın auta giden ilk şutu ilk gol pozisyonuydu. Sonraki dakikalar Beşiktaşın baskılı oyunu ve B.B.Erzurumspor'un poizsyonu az ani akınları ile geçti. Egemen'in eski takımı Beşiktaş'a karşı yararlı ve gayretli futbolu da eski maçları akıllara getirmekteydi. Beşiktaş çok sayıda gollük pozisyonlarda gole ulaşamazken kaleci Sahic'de epey gol kurtararak ilk yarının golsüz tamamlanmasını sağlayan isimlerden oldu. 2. yarıya da aynı tempo ile başlandı. Epey gol pozisyonunu gole çeviremeyen Ofsayt Kralı Burak oyundan alındı. B.B.Erzurumspor'un başarılı oyuncusu İbrahim Akdağ da yararlı ve çalışkan futboluyla dikkat çeken oyunculardandı. Beşiktaşın baskılı oyunu rakibinin ise ara sıra yaptığı akınlarla maç devam ederken 69. dakikada gelişen bir B.B.Erzurumspor akınında da gol geliverdi. uzaklaştırmak amacıyla sert bir şekilde Necip tarafından ileri atılınca son maçların başarılı genç oyuncusu Dorukhan'a çarparak Beşiktaş kalesinde gol oluverdi. Hiçbir gollük davranışı olmadığı halde kendi kalesine atılmış sayılması futbolun hatalı sonuçlarından birisi olarak görülmelidir. Tabii ki golden sonraki son 20 dakika Beşiktaş'ın tek kale hücumu şekline dönüştü. Kaleci Sahic'in kurtarışlarına rağmen ilk golü kendi kalesine yazılan Dorukhan bu kez 78. dakikada kafa vuruşu sonucu durumu 1 – 1 e getirdi. Quaresma'nın sert bir ayak darbesi sonucu haklı bir kırmızı kart görmesi sonrası Beşiktaş 10 kişi kalmasına rağmen kaçırmasa galibiyet golünü de atabilecekti. Rakibin yerde yatarak zaman kaybettirmesi sonrası +5 dakika verilen uzatmalara rağmen maçta başka gol çıkmayınca iki takımda 1 er puan kazanmış ya da 2 şer puan kaybetmiş oluyordu.

Galatasaray, Göztepe'yi 1- 0 yenerken, maçın seyri hiç de bu sonucun gerçekleşeceğini anlatmıyordu. Göztepe, bir penaltı kaybederken 2 atışı da direkler nedeniyle gol olamamıştı. Maç çok yağmurun yağdığı, sahanın zemininin neredeyse maçı tehir ettirecek kötü bir seviyeye getirdiği şekilde maça başlandı. Maçım ilk yarım saati maça hâkim olan taraf bulunmadan ve hemen hemen hiç gol pozisyonu yaşanmadan geçmişti. 32. dakikada gelen gol ise, VAR tarafından ofsayt gösteriminin hakem tarafından onaylanması sonrası iptal edildi. Karşılıklı akınlardan 38. dakikada gole yaklaşan Göztepe olduysa da ilk yarı 0-0 sonuçlandı. İkinci yarıya Galatasaray'ın daha çok akın yapmasıyla başlandıysa da 57. dakikada VAR bu kez Göztepe lehine bir penaltı kararı verilmesini sağladı. Ne var ki Göztepe, bu penaltı atışını yapan Borges vasıtasıyla topu auta atarak yararlanamadı. Kalan dakikalarda da Galatasaray daha çok golü arayan taraf olarak görülürken 72. dakikada da Sinan vasıtasıyla durumu 1– 0 a getiriyordu. Tabii ki bekleneceği gibi son dakikalarda Göztepe golü arayan taraf oldu ve direkler tarafından korunacak kadar Galatasaray üstünde bir baskı kurdu ama gol çıkmayınca 3 puan da Galarasaray'ın oldu.

