2018 – 2019 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 6.HAFTA

25.09.2018

2018 – 2019 Sezonu Süper Lig Maçlari 6.hafta

6.Haftanın izlenimleri [ve Fenerbahçe – Beşiktaş Maçı :(1-1)]

6. Hafta sonrası bu kez 3 büyüklerin üçü de puan kaybettiler. Galatasaray Akhisar deplasmanında bir büyük takım için hezimet denilebilecek şekilde maçı farklı kaybederken 3 puan kaybına göre derbi sonrası 2 şer puan kaybeden diğer 2 takımın kayıpları normal sayılabilir.

Bu sonuçlar sonrası Medipol Başakşehir bu kez 1 puan farkla liderliğini sürdürürken bu durum hiç birisi için nebüyük bir avantaj ne de dez avantaj teşkil etmedi.

Ancak önceki haftalarda puan kaybı çok olan Fenerbahçe 2 puan daha kaybedince tekrar 13. lüğe kadar gerilemiş oldu. Beşiktaş ise 4.durumdaki yerini kaybetmiyordu. Yani Beşiktaş'ın Fenerbahçe derbisinden zararsız çıktığı bile söylenebilir. Henüz oynanacak 28 hafta daha olduğuna göre söylenecek hiçbir söz yok demek daha doğru olacak.

VAR'da yani “Video Hakem Uygulaması” nda bu haftada da bir olumsuzluk görülmedi. Yalnız eskiden hakem olan bazı yorumcuların devamlı VAR aleyhinde yorumda bulunmaları da ilginç gelmeye başladı. .

İzlenen Diğer Maçlar:

Trabzonspor kendi sahasında Göztepe'ye 1 – 2 yenilirken hiçbir varlık gösteremedi. Yer yer boşlukların bulunduğu tribünler bol tezahüratlarla maça başladıysa da yenilen goller sonrası suskunluğa büründü. Tam maça hakümolmaya başlayan taraf Trabzonspor denilecekken 7. dakikada konuk takımın golü Yasin ile geliverdi. Gol sonrası her maçta olduğu gibi yenik takım maça hâkim olup golü ararken 20 dakika sonra Göztepe gene Yasin ile 2. gole ulaşıyordu. Bu tipik bir kontratak golüydü ve ileri ikilinin paslaşması sonrası gol, kalecinin diğer tarafa yönelmiş olması nedeniyle boş kaleye atılmış oldu. Maç 2 – 0 a gelince tribünler tamamen sustu ve sadece paralı asker olan davulcuların tokmak sesleri duyulur oldu. Baskı sonrası Trabzonspor 42. dakikada elle oynama nedeniyle bir penaltı kazandı. Burak Yılmaz'ın kullandğı penaltının gole ulaşmasını günün başarılı kalecisi Beto müthiş çıkarttı. Tekrarlardan anlaşıldığı gibi çoğu kalecinin yaptığının tam tersi olarak topa vurmadan ezbere bir tarafa atlama yerine topa vurulduktan sonra plonjon yapması bu penaltının kurtarılmasına ve Trabzonspor'un ilk yarıyı 2 gol farkla yenik kapatmasına neden oluyordu. İkinci yarıya da Trabzonspor'un baskısı Göztepe'nn ise etkli kontrataklarıyla başlandı. Bu şekilde 66. dakikaya gelinmişti ki Burak Yılmaz'ın golünde ofsayt bayrağı kalkınca hakem gol olup olmadığını anlamak için VAR'a nüracaat etti. İnceleme sonrası verilen gol kararı tribünleri ve Trabzonspor'u biraz hareketlendirdi. Ne var ki Göztepe savunması ve kalecisi gole izin vermeyince maç da Trabzonspor'un kendi sahasındaki yenilgisi ile sonuçlandı.

Akhisarspor Galatasaray'ı 3 -0 yenerken çok akıllı ve rakibinin hatalarını bilen bir futbol koydu ortaya. Yer yer boşluklar bulunan tribünlerden iki takımın da tezahüratlarının yoğunluğu dikkat çekiyordu. Maç karşılıklı akınlarla devam ederken Rakibinin çok güzel bir röveşatasını Muslera kurtarıyordu. Oysa röveşata vuruşları kalecileri çok zor durumda bırakan atışlardır. Zira kaleci son vuruş anını değil topun sonrada ortaya çıkışını ancak görebilir. Karşılıklı akınlardan 12. dakikada Akhisarspor'un Ozan'ın kafasından seken topla bulduğu gol, hakem tarafından verildikten sonra VAR tetkikini takiben ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Akhisar seyircisinin itiraz ıslıkları sonrası beklenmedik şekilde Akhisar gole yakın ataklara yapmaya başladı ve 42. dakikada verilen penaltıyı Fatih'in müthiş kurtarışı sonrası devre beraberlikle kapandı. İkinci yarı da aynı şekilde karşılıklı gol pozisyonlarıyla başlamıştı ki 51. dakikada Rodriguez'in golüyle Akhisar 1 – 0 öne geçti. Karşılıklı akınlar ve gol pozisyonlarıyla maç devam ederken bu kez penaltıyı kazanan Akhisar oldu. Maç 2 farklı hale gelmişti ama Galatasaray'ın ümidi devam ediyordu. Ta ki 80.dakikada VAR ile Muslera'nın neden olduğu penaltı sonrası gelen 2. gole kadar devam eden durum sona erdi. Maç bu şekilde sonlanacak derken günün hatalılarından Muslera havada bloke ettiği bir topu elinden kaçırınca ani bir refleksle Mustafa Yumlu 3. golü kaleye şutlayıverdi. Galatasaray Trabzon deplasmanı gibi bol gol yediği bir deplasman maçını daha kaybediyordu.

