2019 - 2020 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI 5. HAFTA

22.09.2019

2019 - 2020 Sezonu Süper Lig Maçlari 5. Hafta

2019 – 2020 SEZONU SÜPER LİG MAÇLARI

5.Hafta

5.Haftanın izlenimleri ve [Fenerbahçe - Ankaragücü Maçı: (2 -1) ]

Sezonunun 5. haftası tamamlanırken hala daha belli olan, geleceğe ışık tutan veya futbol adına bazı göstergeler ortaya koyan bir anlatım yok. Transfer sezonu tamamlanmışken hala adları sıralanan bazı oyuncular konuşulabiliyor. Bu da sanırım transfer komisyoncularının ilginç başarılarının eseri olmakta.

Futbolseverlerin unuttukları asıl önemli bir şey var ki tekrar tekrar hatırlatmakta yarar vardır. Asıl futbol tek tek alınan futbolcular ile değil kurulacak “takım” ile oynanacaktır.

Üç büyüklerden sadece Fenerbahçe'nin liderliği söz konusuyken ve o da haftayı Ankaragücü karşısında diğerlerinin alamadığı 3 puanla geçerken Galatasaray, BTC Turk Yeni Malatyaspor karşısıda aldığı beraberlik sonrası 5. Sıradan 7. sıraya gene Beşiktaş da M.Başakşehir beraberliği sonrası haftayı 11. sırada bitirmekte. Liderlik ümidini bu hafta Demir Grup Sivasspor karşısında aldığı 2-1 lik yenilgi ile iyice kaybeden Trabzonspor 9.luğa kadar inmiş oldu. İlk kez önemli 2 maç aynı saatte oynandığından Beşiktaş'ı izleyen seyirci bu maçı izleyememiş oluyordu.

VAR sistemine bu hafta daha çok yer verilirken hala tartışılması da ilgi çekmekte. Bu tartışmaların belli sonuçlara doğru ilerlemeye başlaması halinde ayrıca ele alınacaklardır.

İzlenen Diğer Maçlar:

Gelelim yayıncı kuruluş “tek spikere döndüğünden beri daha rahat” izlenen maçların özetlerine:

- Galatasaray, BTC Turk Yeni Malatyaspor ile 1 – 1 berabere kalırken bu 2 puan kaybı son dakikalara kadar beklenmiyordu. Malatyaspor'un geçen haftadan itibaren değişen adının nasıl okunacağı bile çoğu kimse tarafından tam bilinmemekte. Maça da zaten (eski) Yeni Malatyaspor , Galatasaray'ın (sadece) adının büyüklüğü önünde dolu tribünlerine rağmen çekimser başladılar. Yedikleri gole kadar da böyle devam ettiler. Ne var ki 23.dakikada ki Seri'in golü maçın seyrini de değiştirdi. Manisalılar gol aramaktan başka çareleri olmadığını gördüler. Bu da oyunun daha hızlı oynanmasına yol açtı. Kısacası oyunun şekli bu golle değişiverdi. Ne var ki iki tarafın da beklediği goller bir türlü gelmiyordu. Her iki tarafın kalecileri de müthiş kurtarışlarla gole izin vermemekteydi. Ya acemi vuruşlarla iki tarafta golleri kaçırmakta ya da düzgün gollük şutları karşı takımın kalecileri kurtarmaktaydı. Ta ki maç bu şekilde bitecek denirken 89.dakikada günün en başarılım isimlerinden Guilherme'nin sağ açık pozisyonuna çok güzel bir top atıldı o da önce biraz sürdü ve tam kaleyi göremeyecek denirken çok sert bir şutla beraberliği takımına getirdi. +3 verilen uzatmalarda Malatyaspor neredeyse öne geçecekken topu kullanamadılar ve maç da beraberlik ile sona erdi.

- Beşiktaş, Medpol Başakşehir ile 1 -1 berabere kalırken futbol adına beklenenler yoktu. Oysa trbünlerin dolu olduğu maçta Beşiktaş taraftarlarının devamlı sloganları dikkat çekiciydi. Maç durgun başlamış ve öyle de devam etmekteydi. Beşiktaş çok paslaşma sonrası, Başakşehir ise uzun atılan toplarla hücum etmeyi tercih etmekteydiler. Oysa ilk yarı her iki kalede de tek bir gollük pozisyon gelişmeksizin bu şekilde geçti. Beşiktaş'ın ilk çıkışı 20.dakikada gerçekleştiyse de bu da gol getirebilecek bir çıkış değildi. İlk yarıda dikkat çeken herhangi bir gelişme olmadıysa da maçın hakemi Suat Arslanboğa'nın bir gün önceki Galatasaray maçının hakemi gibi hatalarla dolu bir maç yönetmesi dikkat çekiciydi. 2. yarıya Beşiktaş daha etkili başladı ve kaleci Mert 2 gollük şutu kurtardı. Ne var ki golü bulan 54.dakikada Crivelli ile Başakşehir oluyordu. Tabii gol sonrası Beşiktaş'ın akınları çoğaldı ama oluşan akınlar gole yakın pozisyonlar yaratamıyordu. Maçın bu şekilde sonuçlanması beklenirken Beşiktaş'ın imdadına VAR yetişti. Oyuncuların devamlı itirazı sonrası gidilen VAR görüntüleri rakip oyuncunun forma çekişi nedeniyle penaltıya karar verdi. Penaltıyı gole çeviren Burak durumu 84.dakikada 1 – 1 e getirmiş oluyordu. Kalan dakikalar da Beşiktaş daha çok bastırdıysa da başka gol gelmeyince maç da beraberlikle sona eriyordu.

