2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 31.HAFTA

05.05.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 31.hafta

31.Haftanın izlenimleri [Kasımpaşa - Fenerbahçe Maçı:(1 - 3 )]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 31. haftasında oynanan ve üst sıraları ilgilendiren 2 maç sonrası Galatasaray Derbi maçını kazanıp liderliği, son maçında da 2 puan daha kaybederek 2. liğe inen Medipol Başakşehir'in elinden averajla alıyordu. Tabii liderin puan kayıpları sonrası liderlik umutları artan, 3. durumdaki Beşiktaş Derbi Maçını kaybederek liderlik ümitlerini azaltırken yerini değitirmedi

4. durumda ki Trabzonspor'un ise lidere yetişmek için her maçını kazanması gerektiğini bilirken en azından hem bulunduğu yeri kaybetmemeyi garantilemiş hem de 3.lük ümidi canlanmış oldu. Bu 4 takım içinden yarı finale kalmış olan sadece Galatasaray olduğuna göre Ziraat Türkiye Kupasını kazanması halinde önemli olabilecek 5. sıranın da Avrupa kupalarına katılma olasılığı nedeniyle çok daha değerli bir hale geleceği de bilinmekte. Buradaki 5.lik aday sayısı da epey fazla ve kalan 4 hafta içinde de tabii ki değişiklikler olacak.

Avrupa liglerine garantili katılma yeri olan ilk 4 sıradan sonra lgi 5. bitirecek takımların da Avrupa ümitleri devam etmekte. Halen bu sırada ve ilk 4 takımdan 10 puan geride bu noktada bulunan Evkur Yeni Malatyaspor'dan sonra bu yeri ümit eden tam10 takım bulunmakta. Yani bu da düşme sıralarından yukarıda buluna çok sayıda ve puanları birbirlerine yakın çok sayıda takım var

Üç büyüklerden Fenerbahçe'nin, bu haftayı deplasmanda 3 puan kazanarak kapatması ve 14. sıradaki yerini 2 basamak daha yükselterek bitirmesi demek düşme tehlikesinden uzaklaşması demek oldu.

Kalan 3 hafta orta sıralardaki takımlar için yükselmeleri bekleme haftaları olmakla birlikte alt sıralarda bazı belirlemeler oluşmaya başlamıştır. 4-5 takım için beklenmedik sonuçlarla düşme olasılığı var denecekse da sonuncu durumda olan Akhisarspor için kurtulma ümidi kalmamış gibi. İlginç olan ise Akhisarspor'un Ziraat Türkiye kupası yarı final maçlarını oynayacak Galatasaray dahil 4 takımdan birisi olmasıdır.

VAR sistemi için ne kadar yararlı olacağının bilinmesine karşın Türkiye gibi demokratik sorunların çok olduğu bir ülkede hala problemlerinin de çok bulunduğu görülmektedir.

Bu nedenle 22.hafta maçlarından beri VAR sistemi için bu sütunlarda tekrarlanan görüşlerimiz değişen pek bir şey olmadığı için aşağıya tekraren alınmıştır.

[Maçları izlerken anlaşılan bir konu da VAR kararlarının ya tam bilinmemesinden ya da kendi düşüncelerine uygun karalar beklenmesinden kaynaklanan bilgi eksiklikleriyle karşılaşılmaktadır. VAR konusunu futbol cahillerine tekrar anlatmak gerekmekte. Onların zannettiği gibi VAR her konuda bir karar mercii değildir. Sadece aşağıdaki konularda yorumu beklenmektedir:

  • 1)Gollerin iptali veya geçerli sayılması.
  • 2)Penaltı kararlarının iptali veya verilmesi
  • 3)Kırmızı kart verilmesi veya verilen kararın iptali
  • Sadece bu konularda ya VAR tarafından hakem ikaz edilmekte veya çağırılmakta ya da hakemin kendisi verdiği bir kararını değiştirme konusu için yardım isteyebilmektedir. Hakem ile VAR yetkililerini konuşmaları ise izleyicilerce bilinmemektedir..