  • Fenerbahçe'nin maçını ele alacak olursak:

Fenerbahçe Beşiktaş J.K. Maçı : (1-1)

Bu maçın mutlaka kazanılması gerekmekteydi. İki takımın taraftarlarının da doldurduğu tribünler tezahüratlarla coşmuştu. Fenerbahçe daha baskılı ve daha çok gol pozisyonuna giren taraf olduğu halde Babel'in uzaktan sert ve etkili şutu skoru Beşiktaş'ım lehine çeviriverdi. Harun'un hatası olup olmadığı anlaşılamadı ama bu topu kurtaracak olsa “müthiş kurtarış” tebriğini alacaktı. Golden sonra Fenerbahçe için maç iyice zorlaştı. Takımın en iyisi olan Hasan Ali'nin etkili atakları ve şutları çok sayıdaydı. Hasan Ali'den başka da Fenerbahçe'de şut atan olmadı zaten. Bu şutlar ya kaleye yakın dışarıya gitti, ya kaleci kurtardı ya da bir tanesi direkten döndü. Yani Fenerbahçe gene şanssızdı bu maçta da. Maç sonrası yapılan ve yazılan Beşiktaş'ı övücü yorumlar Hasan Ali'nin direkten dönen şutu gol olsa tam tersine yapılacaktı.

Fenerbahçe'nin ilk onbirinde 5, maçı oynayan kadrosunda ise tam 7 oyuncu yeni transferler olup takım haline gelinememesinin en büyük nedeni olduğunu herkese gösterdi. Yeni oyuncuları henüz izleyici olarak bizler tanıyamamışken bir takım oyunu için gerekli olan yeni futbolcuların birbirlerini nasıl tanıyacaklarının cevabı da buradadır.

Bu maç kazanılacak olsa şampiyonluk adaylarına henüz 7. hafta maçları oynanmak üzereyken iyice yaklaşılmış ve önemli problemlerin bir oğu halledilmiş olacaktı. Ne yazık ki kazanılabilecek bir kapasite ve seyirci baskısıyla oynanan bu maç sonrası 2 puan kaybedildi.

Tabii ki henüz oynanacak 28 hafta var ve köprülerin altından çok sular akacak. Umutla bekleyeceğiz.

  • Bilinen Veya Bilinmeyen Bazı Önemli Futbol Gerçekleri
  • Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.
  • 6. Hakemler Adalet Sağlama Yerine Gördüklerini Uygulamalıdır.
  • Gençlik yıllarımızda futbol oynarken herkesin hakemlik de yaptığı olmuştur. Aman kendi takımımızı tutan kararlar vermeyelim ama bu hatalı karar sonrası maçta daha dikkatli olalım derken yeni hatalar yaptığımız da çok olmuştur. Bu nedenle aşağıdaki konularda adalet sağlama yerine gördüğüne düdük çalmanın daha doğru olduğu anlaşılacaktır.
  • -Bir hakem oynayan takımlardan birisi için yanlış bir karar vermiş olabilir. Bu yanlış kararına karşı adalet sağlama amacıyla bir sonra başka bir yanlış kara vermesi çok yanliı olacaktır. Oysa bir hakem maç içinde önceki konuları tamamen unutup oluşan pozisyonlar için sadece ne görüyorsa onun için düdük çalmalıdır. Adaleti unutup o andaki görüntüye göre karar vermelidir.
  • -Bazen sosyal medyada bazı hakemlerin gençlik resimlerinde hangi büyük takımı tutmakta olduklarını gösteren resimler yayınlanır. Bu resimlerin kendisini bağlamamış olması en doğrusudur. Eğer bir hakem tuttuğu zannedilen o takımın maçını yönetirken bunun aksini sipat etmek amacıyla devamlı o takımın aleyhine karar verecek olursa hata eder. Gene söylenecek olan “hakemin gördüğünü çalması” gerekliliğidir.
  • -Hakemlerin bağlı olduğu üst grupların bazen medyada ve dolaşan söylentilerde “bir takımn şampiyon yapılaya çalışıldığı” görüşleri yayılır. Terfi etmesi için bir hakem maçları bu şekilde yönetmeye başlarsa büyük bir yanlış yapmış olur. Yani; “hakemin gördüğünü çalması” gereklidir.
  • Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@mynet.com

http://www.yenicagymm.com/