2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 24.HAFTA

03.03.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 24.hafta


24.Haftanın izlenimleri [ Fenerbahçe -Ç.Rizspor Maçı:( 3-2) ]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 24. haftası sonunda lider Medipol Başakşehir gene haftayı kayıpsız kapatınca 2.durumdaki Galatasaray'laarasındaki fark 6 puandan 8 puana çıkıverdi. 3. durumdaki Beşiktaş'ın da Kayserispor beraberliği liderle arasındaki farkı 11 den 13'e farka çıkartmaktaydı. Bu farklar ise M.Başakşehir'in neredeyse şampiyonluğunu ilanının yaklaşması demekti. 4. Durumda ki Trabzonspor haftayı 2 puan kayıpla kapatsa bile yerini korumaya devam etti.

Üç büyüklerden Fenerbahçe, 3 -0 dan 3 -3 e yükselttiği Beşiktaş maçı sonrası haftayı galibiyetle kapatınca puan cetvelinin 14. sırasındaki yeri değişmedi ama üst sıralardaki takımlara daha fazla yaklaşmış oldu. Kalan haftalarda tabii ki liderlik söz konusu olamayacaktır ama unutulmasın ki ilk 8'e ilk 5'e girmek bile önemlidir. (Bu yerlere ulaşılması sonrası edinilecek kazançlar aşağıda yer alan Fenerbahçe maçı yazısının en alt sıralarında izah edilmiştir.)

Gerek üst sıralarda beklenen gelişmeler ile gerekse düşecek takımların durumlarında beklenen değişiklikler nedeniyle lig cetvelinin hala ne orta sıraları ne de en alt sıraları hakkında bir yorum yapmak konusunda ki olanaksızlık devam etmekte. Aynı durum düşme hattı için de belirsiz. Nasıl üst sıralar 8- 10 puan farklarını kapatmaya çalışıyorsa en alt sırada yer alan 21 puanlı Akhisarspor'un kurtuluşu için de şimdilik 6 -7 puan yeterli oluyor.

VAR sistemi hala çok konuşulmakta. Henüz Türkiyemiz'de tam anlaşılamadığını öğrenen VAR'ın Avrupalı temsilcilerinden birisi gelerek anlaşılmayanları herkese anlatmaya çalışmakta. Zaten çıkan anlaşmazlıklar sonrası TFF.nunda başkan dahil değişiklikler de devam etmekte.

BİR ÖNERİ (Tekrar olup bu sistemin Hollanda da kullanıldığı da öğrenilmiştir) :

Çok tartışılmaya başlanan VAR kararları maçın hakemi ile VAR yetkili hakemiçağırılarak (veya hakemin kendi isteği ile gittiği) VAR odasında olayın tekrarları ekranlarından izlenerek tartışılmaktadır. Önerimiz bu konuşmaların sesli olarak anında maçı veren yayıncı kuruluş tarafından izleyicilere de duyurulmasına izin verilmesidir. Burada gizli bir konuşma yapılmaması gerektiğinden halka açık olmasında da bir sakınca olmadığı gibi yapılmakta olan tartışmaları da sonlandıracaktır. (2 hafta önce burada yer alan bu yazı sonrası her zamanhakemlerle ilgili görüşleri ele alanlar tarafından da bu konunun ele alındığı görülmüştür.)

İzlenen Diğer Maçlar:

