2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 2.HAFTA

22.08.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 2.hafta


2.Haftanın izlenimleri [ve Y.Malatyaspor - Fenerbahçe Maçı : (1-0)]

2018 – 2019 Lefter Küçükandonyadisyılı Süper Ligi”nin tamamlanan 2. haftasının anlattığı; bu yılın zorlu geçecek bir yıl olacağı şeklindedir. Bunun en büyük göstergesi de 18 takım içinden sadece 4 takımın 2 şer maçlarını da kazanabilmiş olmalarıdır.

31 Ağustos'a kadar sürecek olan transfer ilk sezonu da takımların görünüşlerini epey değiştirecektir. Ne var ki futbolda başarının en büyük faktörü olan “Takım Olma” faktörü de epey ihmal edilmiş olmakta.

“Video Hakem Uygulaması” adıyla futbolumuzda uygulanmasına bu yıl başlanmış olan VAR gayet güzel işlemeye devam etmekte olduğu halde hemen her futbol yazarı aleyhinde yazılar döşenmeye devam etmekte. Çünkü kendilerini yazar yapan dedikodulara biraz sınır gelmiş olmakta.

Oynanan 1. hafta maçlarında hiç beraberlik yokken 2. haftada da sadece 3 maç beraberlikle sonuçlandı. Ayrıca hiç puan alamayan da 3 takım oldu.. Bu sonuçlar da ligin bu sene zorlu geçeceğini gösterdiği gibi henüz hiçbir takım için yorum yapılamayacağını da göstermekte.

  • İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayıncı Kuruluş tek şampiyonluğu nedeniyle Bursaspor maçlarını 3 büyüklerin maçlarına 5.büyük olarak eklemiş olduğu halde bu takım geçen yılı zor şartlar altında oynamış ve bitirmişti. Bu nedenle bu sezon onların maçları bu sütunlara alınmayacaktır. Trabzonspor ise 3 büyüklere eklenecek yıllar geçirmeye devam etmekte olduğundan onların maçları bu sayfalara alınmaya devam edilecektir.

Yayıncı kuruluşun yorumcularından Trabzonspor'un maçlarındaki yorumcunun yorumlarının bilinen koyu bir Trabzonspor taraftarına uygun yorumculuğu artık komik bir hale gelmişken bu hafta maçlarımdan bazılarında da rastlanmaya başlandığından bu konu ilerleyen haftalarda tekrar ele alınacaktır.)

İzlenen maçlara gelecek olursak:

Trabzonspor Demir Grup Sivasspor'u 3 -1 yenerken kendi evinde de olsa beklenmedik farklı bir galibiyet alıyordu. Gerek ilk golün çok erken gelmesi gerekse ilk yarıdaki beklenmedik etkili futbolu bu farklı sonucu getirmekteydi. Tribünleri doldurmuş olan taraftar tezahüratları bu etkili futbolun bir diğer nedeniydi. Daha 1 dakika dolmadan ilk gollük pozisyonu kaçıran Trabzonspor 7. dakikada Olcay'ın golü ile öne geçiyordu. Aradan 7 dakika geçmeden günün başarılım isimlerinden Rodallega penaltıdan kendisinin ilk takımının 2. golünü atıyordu. İki farka rağmen Ev sahibi takımın hücumları devam ederken de 27. dakikada durum 3 – 0 a geliyordu. Devre böyle bitecek derken 45+5 de Douglas aradaki farkı ikiye indirerek ikinci yarıda hareketlilik için kapıyı açıyordu. 3 – 1. Farkın azalması ikinci yarının hâkiminin de konuk takım olmasını sağlıyordu. Ne var ki Sivasspor'a bu etkili futbolu gol getiremeyince Trabzonspor da 3 puanını alarak maç tamamlanıyordu.

  • Büyükşehir Belediye Erzurumspor, Beşiktaş'a 1-3 yenilirken sanki iki ayrı devrede sahada iki ayrı takım vardı. İlk yarıyı Erzurumspor Scuk'un golüyle 1 -0 önde bitirirken karşısında zayıf kalmış olan Beşiktaş 2. yarıda değişmiş ve 3 gol atarak maçı kazanmıştı. Dolu tribünler önünde hiç durmayan tezahüratlarla başlayan maçım ilk yarıda hâkimi ve gol pozisyonları doğurup gole çeviremeyen taraf ev sahibi takımdı. Bu etkili akınlar sonrası üst üste kazanılan 3 korner sonrası da golü bularak devreyi galip bitirdiler. Beşiktaş'ın yaptığı 2 değişiklik 2. yarıya tamamen farklı bir futbolla çıkmasına neden oluyordu. Verimsiz ve hatalarla dolu futbolu nedeniyle 37.dakikada Oğuzhan ile 71. dakikada Necip yerlerini Caner ile Lens'e bırakıyorlardı. Beşiktaş 53. dakikada Gökhan ile beraberliği, 76. dakikada ise Megredo'nun çok şık topuk şutuyla galibiyeti sağladıktan sonra da maç biterken kazanılan penaltı sonrası günün bir diğer başarılı futbolcusu Quaresma'nın ayağından sonucu 3 -1 e getiriyordu.

