2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 20.HAFTA

05.02.2019

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 20.hafta

20.Haftanın izlenimleri [ Fenerbahçe - Göztepe Maçı:(2 - 0) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun ikinci yarısında 3. Hafta biterken Medipol Başakşehirliderlikte aldı başını gitmekte. Bu fikre vardıran ise 2. durumdaki Galatasaray'e 8 puan fark atmış olması. Beşiktaş biraz atak yapıp 3.lüğe kadar yükselirken lider ile arasındaki fark gene de 11 puan. Diğer sıralamalar devamlı değişmeye devam etmekte.

Tabii ki bu sezona damgasını vuran tabii ki bu yıl Fenerbahçe'nin 17.liğe kadar gerilemiş olmasıydı. Gene de son 2 hafta da aldığı 2 galibiyet ile her hafta 2 basamak yükselerek 12.liğe ulaşması oldu. Buna rağmen desteğini kesmeyen taraftar görünümü de tüm futbolseverlerce olumlu karşılanmakta. .

Önceki yılların her zaman için Şampiyonluk adaylarından Trabzonspor 5. sıraya yükselmenin garip mutluluğunu yaşamakta. Ligimizde ki bir kez kazandığı şampiyonluk nedeniyle Yayıncı Kuruluş tarafından hemen 5 büyükler ilan edilen guruba alınan Bursaspor, yayınları da yüksek fiyatla satılmıştı. Oysa 11.liğe kadar gerileyen Bursaspor, bu hafta kendi sahasında Atiker Konyaspor ile golsüz berabere kalınca takımları ve yönetimleri stattaki taraftarlarının yoğun protestoları ile karşılaştı.

Gerek üst sıralarda beklenen gelişmeler ile gerekse düşecek takımların durumlarında beklenen değişiklikler nedeniyle lig cetveli'nin ne orta sıraları ne de en alt sıraları hakkında hala bir yorum yapmak konusunda ki olanaksızlık devam etmekte. En alt sıradaki takımların bile hala sondan 4.lüğe çıkarak düşmekten kurtulma olasılıkları devam etmekte.

VAR sistemi gene bu hafta çok öndeydi. Neticeye tesir eden hakemlerin göremediği çok sayıda skoru etkilerken gene çok konuşuldu. Yalnız unutulmasın ki hakemler bazen gelişen durumları göremezler. Bu durum evvelce devamlı suçlanmalarına neden olurken artık devreye VAR kararları girmiş olduğundan hatalar da asgariye inmiş olmaktadır. Sonuçta VAR'ın olumlu bir gelişme olduğu da herkes tarafından kabul edilecektir.

İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayıncı Kuruluş'un maç nakli sırasında spikerlerin yanında yer alan yorumcuların tarafsız olmaları gerekir. Zira naklen verilen maçta yer alan iki takımın da taraftarları bu maçı izlemektedir. Oysa uzun zamandan beri dikkati çeken bir yorumcu olan Trabzonsporlu Hamdi Aslan'ın her Trabzonspor maçlarında her zaman için taraflı ve Trabzonspor lehine yorumlar da bulunduğu maçı oynadığı diğer takım hangisi ise o takımı yenmesi için oyuncularının olsun Trabzonspor'un olsun neler yapması gerektiğini anlattığı duyulmakta. Oysa bu tür yorumlar hem ayıp hem de komik olmakta)