Trabzonspor, Demin Gurup Sivasspor ile 1 -1 berabere kalırken ilginç bir maç izlendi. İlk yarısı durgun 2. Yarısı gol pozisyonu bol, karşılıklı akınlarla heyecanlı geçen bir maç izlendi. Yer yer boşluklar bulunan tribünler iki tarafın izleyicilerinin tezahüratlarıyla başladı. Seyirci açısından bir diğer ilginç konu ise 58. dakikada Sivas seyircisi etrafa ışık saçarken 3 dakika sonra 61. dakikada da Trabzonlular ışık saçmaktaydı. İlk 20 dakika hiç etkili bir akın gelişmezken ilerleyen dakikalarda D.G.Sivasspor hücum üstünlüğü göstermeye başladı. İki takımın da ayrı ayrı taktikleri bulunduğu anlaşılmaya başlandı. Trabzonspor çok pasla ortadan rakibi geçerek kaleye ulaşmaya çalışırken Sivasspor uzun paslarla ilerde bıraktığı oyuncularıyla gole ulaşmaya çalışmaktaydı. Her iki takım da amacına ulaşamadan ilk yarı golsüz sonuçlandı. Bu nedenle iki tarafın kalecilerine de sadece duran toplarda iş düştü diyebiliriz. İkinci yarı biraz daha hareketli başladı. Trabzonspor'un daha etkili olduğu görülürken Sivasspor da karşı akınlarla gol aramaktaydı. Gene de gole en çok yaklaşan taraf ev sahibi takım olurken kaleci Uğurcan 53.dakikada parmaklarının ucuyla sert topu kornere göndermeyi başardı. İki takım da kazanmak için uğraş vermekte olduğundan son dakikalara kadar heyecanlı bir maç izlenmeye devam edildi. Trabzonspor'un direklerinden bir top sonrası açılan Sivasspor 73. dakikada oyuna yeni giren Arouna Kone ile golü buluyordu. Trabzonspor hemen oyunun hâkimiyetini eline alıp batırmaya başladı ve beraberlik golüne de çabuk ulaştı. Çok paslı bir hücum sonrası kaleci ters açıdayken topu önünde bulan Abdülkadir Parmak boş kaleye şutladı ve takımını maçın da skoru olan 1 -1 e ulaştırdı. Sivasspor'da kaleci Tolgahan kurtarışlarıyla, Emre Kılınç da tekniği ile beğeni toplayan oyuncular oldu. Heyecanlı ve çekişmeli geçen 2. yarı sonrası zaten bir taraf kazanacak olsa diğerine yazık olacaktı denirken maç da beraberlikle sona erdi.

Fenerbahçe Evkur Yeni MalatyasporMaçı :

Sezonun Fenerbahçe için en önemli maçıydı denebilir. Puan kaybı halinde işlerin daha da zorlaşacağı ve ümitlerin azalmasının nelere yol açabileceği ortaya çıkabilirdi. Tribünleri dolduran taraftarların da sadece takımlarını desteklemek gerektiğini bilerek yaptıkları tezahüratlarıyla maça başlandı. İlk 2 dakika biterken en çok dikkati çeken ise neden sadece geriye atılan paslarla oyuna başlandığı şeklindeydi. Bu soruya ve “acaba ilerleyen dakikalarda da böylemi oynayacaklar" denirken 2. dakika dolmadan Fenerbahçe birden ileriye doğru paslaşmaya başladı ve bu ilk akın, atılan ilk şut golle sonuçlanıp Mehmet Ekici takımını öne geçiriverdi. Son yıllarda böyle bir gol görülmemişti denebilir.

Ne var ki yenilen ve atılan gollerle durum 2 – 2 ye geldiğinde hem oyuncuları hem de seyirciyi bir telaş kaplamıştı. Ne olacağının bilinmemesi her iki kesimi de tedirginliğe uğratmıştı ki 85. dakikada bir de penaltı kaçırmasına karşılık günün yıldızı olan Mehmet Ekici faul atışında ki güzel golüyle takımını3- 2 öne geçiriyordu. Yalnız +7 uzatmanın son dakikasında kaleye girmekte olan bir şandeli Sadık kafa vuruşuyla kurtarmayacak olsa 2 puan kaybedilmiş olacaktı.

Maçın bir başka ilginçliği de hakem ve VAR incelemeleriydi. Açık bir penaltı VAR incelemesine rağmen verilmemiş. Kırmızı kart gösterilmesi gereken bir olay es geçilmişken Hakem,Hasan Ali'ye hiç de gerektirmediği halde bir sarı kart göstermişti.

