2019 - 2020 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 2.HAFTA

27.08.2019

2019 - 2020 Sezonu Süper Lig Maçlari 2.hafta

2.Haftanın izlenimleri ve [Medipol Başakşehir - Fenerbahçe Maçı:(1 - 2)]

Sezonunun ilk iki haftası sonrası oynanmakta olan futbol, gelecek haftalarda oynanacak futbola olsun, takımların gücüne olsun gelecek için ışık tutacak gibi görünmüyor. Ne takımların gücü hakkında ne de gelecekleri hakkında hiçbir yorum yapılamıyor Transfer sezonu bir hafta kadar daha devam edecek ama kimlerin alınacağı dahi hala tam anlaşılamıyor.

Futbolseverlerin unuttukları asıl önemli bir şey var ki; asıl futbol tek tek alınan futbolcular ile değil kurulacak “takım” ile oynanacaktır.

Üç büyüklerden sadece Fenerbahçe'nin, bu iki haftayı galip bitiren tek takım olduğu biliniyor da bu bile taraftarı ve takımı çok mutlu edemiyor. Beşiktaş ilk galibiyetini alırken Galatasaray'ın geçen yıl Fenerbahçe'nin düştüğü 14. sırada yer alması taraftarlarını endişeye boğmakta. İlerleyen haftalarda alacakları sonuçlar sonrası onlar için asıl yorumlar yapılacaktır.

VAR sistemi için şimdilik yararlı bir şekilde devam ediyor demek yeterli olacaktır.

İzlenen Diğer Maçlar:

Bu haftanın tüm maçlarında uygulanan 1 dakika gecikerek maçlara başlanması takdir edilecek bir genelleme olarak görüldü. Nedense bizim ülkemizde daha çok karşılaşılan “Kadınlarımıza Saldırı” genellemelerine dur demek için bir gayret olarak görülen önleme çabaları aydın olarak kabul edilen insanlarımızdan hem takdir hem de teşvik gördü.

Gelelim izlenen maçların özetlerine:

- Beşiktaş, Göztepe'yi 3 – 0 yenerken kendi sahasında oynamanın etkisini bir kez daha gösterdi. Tribünleri doldurmuş olan taraftarların müthiş ve devamlı tezahüratları ilk yarım saat gol gelmeyince önce yavaşlamış sonra da hatalı ve yanlış hareketler sonrası homurdanmalar ve ıslıklamalar başlayınca futbolcular da tepki olarak daha fazla koşma ve pres yapmaya başlamışlardı. Beşiktaş, maça ve sahaya hâkim ama 2 adet (Güven ile Oğuzkan'ın) direkten dönen gol fırsatına rağmen gol bulamadan ilk yarıyı bitirmekteydi. Bunu zannedenlerin yanıldıkları da +2 uzatmalar oynanırken Güven'in Caner'in uzaktan vuruşuna tesadüfen dokunmasıyla ortaya çıkıverdi ilk yarı da böylece 1 -0 bitmiş oldu. İlk yarıdaki Caner'in çoktandır rastlanmayan çalışkan ve etkili güzel futboluna karşılık Adem Ljajic'in çok sayıda hatalı hareket barındıran futbolu dikkat çekmişti. Ne var ki Caner etkili futboluna devan ederken, Adem'in de düzeltip hatalarına son verdiği ve takımına etkili olmaya başladığı izlenmiştir. İlk yarı beraberlikle bitecek olsa Beşiktaş için çok zor bir maç olacağı anlaşılırken 2. yarı başlar başlamaz Caner'in uzak vuruşuna kimsenin müdahale edemeyişi kaleciyi şaşırtıp gol olunca maç da bitmiş gibi oluyordu. Hele 5 dakika sonra Ljajic durumu 3 – 0 a getirince Göztepe'nin de hiç ümidi kalmayan maç sonlanıp Beşiktaş'a yılın ilk 3 puanını getirmiş olmaktaydı.