Fenerbahçe – Ankaragücü Maçı (2 –1)

Avrupa maçlarında oynayan takımların maçları sonraki günlere bırakılınca Fenerbahçe bu hafta onlardan önce sahaya çıkmış oldu. Son 2 haftada kaybedilen puanlardan sonra bu haftanın da kayıp puan veya puanlarla kapatılması halinde sanki lig orta sıralarda kalınarak bitmiş gibi olacaktı. Oysa taraftar tribünleri doldurmuş takımından hem iyi futbol hem de 3 puan beklemekteydi.

Üç puan alınmasına alınmıştı ama maç sonrası iyi futbol oynanıp oynanmadığı bile anlaşılamıyordu. Çünkü henüz taraftar bile takımını tanıyamamıştı. Değil yeni oyuncuları tanımak, henüz takımını tanımıyordu. Devamlı yeni oyuncular almak eski oyuncular içinden kaliteli olanlarla bir takım kurmak ve onu en iyi haline getirmek nedense tercih edilmiyordu.

Henüz ortada “takım” yoktu. Eksikler bir yana takının futbolu henüz belirlenmemiş görünüyordu. Taraftarın tek tesellisi ise “takım futbolu”nun hocaları tarafından belirlenmiş olacağı ama henüz taraftarın bunu anlayamadığı şeklinde olmasıydı.

Üstelik henüz 16.dakika oynanırken, takım oyuncularından Rami'nin bir hatasıyla geride sadece 2 kişi varken top kaptırılmış ve günün başarılı oyucularından Orgil'in ayağından yenilen gol ile yenik duruma da düşülmüştü. Bu da önceki maçlardaki gibi oyuncularımızı hataları ile goller yenilmeye devam etmekte demekti. Neyse ki henüz 4 dakika geçmeden rakibin yaptığı bir hata sonrası Zanka'nın beraberlik golü gelmekteydi.

Tabii ki golden sonra oyun tek kale oynanan maç şekline dönüştü. Seyircinin devamlı ve çılgın tezhüratı nedeniyle rakip takım 2-3 pas sonrası topu kaybettiği için hücum dahi yapamıyordu. Tek kale oynanan maç; 73. dakikada etkili çalımlarla rakip ceza sahasına giren Kruse'nin başını kaldırıp Vedat Muriqi'i boş görüp verdiği mükemmel pas sonrası onun da top yere düşmeden attığı etkili ayak üstü şutuyla maç 2 – 1 e gelince de bitmiş gibi oluyordu.

Dikkat çeken oyunculardan Deniz Türünç biraz daha şahsi oynama yerine takım oyununa uygun oynayacak olursa, Zanka ile Ozan asıl yerlerine döndüklerinde, yani asıl “takım” kurulduğunda daha başarılı bir futbol oynanacağı da anlaşılmakta. Kaleci Altay son maçlardaki birkaç hatası sonrası bu maç bitmek üzereyken beraberlik getirecek bir kurtarışı ile taraftardan alkışı aldı.

Henüz 5. Hafta maçları oynandığına göre ligin sonuna ait görüşler yumurtlamak pek de akılcı olmayıp, “bekleyip izleyip göreceğiz” demek daha doğru olacaktır.

Üzerinde Durulmayan Bazı Önemli Futbol Gerçekleri

Bu sütunlarda her hafta farklı bir konu seçilerek üzerinde durulmayan belki de pek bilinmeyen ama gerçeklerde önemli yer tutan genel futbol konuları ele alınacaktır. Oynanan haftanın maçlarından sonra ele alınacak konu seçilerek devam edilecektir.

5- Futbolcu isimleri neden bel hizasında yazılmakta

Eskiden futbolcu isimleri sırtlarına yazılırdı. Sonradan sanırım reklam verenler baskın çıkmış olacaklar ki isimler bel hizalarıma indirildi. Tabii ki futbol kulüplerine bu şirketlerden paralar akmakta olduğundan onlar ne derlerse o olur.

Oysa biz maçların çoğunu televizyon vasıtasıyla izlemekte olan seyircilerin gözleri hemen isimleri aramaktalar. Hele yabancı futbolcu çokluğu sonrası her takımın kadrosu sportif direktörlerin menfaatleri gereği her yıl yeni baştan kurulmakta olduğundan oyuncuları görünümleri ile tanımak gerçekten de olanaksız olmaya başlamıştır.

Oysa UEFA ve FİFA maçlarını izlerken orada futbolcu isimlerinin sırtlarında yazılı olduğunu görmekteyiz. Demek ki yabancı ülkeler bu şirketlerin boyunduruğu altında kalmayarak isimleri bel hizası yerine sırtlarında yazma zorunluluğunu getirebilmişler. Oysa biz paraya bağımlı kalmışız.

Gelecek yazıda buluşmak üzere

YMM. Okan İnanç

yenicagymm@hotmail.com