Bu yılın kaybı olan ve yıldız diye Comolli tarafından getirilen Benzia oyundan alındığında ıslıklanırken, Ayev'de hiçbir futbolculuk yeteneği göstermeden oynamaktaydı. Neyse ki Sn. Ali Koç ve Yönetim Kurlu tarafında alınan Moses'in tam aranan futbolcular görünümünde bir futbolcu olduğu oyuna alınır alınmaz anlaşılmaktaydı.

Fenerbahçe'nin yediği 2 golde Skertel'in yokluğu kadar ilk kez yana yana oynayan iki Stoper'in hataları da rol oynamıştı. Uzun toplara hakim yeni bir stoper daha alınacağı da konuşmalardan anlaşılmakta ve gerektiği de bilinmekte.

Moses'in görünen artılarına M.Ekici'nin son formu ilerleyen haftaların 3 er puanlarla kapatılacağı görülmekte ve arzu edilmekte. Her hafta alınacak 3 puanın en az 2 takımın geçilmesi demektir. Tabii ki bunun çok zor gelişeceği de bilindiğinden yukarıda ulaşılacak her nokta bu sene de böyle kapandı işte.Ne yapalım yani biz sadece Fenerbahçeliyiz demek yetecektir.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

19. Sakatlıklarda Kasıtlı Zaman Geçirmelerin Önlenmesi.

(Daha önce bir kez daha yazılmış olduğu halde önemi nedeniyle tekrarlanmıştır.)

  • Devamlı görüldüğü ve bilindiği halde maçın ilerlemekte olduğu dakikalarda maçın skorunu korumak amacıyla birçok oyuncunun sahte vakit geçirmelerle uğraşmaları önlenememektedir. En kısa zamanda kendilerine sarı kart gösterilmesi hakemlerimizce nedense hemen hiç uygulanmamaktadır. Federasyon tarafından fazla ikaz edilmedikleri anlaşılmaktadır. Oysa şeklen hemen belli olan bu tarz vakit geçirmelere hakemler engel olabilirler.
  • Bir başka vakit geçirme şekli ise sahte sakatlanmalarla yerde yatmalarıdır. Bunun çözümü Buz Hokeyi maçlarında uygulandığı gibi futbolda da gündeme getirilmelidir. Bilindiği gibi Futbolda yere uzanan futbolcunun hakem yanına giderek “sağlık yardımı istiyor musun, yoksa önemli bir sıkıntın yoksa ayağa mı kalkıyorsun ?" şeklinde soru sorar. Vakit geçirme amacıyla yerde yatan birçok şeref yoksunu futbolcu takımını haksız bir şekilde korumak amacıyla yalan söyleyerek önemli bir sıkıntısı olduğunu anlatarak sağlık yardımcılarının sahaya gelmelerini ister. Zaten kendisine ilk yardım sahada yapılmış olduğundan da saha dışına çıkar çıkmaz da ayağa kalkarak maça girmek istediğini işaret eder ve anında da maça alınır. Bunun önlenmesi için 2 önemli neden vardır aslında:
  • 1-Hemen oyuna girmek istediğine göre oyun dışına alınmasının aslında gereği yoktur. Yani sakatlık iddiası sahte demektir. Eğer bu oyuncular için bir genelleme ile 3 veya 5 dakika oyun dışında tutulmaları mecburiyeti getirilecek olsa sağlık yardımı gerekli olmayanların ek yardım istemedikleri görülecektir.
  • 2-Eğer gerçek bir sağlık sıkıntısı var ise bir süre oyun dışında tutulmaları zaten vücut sağlığı için gereklidir. Belki de ilk görülenden daha kötü bir durum vardır ve geçen bu sürede anlaşılarak oyuncunun değiştirilmesi gerekerek sağlık tedbiri de alınmış olacaktır.
  • Yalnız bu şekil bir karar alınması FİFA veya UEFA iznine tabi ise yetkililerine müracaatta bulunulabilir. Hatta deneme amacıyla alt liglerde veya gençler liglerinde uygulamaya başlayarak bu konu tüm Dünya'ya duyurulabilinir.
Gelecek yazıda buluşmak üzere.



YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com