Beşiktaş, İstikbal Mobilya Kayserispor deplasmanından 2 -2 beraberlikle çıkarken 2 puan daha kaybederek şampiyonluk iddiasından iyice uzaklaşmış oluyordu. Yer yer boşluklara karşın dolu sayılabilecek tribünlerde kendilerine ayrılan bölümü doldurmuş olan Beşiktaş taraftarlarının tezahüratlarıyla maça başlandı. İlik gol tehlikesinde 13. dakikada Burak'ın şutunu Kayserispor'un başarılı kalecisi Lung kurtararark golü önledi. Az sayıda karşılıklı gol pozisyonları sırasında 35. dakikada Lung yaptığı plonjon sırasında ters taraftan gol girmek üzereyken ters elle bir kurtarış yapmıştı ki, 37. dakikada da Beşiktaş'ın golü geliyordu. Kornerden gelen topu Attiba güzel bir vuruşla kaleye göndererek Beşiktaş'ı 0 – 1 öne geçiriyordu. Tabii ki Kayserispor akınları da çoğalmıştı ama başka gol gelmeden ilk yarı tamamlandı İkinci yarıya iki takım da karşılıklı akınlarla başladıysa da 57. dakikaya kadar gol gelmedi. Oysa orta sahalar çabuk geçilmekte ve top karşılıklı kalelerde yer değiştirmekteydi. Özellikle Deniz Türünç ile Caner'in karşılıklı oyun nedeniyle devam eden ve pek de galibi çıkmayan karşılaşmaları ilgiyle izlenmekteydi. Bu dakikada beraberlik sayısını bulan Kayserispor 1 – 1 lik hedefine ulaşıyordu. Beşiktaş'ta Quaresma'nın ortaları ve şutları hedeften çok uzaklara havalanırken Genç oyuncular Güven ile Dorukhan'ın çok hata yaptıkları da dikkat çekmekteydi. Ne var ki gol getiren bir hatayı ise Beşiktaş'ın golünün sahibi Attiba yapmaktaydı. Kaleye yakın ayağındaki topu Deniz Sürüç'e kaptırınca onun da kısa bir sürüşü sonrası kaleciyle karşı karşıya gelip attğı gol Kayserispor'u 2- 1 öne geçiriyordu. Beşiktaş beraberlik golünü ararken fizik yorgunluklarının her oyuncu da ortaya çıktığı anlaşılmaktaydı. Maçın bu şekilde tamamlanacağı beklenirken Kayserispor ceza sahasının sağ köşesine uzak bir noktadan Beşiktaş bir faul atışı kazandı. Dakikalar 90 ı gösterirken Caner'in vuruşu yerden hız alıp kalenin sol tarafına yönlenincei hiç kimsenin dokunmayışı da kaleciyi yanıltıp 2 -2 beraberlik golü olarak kaleyi buluyor ve maç da bitiyordu.

Galatasaray, Büyükşehir Belediye Ezurumspor'la deplasmanda 1 – 1 berabere kalırken hiç beklemediği 2 puan kaybını yaşıyordu. Galatasaray taraftarlarının kendi bölümlerini doldurmuş olduğu tribünlerin tamamı dolu olup 2 tarafın da tribünlerde hazırladığı güzel koreografilerle şölen niteliğinde başladı maç. Ancak görüntülerden anlaşıldığı gibi eksi 5 derecelerde dolaşan soğuk hava futbolcular dâhil herkesi etkilemekteydi. Muslera'nın 2. dakikadaki gollük kurtarışı maçın zorlu bir maç olacağının göstergesi gibiydi. Başabaş mücadele şeklinde başlayan maçta Galatasaray'ın ilk gollük pozisyonu da 12.dakikada gelişti. Toplu hücumun son vuruşunu yapan Feghouli'nin gol pozisyonundaki şutu dışarıya gitti.18.dakikada ise beklenmedik bir anda tekniği ve sürati ile maça damga vuranlardan Rashad, Erzurumspor'u1 – 0 öne geçiriverdi. Marcao'nun zamanlama hatası ile kaybettiği topu kaparak takımını öne geçiren golü atmaktaydı. Tabii ki golden sonra maça hâkim olan konuk takım oluyordu ama Evsahibi takım da uzun toplarla karşı ataklarına devam ediyordu. İlk yarı bu şekilde sonuçlandı ve ikinci yarıya da aynı tempo ile başlandı. Eski bir Fenerbahçeli olan Egemen'in de hem savunmada, hem de ileriye çıktığı duran toplarda çok başarılı olduğu görülüyordu. Karşılıklı akınlardan 52. dakikada gerçekleşen bir Galatasaray atağında Belhanda beraberlik golünü atıyordu. Maçın son dakikalarında Muslera'ın kurtarışıile başka gol çıkmayınca lider M.Başakşehi ile arasındaki fark da 8 puana çıkmış oluyordu.

