2018 - 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 33. HAFTA

21.05.2019

2018 - 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 33. Hafta

33.Haftanın izlenimleri [B.B.Erzurumspor-Fenerbahçe Maçı:(0-1)]

Lefter Küçükandonyadis sezonunun 33. hafta sonrası Galatasaray'ın aynı puandaki rakibi Medipol Başakşehir'i yenmesi bitime 1 maç kala liderlikte yalnız kalmasına neden oluyordu.Tabii liderin önceki haftalarda gerçekleşen puan kayıpları sonrası liderlik umutları devam eden 3. durumdaki Beşiktaş'ın Trabzonspor yenilgisi sonrası Galatasaray'ın elinden şampiyoluğu alması ümitleri çok azalmış hatta bitmiş olmaktaydı. 4. durumda ki Trabzonspor'un ise son yılların en başarılı sonucunu almasından başka sevinecek bir durum olmadığı gibi Avrupa maçlarının iptali tehlikesi bile bulunmakta..

Üç büyüklerden Fenerbahçe'nin, bu haftayı deplasmanda son 3 hafta için olduğu gibi 3 puanla kapatması ve 10. sıradaki yerini 2 basamak daha yükselterek 8.bitirmesi demek artık düşme tehlikesinden değil ilk 8 de kalarak Z.Türkiye kupası maçlarına Süğer lig takımları ile birlikte aynı haftalarda başlaması demek olacaktır. Zira 8.likten geriye kalan takımlar hala bir alt ligdeki takımlarla sezona daha erken başlayacak demektir.

Kalan son hafta maçları artık belirlenmiş olan orta sıraları pek etkilemeyecek ve sadece düşme sınırındaki takımları ilgilendirecek demektir. Burada da son 3 sıradaki takımlardan düşmüş olan Akhisarspor'a eklenecek diğer 2 takım olan BB.Erzurumspor ile Busaspor'un artık işlerinin çok zor olduğu da bilinmekte.

VAR sistemi için ne kadar yararlı olacağının bilinmesine karşın Türkiye gibi demokratik sorunların çok olduğu bir ülkede hala problemlerinin de çok bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle bu konunun ve VAR sisteminin ele alınması artık gelecek sezonda yapılacaktır. .

İzlenen Diğer Maçlar:

(Yayınca Kuruluş Neleri Yanlış Yapmakta:

Bu bölgeye bazen yazılmakta olan bu yanlışlar devamlı hale gelince her hafta yazmak da gerekli hale geldi:

Hakem Hatalarına Yorum Yapılmaması :

Yeni sistem olan VAR incelemeleri nedeniyle oyun durduğunda bu konu ile ilgili ne maçı anlatan spiker ne de yorumcu hiç bir görüş bildirmediği gibi tartışılan olayın video tekrarları da durdurulmaktadır. Neden seyircilere de konuyu araştırma olanağı verilmez bilinemiyor.

Zaten bilindiği gibi yayıncı kuruluş her zaman için hakemlerin yanındadır. Maç arası günlerde onların aileleriyle gerektiğinden fazla ilgilenir onları methetmekten geri kalmazlar. Nedeni de bilinmez ya da pek söylenmez diyelim.)

- Beşiktaş, deplasman maçında Trabzonspor'a 2 -1 yenilirken ufak da olsa şampiyonluk ümidini kaybetmiş oldu. Trabzonspor'un ise bu galibiyet fazla bir işine yaramadı diyebiliriz. Sadece son hafta maçları sonrası küçük bir olasılık dâhilinde Beşiktaş'ın üstüne çıkabilirler. Saygısızlarla birlikte yapılan saygı duruşu sonrası yer yer boşluklar bulunan seyirciler önünde maça başlandı. Beyaz forma ile sahaya çıkan Beşiktaş'ın kalecisinin de beyaz bir forma ile maça çıkması ise pek rastlanmayan büyük bir hata idi. Karşılıklı akınlarla başlandıktan 10 dakika sonra maça Trabzonspor'un daha çok hâkim olduğu görüldü. Bu akınlar sırasında zaten etkisiz oynayan Caner'in 18. dakikada sarı kart görmesi de bir hatalı sonuçtu. Karius'u müthiş bir golü kurtarması sonrası ilk yarının en tehlikeli gol pozisyonuna izin vermeyen ise günün başarılı oyuncularından kaleci Uğurcan'dı. Başka önemli gol pozisyonu olmayan bu karşılıklı 2 önemli gol pozisyonu sonrası ilk yarı da 0 – 0 tamamlandı. İkinci yarıda da aynı karşılıklı akınlarla 53. dakikaya gelinmişti ki Yusuf Yazıcı ile birlikte günün (ve öyle gösteriyor ki geleceğin) en başarılı oyuncularından Abdülkadir'in, topu kaptıktan sonra 50- 60 metre kadar sağ taraftan sürüp çalımlar sonrası ortaladığı topa kalenin dibinden kafa vuruşu yapan Novak takımını 1 – 0 öne geçiren golü atıyordu. Normal olarak bu gol sonrası karşılıklı akınlardan Beşiktaş'ın akınları çoğalmıştı. Gene de Trabzonspor'un akınları da tehlikeli olurken Karius 2 önemli pozisyonda gole izin vermedi. 74. dakikada Trabzon kalesinde yaşanan bir karambol sırasında Beşiktaş'ın Japon oyuncusu Kagawa son vuruşla durumu 1 – 1 e getiren golü atıyordu. Bu golün Beşiktaş'a getirdiği ümit sadece 2 dakika sürdü ve bu kez Kagawa'nın kaptırdığı bir top sonrası Yusuf, rakip ceza sahası dışından attığı sert ve falsolu bir şutla takımını 2 – 1 öne geçiriyordu. Maç boyu dikkat çekenler ise Beşiktaşlı Quaresma ile Mirin'in zayıf futbollarına karşılık tüm Trabzonsporlu oyuncuların azimli ve etkili futbollarıydı. Her topa en az 2 futbolcu ile koşup rakibe pres yaparak bu maçın kazanlmasını sağladılar. Kalan dakikalar da başka gol getirmeyince 3 puan d a Trabzonspor'un oluyordu.