Trabzonspor, kendi sahasında Ankaragücü'nü 1 – 0 yenerken hareketli bir maç izlendi. Tribünlerde her 2 takımın da taraftarları yer almışsa da büyük boşluklar bulunmaktaydı. Trabzonspor'un baskısıyla başlayan maç daha 6. dakika dolmadan meyvesini verdi ve Rodallega güzel çalımları sonra attığı gol ile takımını 1 -0 öne geçiriverdi. Tabi ki golden sonra oyun eşitlendi ve 2 takım da gol aramaya başladı. Trabzonspor'un başarılı kalecisi 2 gol kurtarırken sert ve çok sayıda kesilmelerle oynanna ilk yarının tamamlanmasına eklenen +6 dakika ya kadar çok sayıda gole yaklaşan da gene rakip takım olmaktaydı. Kadrosunu 12 oyuncuyla yenilemiş olan Ankaragücü'nün henüz “takım olma”sürecini tamamlayamamış olduğunu anlatırcasına ligin tüm diğer takımlarına göre yetersiz oynadığı görülmekteydi. Trabzonspor'da yerli ve genç oyuncuların çoğaldığı ve hepsinin deartık kaliteli oyuncular olduğu dikkat çekmekteydi. Maçın sonlarına doğru Ankaragücü akınları ve gol pozisyonları çoğaldıysa da gol gelmedi. Yalnız Trabzonspor'u kurtaran da VAR oldu. Oyuncularının Penaltıya uğradığı net görülen Ankaragüçlü oyuncular VAR incelemesi istediler. Maçı televizyondan izleyenler de kesin penaltı verileceğini görürlerken VAR'dan başka bir sonuç gösterildi. Ve penaltı öncesi Ankaragüçlü bir oyuncunun ofsaytta olduğu de gene net bir şekilde görülünce maç da 1 -0 sona erdi.

Galatasaray, deplasman maçında Aytemiz Alanyaspor'la 1 – 1 berabere kalırken yenilgiden kurtulmaktaydı. Tamamen dolu tribünler önünde iki takımın da taraftarlarının tezahüratlarıyla maça başlandı. 11 i de yabancı oyuncularda kurulu kadrosuyla maça başlayan Galatasaray olsun A.Alanyaspor olsun maçı karşılıklı alınlarıyla devam ettirdiler. Gene de gole daha çok yaklaşan tarafın ev sahibi takım olduğu görülmekteydi. İlk yarının sonlarına doğru baskısını arttıran Alanyaspor'a 3 kurtarışla gole izin vermeyen Muslera ilk yarının sonunda bir hatasıyla takımının ilk yarıyı 1 -0 yenik kapamasına neden oldu. Önünde zıplayan topa rakip 18 çizgisini sol dış köşesinin yakınından yüksek bir şandel vuruş yapan Djalma dahi bu vuruşunun kalenin sağ üst köşesinden golle sonuçlanacağını beklemiyordur. Muslera gibi bir kalecinin böyle bir gol yemesinin mutlaka nedeni, vuruş anından topun kaleye yaklaşma anına kadar geçen sürede topa değil de bu topa vuruş yapabilecek rakip oyunculara bakmakta olmasıdır. İkinci yarıya tabii ki Galatasaray'ın daha çok beraberlik golünü aramasıyla başlandı. Alanyaspor'un akınları da tehlikeli olsa da Feghouli'nin güzel bir golüyle 52. dakikada Galatasaray beraberliğe ulaştı. Maç süresince galibiyete daha fazla yaklaşan ve daha çok gol pozisyonuna giren taraf olan Alanyaspor olsa da kaçan gollere bakılacak olursa maçın hakkının da beraberlik olduğu düşünülecektir.