- Trabzonspor, zor da olsa Evkur Malatyaspor'u 2 – 1 yenmesini bildi. Tribünleri tamamen doldurmuş olan Trabzonluların tezahüratları devamlı sürmekteydi Maç karşılıklı akınlarla ve karşılıklı birkaç gol tehlikesi yaratılarak geçti. 20 dakikada yapılan hücum sırasında Trabzonsporlular penaltı beklerken hakem VAR'a dahi müracaat etmeden maçı devam ettirdi. Rakip ataklarda Trabzonsporlular geri geri kaçarlarken Malatyasporlular hemen prese başlayarak ev sahibi takımın işini zorlaştırmaktaydılar. Maç oynanırken bir yenilik daha dikkat çekti. Top hakeme çarpımca eskiden oyuna devam ettirilirken artık maç bu durumda hemen durduruluyor ve bu sırada top kimdeyse onunla maç yeniden başlatılıyor. İlk yarı bu şekilde tamamlanmak üzereyken ve Trabzonspor'un baskısı da artmaya başlamışken 44.dakikada bir hava topuna çıkış yapan kaleci topa dokunamayınca da Abdülkadir Ömür bu fırsatı kaçırmayarak takımını 1 -0 öne geçirdi. İkinci yarıya da Trabzonspor baskısıyla başlandı. Rakip takımın devreyi son anda yenik kapatması morallerini bozmuş gibiydi. Gene de rakip takımın atakları da tehlikeli oluyordu. 70.dakikada bir topları direkten dönerek beraberlik fırsatını yok etti. 78 de ise Yusuf Sarı'nın etkili pası ile Pereira durumu 2 -0 yapınca maç da bitmiş gibi oldu. Trabzonspor 3. golü ararken maçın sonuna gelindi ve gene bir son dakika golü ile ama bu kez puanları değiştiremeden Eren durumu 2 – 1 e getiriyordu.

- Galatasaray, Konyaspor maçını 1 – 1 berabere bitirirken beklediği 3 puanı gene bulamadı. Maça Galatasaray'ın hücum üstünlüğünü ele almasıyla başlandı ve öyle de devam edildi. Bu sanki Aykut Kocaman'ın bir taktiği gibiydi. Konyaspor daima kendi sahasında kalabalık kalacak ve rakibe oyun oynama fırsatı vermeyecek şeklinde bir görüntü maça hakim olmuştu. Gol pozisyonlarına girilse bile ligimizin 2. eski Fenerbahçe kalecilerinden Serkan, başarılı kurtarışlarla gole izin vermeyen bir görüntüdeydi. İlk yarının sonlarına golsüz girilirken Konyaspor da ara sıra gol arama girişimlerine başlıyordu. Ne var ki gol çıkmayınca ilk yarı da 0 – 0 beraberlikle sonuçlandı. İlk yarı gibi devam eden maçın 60. Dakikasında Galatasaray Babel'in ayağından golü bulunca büyük b,ir rahatlama içine girdi. Sanki bu zor maç galibiyrtlr bitiyor şeklinde hem futbolculara hem de taraftarlara rahatlık hakim olmuştu. Hatta kaçan gollere üzülmeden tezahüratlara bile yüksek şekilde devam edilmekteydi. Maçın sonlarına doğru kaçan goller Konyaspor'u rahatlatmış ve ne olursa ok-klsun atılacak bir golün büyük ümitler taşıyacağı anlaşılmıştı. Öylede oldu ve +6 dakika verilen uzatma biterken Donk'tan seken topu tammalayan Jhonson takımına beraberlik golünü kazandırıverdi.

Medipol Başakşehir - Fenerbahçe Maçı: ( 1-2 )

Fenerbahçe için liderliğe devam maçıydı. Aynı zamanda da geçen hafta, henüz takım kuramamış ve dolayısıyla da ”takım” olamamış bir rakip karşısında oynadığı olumlu futbola devam edip edemediğini gösterecek olan bir maçtı. Taraftarı yok denecek kadar az sayıdaki rakibe karşı Fenerbahçe'nin taraftarları tribünleri doldurmuşlardı. Yalnız bu kez sadece takımlarını değil önceki hafta çirki bir şekilde gerçekleşip Türkiye'nin ayıbı haline gelen “Kadına Şiddet” olaylarını önleme adına attıkları sloganlar da çok olumlu ve etkileyiciydi. Dileriz tüm Türkiyemiz'de aynı düşünceler içine girsin.