BİR ÖNERİ: Çok tartışılmaya başlanan VAR kararları maçın hakemi ile VAR yetkili hakemi çağırılarak (veya hakemin kendi isteği ile gittiği) VAR odasında olayın tekrarları ekranlarından izlenerek tartışılmaktadır. Önerimiz bu konuşmaların sesli olarak anında maçı veren yayıncı kuruluş tarafından izleyicilere de duyurulmasına izin verilmesidir. Burada gizli bir konuşma yapılmaması gerektiğinden halka açık olmasında da bir sakınca olmadığı gibi yapılmakta olan tartışmaları da sonlandıracaktır.

Bu konuşmaların aynen sesli dinletilmesinin halen Hollanda gibi başka birçok Avrupa ülkesinde de kullanıldığı da açıklanmıştır.]

İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayınca Kuruluş Neleri Yanlış Yapmakta:

Bu bölgeye bazen yazılmakta olan bu yanlışlar devamlı hale gelince her hafta yazmak da gerekli hale geldi:

Ekranları Yansıtmalardaki Spiker Hataları: : Yayıncı Kuruluş spikerleri maçları anlatırken oyunun durduğu anlarda resim seçiciler ekrana başka konuları getirmekteler. Örneğin; yedek kulübelerindeki yedek oyuncuları, maç öncesindeki bazı önemli konuları, tribünlerin ilginç anlarını getirmiş olabilirler. Aynı anlarda çoğunlukla spiker ile yorumcu başka başka konuları ele alıp görüntülerle ilgili yorum yapmamaktalar. Oysa izleyiciler; ya yayındaki kişilerim kim olduğunu ya da tribünlerin ne anlatmak istediği konusunda meraklarıyla baş başabırakılmış olmaktadırlar.)

- Galatasaray, Beşiktaş'ı 2 – 0 yenerken liderliği tekrar ele geçirmiş oldu. 10. haftada Medipol Başakşehir'e kaptırmış olduğu liderliği 20 hafta sonra geri almış oluyordu. Her 2 takımın da şampiyonlukta iddialı olduğu derbi maçının tribünleri 55 bin kişiyle doluluk rekoru kırarken kendilerine ayrılan bölümle birlikte hem Beşiktaş hem de ev sahibi takımın taraftarları hiç susmadan tezahüratlarına devam ediyorlardı. Beklenildiği gibi ev sahibi takımın maça hâkim oyunuyla maça başlandı. Rakip sahaya ilk Beşiktaş atağı bile ancak 7. dakikada gerçekleşebildi. Beşiktaş da maça hızlı ve hem her topa hem de ayağına topu alan her rakip oyuncuya 2 - 3 oyuncu ile birlikte baskı yaparak başlamalarıyla hızlı ve çekişmeli bir maç izleneceği görülmekteydi. 12. dakikadaki ofsayt golünün açık bir ofsayt olarak izlense de hiç de gerek olmadığı halde gene de VAR' a gidildi ama ofsayt onaylandı. Beşiktaş ağırlıklı olarak savunmasına çekilerek mücadele ederken yeni oyuncularından Mirin'in kendisine sağ taraftan gelen Galatasaraylılardan vücut çalımı yememe konusunda ki ustalığı da izleniyordu. Galatasaray akınlarının daha çok kendi sol açık tarafından gerçekleştirildiği izlenerek devre bitmek üzereyken Onyekuru soldan yapılan akın sonrası takımını 1 – 0 öne geçiriyordu. “Dolar kuru” devamlı yükselirken böylece “Onye kuru” nun da yükselmeye devam etmiş olduğu izlendi. Gol VAR tarafından da izlendi ve hakemin gol kararı onaylandı. 2. yarıya da hemen her maçta olduğu gibi yenik durumdaki Beşiktaş'ın gol aramasıyla başlandı. İlk 10 dakika böyle geçtikten sonra Galatasaray'ın sol tarafında, Beşiktaş ceza sahasın yakın bir mesafeden kendilerinin olması gerektiği açıkça görülen bir taç atışının hazırlığını yaparken hakem birden taç atışını Galatasaray'a verince zaten gol aramakta olan Beşiktaşlı oyuncular ters tarafta kalıverdiler. Aniden yapılan bu taç atışı sonrası topu kapan Fernando da 55. dakikada takımını 2 – 0 öne geçiriverdi. Kalan dakikalardan bu çekişmeli maçta Beşiktaş'ın bu farkı kapatması çok zordu ve kapatamadılar da. Beşiktaş taraftarları ise bu maçın hatalı hakım kararları ile VAR kararları sonrası kaybedildiği görüşündeydiler.