- Galatasaray, Medipol Başakşehir'i şampiyonluk maçında 2 -1 yenerken her sonuçla bitebilecek bir maç sonrası şampiyonluğu rakibinin elinden kapmış oldu. Tribünlerin tamamı doldurulmuş olup Galatasaray taraftarları dağıtılan bayrakları sallayarak tezahüratlarını hiç susmadan devam ettirmekteydiler. Maç karşılıklı akınlarla başladı. 5.dakikada Mert zor bir kurtarış yapmasa gol erken gelecekti. İlerleyen dakikalarda maçın hâkimi ev sahibi takım oluyordu. 15.dakikada Muslera'nın ileriye hatalı gönderdiği topu kapan Bajic gol vuruşu ile topu kaleye sokmak üzereyken kendi hatasını kurtarışı ile gideren de gene Muslera oluyordu. Karşılıklı akınlara dönülmüşken Lajic kaptığı top ile takımını 0 –1 öne geçiriyordu. Erken gelen bu gol oyunun seyrini değiştirip saha ve hücum üstünlüğünü Galatasaray'a geçiriyordu. Gene de zaman zaman Başakşehir de akınlar düzenliyor ve 2. golü bulacak olsalar maçın bam başka sonuçlanacağı da anlaşılıyordu. Mert'in yüzde yüzlük bir gol kurtarışı dışında ilk yarı Galatasaray'ın sonlara doğru maçı tek kale maça çevirmesine rağmen bu sonucu değiştirecek önemli başka pozisyonlar da yaşanmadı. İkinci yarıya Galatasaray henüz 47. dakikada Feghouli'nin golüyle beraberliğe ulaşmasıyla başlandı. Direkten dönen topu çok güzel bir röveşata vuruşuyla Mert'in ulaşamayacağı tarafa gönderiyordu Beraberlik golü sonrası galibiyet için ev sahibi takım hala gol aramaya devam ediyordu Bu baskıyla devam edilirken 55. dakikada Galatasaray'ın attığı gol VAR tarafından iptal edildi. 63. dakikada da Galatasaray galibiyet golünü attığı zannedilirken bu kez yan hakem ofsayt bayrağı ile birlikte golü de kaldırıyordu. 74. dakikada ki Onyekuru'nun golü iptal edilmediğinden 2 -1 'le Galatasaray da maçı kazanmış oluyordu. Kalan dakikalarda artık ortada futbol kalmamıştı Oyun devamlı kesintilere uğrarken Türk futbolunun içinde bulunduğu saçmalıklara uygun olarak yedek kulübeleri dahil itişmeler, kakışmalar maça gölge düşürmeye başladığından ortada da futbol kalmamıştı. Galatasaray Teknik Drektörü, Fatih Terin ve yardımcısı Hasan Şaş dahil birçok sporcu tribünlere gönderilme cezasıyla karşılaştılar.Maçın galibiyeti de Galatasaray'ın bu maç sonrası kazandığı Şampiyonluğu'na da gölge düşmüş oluyordu.

Büyükşehir Belediye Erzurumspor – Fenerbahçe Maçı (0-1):

B.B.Erzurumspor için çok önemli olan bu maç Fenerbahçe için artık sadece bir motivasyon maçı haline gelmişti. Tribünleri doldurmuş olan Erzurumlular bu maçı son kurtuluş maçı olarak gördükleri için devamlı tezahüratlarla da maça başladılar. Karşılıklı akınlarla başlayan maç ilerleyen dakikalarda Fenerbahçe'nin hakimiyeti altıma giriyordu. Bunun nedeni de ev sahibi takımın bir gol yiyerek maça devam etme çekincesiydi. Gene de ilerleyen dakikalarda maç yavaş yavaş karşılıklı akınlarla devam şekline geçiyordu. 24. dakikadaki ilk çekilen şut tam kaleye girmek üzereyken günün başarılılarından Harun tarafından kurtarılıyordu.