Trabzonspor, Kasımpaşa ile 2-2 berabere kalırken hataları sonrası 2 -0 galibiyetten beraberliğe geçerek 2 puan kaybetti. Tribünlerde büyük boşluklar bulunurken bir mahalle takımı olan Kasımpaşa'nın taraftar sayısı İstanbul'da yaşayan Trabzonlular'dan çok daha aşağıdaydı. Maçta tribünlere yerleşmiş bir de bando vardı ama yayıncı kuruluş arasıra gösterse bile spiker ve yorumcu maç sırasında bu konuda hiç bir bilgi vermediler. İki takım da sahaya ilk 11 lerinin 7 şer oyuncusu yabancı olarak maça başladılar. Maça karşılıklı akınlarla başlanırken her iki takım oyuncularının çok hatalı top kullanışları dikkat çekiyordu. İlerleyen dakikalarda Trabzonspor hücum üstünlüğünü ele geçirmiş görünürken Kasımpaşa'nın hızlı ve ani akınları daha fazla gol pozisyonları yaratmaktaydı. Gene de 30. dakikada golü bulan konuk takım oluyordu. Nawakaeme rakip oyuncuya baskısı sonucu kazandığı topu sürerek kaleciyle karşılaştı ve takımını 0 – 1 öne geçiriverdi. Kalan dakikalarda Kasımpaşa beraberlik golünü aramaktayken 45+1 de aynı oyuncu durumu 0 – 2 ye getirince 2. yarıya başlanırken, Trabzonspor galibiyetle maçı bitirecek görüşü hâkimdi. Oysa öyle olmadığı karşılıklı akınlar sırasında 63. dakikada Perica'nın golüyle fark tek sayıya inince anlaşılıyordu. Son 20 dakikaya gelindiğinde artık maç tek kale Kasımpaşa'nın beraberlik sayısını aramasıyla devam etti. Tam da maç bitiyor denirken 89. dakikada Trabzonspor ceza sahasında dolaşan top sırasında hakem vermese de Kasımpaşalı oyuncular topluca penaltı itirazında bulunduklarında VAR'a müracaat edildi. VAR elle oynama nedeniyle penaltıyı hakeme kabul ettirince de Trezegenin penaltı golüyle Kasımpaşa beraberliğe ulaşıyordu.

Fenerbahçe – Çaykur Rizespor Maçı : (3 -2)

Beşiktaş maçının zaferle sonuçlanmasının doldurduğu tribünlerin tezahüratlarıyla başlayan maç taraftarlarım düşündüğünün tam tersi bir durumda yenik başlandı denebilir. Rakibin 3.dakikadaki atağı golle sonuçlanınca Fenerbahçe de maça 1 – 0 yenik başlamış oldu. Zaten maça galibiyet amaçlı çıkmış olan tüm takım, maçı ele geçirerek tek kale futbol oynamaya başladı. Bu durum 22. dakikada karamboldan atılan korner için ileriye gelmiş olan Serdar'ın vuruşuyla gelen beraberlik golüne kadar devam etti.

Beraberlik golüyle her iki takım da kendine geldiği içim akınlar da karşılıklı olmaya başladı. Rizespor zaten sahaya puan veya puanlar almak için çıkmış olduğundan gol de aramaktaydılarBu akınlar sırasında İlk yarının son 5. dakikasına gelinmişti ki günün başarılı isimlerinden Hasan Ali, önceki maçta attığı gol gibi bir şut çıkarttı ama gol yerine bu kez oyunculara çarparak bir karambol yarattı ve Soldado'un vuruşuyla da Fenerbahçe 2 – 1 öne geçmiş oldu. İlk yarı biterken haklı çift sarı kart sonucu Ç.Rizespor 10 kişi kalınca galibiyet kesinleşmiş sanarak herkes yanılmaktaydı.

İkinci yarının başlarında Fenerbahçe kalesinde yaşanan karambolda Ç.Rizesporlu bir oyuncuya çarpan top Volkan'ın hamle yapmasını da önleyince maç da 2 -2 berabere duruma geliyordu. Fenerbahçe hemen galibiyet için saldırırken rakip de kontrataklarla galibiyet golü aramaktaydı. Bunlardan rakibin 3. golünü kurtaran ise kaleci Volkan'dı. Fenerbahçe çok sayıda gol pozisyonlarına girse de bir türlü galibiyet golüne ulaşamıyordu. Nihayet bitime 10 dakika kala bir penaltı kazanıldı ama kesin görülen halemin kararına rağmen VAR müracaatı yapıldı. Ofsayt aranıp dursa da,hakem yardımcısını da VAR kulübesine çağırsa da penaltı kararı kesinleşti. Moses'in kaleciyi ters tarafa yatıran penaltı golüyle 3 – 2 galibiyet gelmiş oldu.

Maçın dikkat çekici yünleri şöyle sıralanabilir. Ç.Rizespor bir deplasman maçı oynamakta olduğu halde galibiyet için çok sayıda akınlar yapabilmekteydi. Hele maç berabere durumda sürerken, bu akınlar nedeniyle ev sahibi takım, çok sayıda gollük pozisyon bulsa da bir türlü gole ulaşamamıştı. Maçın başka bir yönü da çok sayıda hakem hatalarıyla yönetilmiş olmasıdır. Ağırlığı Fenerbahçe aleyhine olan hatalar maçın çok sık durmasına ve Fenerbahçe'nin bu duraksamalar nedeniyle hızının kesilmesine de yol açmıştır.