- Trabzonspor, İstikbal Mobilya Kayserispor'u 4 – 2 yenerken garip bir maç izlendi. Tribünlerin hemen hemen boş olmasının nedeni olarak, Pazartesi günü oynana bir maç olduğu kadar Trabzonspor'un puan cetvelinde bulunduğu yeri değişse bile artık fazla bir öneminin kalmaması da gösterilebilirdi. Kendi sahasında oynamasın rağmen Trabzonspor maça yavaş bir futbolla başladı. Seyirci gibi takım da maça fazla bir önem göstermeden oynamaktaydı sanki. Maça monoton bir futbolla devam edilirken ve Trabzonspor'un hemen hiç rakip sahaya akını bulunmazken 16. dakikaya gelindiğinde Sosa'nı kullandığı frikik, tam da kaleci tarafından kurtarılacakken hatasıyla birden direğin dibinden takımını 1 – 0 öne geçiriverdi. Konuk takımın maçın hücum üstünlüğünü ele geçireceği gibi bir görüntü izlenirken yapılan ani bir karşı atak sırasında top önce direkten döndüyse de tamamlayan Yusuf Yazıcı takımı 2 – 0 öne geçiriyordu. Bu gole kadar yavaş bir futbol izlenirken oyun birden hızlandı ve karşılıklı gol pozisyonları izlenmeye başlandı. Karşılıklı akınların nedeni ise 2 takımın da çok sayıda hatalara yaparak top kayıplarına uğranılmasıydı. Top kayıplarını en çok yapan oyuncu ise Kayserisporlu Atilla'ydı. Bunlardan 32. dakikadaki İ.M.Kayserispor akınlarından birinde ise Hasan Hüseyin farkı 1 gole indirmesini sağlayan golü atıyordu. Maç tek farka inince tam konuk takımın hızlanarak beraberliği sağlayabileceği düşünülürken 2 dakika sonra Abdülkadir skoru 3 – 1 le gene 2 farklı hale getiriyordu. Bu gol maçın bittiğinin ilanı gibiyken Novak 84. dakikada takımını tekrar 2 farklı duruma getirirken gene maç boyunca çok sayıda VAR incelemelerinden sonra maç da 4-2 sona eriyordu.

Kasımpaşa – Fenerbahçe Maçı (1 – 3)

Tehlike bölgesinden uzaklaşmak için gene kazanılması gereken bir maçtı. Bir deplasman maçıydı ama İstanbul takımları arasında olunca deplasman saymamak gerekir. Üstelik de bir mahalle takımıydı ama 4 puan üzerimizde olan bir takımdı da. “Mahalle Takımı” tanıtımı bir hakaret değil bir gerçeğin anlatımıdır. Kasımpaşa Mahallesi, çocukluğumun geçtiği (Şişli) Pangaltı'dan 500 m yokuş aşağı mesafede yer alan ve de o yılların bir mahallesinin takımıydı. Bu nedenle Fenerbahçe taraftarlarının kendilerine ayrılan deplasman takımları tribünlerini doldurduğu gibi yer yer boşluklarına rağmen ayrılan bu yer dışında alınan biletlerle tüm tribünler tabii ki Fenerbahçe'yi izlemeye gelenler tarafından doldurulmuştu.

Maça beklendiği gibi Fenerbahçe'nin hâkimiyetiyle başlandı. Üstelik 4. dakikada golü kaçıran takım olarak. Akınlara devam eden Fenerbahçe'nin golü ne zaman gelecek diye izlenen maçta 1 - 0 öne geçen ise Harun'un büyük hatasıyla Kasımpaşa oluyordu. Baskı yapan olmadığı için Neustader'in normal hızdaki geri pasında topu kime göndereyim diye etrafına bakınması ayağının altından kaçırarak takımını yenik duruma düşürmekteydi. 13.dakikada gelen bu gol takımın moralini bozacağına Harun'u teselli edecek golü daha büyük bir arzu ile aramasına neden oluyordu. Fenerbahçe'nin bulduğu goller ise VAR tarafından ya iptal ediliyor ya da onaylanıyor ama mutlaka VAR'a gidiliyordu. Bu kadar VAR onayı beklenen maç azdır ve bu nedenle de 2 devrede maç toplam +16 dakika uzatılmıştır.