Beşiktaş, deplasmanda Antalyaspor'u 2 – 6 yenerken son yılların en ilginç maçı yaşandı diyebiliriz. Oysa yer yer boşluklar bulunan maç ortada görülen güçlerin mücadelesi şeklimde başlamıştı. İlk gol tehlikesi de 16. dakikada yaşamdı ve kaleye çekilen sert şut Atiba'nın başına çarpıp yön değiştirmese kaleye gitmekteydi. Bu şut o kadar sert bir şuttu ki Atiba uzun süre kenarda tedavi gördü. Karşılıklı akınlar devam ederken Beşiktaş'ın akınlarının fazlalaşmaya başladığı 35. dakikada Beşiktaşlı futbolcuların itirazları üzerine hakem VAR'a başvurdu. İnceleme sonrası penaltı kararını veren hakem atışı yapan Ljaiç'in golünü kaleci kurtarıp 2. vuruş gol olsa da iki takım oyuncularının da topa vurulmadan önce ceza sahasına girmeleri nedeniyle hakem tarafından gol iptal edildi. Verilen tekrar kararı sonrası aynı futbolcunun 2. defa attığı penaltıyı Boffen kurtaramayınca Beşiktaş 0 – 1 öne geçmiş oldu. Gol sonrası Ev Sahibi Takım akın üstünlüğünü ele geçirse de yapılan karşı akınlarda önce genç Dorukhan durumu 0 – 2 ye getirdi. 5 dakika içinde de Atiba farkı 3 e çıkarttı. İkinci yarıya Antalyaspor çok hızlı, mücadeleci ve farkı kapatmak için iddialı olduğunu gösteren bir tempoyla başladı. Beli ki centilmen hocaları Bülent Korkmaz “onlar ilk yarıda nasıl 3 gol attılarsa biz de bu yarıda 3 gol atabiliriz” demişti. Centilmenliğini ise yerdeki sakat Antalyasporlu oyuncu nedeniyle kendi gollük akınıını kesip topu taca atan Lens'i kenara geldiğinde elini sıkarak tebrik ederek göstermişti. Bu hızlı başlangıç meyvesini 5 dakika sonra verdi ve Dukara durumu 1 – 3 e getiriverdi. Bu gayret her an için 2. bir gol daha atacakları izlenimi verirken sert bir şuta ayak koyan Salih kendi kalesinde gole sebebiyet verince Antalyaspor'un da artık hiçbir iddiası kalmamış oldu. Beşiktaş'ta bir oyuncu değişikliği yapıldı. Türkiye'ye ve Beşiktaş'a yeni gelen Kagawa maça da 82. dakikada girdi ve pek görülmedik şekilde 16 Saniye sonra top ayağına ilk kez gelir gelmez ileriye doğru sürüp, önce karşısına çıkan 2 kişiyi çalımlayıp sonra da yerden ve sert bir şutla Karius'u mağlup ediverdi. Hemen 2 dakika sonra ise alınan frikiği kullanmak istedi ve topun arkasına geçip durumu 1- 6 yapıverdi. Eskileri hatırlayamayız ama yakın zamanlarda böyle bir olay yaşanmadı diyebiliriz. Maç biterken Chiko bir gol atarak 2 – 6 lık skoru bitirdi.

Fenerbahçe – Göztepe Maçı (2 – 0) :

Yazılacak çok şey var bu galibiyet sonrası ama bazı düşüncelerin düşüncede kalması olasılığı da var. Bir kere sezonun ilk yarısında da yer alan kadro bir oyuncu hariç sahada yer almaktayken oyun tarzının bu kadar değişmiş olması tamamen 3. hocaları Ersun Yanal'ın eseriydi. Tribünler iki takımın taraftarları tarafından doldurulmuştu. Merakla başlanan maçta hemen Fenerbahçe'nin oyun tarzı dikkat çekti. Her zaman dikkatle, topu rakip kapmasın diye geri paslarla yavaş yavaş hücumu deneyen Fenerbahçe yerine bu kez maça hızlı, çok paslı topa ve her rakip oyuncuya en az 2 kişiyle koşan bir Fenerbahçe görülmekteydi.

Bu oyun tarzı zaten henüz 7. dakika dolmadan meyvesini verdi ve Fenerbahçe yapılan çok pas sonrası Ayev'in golüyle öne geçiverdi. Gene önceleri yapılmadığı gibi gol aramaya devam eder bir şekilde maça devam etti Fenerbahçe. Sağ kanadın beklenmedik bir şekilde üçgen paslarla defalarca rakip kaleye inmesi hem hayretle hem de zevkle izlendi. İsla ve Diar sanki yeni transferlermiş gibi birlikte oynamaktaydılar.