Fenerbahçe de adlarını sıralamak gereksiz ama bu maçta vasatın altında oynayan çok sayıda oyuncu bulunması da dikkat çekiciydi. Fakat tam tersi olarak “Hasan Ali – Valbuena” ikilisinin sol taraftan çok iyi anlaşarak başlattıkları akınlar hem çok etkiliydi hem de takımın en iyileri olarak seyirciden çok destek almaktaydılar. Tabii bu desteklerden Beşiktaş maçındaki çok güzel galibiyet golünün hatırlanması da çok etkiliydi. Mehmet Topal, yeni Stoper Serdar Aziz ise diğer başarılı bir futbol ortaya koyanlardı.

Şimdi galibiyet serisine başlanacak olursa Fenerbahçe nerelere kadar yükselebilir konusu da düşünülmekte. Şu anda bulunulan 14. sıradan nerelere nasıl ve niçin yükselebilir sorusuna cevap aranmakta. İlk yükselinecek sıra ligin üst yarısı olan 8. sıradır. Avantajı da vardır ve Ziraat Türkiye Kupasında ilk elemelere katılmadan maçların oynamaya başlandığı sıra ilk 8 dir. Düşünülecek sonraki sıra ise tabii ki ilk 5 dir. Bu yıl eğer Galatasaray ligi şampiyonluk hariç ilk 4 sırada bitirecek olursa ve Z.Türkiye kupasını da kazanacak olursa tabii ki bu kupanın maçlarını tercih edecek ve 5. takımın da Avrupa Kupalarına katılma şansı doğacaktır. Bunların dışında tabii ki ilk 4 ü de hedef almak da ayrıca çok zor da olsa bir hedef sayılabilir.

Hedef kalmasa dahi“Fenerbahçe Fenerbahçe'dir” diye Dünya'nın neresinde maç yaparsa yapsın orada toplanan seyircisi ile birleşen Fenerbahçe'nin hem maçını izlemek hem de futbolcusu olarak futbolunu oynamak yaşamın en büyük mutluluklarındandır.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

24. Korner Atışlarından yararlanma çeşitleri:

Önce etkili korner atışlarının nasıl olması gerektiğini ele alacak olursak tabii ki yere yakın ve sert olması ilk akla gelen atış şeklidir. Ayrıca falsolu atılacak olursa gol olasılığı da çoğalacaktır.

Ancak maçlarda görüldüğü gibi korner atışı öncesi atışı yapacak olan futbolcunun eliyle işaretler yapmakta olduğu da bilinir. Bunlar daha önce çalışılmış çok sayıda atış çeşidinin bulunduğunu anlatır. Yakın direğe yakın oynayan bir takım arkadaşı hedef alınarak top onun ters bir kafa vuruşuyla kaleye gönderilecek olursa rakip şaşırtılmış olur.18 dışında beklemekte olan bir oyuncunun atış anında koşarak geleceği noktaya atış yapılması da çalışılmış olabilir. Tabii ki bu atışın öncesi el işaretine de çalışılmıştır.

Bir de Oraganes (eski başarısız teknik direktörün bence tek başarısıdır) taktiği unutulamaz. Korner atılırken sadece bir oyuncu kaleciyi şaşırtma amaçlı ona yakın olmak üzere ceza sahasında dururken kalan tüm kaleye atışı yapacak 7-8 oyuncu ceza sahası dışında ama kaleye paralel sıralanırlar. Bu duruş adam adama hazırlık yapmış olan takımları çok daha fazla şaşırtacaktır. Forvet ancak atış anında ileriye doğru koşmaya başlar. Tabii ki tek bakışları topun kendilerine doğru nerede yaklaşacağını anlamaya dönüktür. Bu sırada savunma ise şaşkındır. Topa mı bacaklar ileriye doğru koşmaya başlayan oyunculara mı bakacakların şaşkınlığı içindedirler. Bu atışlar ya gol ya da penaltı ile sonuçlanmaktadır. Tavsiye edilir.

Tabii ki atışı yapan takımların en büyük avantajlarından birisi de kendi uzun boylu stoperlerinin atış anlarında ileriye çıkmalarındadır. Eğer top gol vuruşuna uygun gelmediyse yan kafa vuruşunu kaleye doğru değil de kendi arkadaşlarına doğru yapmayı da daha iyi becereceklerdir. Kendi kalelerine atılan kornerlerde de santraforların geriye yardıma gelmeyi de unutmamaları gerekir.

Unutulmasın ki kaleye orta şeklinde yapılan kornerler hiçbir zaman bir asist sayılamaz. Bunu atışı yapan da düşünüp sadece sert, yere yakın ama hedef olan ceza sahasına doğru inişe geçen bir orta yapmaları asistsiz bir gol doğurmuş olacaktır. Atışı yapanlara ve atış çalıştıranlara başarılar.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com