İlk dakikalardan başlayarak daha etkili akınlar yapan Başakşehir 10. dakikada baskılı futbolu sonrası golü bulduysa da bu golün ofsayt sonucu atılması VAR tarafından iptaline neden oldu. İlerleyen dakikalarda kaleci Altay'ın kurtarışı ile Fenerbahçe'nin direklerden dönen 2 şutu sonuç getirmedi ama 32. dakikada Cerivelli eski Fenerbahçeli başarılı kalecileri Mert'in ani başlattığı atak sonrası yerine alışmamış olan Jailson'un boş bırakması ve yetişememesi sonrası Altay'ın da önleyemediği bir şekilde yerde yatarken üzerinden aşırdığı top ile takımını 1 – 0 öne geçirdi. Fenerbahçe beraberlik golü için bastırırken rakip takım da gol tehlikeleri yaratır bir şekilde ilk yarı sonlandı.

Rakip dişli olunca gol de zor çıkmaktaydı. Fenerbahçe de 5 -6 oyuncunun yeni olması takım olma zorluğunu yaratırken bizler de izleyici olarak televizyon önünde birçok futbolcuyu tanıyamıyorduk. Hatta eski futbolcumuz olarak başarılı Emre'yi her top ona geldiğinde tanırken adını bile yeni öğrendiğimiz birçok oyuncuyu ancak spiker adını söyleyince görmekteydik. Sezon başı olduğu için futbolcuların iyi ve kötü ayırımlarını yapmak yanlış olacaktır.

Fenerbahçe kısa paslarla kaleye yaklaşamadığından rakip kalede gol tehlikeleri bile yaşanmıyordu. Uzun toplar beklenirken ancak 77. dakikada Emre'nin uzun bir topunu Tolga Ciğerci kaleye yönelttiğinde de Vedat Muriqi'nin ayağından beraberlik golü geldi. Bu güzel gol hem topu yakalama hem de ayağını kullanma ustalığını birlikte taşımaktaydı. Taraftar bir puana razı bir şekilde maç izlenirken +3 de yapılan havadan bir orta tüm futbolcuları geçip dışarı gidecek zannedilirken en solda duran Dirar aniden koşup bir kafa darbesiyle 3 puanı getiren golü atıveriyordu.

Burada güzel olan sadece 3 puanın alınması değil geleceğe de ümit veren bam başka bir durumdu. Uzatma dakikalarında çok sayıda Fenerbahçeli futbolcunun büyük bir istekle rakip sahayı doldurmuş olmasıydı.

Üzerinde Durulmayan Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

  • 2.Ofsayt bayrağını geciktirme tuhaflığı

Bu yeniliğin sanırım henüz futbol çoğunluğu farkına varmadı ama ofsayt bayrağının gecikmesi futbolcular dahil çok kimseyi de yanıltmakta. Konu henüz tam incelenmedi ve araştırılmadı ama görülen o ki eskisi gibi yardımcı hakemler ofsayt pozisyonunda bir oyuncuyu görünce hemen bayrağı kaldırmadan o oyuncunun etkili bir hale gelmesini beklemekteler.

Burada hatalara yol açacak pozisyonlar olabilir. Bu nedenle konu iyice ele alınmalı ve futbol dünyasına da iyice açıklanmalıdır. Bir örnek ele alacak olursak gelişecek hataları da görebiliriz. Bir arkadaşının açık bir şekilde ofsaytta olduğunu gören bir oyuncu birden koşmayı bırakabilir. Nasıl olsa ofsayt durumu var maç durmak üzere şeklinde kendi kendine bir yorum yapabilir.

Bu şekilde ele alınacak bir çok yanılgı nedeniyle hiç olmaz ise hızlı ani gelişmelerde ofsaytta ki oyuncunun etkili olması bekleneceğine hemen ofsayt bayrağının kaldırılması daha doğru olacak gibi görünmekte. Açıklamaları bekliyoruz.

Gelecek yazıda buluşmak üzere.

YMM. Okan İnanç

yenicagymm@hotmail.com