Bu arada Mehmet Ekici'nin rakip geçmedeki üstünlüğünün frikik atmadaki üstünlüğü ile yarıştığı görüldüyse de attığı 3 frikiğe rağmen gole ulaşamadı. Neustader'in kafa toplarındaki hatalarına devam etmesi Sadık tarafından kapatılmaya çalışılsa da Sadık'ın sakatlanarak çıkması Skertel'in özlemle beklenmesine yol açtı. Eskiye nazaran daha fazla koşsalar da Benzia ve Ayev'in ilerleyen maçlarda yerlerini yeni transferlere bırakacakları anlaşılmaktaydı. Fenerbahçe sezonun 2. yarısına 5 yeni futbolcuyla başlarken bir değişimin olacağı kesin de bu değişimin nereye kadar ulaşacağı merakla beklenmekte.

Bu maç öncesi merakla beklenen bir diğer konu da tabii ki yeni transfer Moses'in göstereceği futboldu. Önceki hafta maçında az bir süre almış olsa da hafızalarda yer edivermişti. İşte bu maçta ondan güzel bir futbol bekleyenler Moses'in hem güzel futbolunu hem de golünü gördüler. Kendine güvenen, çalımlarla rakip ceza sahasına giren, attığı goldeki gibi tamamladığı ver-kaçları çabuk şutlarla gole çeviren bir oyuncu olduğunu ispatlayıverdi.

“Yüksel ki yerin bu yer değildir” sözündeki gibi sezonun 2. yarısına başlayan Fenerbahçe taraftarının beklediklerini bakalım hangi noktaya kadar yükseltecek.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

20. Yorumcuların Takımların Saha Diziliş Yorumları:

Futbol yorumcuları bu işten ne kadar çok anladıklarını anlatmak amacıyla takımlar hakkında yorum yaparlarken önce dizilişlerinden başlarla. Onlara göre 4 – 1 – 4 başka , 4 – 2 – 3 başka şeklinde yorumlar yaparlar. Oysa aslında takımlar sahaya 3 bölüm halinde çıkarlar “Savunma – Orta Saha – Hücum”. Yalnız akıllı hocalar buralarda oynayan oyunculara hangi durularda hangi gruba katılacaklarını özenle anlatırlar.

Üstelik sahaya çıkarken başka şekil anlatılır, bir gol atıldığında başka ve 1 gol yenildiğinde başka türlü hareket etmeleri kenardan işaretlerle veya sahadaki en tecrübeli oyuncu çağırılarak anlatılır. Rakip takımın ilk 10 dakikalık görüntüsü bile bu 3 bölümde değişiklik yapılmasına neden olabilir. Kısacası bir takımın nasıl oynayacağına dair yapılan ilk tahminler % 90 yanlış çıkacak demektir.

Bir yorum cahilliği de beklerin oyun tarzları ile ilgili yapılmaktadır. Bazı beklerin o maç için çok sayıda ileriye atak yapmakta olması büyük bir yenilik olarak sunulduğu dahi olmaktadır. Futbol cahilliği dememdeki neden ilk kez maçlara gittiğim yıl olan Türkiye Futbol maçlarının başlangıç tarihi 1959 yılından aktaracaklarım olacak. Aramızdan ayrılmış olan Mehmetçik Basri sol bek oynardı. Ne var ki her fırsatta sol açıktan kayar ve gollere neden olur, hatta goller atardı. Bir hatırlatma daha yapalım, Galatasaray'ın sağ beki İsfendiyar da aynı şekilde oynadığı kanattan akınlar yapan bir futbolcuydu. Bu nedenle yeni bir olaymış gibi anlatan yorumculara inanmayalım.

Kısacası ne bir takım ne 4 kişiyle geride oynar, ne de tek forvetle ileride. Sahadaki duruma göre savunmacı sayısı da değişir forvet sayısı da.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com