Fenerbahçe; gerçekten hırslı, kondisyonlarının çok iyi olduğunu belli edecek kadar koştukları bir maç çıkarmaktaydı. Takımda vasat'ın altında oynayan bir oyuncu yoktu. Sağ ve sol kanat devamlı bir şekilde akın üstüne akın yaratırken biri direk dâhil çok sayıda golü de kaçırmaktaydı. Kasımpaşa'nın da sadece savunmayı düşünen çok kötü bir performans göstermesi de gollerin çoğalmasını önlüyordu. VAR'ın onayı veya VAR'ın iptali sonrası beraberlik golünün 20. dakikada Eljif tarafından gelmesine karşın galibiyet golü ancak 72. dakikada son maçta olduğu gibi gene Valbuena'nın frikiğinden gelmekteydi. Hakemin kendisine olan güvenini kaybetmiş ve çok sayıda hatalarla dolu yönetimi maçın süratli bir şekilde oynanmasını da önlemekteydi.

Kaybettiği oyucular sonrası Mustafa Denizli'nin yönetim hataları nedeniyle takımını maçın tamamında kendi sahasına çekilerek oynatması Fenerbahçe'nin galibiyetinin 2. unsuruydu. İlk unsurun Fenerbahçe'nin tüm takım olarak hırslı oyunu olduğu yukarıda anlatılmıştır. Golcü bir santrafor ile oynanacak olunsa gol rekoru kırılacak bir maç olabilirdi.

Zaten herkes şampiyonluğun gelecek yılın amacı olduğunu kabul etmekte. Yalnız Comolli ile yeni takımın nasıl kurulacağı da merakla beklenmekte. Belki alınacak oyuncu seçimi ona bırakılmayarak sadece pazarlıkların onun tarafından yapılmakta olduğu haberleri doğru ise gelecek yılın şampiyonluk ümitleri de gerçekleşecek demektir.

Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

31.Doğru / Yanlış Geri Paslar

Çoğunlukla taraftarlarının kendi takımlarını ıslıklamaları geri paslar sonrası duyulur. Oysa yanlış verilen geri paslar olduğu gibi yararlı olanları da vardır. İkiye ayırarak ele alacak olursak.

  • A-Yararlı Geri Paslar:
  • 1-Zaman kazanmanın gerekli olduğu durumlarda geriden paslaşmalar sonrası akınlara geçmek rakibi yorup takımın dinlenmesini sağlar.
  • 2-Rakip zaman kaybetmemek için çok kişiyle baskı yapmak zorunda kalınca savunmasında daha az kişiyle karşılaşılması sağlanır.
  • 3-Uzun paslarla oynayan takımlar için de yararlıdır. Rakip bu paslaşmaları önlemek için çok pası oyu tarzına uyum sağlamaktayken atılan uzun top ile akınlarda karşı ceza sahasına yakın kapılan toplar gol şansını çoğaltır.
  • B-Zararlı Geri Paslar:
  • 1-Arka alanda geri paslaşmalar rakibin kapanarak savunma tedbirlerini alması ile gol şansını azaltır.
  • 2-Savunmadan hücum pası bekleyen forvet oyuncularının boş koşular yapmalarına neden olur.
  • 3-Gol atılması beklenirken hücum yerine savunmada top dolaştırılması moralleri sıfırlar.
  • 4-Orta sahaya takın bir oyuncu top kendi ayağındayken uzun ilerideki arkadaşlarını görerek yapacağı bir top atışının gol olasılığı daha fazlayken risk almaktan korkarak topu kalecisine göndermesi sonrası onun yapacağı bir uzun top atışı sorası topun rakip takım oyuncularına geçme olasılığı daha fazladır.
  • 5-Gol sayısı yapılan hücum sayısı ile belli oranlara göre gerçekleşir. Akın sayısı azaldıkça gol şansı yüzdesi de azalacaktır.
  • 6-Gol bekleyen taraftarların her geri pasa sinirlenmeleri de normaldir. Bu nedenle takımlarını ıslıklama gibi çok yanlış ve sinir bozucu hatta oyuncuları futboldan soğutucu, forvet oyuncularını küstürücü sonuçlarla karşılaşılması da normal olacak demektir.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com