Galatasaray kendi evinde Göztepe'yi 1 – 0 yenerken bu maçın bambaşka sonuçlarla da tamamlanabileceği çok sayıda gol fırsatı da gole çevrilemedi. Yer yer boşlukların da bulunduğu kalabalık tribünlerin tezahüratlarıyla başlayan maçta Galatasaray hemen bir hâkimiyet kuruverdi. Ne var ki bu oyun şekline karşılık daha fazla gol pozisyonuna giren taraf ise konuk takım oluyordu. Hatta ilk gol pozisyonu da 6. dakikada Galatasaray kalesinde Muslera tarafından zorla kurtarıldı. Kapanan takımlara karşı zor olan gol pozisyonuna girme problemini Galatasaray da yaşamaya başladı. Devre karşılıklı kaçan gollerle bitecek denirken 42. dakikada bu kez de Göztepe kalesine atılan çok sayıda kornerler golü getirdi ve yeni oyuncuları Onyekuru hem galibiyet golünü hem de skoru kaydetti. İkinci yarı gene karşılıklı akınlarla ve yaratılan ama gole çevrilemeyen gol pozisyonları ile devem etti ama skor değişmedi.

  • Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Yeni Malatyaspor – Fenerbahçe Maçı : (1 -0)

Uzun zamandır her maçta olabilecek şekilde görünen bir yenilgi bu haftaya denk geldi. 11 günde 4. maç oynanmış olması da bu sonuçta etkiliydi. “Ne de olsa bu da bir maç” havasının verdiği gayret eksikliği bu sonucu oluşturdu. Oysa deplasman maçı olmasına karşın Fenerbahçe'nin mutlak üstünlüğü maç boyu izleniyordu.

Dikkati çeken en önemli neden ise maçta vasatın üstünde oynayan, gayret eden bir oyuncu görülmeyişiydi. Vasatın altında olanları sayıp yenilgiyi onlara yüklemek de yanlış olacaktır. Zira bu maç1-2 farklı bir galibiyetle de sonuçlanabilirdi. Yazık olanlar ise, kendilerine ayrılan tribünleri doldurmuş ve tezahüratlarıyla devamlı stadı inleten taraftarlardı.

Saha seçimini kazanan Fenerbahçe hemen maçın hâkimiyetini ele aldığı gibi gol pozisyonları da bulmaya başladı. Rakip takım da etkisiz akınlar yapmaktaydı ama Fenerbahçe'nin hâkim oyunu ile devre tamamlandı. İkinci yarıda da maç aynı tempo ile devam ederken 70. dakikada ev sahibi takımın golü geliverdi. Uzun ortalanan topta ilk hatayı Skertel yaptı ve yüksekten ceza sasının önüne doğru gelen topu kafayla önlemek isteyen Skertel orta ileriye değil de kemdi sağ çizgisi tarafıma gönderdi. Topu kapan Aleksic biraz sürüp çaprazdan şutunu çektiğinde Volkan kurtarabileceği bu topa uzandı ama golü önleyemeyerek 2. hatalı oyuncu oldu.

Yenilen gol sonrası tabii ki maç tek kale maça ve Fenerbahçe'nin mutlak hâkimiyetine dönüştü. Beraberliğe bile ulaşılamamasının ilk nedeni takımın ceza sahası önündeki şut eksikliği olarak dikkat çekti. Bunun yerine her oyuncu aldığı pas sonrası rakibin en kalabalık olduğu yere çalımlarla ve kısa paslaşmalarla girmeye çalışarak gol aramaktaydı.

Maç boyumca gole gidilmesinde eksik olan bir diğer görüntü de hızlı bir futbol oynanamamasıydı. Kontrataklara hızlı çıkılamadığı gibi hızlı paslaşmaların eksikliği de dikkat çekmekteydi. Takıma yeni gelenler ile anlaşmaların henüz tam bir anlaşma şekline gelmediği de görülmekteydi. Barış bile tam anlamıyla gol adamı haline gelememiş bir görüntü vermekteydi.

İlerleyen haftalarda neler görüleceği, takımın gelişmelerinden ne sonuçlar alınacağı tabii ki şimdiden bilinemez ve geriye sadece ümitle beklemek kalır.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 2.Taç Atışında Ofsayt Olmazın Cahilliği
  • Gene dikkatleri pek çekmese de hemen tüm futbolcuların taç atışlarında “cahillik” sıfatının yakıştığı davranışları çok garip olmakta. Üstelik bu garip davranışlar son Dünya Kupası maçlarında da görüldü 2. haftası oynanan Süper Ligimizde de görülmekte.
  • Taç atışı sonrası topa ilk ulaşan oyuncunun ofsaytta olup olmadığı düşünülemez bile. Oysa rakip takımın kalesinin yakınından atılan taçlar sırasında bu atışı alacak olan hücumdaki takımın hiçbir futbolcusunun rakip aut çizgisine doğru açıldığına hiç rastlanmamakta. Oysa onun aut çizgisi yakınında aldığı top ofsaydı yok eder etmez tüm takım kaleye yaklaşacak ve gol olasılığı da artacaktır.
  • Üstelik bu atışların gol tehlikesi yaratma dışında ani gol bir yaratması da olanaklı. Uzun taç atışı yapabilen her takımda bir veya birkaç futbolcu bulunmaktadır. Önceden anlaşmalı olarak hiç o tarafa bakmadan atılacak uzun bir taç öncesi koşarak rakip kaleciyle karşı karşıya kalarak yakalanacak bu uzun taç atışı golle de sonuçlanabilecektir.
  • Tabii bu taç atışları sonrası ileri gitmeyen futbolcuların nedeni “ofsayda düşme korkusu” alışkanlıklarından kaynaklanmakta. Bunu önleyecek olanlar ise takımı çalıştıran hocaları olmalıdır. Bakalım akıllı bir taç atışı sonrasına hangi maçta hangi takımın golünde karşılaşacağız.
Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/