B.B.Erzurumspor'un son şansı bir maç olduğu için tüm oyuncular anormal bir çaba içine girmişler her topa büyük bir gayretle koşmaktaydılar. Fenerbahçeli oyuncular ise sezonun son maçlarında takım oyunu oynamaktan çok kendilerini gösterme amaçlı bir futbol oynamaktaydılar. Gene de ligin sonlarında tutunma gayretli bir takıma göre daha üst seviyede kurulu bir takım olduğundan Fenerbahçe daha çok gol pozisyonlarına girmekteydi.

Fenerbahçe takımında vasatın altında oynayan olmamasına karşın Tolgay'ım çok top kaybı dikkat çekiciydi. Vurduğu topların şiddetini ve mesafesini ayarlayamadığı görülüyordu. Valbuena'nın erken sakatlanarak çıkmasından sonra takımın hücum etkinliği de azalmıştı. İlk yarı Fenerbahçe için fazla müsaade verilmediği anlaşıldığından beklerin çıkışları da sınırlıydı. 2.yarıdan itibaren Hasan Ali'nin etkili akınların tekrarlandığı görülüyordu Soldado'nun bazı acemice vuruşları pek de yeterli bir uç adamı olmadığını gösterirken çok şey beklenen devre arası oyuncularından Zajc'ın ne yaptığı da pek anlaşılamıyordu. Erzurumspor'da da Educk'un en başarılı oyuncusu olduğu görülmekteydi.

52. dakikada Fenerbahçe en etkili gol atağını kaçırırken bir penaltı olasılığının dikkat çekmesine rağmen hakemlerin Fenerbahçe için kolay kolay penaltı vermedikleri düşüncesiyle olay tam unutulmuştu ki 2 dakika kadar sonra hakem ortalarda oynanan oyunu durdurdu. Kimse oyunun neden durduğunu pek anlayamamışken hakem biraz bekledikten sonra eliyle bilinen VAR işaretini yapıp oraya doğru da yürümeye başladı. İzledikten sonra da geriye doğru yürürken eliyle penaltı noktasını göstermekteydi. Ekranda gösterilen penaltı gelişiminin tekrarında da görüldüğü gibi günün bir diğer başarılı oyuncularından kaleci Sehic'in Soldado'ya hem önce ayağı ile bir çelme taktığı, hem de düştükten sonra bir bacağını yukarı doğru kaldırarak tam olarak geçmesini önlemeye çalıştığı görülmekteydi. Penaltıyı kullanan Moses yavaş ama garantili bir yürüyüş sonrası topa da yavaş vuruşuyla Fenerbahçe'yi 0- 1 öne geçiren golü 59. dakikada atıyordu.

Kalan dakikalarda Erzurumspor beraberlik amacıyla hücum üstünlüğünü ele geçirdiyse de direkler ve Harun gole izin vermedi. Fenerbahçe aleyhine penaltı itirazları üzerine VAR'a gittiyse de doğru bir kararla maça devam edildi. 90 lar oynanırken Erzurumspor önemli bir gol pozisyonunu gole çeviremeyince düşmekten kurtulmasının % 1 in bile altına düştüğü bir olasılıkla sahadan ayrılmaktaydı.

Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

33. Medya'nın Oyuncuları Değerlendirme Notlarında ki Tuhaflık

Bu konuyu anlatmadan önce neler yapılmakta onları anlatmak gerekir. Tüm medya kuruluşları hemen her önemli maç sonrası takım kadrolarını yazarlarken oyunculara da başarı notları verirler. İşte bu konu da bu notlarda ki gariplikleri anlatmak amacı taşımaktadır.

Bilinmez neden bu notlar her zaman için gariplikler taşımaktadır. Bu maçı izlemeyenler tarafından bu notlar verildiği için mi ya da yazarların futbol bilgileri biraz zayıf olduğu için midir kararı size kalmıştır.

Maçı çıplak gözle olsun, televizyondan olsun izledikte sonra oyuncuların maç sırasındaki oynadıkları futbollara göre değil, sadece golü atanlar ile asist yapanlara göre not vermektedirler. Tabii bir de galip takımın oyuncularına her zaman 5'in üzerinde notlar verilirken yenik takımın ortalaması çoğunlukla 4'ün altındadır. Bir maçı izledikten sonra izlerken tanıdığınız oyunculara kendiniz oy verip ertesi gün yayınlananlarla karşılaştırın bu bilinmeze siz de şaşıracaksınızdır.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com